Yargıtay Kararı: Vergi Ceza Yargılamalarında Özel Usulsüzlük Cezası ve Etkin Pişmanlık
ÖZET: Vergi Mahkemesindeki tespitler ve özel usulsüzlük cezasının, 213 sayılı Kanun’un 359 ve 371. maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı da nazara alınarak, \”verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının\” bulunup bulunmadığı vergi dairesinden yeniden sorularak, sonucuna göre hükümlünün hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli görülmesi nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve KYB-2024/7335 sayılı kanun yararına bozma istemindeki itirazın reddine karar verilmesi gerektiği şeklindeki düşünce bu nedenle yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 03.02.2025 T. 2024/1761 E. 2025/1262 K.
İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.05.2023 tarihli ve 2022/867 Esas, 2023/750 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında uyarlama yapılmasına yer olmadığına, infazın aynen devamına ilişkin karara yönelik yapılan itirazın kabulüne dair merci İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli ve 2023/749 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 20.06.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.01.2024 tarihli ve 2023/25090 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve KYB-2024/7335 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve KYB-2024/7335 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’ın, anılan Kanun’un 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2021 tarihli ve 2015/1327 esas, 2021/1191 sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin 17/02/2022 tarihli ve 2021/2737 esas, 2022/377 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15/04/2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 4, 5 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Kanun’da yapılan değişiklik nedeniyle uyarlama yapılması talebinde bulunulması üzerine, duruşma açılarak yapılan uyarlama yargılaması sonunda sanığın belirtilen süre içerisinde ödeme yapmadığından bahisle infazın aynen devamına ilişkin İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/05/2023 tarihli ve 2022/867 esas, 2023/750 sayılı ek kararına karşı sanık müdafi tarafından yapılan itirazın 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un ödeme süresini uzattığı, anılan süre beklenilmeksizin karar verildiğinden bahisle kabulüne dair mercii İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/06/2023 tarihli ve 2023/749 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre; sanık hakkında yapılan uyarlama yargılaması sonunda, İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/05/2023 tarihli kararı ile muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme suçu yönünden sanığın yasal süre içerisinde tarh edilen verginin, gecikme faizi ve zammının tamamı ile kesinlen cezanın yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının ödenmediği gerekçesiyle uyarlama talebinin reddine, infazın aynen devamına karar verildiği, anılan karara karşı sanık tarafından yapılan itiraz üzerine mercii İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/06/2023 tarihli ve 2023/749 değişik iş sayılı kararı ile 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un ödeme süresini uzattığı, anılan süre beklenilmeksizin karar verildiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de,
15/04/2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun’un 359. maddesine eklenen; \”Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. Yukarıdaki fıkralarda belirtilen ceza indiriminden faydalanabilmek için vergi mahkemesinde dava açılmaması, açılmışsa feragat edilmesi, kanun yollarına başvurulmaması veya başvurulmuşsa vazgeçilmesi şarttır. Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.\” şeklindeki
7394 sayılı Kanun’un 6/1. Maddesinde yer alan ”..GEÇİCİ MADDE 34- Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. Bu fıkrada belirtilen ceza indiriminden faydalanabilmek için vergi mahkemesinde dava açılmaması, açılmışsa feragat edilmesi, kanun yollarına başvurulmaması veya başvurulmuşsa vazgeçilmesi şarttır..” şeklindeki,
12/03/2023 tarihli ve 32130 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un \”Kesinleşmiş alacaklar 2. Maddesinde yer alan \” (1) Hazine ve Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil); a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının, b) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının %50’si ve bu tutara gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması hâlinde gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının, c) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi kapsamında olan idari para cezalarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaya bağlı fer’ilerin tamamının, ç) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve yukarıdaki bentlerin dışında kalan asli amme alacaklarının ödenmemiş kısmının tamamı ile bu alacaklara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla uygulanan faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının tamamının, tahsilinden vazgeçilir…\” şeklindeki,
7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 9. maddesinde yer alan \” (1) Bu Kanunun ilgili maddelerindeki başvuru ve ödeme süresine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların;a) 31/5/2023 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ilgili idareye başvuruda bulunmaları… Şarttır.\” şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,
Sanığın üzerine atılı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümlerinin 15/04/2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 7394 sayılı Kanun ile getirildiği, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabileceği son sürenin 15/04/2023 tarihi olduğu ve yasal süre içerisinde tarh edilen verginin, gecikme faizi ve zammının tamamı ile kesinlen cezanın yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının ödenmediği,
12/03/2023 tarihli ve 32130 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 7440 sayılı Kanun ile sadece alacakların yapılandırılmasına ilişkin düzenlemeler getirildiği, anılan Kanun ile yeni bir etkin pişmanlık düzenlemesi yapılmadığı gibi, 7394 sayılı Kanun ile getirilen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ilişkin son tarihin uzatıldığına dair herhangi bir düzenlemenin de bulunmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkralarının eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun’a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; \”Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir.
…
359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.”
Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır.
2. Bu kapsamda inceleme konusu dosya değerlendirildiğinde; 17.02.2022 tarihinde kesinleşen mahkûmiyet hükmüne yönelik 7394 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi sonrası İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.05.2023 tarihli ve 2022/867 Esas, 2023/750 Karar sayılı dosyası kapsamında duruşmalı olarak yapılan uyarlama yargılaması neticesinde, 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçuna ilişkin 15.04.2023 tarihine kadar herhangi bir ödeme yapılmadığından etkin pişmanlık koşullarının oluşmadığı belirtilerek verilen uyarlama yapılmasına yer olmadığına, infazın aynen devamına ilişkin karara yönelik itirazda bulunulduğu, her ne kadar merci İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli ve 2023/749 Değişik İş sayılı itirazın kabulü kararında yer alan, \”…7440 sayılı yasa ile bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile ilgili yapılan düzenleme ve başvuru süresinin 30.06.2023 tarihine, ilk taksidin ödeme süresini de 31.07.2023 tarihine kadar uzatan 26.05.2022 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 7300 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı gereğince bu sürelerin beklenmesinin gerektiği…\” şeklindeki gerekçe hatalı ise de, UYAP üzerinden yapılan incelemede; İstanbul 8. Vergi Mahkemesinin, 28.12.2016 tarihli ve 2016/1915 Esas, 2016/3055 Karar sayılı kararı ile; \”…2015 ve 2016 yılları damga vergisi ve gelir stopaj vergisinin; davacının kendi beyanı üzerine, 2016/03,13,272,274 ve 323 numaralı tahakkuk fişleriyle tahsil edildiği, 2010/12 dönemi özel usulsüzlük cezasında ise 17.12.2015 tarihli uzlaşma tutanağıyla uzlaşıldığı, dava konusu ödeme emrinin diğer kısımlarına gelince; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 ve 35. maddelerine göre yapılan tebligatın yasaya uygun olmadığından, dava konusu ödeme emrinin 8. ila 28. sıralarında yer alan 2010 yılı katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısımlarının iptaline…\” karar verildiğinin, bahse konu karara yönelik istinaf başvurusu üzerine, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. Vergi Dava Dairesinin 23.01.2018 tarihli ve 2017/3351 Esas, 2018/110 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinin ve bu kararın da temyizi üzerine, Danıştay 3. Dairesinin 15.06.2021 tarihli ve 2018/3464 Esas, 2021/3129 Karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, bununla birlikte; Mahkemenin 23.05.2022 tarihli müzekkeresi ile ödenmesi gereken miktarın sorulmasını takiben, Sultanbeyli Vergi Dairesi Müdürlüğünün 26.05.2022 tarihli yazısı ile \”mükellef adına yapılan tarhiyatları içeren ödeme emrinin dava konusu yapıldığı ve henüz davanın sonuçlanmaması nedeniyle 7394 sayılı yasanın 4. maddesi gereği ödenmesi gereken miktarların net tespiti yapılamamıştır.\” şeklinde cevap verildiği, yine vergi dairesinin 04.05.2023 tarihli yazısında ise herhangi bir miktar belirtilmeden, ödeme yapılmadığının bildirilmesi karşısında; Vergi Mahkemesindeki tespitler ve özel usulsüzlük cezasının, 213 sayılı Kanun’un 359 ve 371. maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı da nazara alınarak, \”verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının\” bulunup bulunmadığı vergi dairesinden yeniden sorularak, sonucuna göre hükümlünün hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli görülmesi nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve KYB-2024/7335 sayılı kanun yararına bozma istemindeki itirazın reddine karar verilmesi gerektiği şeklindeki düşünce bu nedenle yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2025 tarihinde karar verildi. (¤¤)







