0312 911 83 10
·
av.fatiharas@gmail.com
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
DANIŞMANLIK

Vergi Davasında Duruşma Talebi: 2026 Parasal Sınırı ve Zorunluluk

Vergi Davasında Duruşma Talebi: 2026 Parasal Sınırı ve Zorunluluk

Özetle: Vergi davasında duruşma talebi, kanunda belirlenen parasal sınırı aşan dosyalarda mahkeme için bir takdir değil zorunluluktur. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin 1. fıkrası, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılacağını emreder. Talep yalnızca dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda ileri sürülebilir. Talebe rağmen duruşma yapılmadan karar verilirse bu, kararın bozulmasını gerektiren bir usul eksikliğidir.

16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun bu konuya yeni bir boyut ekledi: zorunlu olduğu hâlde duruşma yapılmaması, artık İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 5. fıkrasında açıkça sayılan kaldırma sebeplerinden biridir. Yani atlanan bir duruşma talebi, istinaf aşamasında somut bir dayanak hâline gelmiştir.

Vergi Davasında Duruşma Talebi Hangi Tutarın Üzerinde Zorunludur?

17. maddenin 1. fıkrası, Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal davaları, belirli tutarı aşan tam yargı davaları ve “tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı” kanunda yazılı tutarı aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılacağını hükme bağlar. İptal davalarında tutar şartı aranmaz; vergi davalarında ise parasal eşik belirleyicidir.

Kanun metnindeki tutar yirmi beş bin Türk lirasıdır, ancak uygulanacak rakam bu değildir. Kanun’un Ek 1. maddesinin 1. fıkrasına göre bu Kanun’da öngörülen parasal sınırlar her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır; bin Türk lirasını aşmayan kısımlar dikkate alınmaz. 2026 yılı için uygulanan tutar 486.000 TL düzeyindedir. Bu rakam aynı zamanda 2576 sayılı Kanun’un 7. maddesinde tek hâkimle çözümlenecek vergi davaları için 7589 sayılı Kanun’la metne yazıyla işlenmiş olan tutardır.

Hangi yılın sınırının uygulanacağı ayrı bir sorudur ve karıştırılmaya çok müsaittir. Ek 1. maddenin 2. fıkrası açıktır: 17. madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davalar ile istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınır esas alınır. Karar tarihi ya da duruşma talebinin yapıldığı tarih değil, dava dilekçesinin verildiği tarih belirleyicidir.

Eşiğin hesabında toplam esastır: vergi aslı, zam ve cezalar birlikte dikkate alınır. Bu nedenle tek başına sınırın altında kalan bir vergi aslı, vergi ziyaı cezasıyla birlikte eşiği aşabilir ve duruşma talebi zorunlu hâle gelebilir.

Duruşma Talebi Ne Zaman ve Nasıl Yapılır?

17. maddenin 3. fıkrası bu konuda dar bir pencere tanır: “Duruşma talebi, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabilir.” Uygulamada bu, davacı bakımından dava dilekçesi ve savunmaya cevap dilekçesi; davalı idare bakımından savunma ve ikinci savunma dilekçesi demektir. Bu aşamalar tamamlandıktan sonra ileri sürülen istek, mahkeme için zorunluluk doğurmaz.

Danıştay Dördüncü Dairesi, bozma kararından sonra ilk kez ileri sürülen duruşma istemini, 17. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda duruşma isteminde bulunulabileceğine işaret ederek yerinde görmemiş ve dosyayı duruşmasız incelemiştir (E.2024/292, K.2024/1183, 22.02.2024 — karar metni). Bu nedenle duruşma talebi, dilekçe hazırlanırken kararlaştırılması gereken bir tercihtir; sonraya bırakılamaz.

İki tamamlayıcı kural daha vardır. 17. maddenin 4. fıkrasına göre Danıştay, mahkeme ve hâkim, 1 ve 2. fıkralardaki kayıtlara bağlı olmaksızın kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebilir; yani parasal sınırın altındaki bir dosyada da duruşma yapılması mümkündür, ancak bu talebe bağlı bir hak değildir. 5. fıkraya göre ise duruşma davetiyeleri duruşma gününden en az otuz gün önce taraflara gönderilir.

Duruşma talebinin dilekçede açıkça yazılması gerekir; dilekçedeki diğer eksiklikler bakımından ise dilekçe ret sebepleri ayrıca değerlendirilir.

Duruşma Talebine Rağmen Duruşma Yapılmazsa Ne Olur?

Karar bozulur. Danıştay bu sonucu, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendine dayandırır: usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması bozma sebebidir. Onüçüncü Daire bu değerlendirmeyi anayasal düzleme de taşımıştır:

Danıştay 13. Daire, E.2023/3650, K.2024/815, 15.02.2024 (bozma)
“…Mahkemece davacının duruşma istemi göz önünde bulundurulmadan karar verilmesi, hem Anayasa’nın 36. maddesinde yer alan adil yargılanma hakkına, hem de 2577 sayılı Kanun’un 17. maddesinin açık ve emredici kuralına aykırı olduğundan, duruşma talebine rağmen duruşma yapılmaksızın verilen temyize konu Mahkeme kararında usûl hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.” (karar metni)

Aynı yönde kararlar süreklilik göstermektedir. Danıştay Sekizinci Dairesi, dava dilekçesinde duruşma isteminde bulunulmasına karşın duruşma yapılmaksızın esasa girilerek karar verilmesini, kamu düzeninden olan usul hükümlerine aykırılık sayarak bozmuştur (E.2016/12062, K.2020/5166, 18.11.2020). Onuncu Daire, savunmaya cevap dilekçesinde yapılan duruşma talebinin dikkate alınmamasını aynı şekilde değerlendirmiştir (E.2016/10205, K.2021/4286, 27.09.2021).

Bu denetim istinaf mercii kararlarına da uzanır. Danıştay Sekizinci Dairesi, savunmaya cevap dilekçesindeki duruşma talebine rağmen duruşma yapılmadan verilen ilk derece kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin bölge idare mahkemesi kararını, usul yönünden hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozmuştur (E.2022/2416, K.2025/8390, 07.11.2025). Yani eksiklik istinafta düzeltilmezse temyizde sonuç doğurmaya devam eder.

7589 Sayılı Kanun Duruşma Konusunda Ne Değiştirdi?

31.07.2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeyle İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 5. fıkrası yeniden yazıldı ve bölge idare mahkemesinin dosyayı ilk derece mahkemesine gönderebileceği hâller sınırlı sayıda sayıldı. Bu listenin (g) bendi doğrudan bu konuyu düzenler: duruşma yapılması gerektiği hâlde duruşma yapılmadan karar verilmesi. Aynı fıkra, bölge idare mahkemesinin (f) ve (g) bentlerindeki eksikliği kendisi giderebileceğini de belirtir; yani merci dosyayı geri göndermek yerine duruşmayı kendisi yaparak esastan karar verebilir.

Değişikliğin pratik anlamı şudur: eskiden duruşma eksikliği ancak temyiz aşamasında güvenli biçimde sonuç doğuruyordu; artık istinaf başvurusu dilekçesinde açıkça ileri sürülebilecek, kanunda adı geçen bir kaldırma sebebidir. Bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir.

İstinaf ve Temyizde Duruşma Yapılır mı?

İlk derecedeki zorunluluk üst mercilerde yoktur. 17. maddenin 2. fıkrasına göre temyiz ve istinaflarda duruşma yapılması tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesinin kararına bağlıdır. Talep edilmiş olması tek başına yeterli değildir; merci duruşma yapmama yönünde karar verebilir ve bu, bozma sebebi oluşturmaz.

45. maddenin 2. fıkrası istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğunu belirttiğinden, istinaf dilekçesinde duruşma isteminin ayrıca ve açıkça yazılması gerekir. Uygulamada Danıştay dairelerinin kararlarında sıklıkla görülen “duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü” ifadesi bu takdir yetkisinin kullanımıdır.

Uygulamada Hangi Noktalarda Hak Kaybı Yaşanıyor?

Talebin dilekçe aşaması geçtikten sonra yapılması

Duruşma talebi için tanınan pencere dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarla sınırlıdır. Dosya tekemmül ettikten sonra verilen dilekçeyle yapılan istek mahkemeyi bağlamaz. Bu nedenle duruşma tercihi, dava açılırken verilmesi gereken bir karardır.

Parasal sınırın yanlış yıldan hesaplanması

Sınır her yıl yeniden değerleme oranında arttığından, davanın açıldığı yılın rakamı esas alınmalıdır. 2024’te açılmış bir dosyaya 2026 rakamının uygulanması, duruşmanın zorunlu olmadığı sonucuna götürebilir ve haklı bir bozma sebebi gözden kaçar.

Eşiğin yalnızca vergi aslı üzerinden hesaplanması

Madde metni vergi, resim ve harçlar ile bunların zam ve cezaları toplamından söz eder. Vergi aslı tek başına sınırın altında kalsa da vergi ziyaı cezasıyla birlikte eşik aşılıyorsa duruşma talebi zorunluluk doğurur.

Duruşma yapılmamasının kanun yolunda ileri sürülmemesi

Usul eksikliği kendiliğinden giderilmez. Talebe rağmen duruşma yapılmadıysa bu husus istinaf ve gerekirse temyiz dilekçesinde açıkça ileri sürülmelidir. 7589 sonrası düzende bu itiraz, kanunda sayılı bir kaldırma sebebine dayandığı için daha güçlüdür.

Vergi davasında duruşma talebi ve vergi mahkemesi duruşması

Sık Sorulan Sorular

Vergi davasında duruşma talebi ne zaman zorunlu olarak yerine getirilir?

2577 sayılı Kanun’un 17. maddesinin 1. fıkrasına göre tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı kanunda yazılı tutarı aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır. Kanun metnindeki tutar yirmi beş bin Türk lirası olmakla birlikte Ek 1. madde uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artırılır; 2026 yılında açılan davalarda uygulanan sınır 486.000 TL düzeyindedir.

Duruşma talebi ne zaman yapılmalıdır?

17. maddenin 3. fıkrasına göre duruşma talebi dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabilir. Bu aşamalar geçtikten sonra yapılan istek zorunluluk doğurmaz; mahkeme 17. maddenin 4. fıkrası uyarınca kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebilir, ancak buna mecbur değildir.

Duruşma talebine rağmen duruşma yapılmazsa karar bozulur mu?

Evet. Danıştay, usulüne uygun ve süresinde yapılmış bir duruşma talebi varken duruşma yapılmadan karar verilmesini, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi kapsamında usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte eksiklik sayarak kararı bozmaktadır. Danıştay Onüçüncü Dairesi bunu hem Anayasa’nın 36. maddesindeki adil yargılanma hakkına hem de 17. maddenin açık ve emredici kuralına aykırılık olarak nitelendirmiştir.

İstinaf ve temyiz aşamasında duruşma yapılması zorunlu mudur?

Hayır. 17. maddenin 2. fıkrasına göre temyiz ve istinaflarda duruşma yapılması tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesinin kararına bağlıdır. İlk derecedeki zorunluluk bu aşamada yoktur; talep edilse dahi merci duruşma yapmayabilir.

Zorunlu duruşma yapılmadan verilen karar istinafta ne sonuç doğurur?

16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’la yeniden yazılan 45. maddenin 5. fıkrasının (g) bendine göre, duruşma yapılması gerektiği hâlde duruşma yapılmadan karar verilmesi, bölge idare mahkemesinin istinaf başvurusunu kabul ederek kararı kaldırmasına ve dosyayı mahkemeye göndermesine yol açar. Aynı fıkra uyarınca bölge idare mahkemesi bu eksikliği kendisi de giderebilir.

Sonuç

Duruşma talebi, vergi davasında en düşük maliyetli usul güvencelerinden biridir: dilekçeye yazılan tek bir cümle, parasal sınırın üzerindeki dosyalarda mahkeme için bağlayıcı hâle gelir ve yerine getirilmezse kararın bozulmasını sağlayacak bir sebep doğurur. Buna karşılık aynı cümlenin dilekçe aşamasında yazılmaması, sonradan telafi edilemez.

Uygulamadaki tecrübelerimiz ışığında, sınıra yakın dosyalarda hesabın vergi aslı ile cezaların toplamı üzerinden ve davanın açıldığı yılın rakamıyla yapılması belirleyici olmaktadır. 7589 sayılı Kanun sonrasında zorunlu duruşmanın yapılmaması artık istinafta kanunda sayılı bir kaldırma sebebi olduğundan, bu husus kanun yolu dilekçelerinde ayrıca ileri sürülmelidir. İlgili hükümlerin güncel metnine 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu üzerinden ulaşılabilir.

Aras Hukuk ve Danışmanlık

Related Posts

Leave a Reply

Call Now Button