0312 911 83 10
·
av.fatiharas@gmail.com
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
DANIŞMANLIK

Danıştay Kararı: Sahte Faturada Düzeltme Beyannamesi Verenlere Vergi Ziyaı Cezası Nasıl Uygulanır?

danıştay kararı

Danıştay Kararı: Sahte Faturada Düzeltme Beyannamesi Verenlere Vergi Ziyaı Cezası Nasıl Uygulanır?

Karar Özeti: Danıştay, vergi incelemesine başlanmadan önce düzeltme beyannamesi vererek sahte faturaları kayıtlarından çıkaran mükellefe kesilecek üç kat vergi ziyaı cezasının, ilgili kanun maddesi gereğince %50 indirimli (1,5 kat) uygulanması gerektiğine hükmeden kararı onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3928
Karar No : 2023/479

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…

KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Otomotiv Gıda Turizmcilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan kısmının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak; re’sen tarh edilen 2016 yılı kurumlar vergisi üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile 2016/Ekim-Aralık dönemine ait geçici vergi ve geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlığın 2016 yılı için 282.622,00-TL kurumlar vergisi matrahı üzerinden hesaplanmak suretiyle kesilen 3 kat vergi ziyaı cezası hakkında; davacı tarafından bahse konu vergilendirme dönemi için beyanname verme süresi geçtikten sonra verilen düzeltme beyannamesi ile kayıtlarında yer alan satış maliyetlerinin beyanlarından çıkartıldığının görüldüğü, bu hususun taraflar arasında ihtilaf dışı olduğu, sözkonusu düzeltme beyannamesinin ise vergi incelemesine başlanılmadan önce vergi dairesine beyan edildiği ve anılan dönem için Kurumlar Vergisi tahakkuk ettirildiği ve vergi ziyaı cezaları kesildiği dikkate alındığında; davacı adına düzeltme beyannamesinden sonraki aşamada yapılan vergi incelemesi neticesinde kesilen bahse konu vergi ziyaı cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı, davacı adına 2016 yılı için kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısmı hakkında; dosyadaki bilgi ve belgelerden dava konusu vergi ziyaı cezasına tekerrür hükmünün uygulanmasında, davacı adına 2016/Ekim dönemi için kesilen … sayılı vergi/ceza ihbarnamesine konu vergi ziyaı cezasının esas alındığı, anılan ihbarnamenin 24/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği ve tarhiyata karşı dava açılmaksızın 2017 yılında tahakkuk ederek kesinleştiği, anılan cezanın ancak kesinleştiği yılı takip eden 2018 yılı başından itibaren işlenecek yeni bir fiil nedeniyle kesilecek cezaya tekerrür oluşturmasının mümkün bulunması nedeniyle söz konusu ceza esas alınarak dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle artırılan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, 2016/Ekim-Aralık dönemine ait geçici vergi aslı hakkında;193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun Mükerrer 120. maddesinin 3. fıkrasında, yapılan incelemeler sonucunda geçmiş dönemlere ait geçici verginin %10’unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re’sen veya ikmalen geçici vergi tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten sonra kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği, ancak gecikme faizi ve cezanın tahsil edileceği hükme bağlanmış olup, dava konusu geçici verginin cari hesap dönemi geçtiği için beyannameden mahsup olanağı kalmaması nedeniyle terkin edilmesi gerektiğinden ve mahsup dönemi geçmiş dava konusu geçici vergi asıllarının 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun Mükerrer 120. maddesi gereğince tahakkuk ettirilmeyeceği ancak normal vade tarihinden mahsup tarihine kadar geçen süre için sistemde gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer aldığı anlaşıldığından, dava konusu edilen geçici vergi aslı hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varıldığı, 2016/Ekim-Aralık dönemine ait geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası hakkında ise; davacı tarafından 2016 yılı vergilendirme dönemi için beyanname verme süresi geçtikten sonra verilen düzeltme beyannamesi ile kayıtlarında yer alan satış maliyetlerinin beyanlarından çıkartıldığının görüldüğü, bu hususun taraflar arasında ihtilaf dışı olduğu, söz konusu düzeltme beyannamesinin ise vergi incelemesine başlanılmadan önce vergi dairesine beyan edildiği ve anılan dönem için kurumlar vergisi tahakkuk ettiği ve vergi ziyaı cezaları kesildiği dikkate alındığında; davacı hakkında geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziya cezasında da hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına; 2016 yılına ait kurumlar vergisi üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile 2016/Ekim-Aralık dönemine ait geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının istinaf yoluna başvurulmadığından kesinleştiği, istinaf isteminin davanın kabulüne dair kısmının kaldırılmasına ilişkin olduğu, uyuşmazlığın, davacı adına 2016 yılı için kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısmına ilişkin, Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan davalı istinaf başvurusunun incelenmesinden; Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu kaldırılmasını gerektirir bir neden bulunmadığından, bu kısım itibariyle davalı istinaf başvurusunun reddi gerektiği, uyuşmazlığın, davacı adına 2016 yılı için 282.622,00-TL matrah üzerinden hesaplanmak suretiyle kesilen 3 kat vergi ziyaı cezası ile 2016/Ekim-Aralık dönemine ait geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasına yönelik kısmına ilişkin, istinaf başvurusunun incelenmesinden; 2016 yılına ilişkin hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen Vergi İnceleme Raporu uyarınca; davacının 2016 hesap döneminde kayıt ve beyanlarına intikal ettirdiği … ve … tarafından adına düzenlenen faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayanmadığının anılan şahıslar hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporları ile tespit edildiği, davacı tarafından 15/01/2018 tarihinde düzeltme beyanının verildiği, düzeltme beyanı üzerine davacı adına aynı dönem için 282.622,00-TL matrah üzerinden vergi ziyaı cezalı tarhiyat yapıldığı ve tahakkuk ettiği, davalı idarece davacının 2016 yılı kapsayan vergi incelemesine 14/08/2018 tarihinde başlanıldığı, anılan inceleme neticesinde düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu doğrultusunda kurumlar vergisi yönünden yapılacak işlem bulunmadığı fakat davacı adına, anılan dönemde süresinde beyanlara intikal ettirilmeyen …’dan aldığı faturalara isabet eden 282.622,00-TL tutarındaki matrah üzerinden ilk etapta tekerrür uygulamalı 3 kat vergi ziyaı cezası hesaplandığı ancak sözkonusu dönem için davacı adına %50 oranında kesilen 141.311,00-TL tutarındaki vergi ziyaı cezası mahsup edilerek kalan vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak davacı adına kesildiği, davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu doğrultusunda da 2016/Ekim-Aralık dönemine ilişkin aslı aranmayan geçici vergi ve 3 kat vergi ziyaı cezası kesildiği, mükelleflerin, vergi incelemesine başlanılmasından önce, bir takım faturaları düzeltme beyannamesi ile yasal defter ve kayıtlarından çıkarması halinde, haklarında herhangi bir vergi incelemesine başlanılmayacağı veya bu inceleme sonucu oluşabilecek cezalı tarhiyata muhatap olmayacaklarına dair yasal bir düzenleme bulunmadığı, 213 sayılı Kanun’un 344.maddesinin 3.fıkrasında; vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek cezanın yüzde elli oranında uygulanacağı kuralının getirildiği, aynı maddenin 2. fıkrasında, vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde üç kat olarak kesileceği belirlenen cezanın, 3. fıkra kapsamında olanlara yüzde 50 oranında uygulanacağı kurala bağlandığından, düzeltme beyannamesi ile bir kısım faturaları kayıtlarından çıkartan davacı şirket hakkında vergi incelemesine başlanılmasına yasal engel bulunmamakta ise de; yapılan inceleme sonucu bilerek sahte fatura kullandığı tespit edilen davacı hakkında uygulanacak vergi ziyaı cezasının 3 kat olarak değil, bu cezanın yüzde 50’si oranında uygulanması gerektiği, bu orana tekabül eden dava konusu vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık, bu oranı aşan vergi ziyaı cezasında ise hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle; davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine; 2016 yılı için 282.622,00-TL matrah üzerinden hesaplanmak suretiyle kesilen 3 kat vergi ziyaı cezası ile 2016/Ekim-Aralık dönemine ait geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasına yönelik kısmına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 3 (üç) kat vergi ziyaı cezasının bir buçuk katı aşan kısmı yönünden davanın kabulüne ve bu oranı aşan kısmın kaldırılmasına, vergi ziyaı cezasının bir buçuk kata isabet eden kısım yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergi mevzuatına göre üç kat ceza kesilmesi gerektiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

fatih aras

Diğer Makaleler

Cevap Yazın

Call Now Button