0312 911 83 10
·
av.fatiharas@gmail.com
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
DANIŞMANLIK

Vergi Davasında Bilirkişi İncelemesi ve Keşif: Talep, İtiraz ve Sonuçları

Vergi Davasında Bilirkişi İncelemesi ve Keşif: Talep, İtiraz ve Sonuçları

Özetle: Vergi davasında bilirkişi incelemesi ve keşif, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin yollamasıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yürür. İnceleme, uyuşmazlığın çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiriyorsa yapılır; hukuki yorum gerektiren konularda bilirkişiye başvurulamaz. Rapora itiraz süresi tebliğden itibaren iki haftadır.

16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun bu konuya yeni bir sonuç bağladı: keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği hâlde yaptırılmadan karar verilmesi, artık İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 5. fıkrasında sayılan kaldırma sebeplerinden biridir. Randıman, fire, maliyet, kasa ve stok gibi hesaba dayalı tarhiyatlarda bu düzenleme doğrudan işlevseldir.

Vergi Davasında Bilirkişi İncelemesi Hangi Şartla Yapılır?

İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin 1. fıkrası, bu Kanun’da hüküm bulunmayan hususlar arasında bilirkişi ve keşfi de sayarak Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağını belirtir. Dolayısıyla ölçüt Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. maddesindedir:

“Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.”
— 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.266/1

Bu ölçüt vergi davalarında iki yönlü çalışır. Bir yandan, tarhiyatın hukuki dayanağının doğru olup olmadığı — örneğin bir istisnanın uygulanıp uygulanmayacağı — hâkimin hukuki bilgisiyle çözülecek bir konudur ve bilirkişi incelemesi talebi bu noktada reddedilir. Öte yandan randıman hesabı, fire oranı, üretim kapasitesi, stok ve maliyet analizi, kasa hareketleri gibi konular teknik incelemeye açıktır ve bilirkişi incelemesi burada yerindedir.

Aynı fıkranın 2016 yılında eklenen cümlesi bilirkişinin seçimini de düzenler: bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanır. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduklarını belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemez.

Re’sen Araştırma İlkesi Bilirkişi İncelemesini Nasıl Etkiler?

İdari yargıda hâkim, tarafların ileri sürdükleriyle sınırlı kalmaz; maddi gerçeğe ulaşmak için gerekli araştırmayı kendiliğinden yapar. Danıştay, bu ilkeyi bilirkişi incelemesi bakımından somutlaştırmaktadır.

Defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle indirimlerin reddedildiği bir dosyada Danıştay Dokuzuncu Dairesi, davacının defter ve belgelerin hazır olduğunu temyizde ileri sürmesi üzerine, re’sen araştırma ilkesi uyarınca vergi mahkemesince “ibraz edilecek defter ve belgeler üzerinde gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle” yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılamada alış faturalarının yasal deftere kaydedildiği tespit edilmiş ve cezalı tarhiyat kaldırılmıştır; Daire bu kararı onamıştır (E.2022/1769, K.2022/6036, 30.11.2022 — karar metni).

Benzer bir yaklaşım hesaba dayalı tarhiyatlarda da görülür. Danıştay Dokuzuncu Dairesinin incelediği bir uyuşmazlıkta, ilgili sektöre ait karlılık ve fire oranlarının sorulması ve bu veriler ışığında hesaplama yapılması, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği tartışılmıştır (E.2022/1296, K.2023/1746, 03.05.2023). Üçüncü Daire kararlarında ise önceki dönemden devreden indirilecek katma değer vergisi tutarları da dikkate alınarak, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle matrahın doğruluğunun araştırılması gereğine işaret edilmiştir (E.2023/8447, K.2024/1436, 13.03.2024). Bu tür dosyalarda fire oranı tespiti ve benzeri teknik ölçütler, incelemenin çekirdeğini oluşturur.

Bilirkişi Raporuna İtiraz: Süre ve Yöntem

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 281. maddesine göre taraflar, raporun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde; raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlarda açıklama yapılmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilir. 2020 yılında eklenen cümleyle, talebin bu sürede hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde, süresi içinde başvuran tarafa bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.

Maddenin 2. ve 3. fıkraları mahkemeye ayrıca yetki tanır: eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi için yeni sorular düzenleyerek ek rapor alabilir, bilirkişiden duruşmada sözlü açıklama isteyebilir ve gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme yaptırabilir. İtiraz dilekçesinin rapordaki hesap hatalarını sayı sayı göstermesi, bu yetkilerin kullanılmasını sağlamanın en etkili yoludur.

Raporun taraflara tebliğ edilmemesi ise itiraz hakkını fiilen ortadan kaldırır. Bu konudaki emsal değerlendirme için bilirkişi raporunun tebliğ edilmemesi yazımıza bakılabilir.

7589 Sayılı Kanunla Ne Değişti?

31.07.2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeyle İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 5. fıkrası yeniden yazıldı ve bölge idare mahkemesinin dosyayı ilk derece mahkemesine gönderebileceği hâller sınırlı sayıda sayıldı. Listenin (f) bendi doğrudan bu konuyu düzenler: keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği hâlde yaptırılmadan karar verilmesi. Fıkra, bölge idare mahkemesinin bu eksikliği kendisi giderebileceğini de belirtir; yani merci dosyayı geri göndermek yerine incelemeyi kendisi yaptırıp esastan karar verebilir.

Bu düzenleme, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun yıllardır sürdürdüğü içtihatla uyumludur. Kurul, ilk derece kararındaki eksikliğin kural olarak istinaf mercii tarafından tamamlanması gerektiğini vurgulamaktadır:

Danıştay VDDK, E.2022/1747, K.2023/669, 07.06.2023
“Eksik incelemenin varlığı halinde, bu eksikliğin incelemenin uyuşmazlığın esasını maddi ve hukuki yönden değerlendirmede tam yetkili bulunan istinaf merciince giderilmesinde hak arama hürriyetinin kullanılmasını engelleyen bir yön olduğu da düşünülemez.” (karar metni)

Fark şudur: 7589 öncesinde bölge idare mahkemesi eksikliği yalnızca kendisi giderebiliyordu; artık (f) bendi kapsamında dosyayı geri gönderme seçeneği de kanunda tanınmış, ancak bu iki seçenek dışında bir yol bırakılmamıştır. Dolayısıyla eksik bilirkişi incelemesi iddiası, istinaf başvurusu dilekçesinde kanunda adı geçen bir sebebe dayandırılabilir hâle gelmiştir.

Uygulamada Hangi Noktalarda Sorun Çıkıyor?

Hukuki konuda bilirkişi talep edilmesi

Bir istisnanın uygulanıp uygulanmayacağı, bir belgenin hukuki niteliği ya da zamanaşımının işleyip işlemediği gibi konular hâkimin hukuki bilgisiyle çözülür. Bu konularda bilirkişi incelemesi talebi reddedilir ve ret, kanun yolunda sonuç doğurmaz. Talep, dosyanın gerçekten teknik olan yönüne odaklanmalıdır.

Rapora iki haftalık sürede itiraz edilmemesi

İtiraz süresi rapora değil, raporun tebliğine bağlıdır ve iki haftadır. Süre kaçırıldığında ek rapor veya yeni bilirkişi talebi mahkemenin takdirine kalır. Sürenin yetmeyeceği anlaşılıyorsa, süresi içinde başvurularak ek süre istenmelidir.

İtirazın somutlaştırılmaması

“Rapora itiraz ediyoruz” biçimindeki genel bir beyan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 281. maddesindeki mekanizmayı harekete geçirmez. Madde, eksik görülen hususların gösterilmesini ya da belirsizliğin belirtilmesini arar; itirazın hangi kaleme, hangi rakama ve hangi gerekçeyle yöneldiği yazılmalıdır.

Eksikliğin kanun yolunda ileri sürülmemesi

Bilirkişi incelemesi yaptırılmadan verilen karara karşı bu husus istinaf dilekçesinde açıkça ileri sürülmelidir. 7589 sonrası düzende bu itiraz, 45. maddenin 5. fıkrasının (f) bendine dayandığı için daha güçlü bir dayanağa sahiptir. İleri sürülmezse, mercinin kendiliğinden aynı sonuca varması beklenemez.

Karşıt inceleme ve varsayıma dayalı tespitler

Teknik incelemenin atlandığı dosyalarda tarhiyat çoğu zaman varsayıma dayanır. Karşıt inceleme yapılmadan kurulan hesapların denetlenmesi, bilirkişi incelemesi talebinin en güçlü gerekçelerinden biridir.

Vergi davasında bilirkişi incelemesi ve keşif süreci

Sık Sorulan Sorular

Vergi davasında bilirkişi incelemesi hangi hâllerde yapılır?

2577 sayılı Kanun’un 31. maddesi bilirkişi ve keşif konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine yollama yapar. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. maddesine göre mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde taraflardan birinin talebi üzerine ya da kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Genel bilgi veya tecrübeyle yahut hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz.

Bilirkişi raporuna kaç gün içinde itiraz edilir?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 281. maddesine göre taraflar, raporun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksik görülen hususların tamamlattırılmasını, belirsiz hususlarda açıklama yapılmasını veya yeni bilirkişi atanmasını talep edebilir. Talebin bu sürede hazırlanması çok zor veya imkânsızsa ya da özel yahut teknik bir çalışma gerektiriyorsa, bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.

Bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilirse ne olur?

16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’la yeniden yazılan 45. maddenin 5. fıkrasının (f) bendine göre, keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği hâlde yaptırılmadan karar verilmesi, bölge idare mahkemesinin istinaf başvurusunu kabul ederek kararı kaldırmasına ve dosyayı mahkemeye göndermesine yol açar. Bölge idare mahkemesi bu eksikliği kendisi de giderebilir.

Bilirkişi raporu tebliğ edilmeden karar verilebilir mi?

Raporun taraflara tebliğ edilmemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 281. maddesindeki iki haftalık itiraz hakkını fiilen kullanılamaz hâle getirir. Rapora karşı diyeceklerini sunamayan tarafın silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri bakımından zarar gördüğü kabul edilmektedir.

Vergi mahkemesi bilirkişi talebini reddedebilir mi?

Edebilir. Bilirkişiye başvurulması, uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektirmesine bağlıdır; bu şart yoksa talep reddedilir. Ancak dosyanın çözümü gerçekten teknik inceleme gerektiriyorsa, re’sen araştırma ilkesi uyarınca mahkemenin bu incelemeyi yaptırması beklenir ve eksiklik kanun yolunda ileri sürülebilir.

Sonuç

Vergi davasında bilirkişi incelemesi, hesaba dayalı tarhiyatlarda sonucu en çok etkileyen usul aracıdır. Talebin kabul görmesi, dosyanın teknik yönünün hukuki yönünden ayrılarak gösterilmesine bağlıdır; rapor alındıktan sonra ise iki haftalık itiraz süresi ve itirazın somutluğu belirleyici olur.

Aras Hukuk ve Danışmanlık

Related Posts

Leave a Reply

Call Now Button