İçerik Başlıkları
İdari para cezasına karşı kanun yoluna başvurulmuş ve yargılama devam ediyorsa, ceza kesinleşmeden ödeme emri düzenlenmesi yoluyla tahsil edilemez. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun 51. maddesindeki kanun yararına temyiz yolunu işleten Danıştay 8. Dairesi, 10/02/2026 tarihli kararıyla, sulh ceza hâkimliğinde itiraz edilerek henüz kesinleşmemiş trafik idari para cezası için düzenlenen ödeme emrini hukuka aykırı bulmuş ve ilk derece mahkemesi kararını kanun yararına bozmuştur (E:2025/6734, K:2026/675).
Olayın Özeti
Hız sınırını aşan sürücü adına Karayolları Trafik Kanunu’nun 51. maddesi uyarınca 1.506,00 TL idari para cezası verilmiştir. Ceza, 04/11/2024 tarihinde sulh ceza hâkimliğinde itiraz edilerek yargılama sürerken, idari yaptırım tutanağı tahsil için vergi dairesine gönderilmiş ve 21/01/2025 tarihinde ödeme emri düzenlenmiştir. Cezaya yapılan itiraz ise sulh ceza hâkimliğince 03/02/2025 tarihinde reddedilmiştir. Böylece ödeme emri, cezanın kesinleşmesinden önce tesis edilmiştir. Ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı İzmir 2. İdare Mahkemesi reddetmiş, bunun üzerine Danıştay Başsavcılığı kanun yararına temyiz yoluna başvurmuştur.
Kesinleşmeden Ödeme Emri Düzenlenmesine İlişkin Danıştay Gerekçeleri
- İdari para cezası, ilgili kanununda öngörülen kanun yolu (sulh ceza mahkemesine itiraz) tüketilerek kesinleşmeden, 6183 sayılı Kanun kapsamında tahsil edilebilir nitelik kazanmaz.
- Tahsil dairesince öncelikle, tahsile konu kesinleşmiş kamu alacağının kaynaklandığı kanunda ödeme zamanının belirlenip belirlenmediği incelenmelidir.
- Ödeme emri aşamasına, idari para cezası kesinleşmeden ve tanınan ödeme süresi sona ermeden geçilemez; aksi hâlde düzenlenen ödeme emri hukuka aykırı olur.
- Somut olayda ödeme emri (21/01/2025), cezaya yapılan itirazın reddedilerek kesinleşmesinden (03/02/2025) önce düzenlendiğinden yasal isabet taşımamaktadır.
- Davayı reddeden idare mahkemesi kararı, niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade ettiğinden kanun yararına bozulmuştur.
📌 Kesinleşmeden Ödeme Emrinde Temel Hukuki İlke
İdari para cezasına karşı kanun yoluna başvurulmuş ve yargılama devam ediyorken, ceza kesinleşmeden amme alacağının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenemez. Bir başka deyişle kesinleşmeden ödeme emri düzenlenmesi, kanun yararına bozmayı gerektirecek biçimde hukuka aykırıdır. İdari para cezasının 6183 sayılı Kanun’a göre takip ve tahsil edilebilmesi için, önce ilgili kanun yolunun tüketilerek cezanın kesinleşmesi gerekir.
Karar Künyesi
Mahkeme: Danıştay Sekizinci Daire
Esas No: 2025/6734
Karar No: 2026/675
Karar Tarihi: 10.02.2026
Oy Durumu: Oybirliği (kanun yararına bozma)
Kararın Tam Metni
Danıştay Sekizinci Daire Başkanlığı Esas No: 2025/6734 Karar No: 2026/675
“İçtihat Metni”
Kanun Yararına Temyiz Eden: Danıştay Başsavcılığı
İstemin Özeti: İzmir 2. İdare Mahkemesi’nin 23/10/2025 tarih ve E:2025/153, K:2025/1332 sayılı kararının, 2577 sayılı Kanun’un 51. maddesi uyarınca kanun yararına temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Danıştay Başsavcısının Düşüncesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kanun Yararına Temyiz” başlıklı 51. maddesine göre, idare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ile istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenler, kendiliğinden veya ilgili bakanlığın göstereceği lüzum üzerine Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabilir; temyiz isteği yerinde görüldüğünde karar kanun yararına bozulur, ancak bu bozma daha önce kesinleşmiş merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmaz. 6183 sayılı Kanun’un 37. maddesi uyarınca ödeme zamanı belirlenmemiş amme alacakları için bir aylık ödeme süresi tanınarak vade belirlenir; 55. maddesi uyarınca vadesinde ödemeyenlere ödeme emri tebliğ olunur; 58. maddesi uyarınca ödeme emrine karşı on beş gün içinde dava açılabilir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca idari yaptırım kararına karşı on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulmaması hâlinde karar kesinleşir; 17. maddesi uyarınca genel bütçeye gelir kaydedilecek idari para cezaları, ancak kesinleştikten sonra 6183 sayılı Kanun’a göre tahsil edilebilir.
Somut olayda davacıya hız sınırını aşması nedeniyle 1.506,00 TL idari para cezası verilmiş, cezaya 04/11/2024 tarihinde itiraz edilmiş, yargılama devam ederken tahsil için 21/01/2025 tarihinde ödeme emri düzenlenmiş, itiraz ise 03/02/2025 tarihinde reddedilmiştir. Başsavcılığa göre; ödeme emri aşamasına, idari para cezası kesinleşmeden geçilemez, aksi takdirde düzenlenen ödeme emri hukuka aykırı olur. Kesinleşmeyen idari yaptırıma dayanılarak düzenlenen ödeme emrinin iptali gerekirken davanın reddine karar verilmesi, niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade etmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA — Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: İdari para cezasına ilişkin genel kurallar Kabahatler Kanunu’nun çeşitli maddelerinde düzenlenmiş olmakla birlikte, cezanın ödeme emri ile ne zaman isteneceğini gösteren müstakil bir madde bulunmamaktadır. Kanun’un 27. maddesinde, idari yaptırım kararının on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulmaması hâlinde kesinleşeceği öngörüldüğünden, 17. maddede geçen “kesinleşen karar” ibaresinden, cezaya dava açılması hâlinde davanın sonunda kesinleşme anlaşılmalı ve ancak bundan sonra ödeme emri düzenlenebilmelidir. Bakılan uyuşmazlıkta ödeme emri, dayanağı idari para cezasına yapılan itiraza ilişkin dava devam ederken düzenlendiğinden, kesinleşmemiş idari yaptırımın tahsili amacıyla işlem tesis edilmiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 2918 sayılı Kanun uyarınca verilen idari para cezası kesinleşmeden tahsili olanağı bulunmadığından, 6183 sayılı Kanun kapsamında tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinin iptali gerekirken davanın reddine karar veren İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından, Danıştay Başsavcılığı’nın kanun yararına temyiz isteminin kabulüne; İzmir 2. İdare Mahkemesi’nin 23/10/2025 tarih ve E:2025/153, K:2025/1332 sayılı kararının, hukuki sonuçları kalkmamak koşuluyla KANUN YARARINA BOZULMASINA, kararın birer örneğinin taraflar ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve Resmî Gazete’de yayımlanmasına, 10/02/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







