İçerik Başlıkları
Varlık barışı e-ticaret tarhiyat ilişkisi, internet üzerinden satış yapan ve sonradan kargo şirketi raporuyla kayıt dışı hasılatı tespit edilen mükellefler için kritik önemdedir. Danıştay 9. Daire, 08.05.2024 tarihli E:2022/852, K:2024/2472 sayılı kararıyla; 7186 sayılı Kanun kapsamında bildirilen varlığın aksine somut tespit yoksa kayıt dışı hasılat olarak kabul edilmesi gerektiğini ve cezalı katma değer vergisi tarhiyatının kaldırılması gerektiğini hükme bağlamıştır.
Kararın Özeti
⚖️ KARGO TAHSILATLI E-TİCARET SATIŞINDA VARLIK BARIŞI BİLDİRİMİ CEZALI TARHİYATA KALKAN OLUR MU?
Dava Konusu Olay: Davacı internet üzerinden perakende kol saati satışı yapmaktadır. İdare 2018 yılında kargo şirketinden alınan ayrıntılı listede toplam 2.184 taşıma işleminden 1.393 adet tahsilatlı gönderi (791 tahsilatsız, 464 iade) karşılığında 585.915 TL satış tutarı, davacının banka hesabına kargo şirketince yatırılan tutarın ise 586.550 TL olduğunu tespit etmiştir. Davacı belgesiz emtia alıp faturasız sattığını ikrar etmiştir. Davacı, 29.11.2019 tarihinde 7186 sayılı Kanun kapsamında defter kayıtlarında yer almayan para için varlık barışı bildirimi yapıp tahakkuk eden vergiyi süresinde ödemiştir. İdare bildirimden sonra belgesiz satış nedeniyle re’sen katma değer vergisi tarh etmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi katma değer vergisini kaldıran ve Danıştay 9. Dairesince onanan gerekçeler şöyledir:
- Aynı tespitlere dayanan gelir vergisi davasında Bölge İdare Mahkemesi davacının beyan ettiği varlıklar nedeniyle inceleme ve tarhiyat yapılamayacağı sonucuna ulaşmış, cezalı gelir vergisini kaldırmıştır.
- Dava konusu katma değer vergisinin dayanağı ve matrahı aynı vergi inceleme raporuyla belirlenen tutara bağlıdır; gelir vergisi tarhiyatı hukuka aykırı bulunduğundan KDV tarhiyatı da hukuka aykırıdır.
- Tetkik Hâkimi düşüncesinde belirtildiği gibi, mükellef tarafından 7186 sayılı Kanun kapsamında beyan edilen varlığın, 2018 yılı ticari faaliyetinden sağlanıp kayıt ve beyan dışı bırakılan varlık olduğunun kabulü gerekir.
- Aksi yönde bir tespit, yani beyan edilen varlığın aynı faaliyetten geldiği reddedilmedikçe, varlık barışı bildirimi koruma sağlar.
- Bu nedenle 2018/Ocak-Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi hukuka aykırıdır.
📌 İlke: Varlık barışı bildirimi yapılan tutarın mükellefin ticari faaliyetinden sağlanıp kayıt dışı bırakılan varlık olduğu kabul edildiğinde, aynı varlığa ilişkin tarhiyat yapılamaz. Bu nüansın Danıştay 3. Dairesinin E:2022/2864, K:2024/6301 sayılı kararındaki daha güçlü mükellef lehine yaklaşımından dardır; içtihat tam oturmadığından her olayın somut koşullarına göre değerlendirme gerekir.
Danıştay 9. Daire, E:2022/852, K:2024/2472, T:08.05.2024
Mükellef için pratik çıkarımlar: Karar; varlık barışı e-ticaret tarhiyat tartışmalarında savunma stratejisinin nasıl kurulacağı açısından da yol göstericidir. Kargo tahsilatı (585.915 TL) ile banka hesabına yatan tutar (586.550 TL) arasındaki yalnızca 635 TL fark, bildirim ile inceleme matrahının aynı para birikimine ait olduğunun kanıtlanması bakımından belirleyici görülmüştür. Mükellef savunmasında varlık barışı bildirimi ile inceleme matrahının aynı ticari döneme ve aynı para birikimine ait olduğunu tutar uyumuyla göstermesi, ispat yükünün idareye geçmesini sağlar. Aynı şekilde, varlık barışı bildiriminin inceleme başlamadan önce yapılmış olması da niyet unsuru bakımından lehe değerlendirilen kritik bir tarihsel kesişimdir.
Bağlı dava stratejisi: Aynı vergi inceleme raporundan doğan gelir vergisi ve katma değer vergisi tarhiyatları matrah ve dayanak yönünden bağlı olduğundan, dava dosyaları paralel takip edilmelidir. Olayda gelir vergisi davasının lehe sonuçlanması, bağlı KDV tarhiyatının da aynı gerekçeyle kaldırılmasını sağlamıştır. Bu nedenle aynı inceleme raporundan doğan tüm tarhiyatlar için ayrı ayrı dava açılmalı; istinaf ve temyiz aşamalarında dosyalar arasında hukuki bağlantı kurularak varlık barışı e-ticaret tarhiyat ekseninde tek bir bütünsel savunma hattı oluşturulmalıdır. İçtihat tam oturmadığından dilekçeye varlık barışı argümanının yanında klasik kayıt dışı hasılat savunması (ispat yükü, karşıt inceleme yokluğu, tek delil yetersizliği) yedek argüman olarak eklenmelidir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki bölümde Danıştay 9. Daire’nin E:2022/852, K:2024/2472 sayılı, 08.05.2024 tarihli kararının (UYAP yayın metnindeki maskelerle birlikte) tam metni yer almaktadır.
Danıştay 9. Daire E:2022/852, K:2024/2472, T:08.05.2024 — Tam Metni Görüntüle
Karar Künyesi
T.C.
DANIŞTAY
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No: 2022/852
Karar No: 2024/2472
Karar Tarihi: 08.05.2024
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İstemin Konusu
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama Süreci
Dava konusu istem: Davacı adına, belgesiz satış hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen 2018/Ocak-Aralık dönemleri katma değer vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının 2018 yılı işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporunda, davacının, internet üzerinden perakende kol saati satışı faaliyeti ile uğraştığı, siparişleri tedarik edip … Kargo Servisi A.Ş. aracılığıyla gönderdiği, 2018 yılında … Kargo A.Ş. dışında başka bir firma ile taşıma sözleşmesinin bulunmadığı, söz konusu kargo şirketinden alınan ayrıntılı liste incelendiğinde kargo gönderim işlemlerinin tahsilatlı gönderi ve tahsilatsız gönderi şeklinde yapıldığı, 2018 yılında toplam 2184 adet taşıma işleminin gerçekleştirildiği, bunun 1393 adedinin tahsilatlı, 791 adedinin ise tahsilatsız gönderi olduğu, 2184 adet gönderinin 464 adedinin ise iade olduğu, mükellefin 2018 yılında kargo aracılığıyla tahsilatlı olarak gönderilen 1393 adet kol saati karşılığında 585.915,00 TL satış bedeli tahsilatı yapıldığı, davacının … Bankası … nolu hesabına kargo firması tarafından yatırılan tutarın ise 586.550,00 TL olduğu, arada çok cüzi bir miktarın (635,00 TL) olduğu, satışını gerçekleştirdiği emtiaları belgesiz olarak aldığını ve fatura düzenlemeyerek bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığını ikrar etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının 2018 yılında satışını gerçekleştirdiği bir kısım emtiayı kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle ve davacı lehine olan doneler dikkate alınmak suretiyle bulunan matrah üzerinden re’sen salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacı tarafından 7186 sayılı Kanun kapsamında Türkiye’de sahip olunan ancak defter kayıtlarda yer almayan para ile ilgili olarak 29.11.2019 tarihinde başvuru yaptığı, tahakkuk eden vergiyi süresinde ödediği dolayısıyla bununla ilgili herhangi bir vergi incelemesi ve tarhiyatının yapılamayacağı iddia edilmişse de; Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların ekonomiye kazandırılması amacıyla söz konusu 7186 sayılı Kanun’un çıkarıldığı, bu kanunla eklenen geçici 90’ıncı maddenin 8’nci fıkrasında yer alan “bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz.” hükmünden de anlaşılacağı üzere yapılan bildirim nedeniyle her hangi bir vergi incelemesi yapılamayacağı ifade edilmiş, diğer nedenlerle yürütülen veya yürütülecek vergi incelemesine engel teşkil etmeyeceği, ayrıca madde de diğer nedenlerle yürütülecek vergi incelemesi sonucunda tespit edilen matrah farkı veya tarhı önerilecek verginin yapılan bildirim tutarından mahsup edileceğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde bu durumun 7186 sayılı Kanun’dan yararlanmak için başvuruda bulunan davacının incelenmesinde ve cezalı tarhiyatların yapılmasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlığın çözümü, davacının elde ettiği gelirini kayıt ve beyan dışı bırakıp bırakmadığı ve “varlık barışı” olarak 7186 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler kapsamında beyan edilen varlıklar nedeniyle inceleme ve tarhiyat yapılıp yapılamayacağı hususlarının tespitine bağlı olduğundan, davacı hakkında yapılan vergi incelemesi sonucu aynı tespitlere dayanılarak vergi inceleme raporunda belirlenen matrah üzerinden davacı adına 2018 yılı için re’sen salınan vergi ziyaı cezalı gelir vergisine karşı … Vergi Mahkemesi’nde açılan davada verilen … tarih ve E:… K:… sayılı davanın reddine dair kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesi’nce … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davacının beyan ettiği varlıklar nedeniyle inceleme ve tarhiyat yapılamayacağı sonucuna ulaşıldığından salınan cezalı gelir vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, bu durumda, dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin dayanağı ve matrahı yönünden bağlı olduğu ve davacı adına aynı nedenlerle 2018 yılı için re’sen salınan vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılmasına karar verildiğinden, aynı maddi ve hukuki gerekçeler uyarınca, dava konusu 2018/Ocak ilâ Aralık dönemleri için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, vergi mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne ve cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Temyiz Edenin İddiaları
Vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
Karşı Tarafın Savunması
Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hâkimi’nin Düşüncesi
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 7186 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile eklenen geçici 90. maddesinin değerlendirilmesinden, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan kuralda sayılı varlıkların 31/12/2019 tarihine kadar beyan edilmesi ve beyan üzerine tahakkuk ettirilen verginin süresinde ödenmesi kaydıyla beyan edilen varlıklar nedeniyle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılamayacağı, beyan dışı bırakılan varlıklar nedeniyle yapılan vergi incelemesinde ise mükelleflerin faaliyetlerine ilişkin varlığın beyan dışı bırakıldığının tespiti halinde bu varlıklar nedeniyle cezalı tarhiyat yapılabileceği anlaşılmaktadır. Bu itibarla olayda, cezalı tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporunda, davacı tarafından 7186 sayılı Kanun kapsamında beyan edilen varlığın, davacının 2018 yılı ticari faaliyetinden elde ettiği ve beyan dışı bıraktığı varlık haricinde bir varlık olduğuna dair tespit bulunmadığı hususu dikkate alındığında, davacı tarafından 7186 sayılı Kanun kapsamında beyan edilen varlığın, ticari faaliyetinden sağlanıp kayıt ve beyan dışı bırakılan bir varlık olduğunun kabulü gerektiği, dolayısıyla belgesiz satış hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davalının temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklanan nedenlerle onanması gerektiği düşünülmektedir.
Hukuki Değerlendirme
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar Sonucu
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Sıkça Sorulan Sorular
Varlık barışı e-ticaret tarhiyatına karşı kalkan olur mu?
Danıştay 9. Daire 08.05.2024 tarihli E:2022/852, K:2024/2472 sayılı kararına göre, bildirilen varlığın ticari faaliyetten geldiği yönünde idarece ayrı bir tespit yoksa, kayıt dışı hasılat olarak değerlendirilen tutarın varlık barışıyla zaten kayıt altına alındığının kabulü gerekir; bu durumda cezalı KDV tarhiyatı kaldırılmaktadır.
Varlık barışı bildirimi inceleme sonrasında yapılırsa korur mu?
D9 kararındaki olayda bildirim incelemeden önce yapılmıştır. Bildirim incelemeden sonra yapıldığında daire, niyet ve zamanlama gerekçesiyle korumayı daha dar yorumlama eğilimindedir. Bu nedenle vergi incelemesi başlamadan varlık barışından yararlanılması savunmayı en güçlü konumda tutar.
İdare bildirilen tutarı bulunan matrahtan mahsup etmek zorunda mıdır?
7186 sayılı Kanun’un geçici 90. maddesinde açık bir mahsup hükmü bulunmamaktadır. Ancak Danıştay 9. Daire, ispat yükünü idareye yükleyerek, ayrı kaynak gösterilmedikçe bildirilen tutarın aynı kayıt dışı varlık olduğunun kabul edilmesi gerektiğini söylemektedir. Sonuç olarak otomatik mahsup yerine, tarhiyatın tümden kaldırılması yoluna gidilmektedir.
Bağlı KDV ve gelir vergisi tarhiyatları ayrı mı kaldırılır?
Aynı inceleme raporuna oturan KDV ve gelir vergisi tarhiyatları matrah ve dayanak yönünden bağlıdır. D9 2024/2472 kararında bağlı gelir vergisi davasının kabul edilmesi, KDV tarhiyatının da aynı gerekçeyle kaldırılması sonucunu doğurmuştur. Bu nedenle varlık barışı e-ticaret tarhiyat davalarında iki davanın paralel takibi şarttır.









