0312 911 83 10
·
av.fatiharas@gmail.com
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
DANIŞMANLIK

Vergi ve Cezalarda Uzlaşma

tarhiyat öncesi uzlaşma

Vergi hukukunda uzlaşma kurumu, günümüzde en çok başvurulan idari çözüm yollarından birisidir. Vergi mükellefleri, tarhiyat öncesi ve sonrası olmak üzere iki farklı türü olan uzlaşma yolunu günümüzde yoğun bir şekilde kullanmaktadır. Bu yazımızda, vergi ve cezalarda uzlaşma uygulaması kısa başlıklar altında ve maddeler halinde anlatılmaktadır.  

Vergi hukukunda uzlaşma, mükelleflerin adlarına yapılan tarhiyatı yargıya intikal ettirmeden önce, vergi idaresi ile tahakkuk edecek vergi ve ceza hususunda anlaşmak için başvurabilecekleri idari bir çözüm yoludur. Bu bakımdan uzlaşma, birden çok taraf arasında bazı haklardan veya kazanımlardan karşılıklı olarak feragat edilip (vazgeçilip) bir mutabakatın sağlanması olarak tanımlanabilir. Uzlaşma müessesesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun Ek 1 ile Ek 12’nci maddeleri arasında düzenlenmiştir. Uzlaşma talebinde bulunacak olan mükellefin vergi ziyaına sebep teşkil edecek fiili VUK’ un Ek 1. maddesinde sayılan nedenlerden birine dayanmalıdır.

      Bu nedenler ise;

  • Vergi ziyaına sebebiyet verilmesinin kanun hükümlerine yeterince nüfuz edememekten ileri gelmesi,
  • Tarhiyatta VUK’ un 369. maddesinde yazılı şekillerde yanılma halinin bulunması,
  • Tarhiyatta Vergi Usul Kanunu’nun 116 (vergi hatası), 117 (hesap hatası) ve 118. (vergilendirme hatası) Maddelerinde yazılı vergi hataları ile bunun dışında her türlü maddi hata bulunması,
  • Yargı kararları ile idarenin ihtilaf konusu olayda görüş farklılığının olduğunun ileri sürülmesi halinde uzlaşma talebinde bulunulabilecektir.
  • Vergi mevzuatımızda, “tarhiyat öncesi uzlaşma” ve tarhiyat sonrası uzlaşma olarak iki farklı uzlaşma türü mevcuttur.
  • Uzlaşmanın tarhiyat öncesi ve sonrası olarak iki aşamada uygulanmasına rağmen mükelleflerin sadece bir aşamada uzlaşma talebinde bulunmaları mümkündür.

       Uzlaşma müessesesinin hukuki niteliği

  • Uzlaşma, idare ve mükellefin pazarlık ederek anlaşmaları anlamına gelmektedir.
  • Bu anlaşmadan bahsedildiği durumlarda hukuki bir sözleşmenin vuku bulacağı tartışmasızdır. Söz konusu hukuki sözleşmenin niteliğinin ne olacağı ise tartışma konusudur.
  • Bu konuda doktrinde baskın gelen görüşler arasında, uzlaşma sözleşmesinin bir “sulh akdi” ile “idari sözleşme” olduğu görüşleri yer almaktadır.
  • Öncel-Kumrulu-Çağan[1] uzlaşma sözleşmesinin bir tür idari sözleşme olduğu görüşündeyken; bir kısım akademisyenler, uzlaşmanın lafzi anlamından yola çıkarak bu sözleşmeyi bir sulh akdine benzetmektedir.
  • Ayrıca, uzlaşmanın bir idari işlem olduğu yönünde değerlendirmeler de mevcuttur.
  • Vergi Hukukunun kendine özgü kavramları, kuralları ve terminolojisi olması hasebiyle bağımsız bir disiplin olduğundan, uzlaşma görüşmeleri sonucu mükellef ve idare arasında imzalanan sözleşme, ne İdare Hukukunda karşımıza çıkan idari bir sözleşmedir ne de özel hukuktaki sulh akdidir.
  • Çünkü idari sözleşmelerde yer alan özel hukuku aşan hükümler uzlaşma müessesesi içerisinde yer almamaktadır. Bu müessese içerisinde 2 tarafta hukuki olarak eşit güçtedir.
  • Diğer taraftan sulh akdi, bir özel hukuk dalı olan Medeni Yargılama Hukuku’nda karşımıza çıkarmakta ve tamamen özel hukuk hükümlerine bağlıdır.
  • Uzlaşma sözleşmesi, isimsiz sözleşmeler sınıfında değerlendirilmesi gereken, sui generis[2], kendine özgü niteliği ve özellikleri olan bir sözleşmedir. Yani vergi hukukuna özgü bir müessesedir.

     Tarhiyat Öncesi Uzlaşma

  • Tarhiyat öncesi uzlaşma, vergi incelenmesine başlanmış mükelleflerin adlarına tarhiyat yapılmadan önce kullanabileceği bir haktır.
  • Tarhiyat öncesi uzlaşmanın kapsamına; vergi incelemeleri sonucunda bulunan matrah veya matrah farkları üzerine salınacak vergi, resim ve harçlar ile bunlara ilişkin olarak kesilecek vergi ziyaı cezası, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları girmektedir.
  • Ancak üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesi önerilen tarhiyatlar uzlaşma kapsamı dışındadır.

Sadece vergi inceleme raporlarına dayanan tarhiyatlar bu kapsamdadır. Bu nedenle;

  • Takdir komisyonu tarafından takdir edilen matrahlar üzerine tarh edilen vergi ve kesilen cezalar,
  • İnceleme raporuna bağlanmamış ikmalen tarhiyatlar,
  • İdarece yapılacak tarhiyatlar,
  • Kendiliğinden verilen beyannameler üzerine kesilecek cezalar,
  • Pişmanlık Şartının ihlali nedeniyle kesilen cezalar,

tarhiyat öncesi uzlaşmaya konu edilemezler.

  • Nezdinde inceleme yapılan mükellefler incelemenin başlangıcından inceleme ile ilgili son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen süre içerisinde her zaman uzlaşma talebinde bulunabilirler.
  • İnceleme elemanlarınca yapılacak “uzlaşmaya davet” hallerinde ise, davet yazısının mükellefe tebliğinden itibaren en geç on beş gün içerisinde uzlaşma talebinde bulunulabilir. (Ancak incelemenin sonuçlandığı tarihte tarh zamanaşımının sona ermesine üç aydan az bir zaman kalması halinde mükellefe tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunup bulunmadığı sorulmaz ve talepte bulunmaya davet edilmez.

      Uzlaşma Görüşmesinin Olası Sonuçları

  • Uzlaşmanın Gerçekleşmesi
  • Uzlaşmanın Temin Edilememesi:
  • Mükellefin; uzlaşma komisyonunun davetine katılmaması, uzlaşma görüşmesine geldiği halde uzlaşma tutanağını imzalamaması veya ihtirazi kayıtla imzalamak istemesi halinde uzlaşma temin edilememiş sayılır. Bu durumda, mükellefin tarhiyat sonrası uzlaşma hakkı ortadan kalkar.
  • Uzlaşmanın Gerçekleşmemesi (vaki olmaması):
  • Uzlaşma görüşmesi sonucunda uzlaşma gerçekleşmediği takdirde, düzenlenecek tutanağa komisyonun nihai teklifi yazılır.
  • Mükellef, komisyonun teklifini sonradan kabul etme imkanına sahiptir. Tutanak ve inceleme raporunun vergi dairesine ulaşması üzerine, vergi dairesi tarafından yapılacak tarhiyatın mükellefe tebliğ tarihini takip eden günden itibaren işlemeye başlayacak olan 30 günlük vergi mahkemesinde dava açma süresinin son günü mesai saati bitimine kadar, mükellef uzlaşma komisyonunun teklifini kabul edebilir.

      UZLAŞMANIN SONUÇLARI

  • Uzlaşmanın Kesinliği ve Dava Konusu Edilememesi
  • Uzlaşma sonucunda düzenlenen uzlaşma tutanakları kesindir ve ilgili vergi daireleri tarafından gerekli işlemlere hemen başlanır.
  • Üzerinde uzlaşma sağlanan veya tutanakla tespit edilen hususlar hakkında dava açılamaz ve hiçbir merciyeşikayette bulunulamaz.
  • Tarhiyat öncesi uzlaşmadan yararlanan mükellef, üzerinde uzlaşılan vergi ve ceza için cezalarda indirim hakkından yararlanamaz.
  • Uzlaşmanın Temin Edilememesi veya Uzlaşmaya Varılamaması
  • Uzlaşılamayan vergi ve cezaya ilişkin olarak vergi dairesince yapılacak tarhiyata karşı, ihbarnamenin tebliğ tarihini takip eden 30 gün içerisinde yargı ve idari yollara (tarhiyat sonrası uzlaşma hariç).başvuru hakkı devam eder.
  • Vergi/ceza ihbarnamesini alan mükellef;
  • Tarhiyat sonrası uzlaşma talep edemez.
  • Tarhiyata karşı tebliğ tarihini takip eden 30 gün içerisinde vergi dairesine cezalarda indirim talebinde bulunabilir
  • Uzlaşılan vergi ve cezalara ilişkin tutanak vergi dairesine gönderilir.
  • Bu tutanak tahakkuk fişi yerine geçer. Uzlaşma tutanağı vergi ve cezaların ödeme sürelerinden önce mükellefe tebliğ edilmişse; kanuni ödeme sürelerinde, ödeme süreleri kısmen veya tamamen geçtikten sonra mükellefe tebliğ edilmişse; uzlaşma tutanağının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir.
  • Üzerinde uzlaşılan vergi miktarına ayrıca Vergi Usul Kanunu’nun 112 nci maddesine göre bu verginin normal vade tarihinden uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe kadar geçen süre için gecikme faizi hesaplanır.

      TARHİYAT SONRASI UZLAŞMA

  • Tarhiyat Sonrası Uzlaşma; verginin tarh edilmesi ve cezanın kesilmesinden sonra başvurulabilecek bir yol olduğundan Tarhiyat Sonrası Uzlaşma olarak adlandırılmıştır.
  • Usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları ile kaçakçılık suç ve cezalarından dolayı vergi ziyaına sebebiyet verilmesi durumunda kesilecek ceza kapsam dışındadır. Bunun haricindeki vergi ve cezalar tarhiyat öncesi uzlaşma ile aynıdır.
  • Uzlaşma talebinin vergi/ceza ihbarnamesinin mükellefe tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde yapılması gerekir.

      Uzlaşma Görüşmesinin Olası Sonuçları

  • Uzlaşmanın Gerçekleşmesi
  • Uzlaşmanın Temin Edilememesi
  • Uzlaşmanın Gerçekleşmemesi (vaki olmaması)
  • UZLAŞMANIN SONUÇLARI tarhiyat öncesi uzlaşma ile aynıdır.
  • Uzlaşma gerçekleşirse uzlaşılan tutar dava edilemez
  • Uzlaşmanın gerçekleşmemesi durumunda mükellef, uzlaşmanın sağlanamadığını gösteren tutanağın tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde yetkili vergi mahkemesinde dava açabilir.
  • Bu durumda dava açma süresi bitmiş veya 15 günden az kalmış ise, bu süre tutanağın tebliğinden itibaren 15 gün uzar.
  • Aynı vergi ve vergi ziyaı cezası için uzlaşma talebinin yanı sıra dava da açılmışsa, dava, uzlaşma işleminin sonuca bağlanmasından önce vergi mahkemelerince incelenmez, herhangi bir nedenle incelenir ve karara bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır.
  • Uzlaşmaya varılması halinde bu durum mahkemeye bildirilir ve davanın incelenmeden reddolunması sağlanır.

      VERGİ DAİRELERİNDE SIK GÖRÜLEN UZLAŞMA HATALARI

  • Uzlaşma talep süresine dikkat edilmemesi
  • Uzlaşma günü tayin edilirken Uzlaşma Yönetmeliği’ndeki sürelere uyulmaması
  • Uzlaşma tutanaklarının yetkili kişiler tarafından imzalanmaması
  • Ölen mükelleflere ait cezaların uzlaşma konusu edilmesi
  • Özel usulsüzlük cezalarının tarhiyat sonrası uzlaşma konusu yapılması
  • Uzlaşma taleplerinde, VUK Ek-1’inci maddesinde sayılan sebeplerden birinin mükellef tarafından ileri sürülmemesi
  • Mükellef adına uzlaşma talebinde bulunan veya uzlaşma müzakerelerine katılanlardan temsile yetkili olduklarını tevsik edici belgelerin aranmaması

      TEMEL VERGİLENDİRME İLKELERİ AÇISINDAN UZLAŞMA MÜESSESESİ

      Vergilerin Kanuniliği İlkesi Yönünden Uzlaşma Müessesesi

  • Vergilerin kanuniliği ilkesi, Anayasanın 73. Maddesindedüzenlenmek suretiyle anayasal bir ilke haline gelmiştir
  • Anayasaya göre vergi miktarları ve cezaları ancak kanunla belirlenebilir. Sadece; vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kurulu’na verilebilir.
  • Uzlaşmada ise, Bakanlar Kurulu’na bile tanınmayan bu yetki, idarenin temsilcisi sıfatını taşıyan Uzlaşma Komisyonlarına tanınmıştır. Uzlaşma Komisyonları bu yetkiyi, Vergi Usul Kanunu’ndan almaktadır.
  • Uzlaşma komisyonlarına tanınmış olan takdir yetkisi, Anayasa’nın 73.maddesine tamamen aykırı durumdadır.
  • Bağlı yetkilerle donatılmış olan idare vergi yasalarına göre doğmuş olan vergi alacağını almama bakımından takdir yetkisine sahip olmaktadır ve bu husus kanunilik ilkesine aykırıdır.
  • İdare, uzlaşma yolunda yaptığı bir tür sözleşme ile vergi borcu aslının bir kısmından vazgeçtiği için bu durumdan dolaylı olarak vergi cezası da etkilenmektedir.
  • Oysa, suç ve ceza ancak anayasa ilkeleri çerçevesinde,yetkili organlar tarafından ve ancak kanunla ortadan kaldırılabilir.
  • Bunun dışında idarenin dolaylı da olsa takdiri olarak cezadan vazgeçmesi, suçta ve cezada kanunilik ilkelerine de açıkça aykırılık oluşturmaktadır.

Eşitlik, Genellik ve Mali Güce Göre Vergilendirme İlkeleri Yönünden Uzlaşma Müessesesi

  • Hukukun temel ilkeleri arasında yer alan eşitlik ilkesine, Anayasa’nın 10. maddesinde yer verilmiştir. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
  • Uzlaşma yoluyla, mali gücü aynı olan mükellefler hakkında farklı uygulama yapılması ise, söz konusu ilkeleri içermekte olan 73. maddeye aykırı düşmektedir.
  • Sonuç olarak, anayasada düzenlenmiş bulunan eşitlik, genellik ve mali güce göre vergilendirme ilkelerini açıkça ihlal etmektedir.
  • Ayrıca hukuk devletindeki en temel haklardan olan dava hakkını açıkça ihlal edilmektedir.

      Uzlaşma Müessesesinin Yararları

  • Vergi İdaresi Açısından Sağladığı Yararlar:
  • Uzlaşılan vergi ve ceza miktarı derhal tahakkuk ettirilir.
  • İdare vergi alacağının, gecikme ve değişik yargı kararları nedeniyle değer kaybına uğramasını ve şüpheli alacak haline gelmesini önlemektedir.
  • Muhtemel giderlerden ve vergi yargısında harcayacağı emek ve zamandan tasarruf etme imkanını elde etmektedir
  • Mükellef   Açısından Sağladığı Yararlar:
  • Mükellef avukat tutma, değişik yargı organlarında uğraşma, masraf yapma gibi zorluklardan kurtulmakta ve psikolojik bakımdan da borçlu olmanın ağırlığını üzerinden atmaktadır.
  • Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, ödeme süresi bir ay uzamaktadır.
  • Uzlaşma sağlandığı takdirde mükellef, komisyona girdiği rakamlara göre daha az vergi ve ceza öder
  • Yargı Mercileri Açısından:Uyuşmazlıkların yargı organlarına intikal etmeden idari aşamada çözümü ile,yargının iş yükü azalmakta ve mevcut dosyalar daha kısa sürede sonuca bağlanabilmektedir.

      DÜNYADA UZLAŞMA UYGULAMALARI

  • ANGLO-SAKSON MODELİ
  • İngiliz vergi sisteminde, uzlaşma kurumunun tam adı “cezada indirim kurumu” olmakla birlikte, bu kurum esasen tahsilattaki acziyetin bir sonucu değil, mükellefleri özel durumlarına göre ayıran ve vergi cezalarını belli bazı standartlara göre mükelleflerin özel durumlarını da gözeterek tatbik eden köklü bir vergi sistemin ürünüdür.
  • Anglo-Sakson ekolünde cezada indirim kurumu, mükelleflerin inceleme esnasında mali idare ile her aşamada işbirliği içinde olması, hukuka aykırı fiilin bir kasıt ya da ihmalden kaynaklanması gibi belirlenmiş ve yasalarla düzenlenmiş esaslara dayanmaktadır.
  • Mali idare ile her aşamada uzlaşma ve işbirliği içinde olan ve hukuka aykırı fiilinde ağır bir kasıt ya da ihmal bulunmayanlar için, vergi cezaları daha düşük oranda tatbik edilecek; bu kriterlere uymayan ve mali idareye direnen mükellefler ise daha yüksek oranda vergi cezasına tabi tutulacaktır.
  • Kamu menfaati ve temel belge düzenine muhalefet edilmesi veya buna benzer özellik arzeden diğer durumlarda, mükellefler bütünüyle cezada indirim imkanının dışına itilebilmektedir.
  • Anglo-Sakson ekolünde indirim sadece vergi cezaları için geçerli olup, vergi asıllarında böyle bir indirim imkanı söz konusu değildir.
  • ABD MODELİ
  • ABD’de uygulama alanı bulmuş olan uzlaşma kurumu esas itibariyle, mükelleflerin ödeme gücünü dikkate alarak vergi asıllarında indirim imkanı sağlayan bir kurumdur.
  • Bu kapsamda mükellefler, mali idareyi (IRS) gerekli tüm bilgi, belge ve açıklamalarla ikna ettikleri sürece, kesinleşen vergi borçlarında mükelleflerin ödeme gücüne kadar indirim kolaylığı sağlanabilmektedir.
  • IRS aşağıdaki durumların mevcudiyeti halinde mükellefin uzlaşma teklifini kabul eder. 
  • Vergi borcunun tahsil edilebilirliğinde şüphe olmalıdır.
  • İflasını istemiş olan bir mükellefin uzlaşma isteme hakkı bulunmamaktadır.
  • Mükellefin bütün vergi beyannamelerini muhafaza etmesi yasal bir zorunluluktur.
  • Mükellef işveren durumundaysa ve federal vergi kesintilerini eksik ödemişse uzlaşma yapılmaz.
  • Mükellef uzlaşma teklifiyle beraber 150$ müracaat ücreti yatırmak zorundadır
  • FRANSIZ MODELİ
  • Fransa‘da uzlaşma müessesesini ikame etmek üzere uygulanan ve ihtilafsız kaza (Jurisdiction Gracieuse) adı verilen anlaşma yolu ile mahkemelere anlaşmazlıkların ancak % 30‘u intikal etmektedir.
  • Anılan duruşma neticesinde, mükelleflerin ödeme gücü göz önünde bulundurularak, nadiren de olsa vergi aslında ama genelde vergi cezalarında indirim yapılması mümkün kılınmıştır. Ancak uygulamada anlatılan yöntem, takınılan katı tutum ve çok düşük oranlarda indirimler sağlanması gibi nedenlerle, mükellefler nezdinde fazla tercih edilen bir kurum olmaktan uzaklaşmış ve uyuşmazlıkların çözümü büyük ölçüde vergi yargısına terk edilmiştir.

Kaynakça

24.12.1985 Tarih ve 19014 Sayılı Resmi Gazete

Candan T, Vergilendirme Yöntemleri ve Uzlaşma, Maliye ve Hukuk Yayınları, Genişletilmiş 2. Baskı, Ocak 2006

Danıştay 4. Dairesi, E. 1999/5635, K.2000/2810

Erdem, T., Türk Vergi Sisteminde Uzlaşma , TÜRMOB Yayınları-311, Haziran 2007,

Gerçek, Adnan, “Türk Hukukunda İdarenin Takdir Yetkisi”, Yaklaşım Yayıncılık, 2006

İhsan Akköy, “Uzlaşma”, Vergi Dünyası, Kasım 1981, Sayı: 3.

İşbilir, Şener, Türkiye’de Vergi Uyuşmazlıkları ve İdari Çözüm Yolları, 2008, s.86            Öncel, Mualla vd., “Vergi Hukuku”, Turhan Kitapevi, 2007, Ankara

Serim, Nilgün, Türkiye’de ve Abd’de Uzlaşma Sistemi, Vergi Sorunları, 2006

Ufuk,  Mehmet Tahir, “Vergi Hukukunda Uzlaşma Müessesesi”, Maliye ve Sigorta Yorumları, 2001, Sayı: 356  

Yılmaz, Elif, “Uzlaşma Müessesesinin Hukuki Niteliği ve Temel Vergilendirme İlkeleri Açısından Değerlendirilmesi”, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XIII, 2009

Bu yazı, Ankara Üniversitesi Mali Hukuk yüksek lisans programında yapmış olduğum sunum dökümanlarından derlenmiştir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir. Ancak, yazının tamamının başka bir  ortamda yazılı ve görsel olarak paylaşılması yasaktır. 

Fatih ARAS

Diğer Makaleler

Call Now Button