İçerik Başlıkları
Şirket Ortağı Kredi Kartı POS Kullanımı Cezası 2026: Finansman mı, Kayıt Dışı Satış mı?
2026 yılı itibarıyla Maliye Bakanlığı, işletmelerin POS cihazı kullanımlarını yapay zeka destekli Risk Analiz Merkezi üzerinden sıkı bir takibe aldı. Özellikle nakit sıkışıklığı yaşayan işletmelerin, finansman sağlamak amacıyla şirket ortağı kredi kartı POS kullanımı yöntemine başvurması, vergi daireleri tarafından “kayıt dışı hasılat” olarak değerlendirilebiliyor. Peki, şirket ortağının kendi kartını şirketin POS cihazından geçirmesi suç mu? 7524 Sayılı Kanun ile gelen yeni cezalar neler? Bu makalede, POS beyan farkı nedeniyle karşılaşabileceğiniz riskleri ve Danıştay kararları ışığında savunma stratejilerini inceliyoruz.
POS Beyan Farkı ve İzaha Davet Nedir?
Vergi daireleri, bankalardan gelen POS cihazı tahsilat verileri ile şirketinizin KDV beyannamesindeki matrahı (45. Satır: Kredi Kartı ile Tahsil Edilen Teslimler) otomatik olarak karşılaştırır. Eğer Banka POS Verisi > KDV Matrahı ise, sistem sizi “Riskli Mükellef” olarak işaretler.
Bu durumda, Vergi Usul Kanunu’nun 370. maddesi kapsamında tarafınıza bir “İzaha Davet” yazısı gönderilir. İdare özetle şunu sorar: “POS cihazından bu kadar para çekmişsin ama faturasını kesmemişsin. Bu farkı açıkla.”
7524 Sayılı Kanun ve 2026 POS Cezaları
2 Ağustos 2024 tarihinde yürürlüğe giren 7524 Sayılı Kanun, POS cihazlarının kullanımına dair cezaları ciddi oranda artırmıştır. 2025 yılı itibarıyla dikkat etmeniz gereken en büyük risk, “Başkasına Ait POS Cihazını Kullanma/Kullandırma” cezasıdır.
- Özel Usulsüzlük Cezası: İşlem tutarının %10’u kadar ceza kesilir.
- Asgari Ceza Tutarı: 2025 yılı için her bir işlem başına on binlerce TL asgari ceza uygulanabilir.
- Vergi Ziyaı Cezası: Eğer işlem satış kabul edilirse, hesaplanan KDV ve Kurumlar Vergisi’nin 1 katı (tekerrürde veya kaçakçılıkta artırımlı) tutarında ceza kesilir.
Savunma Stratejisi: Satış Değil, Finansman Temini
Birçok işletme, banka kredilerine ulaşamadığı dönemlerde şirket ortaklarının, eşlerinin veya yakınlarının kredi kartlarını şirket POS’undan geçirerek işletmeye “Can Suyu” (nakit) sağlar. İdare bunu “Satış” saysa da, vergi hukukunda “Gerçek Mahiyet Esastır” ilkesi geçerlidir.
Örnek Vaka ve Hukuki Argümanlar
Dava dilekçelerinde ve izahatlerde şu hususların altı çizilmelidir:
- Hayatın Olağan Akışı: Bir gıda toptancısının veya perakendecisinin kendi ortağının kredi kartına tek seferde 250.000 TL veya 600.000 TL’lik küsuratsız satış yapması ticari hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu tutarlar satış değil, borçlanmadır.
- Vergiyi Doğuran Olay Yoktur: KDV Kanunu’na göre vergi, “mal teslimi veya hizmet ifası” anında doğar. Ortada bir mal teslimi yoksa, sadece para el değiştirmişse KDV doğmaz.
- Muhasebe Kayıtları: POS’tan çekilen paranın “102 Bankalar” hesabına girdiği ve karşılığında “331 Ortaklara Borçlar” hesabının çalıştığı, paranın ise şirket borçlarını (kredi kapama, tedarikçi ödemesi) ödemekte kullanıldığı dekontlarla ispatlanmalıdır.
- Hatalı KDV Oranı: Şirketiniz %1 KDV ile (örneğin temel gıda) çalışıyorsa, İdarenin bu çekimleri %20 (Genel Oran) KDV ile cezalandırması “Ölçülülük İlkesi”ne aykırıdır.
Emsal Danıştay Kararı Ne Diyor?
Yüksek yargı, şirketlerin finansman ihtiyacı için ortakların kartını kullanmasını, ispatlanması şartıyla hukuka uygun bulabilmektedir.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 25.05.2016 tarihli kararı “kredi kartı ile yapılan tahsilatların ticari faaliyete ilişkin satış hasılatı mı, yoksa finansman ihtiyacını karşılama amaçlı nakit avans çekimi mi olduğu” yönündeki tartışmaya ışık tutmaktadır. Kararın, Ankara 5. Vergi Mahkemesinin ilk kararından bahsedilen kısmında, ticari faaliyetin devamı için finansmana ihtiyaç duyulmasının ticari hayatın gereklerinden olduğu vurgulanmıştır. İşletmede kullanılan POS cihazlarının bu amaçla kullanıldığının bilinen bir gerçek olduğu da ifade edilmiştir. Danıştay 4. Dairesinin bozma kararında (VDDK tarafından ısrar kararı temyizinde değerlendirilen) açıkça belirtildiği üzere; işletmelerin kısa süreli ve düşük tutarlı finansman ihtiyacının karşılanması amacıyla, işletme sahibine ve yakın akrabalarına ait kredi kartlarının kullanılması, bu amacın ilgilisi tarafından kanıtlanmış olması koşuluyla, gerçek gelirin vergilendirilmesi gerektiği yolundaki ilkeye aykırılık oluşturmamaktadır. Bu prensip, POS tahsilatlarının, kredi kullanımı amaçlı olduğunun kanıtlanması durumunda satış geliri olarak değerlendirilemeyeceğini öngörmektedir.
Bu karar, paranın şirkete girdiğinin ve ticari döngüde kullanıldığının ispatlanması halinde, yapılan işlemin satış sayılamayacağını vurgulamaktadır.
İzaha Davet Yazısı Gelince Ne Yapılmalı?
Eğer “Şirket Ortağı Kredi Kartı POS Kullanımı Cezası” riski ile karşı karşıya kaldıysanız ve izaha davet yazısı tebliğ edildiyse:
- Süreyi Kaçırmayın: Tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde cevap vermelisiniz.
- Belgeleri Hazırlayın: Kart sahibinin kimlik bilgileri, kredi kartı ekstreleri, şirketin banka hesap dökümleri ve paranın nereye harcandığını gösteren dekontları hazırlayın.
- Uzman Desteği Alın: Konu sadece muhasebe değil, vergi hukuku konusudur. Yanlış bir ifade sizi TCK 241 (Tefecilik) suçlamasıyla karşı karşıya bırakabilir.









