0312 911 83 10
·
av.fatiharas@gmail.com
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
DANIŞMANLIK

Sahte Fatura Kullanma Suçu

sahte fatura kullanma suçu

Sahte Fatura Kullanma Suçu Nedir?

Sahte fatura kullanma fiilleri ile ilgili en önemli düzenleme, “Kaçakçılık Suçları ve Cezaları” başlıklı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde yer almaktadır. Buna göre, sahte belge düzenlenmesi veya kullanılması fiillerinin işlenmesi kaçakçılık suçu olarak sayılmış ve bu fiilleri işleyenlerin iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır. Bu fiillerin tespiti halinde ayrıca 3 kat vergi ziyaı cezası kesilmektedir.

Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde varmış gibi düzenlenen belge sahte belge veya naylon fatura olarak nitelendirilmektedir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı yansıtan belge ise muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olarak değerlendirilecektir. Yani sahte faturalar (naylon faturalar) gerçek bir mal ve hizmet hareketine dayanmamaktadır.

Uygulamada, inceleme elemanları çeşitli kriterleri göz önünde bulundurarak elde ettikleri tespit ve delillerin değerlendirilmesi neticesinde vergi tekniği raporu düzenlemektedirler. Bu raporlarda, mükelleflerce düzenlenen belgelerin (kısmen veya tamamen) mal/hizmet hareketine dayanmayan belgeler olduğu belirtilmektedir. Bu suçu işleyenler hakkında düzenlenen vergi suçu raporu, yukarıda belirtilen 367. madde gereğince kamu davası açılmak üzere, mükellef ilgili Cumhuriyet Savcılığına sevk edilmektedir.

Sahte Fatura Kullanma Suçu Nedeniyle Özel Esaslara Alınma – Naylon Fatura Cezası

Sahte fatura kullanımı nedeniyle birçok mükellef son yıllarda cezalı tarhiyatlara maruz kalabilmektedir. Hem cezalı tarhiyata maruz kalıp ve hem de “Kod Listesi” şeklinde adlandırılan özel esaslar kapsamına alınan mükellefler sorun yaşayabilmektedir. Sahte belge kullanımı suçlaması ile karşılaşmamak adına gerek mükellefler gerekse konunun uzmanları ihtilaflı olaylarda savunmalarını desteklemek üzere bazı karinelere ihtiyaç duymuşlardır. Bunlardan birisi de uygulamada yaygın bir şekilde kabul edildiği üzere “banka aracılığı ile ödeme” yapılmasıdır.

Ticari hayatta banka aracılığı ile ödeme yapıldığında, sahte fatura kullanımı suçlamasının bertaraf edilebileceği, banka ile ödeme yapıldığında yapılan işlemin gerçek olduğu, yapılan işlemin fiili olarak gerçekleştiğine karine teşkil ettiği inancı hakimdir. Dolayısıyla sahte olduğu ileri sürülen faturanın bedelinin çek veya banka gibi bir ödeme aracı ile yapılmış olması halinde faturanın sahteliğinden söz edilip edilemeyeceği konusu tartışmalı hale gelmektedir.

Makale: Özel Esaslardan (Kod Listesinden) Mahkeme Kararı ile Çıkış

Sahte fatura kullanma iddiasıyla düzeltme beyannamesi istenilmesi

Vergi dairesi sahte fatura kullanma iddiası nedeniyle sizden bir düzeltme beyannamesi istemişse, mali müşaviriniz ve avukatınızın rehberliğinde bu beyannameyi düzgün bir şekilde hazırlamanız önemlidir. Düzeltme beyannamesinde gerçek durumu açıklamalı ve gerekli düzeltmeleri yapmalısınız. Beyannameyi ihtirazi kayıtla verip dava açmak seçeneklerden birincisidir. Düzeltme işlemi gerekmeyen durumların vergi dairesine doğru bir şekilde izah edilmesi ayrıca önem arz etmektedir. 

Sahte Fatura Kullanma Suçunda İspat

Sahte fatura kullanımı nedeniyle sınırlı olarak vergi incelemesine alınan mükellefler yönünden açıklama nedenleri olarak bu konuda mal ve hizmet bedelinin banka sistemi üzerinden ödenmesi ve bir takım belgelerle alış işleminin tevsik edilmesi durumunda genellikle yeterli bulunmaktadır. Alınan malzeme bedellerinin taşıma irsaliyeleri, sevk irsaliyeleri, kantar fişleri vb. kanıtlar malzeme alındığını kanıtlayacak belgelerdir. Ancak, sahte fatura düzenleme iddiası bulunan mükellef hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda mükellefin hiçbir şekilde faaliyetinin olmadığı yönünde vergi tekniği raporu bulunması halinde bazı vergi müfettişleri banka ödemelerini kabul etmeyebilmektedir. Konuyla ilgili, 306 Seri Nolu VUK Genel Tebliği hükümlerine göre sahte olduğu iddia edilen faturaların toplam alışa oranlaması yapılmaktadır. Bu oranlama sonucunda çıkan miktarın tutarı %10’un üzerinde olması halinde bilerek naylon fatura alındığı kanaatine ulaşılabilmektedir.

Alışlarının sahte belgeye dayandığı iddiası ile karşılaşan bir mükellef, ödemelerini banka aracılığı ile gerçekleştirmişse ve mal tesliminin veya hizmet ifasının gerçekleştiğini defter ve belgeleriyle ortaya koyabiliyorsa (irsaliye, teslim fişi, kantar fişi vb.) yapılan işlemin gerçek olduğuna ilişkin güçlü bir karineye sahip olacaktır. Bu durumda faturanın sahte olup olmadığının ispat külfeti vergi idaresine geçecektir.

Konuyla ilgili dikkat edilmesi gereken hususlardan birisi de, banka kanalı ile ödeme işlemlerinin tam manasıyla garanti sağlayan bir karine olmadığıdır. Sahte belge üzerine organize edilmiş işlemlerde bankadan yapılan ödeme “görünüşte” de kalabilir. Diğer deyişle organize olunmuş durumlarda sahte belge ithamından kaçınmak amacıyla bankadan karşı tarafa ödeme yapılması, daha sonra bu ödemenin yine sahibine elden verilmesi de mümkün olabilmektedir. Ancak bu durumun ispat yükü vergi idaresindedir ve ispat edilmesi de kolay bir konu değildir.  

vergi kaçakçılığı

Sahte Fatura Kullanma Suçu Zamanaşımı

Sahte fatura düzenleme suçu için öngörülen ceza zamanaşımı süresi 20 yıldır.  Dava zamanaşımı süresi içerisinde dava açılmadığı takdirde ceza davası açma hakkı düşer.

Sahte Faturadan Kim Sorumlu?

Sahte faturayı fiilen kullandığı tespit edilen şahısların ve buna iştirak edenlerin cezai sorumluluğu söz konusudur. Vergi suçu raporları genellikle şirketlerin kanuni temsilcileri adına tanzim edilmektedir. Kanuni temsilci sahte fatura kullanımından dolayı sorumlu olmadığını kanıtladığı taktirde beraat edebilir. Şirketlerin mali işlemleriyle ilgilenen ve sahte fatura kullanımına fiilen iştirak eden muhasebecilerin de cezai sorumluluğu söz konusu olabilir. 

Sahte Fatura Kullanma Suçu Danıştay Kararları 

Konuyla ilgili verilmiş olan Danıştay kararları aşağıda yer almaktadır:

 “…incelemenin çevreden toplanan bilgi ve beyanlara göre sonuçlandırılarak yapıldığı, defter ve belge üzerinde inceleme yapmadan, kişinin ifadesine başvurmadan faturanın gerçek bir mal alım satımı ile ilgili olmadığı sonucuna varıldığı, oysa faturalarda yazılı mal bedelinin fatura düzenleyen kişiye banka havalesi ile ödendiğinin dava dilekçesindeki belgelerden anlaşıldığı, bu nedenle incelemeden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu tespit etmek noktasından hareketle yapılan tarhiyat yersizdir” (Danıştay 4. D.’nin, 07.11.1996 tarih ve E: 1995/4422, K: 1995/3947 sayılı kararı.)

 “…şirketin düzenlediği faturaların gerçek bir alım satıma dayanmadığı yolundaki rapora dayanılarak yapılan tarhiyata karşı açılan dava, rapordaki tespitler yeterli görülerek (vergi mahkemesi tarafından) reddedilmiştir. Ancak, bu firma ile ilgili tespitlerin alışlarına dayandırılması ve davacı tarafından ödemelerin büyük bölümünün müşteri çekleriyle veya internet üzerinden banka havalesi yoluyla yapılmış olması hususları da dikkate alındığında, davacının katma değer vergisi indiriminde kullandığı faturaların gerçek mal alışlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacıya fatura düzenleyen firma hakkındaki raporun vergilendirme açısından yeterli bulunarak tarhiyata karşı açılan davayı reddeden mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle Vergi Mahkemesinin kararının bozulmasına, oybirliği ile karar verildi” (Danıştay 9.D.’nin, 15.04.2009 tarih ve E: 2008/8784, K: 2009/1974 sayılı kararı.)

Ödemelerini banka havalesi ile yapmayan veya çek gibi ödeme aracı kullanmayan ve faturada satış hasılatını elde edebilecek sermaye yapısı ve kapasiteye sahip olmayan mükellefin, komisyon karşılığı fatura kestiğine hükmolunması yerindedir” (Danıştay 3.D.’nin, 06.05.2008 tarih ve E: 2007/2735, K: 2008/1390 sayılı kararı)

Sahte Fatura Kullanma Suçu Yargıtay Kararları

Yargıtay da Danıştay’ın yaklaşımına paralel olarak sahte belge suçlamasının derinlemesine yapılması gerektiğini ifade etmektedir. Konu ile ilgili bir kararda,“sahte olduğu iddia edilen faturaların düzenlendiği tarih itibarı ile suçun oluşabilmesi için alınan faturaların vergi yasalarına göre kullanılıp kullanılmadığı, beyannamelerde belirtilip belirtilmediği araştırılarak kullanılması halinde, faturalarda satıldığı belirtilen malzemelerin sanığın firmasına ait giriş ve stok kayıtları ile uyumlu olup olmadığı, sanığın sermaye, personel, depo, işyeri itibarı ile bu miktarda malzemeleri satıp satamayacağı, taşıma ve sevk irsaliyeleri ile bedelinin ödendiğine ilişkin ticari gerçeklere uygun banka ve kasa kayıtları ile uyumlu ödeme belgelerinin bulunup bulunmadığının araştırılması …” şeklinde hüküm tesis edilmiştir. (Yargıtay 11. CD.’nin, 16.03.2005 tarih ve E: 2004/3039, K: 2005/1171 sayılı kararı)

Danıştay ve Yargıtay kararlarında sahte belge suçlaması yapılabilmesi için öncelikle incelemenin derinlemesine yapılması gerektiği konusunda yerleşik içtihat olduğu anlaşılmakla beraber, banka kanalı ile ya da çekle ödeme kriterinin de varlığının arandığı ve buna itibar edildiği anlaşılmaktadır. Diğer deyişle üst yargı mercilerinde banka kanalı ya da çekle ödeme yapılması, defter ve belgelerle uyumlu olunan hallerde yapılan işlemin gerçek olduğu hususunda önemli bir karine teşkil etmektedir. Konuyla ilgili sorun yaşayan mükelleflerin vergi konusunda uzman bir vergi avukatı aracılığıyla dava açması yerinde olacaktır. 

Vergi incelemesinin derinlemesine yapılması, defter ve belgelerin yapılan işlemle ne kadar uyumlu olup olmadığının tespit edilmesi, düzenlenmesi gereken belgelerin (fatura, sevk irsaliyesi vb.) düzenlenip düzenlenmediği, tahsilatın yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi, kişiler arasında muvazaalı bir işlem olup olmadığının araştırılması, sahte belge düzenlediği ve kullandığı iddia edilen mükelleflerin karşılıklı hesaplarının, defter ve belgelerinin incelenmesi zorunluluk arz etmektedir.

22/08/2023

Av. Fatih ARAS

İletişim bilgileri için tıklayınız.

KAYNAKÇA

Özgür Biyan, Banka Aracılığı İle Ödeme Yapılması “Sahte Fatura Kullanma” Suçlamasına Karşı Bir Önlem Olabilir Mi? (E- Yaklaşım), Kasım 2009 / Sayı: 203

İsmet Polat, Lebib Yalkın Mevzuat Dergisi(Aralık 2013 Sayı 120)Vergi Tekniği Raporları / Sahte Belge Düzenleme

 

Bu sitede yer alan yazıların tüm hakları saklıdır. Ancak, yazar ve site kaynağı gösterilerek alıntılanabilir. Yazılar aynen yayımlanamaz.

Bu sitede, vergi ve vergileme ile ilişkili konularda şahsi görüş ve yorumlarımıza yer verilmektedir. Sitede yer verilen bilgi veya verileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir. fatiharas.com sitesi ve yazarın söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.

Diğer Makaleler

Call Now Button