0312 911 83 10
·
av.fatiharas@gmail.com
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
DANIŞMANLIK

GVK Madde 40 – İndirilecek Giderler

GVK Madde 40 - İndirilecek Giderler

Gelir Vergisi Kanunu Madde 40 – İndirilecek Giderler

Safi kazancın tespit edilmesi için, aşağıdaki giderlerin indirilmesi kabul edilir:

  1. Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler. (Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 (yeniden değerleme oranlarıyla artırılan tutar) Türk lirasına kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının yasada belirtilen tutara kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.)
  2. Hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatında iaşe ve ibate giderleri, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı (Bu primlerin ve aidatın istirdat edilmemek üzere Türkiye’de kain sigorta şirketlerine veya emekli ve yardım sandıklarına ödenmiş olması ve emekli ve yardım sandıklarının tüzel kişiliği haiz bulunmaları şartıyla), 27 nci maddede yazılı giyim giderleri.
  3. İşle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar.
  4. İşle ilgili ve yapılan işin ehemmiyeti ve genişliği ile mütenasip seyahat ve ikamet giderleri (Seyahat maksadının gerektirdiği süreye maksur olmak şartıyla).
  5. Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri. (Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70’i indirilebilir.)
  6. İşletme ile ilgili olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçlar.
  7. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar. (İşletmeye dâhil olan gayrimenkulün iktisadi değerini artırıcı niteliği olan ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik harcamalar, yapıldığı yılda doğrudan gider yazılabilir. Binek otomobillerinin iktisap bedeli ile amortismana tabi tutarı yönünden 7194 sayılı Kanun ile getirilen üst sınırlar uygulanır.)
  8. İşverenlerce, Sendikalar Kanunu hükümlerine göre sendikalara ödenen aidatlar (ödenen aidatın bir aylık tutarı, işyerinde işçilere ödenen çıplak ücretin bir günlük toplamını aşamaz).
  9. İşverenler tarafından ücretliler adına bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları (ödemenin yapıldığı ayda elde edilen ücretin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamaz).
  10. Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedeli.
  11. Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen işbaşı eğitim programlarından faydalananlara, programı yürüten işverenlerce fiilen ödenen tutarlar (her bir katılımcı itibarıyla aylık olarak asgari ücretin brüt tutarının yarısını aşamaz).

Madde Hakkında Genel Açıklama

Gelir Vergisi Kanunu Madde 40, ticari kazancın gerçek usulde tespitinde safi kazancın belirlenmesi amacıyla indirilebilecek gider kalemlerini sayar. Maddede kullanılan ana ölçüt, harcamanın ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile bağlantılı olmasıdır. Bu bağlantının somut, açık ve ölçülü olması gerekir. Maddede sayılan kalemler dışında kalan harcamalar, kanunen kabul edilmeyen gider olarak değerlendirilir ve safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılamaz.

Maddenin yürürlüğe girdiği 1960 yılından bu yana çok sayıda değişiklik yapılmıştır. En önemli değişikliklerden biri 5/12/2019 tarihli ve 7194 sayılı Kanun ile getirilen binek otomobil gider sınırlandırmasıdır. Bu düzenleme uyarınca; kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerin aylık kira bedelinin yasada belirtilen tutara kadarlık kısmı, iktisaba ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisinin yasada belirtilen toplamı, taşıt giderlerinin en fazla %70’i ve binek otomobillere ait amortismanın yasada belirtilen iktisap tutarına isabet eden kısmı gider olarak dikkate alınabilir. Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobil kiralama veya işletmeciliği olan mükellefler bu sınırlamadan istisnadır.

Bunun dışında 2003 yılında 5035 sayılı Kanun ile gıda bankacılığı bağışları (10. bent), 2015 yılında 6645 sayılı Kanun ile İŞKUR işbaşı eğitim ödemeleri (11. bent), 2016 yılında 6728 sayılı Kanun ile gayrimenkulün iktisadi değerini artırıcı ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu harcamaları (7. bent ek hükmü) gider olarak kabul edilmiştir. Bireysel emeklilik katkı payları için 4697 ve 6327 sayılı Kanunlarla yapılan düzenlemeler ile ücretin %15’ini ve yıllık asgari ücretin tutarını aşmamak üzere indirim hakkı tanınmıştır.

Maddenin uygulanmasında ortaya çıkan en sık ihtilaf konuları; götürü gider indiriminin belgelendirme şartına bağlı olup olmadığı, ödenmeyen tazminatların gider yazılıp yazılamayacağı, üyeliği zorunlu olmayan derneklere ödenen aidatların kazançtan indirilip indirilemeyeceği, şahsi nitelikteki harcamaların ticari kazancın tespitinde dikkate alınıp alınamayacağı ve özel iletişim vergisinin 6802 sayılı Kanun karşısında durumudur. Aşağıda bu konularda Danıştay’ın verdiği güncel kararlar derlenmiştir.

İndirilecek Giderler ile İlgili Danıştay Kararları

1- DANIŞTAY 3. Daire

Esas Yıl/No: 2019/5035

Karar Yıl/No: 2022/2560

Karar tarihi: 30.05.2022

İHRACATTA GÖTÜRÜ GİDER İNDİRİMİ – BELGELENDİRME ŞARTI BULUNMADIĞI – İHTİRAZİ KAYITLA BEYAN ÜZERİNE TAHAKKUKUN İPTALİ – TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ

ÖZET: Davacı çelik servis merkezi şirketi, 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesini ihtirazi kayıtla vererek, ihracattan kaynaklı satış hasılatının binde beşi oranındaki götürü gider indiriminin kurum kazancının belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür. Vergi Mahkemesi, “193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinin 1. bendinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan ve Vergi Usul Kanunu uyarınca belgelendirilmesi gereken genel giderlere ilaveten yurt dışındaki işlerle ilgili giderlere karşılık olmak üzere hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla götürü giderin kazançtan indirilebileceği hususu herhangi bir şarta bağlı kalmaksızın kabul edildiğinden, götürü gider indirimi için belgesi temin edilemeyen bir harcama olduğunun ve bu harcamanın muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiğinin ispatına gerek bulunmadığı” gerekçesiyle tahakkuku iptal etmiştir. Bölge İdare Mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiş; Danıştay 3. Daire de, davalı idarenin temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğini belirterek oybirliğiyle onamıştır. Davacının haksız yere tahsil edilen vergi tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek tecil faizi ile birlikte iadesine karar verilmiştir.

(193 S. K. m. 40/1; 213 S. K. m. 112/4; 2577 S. K. m. 49; 194 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği)

2- DANIŞTAY 4. Daire

Esas Yıl/No: 2018/5443

Karar Yıl/No: 2022/7143

Karar tarihi: 29.11.2022

ULUSLARARASI TAHKİM KARARI GEREĞİNCE ÖDENEN TAZMİNAT – GVK m. 40/3 KAPSAMINDA İNDİRİLEBİLİR GİDER – TENFİZ EDİLMEMİŞ TAHKİM KARARI – DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ

ÖZET: Çikolata ve tarım ürünleri ticareti yapan davacı şirket, 2014-2015 özel hesap dönemi kurumlar vergisi beyannamesinde, uluslararası tahkim kararı gereğince karşı tarafa ödenen 9.250.000,00 TL tutarındaki tazminatı kanunen kabul edilmeyen gider olarak matraha ilave eden işlemin iptalini istemiştir. Vergi Mahkemesi, “ticari ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlık hakkında verilen tazminata ilişkin yabancı tahkim kararının taraflar arasında karşılıklı rıza ile yerine getirilmesine yönelik ödenen 9.250.000,00 TL’nin işle ilgili bir ödeme olduğu anlaşıldığından, yapılan tazminat ödemesinin kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilmemesi sonucunda yapılan işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı” sonucuna varmıştır. Davalı idare, tahkim kararının tenfiz edilmediğini, ilam niteliğinde olmadığını ve GVK m. 40/3 kapsamında olmadığını ileri sürmüş; ancak Danıştay 4. Daire, kararın hukuka uygun olduğunu belirterek oybirliğiyle onamıştır. Karar, ticari ilişkilerden doğan uluslararası tahkim ödemelerinin GVK m. 40/3 kapsamında safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceğine ilişkin önemli bir emsal niteliğindedir.

(193 S. K. m. 40/3; 5520 S. K. m. 6; 2577 S. K. m. 49)

3- DANIŞTAY 9. Daire

Esas Yıl/No: 2020/2367

Karar Yıl/No: 2022/6024

Karar tarihi: 30.11.2022

ÜYELİĞİ ZORUNLU OLMAYAN DERNEĞE ÖDENEN AİDATLAR – ÖDENMEYEN İHBAR VE KIDEM TAZMİNATLARI – GİDERİN İNDİRİLEBİLİRLİĞİNDE İŞLE İLGİLİLİK VE ÖLÇÜLÜLÜK İLKESİ

ÖZET: Karar, GVK m. 40 uyarınca giderin kurum kazancından indirilebilmesinin koşullarını ortaya koyan önemli bir ilke kararıdır. Danıştay 9. Daire, “yapılan giderin kurum kazancından indirilebilmesi için bu giderin gelirin elde edilmesi için yapılması, katlanılan giderle yapılan iş arasında açık bir bağın olması ve katlanılan giderle yapılan iş arasında ölçülülük ilkesine aykırı bir durumun olmaması gerektiği” ölçütlerini benimsemiştir. Bu ölçütler ışığında; üyeliği zorunlu olmayan bir derneğe ödenen üyelik aidatları yönünden, “şirketin faaliyetini gerçekleştirmesi için anılan derneğe üye olmasının zorunlu olmadığı, bu durumun şirketin takdirinde olduğu” gerekçesiyle aidatların gider yazılmasında hukuka uygunluk bulunmadığına karar verilmiştir. İhbar ve kıdem tazminatları yönünden ise “kanun emrine istinaden ayrılan ihbar ve kıdem tazminatlarının gider olarak dikkate alınması için ödenmesinin gerekli olduğu, ilgili dönem giderlerine yansıtıldığı halde ödenmeyen ihbar ve kıdem tazminatlarının kurum kazancının yanlış hesaplanmasına sebep olacağı” belirtilerek ödeme yapılmadığı sürece bu kalemlerin gider yazılamayacağı kabul edilmiştir. Karar, GVK m. 40/1 ve m. 40/3 hükümlerinin uygulanmasında fiili ödeme şartı, ölçülülük ve işle ilgililik testi bakımından yerleşik bir referans değeri taşımaktadır.

(193 S. K. m. 40/1, 40/3; 5520 S. K. m. 6; 1475 S. K. m. 14)

4- DANIŞTAY 4. Daire

Esas Yıl/No: 2018/2949

Karar Yıl/No: 2022/3224

Karar tarihi: 24.05.2022

ŞAHSİ HARCAMALAR – EV EŞYASI, BİLGİSAYAR, UÇAK BİLETİ – FAALİYET KONUSU İLE İLGİSİ OLMAYAN GİDERLER – DOĞRUDAN GİDER YAZILAMAYACAK SABİT KIYMETLER

ÖZET: Plastik profil imalatı yapan davacı şirket adına 2013 yılı için resen tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve geçici vergilerin kaldırılması istemiyle açılan davada, kanunen kabul edilmeyen giderler kalemi yönünden Vergi Mahkemesi şu tespiti yapmıştır: “adı geçen mükellefin, gider olarak kaydetmiş olduğu ev eşyası, bilgisayar ve aparatlarının şahsi ihtiyaçları karşılamak için olduğu, alınan uçak biletinin ise şahsi ziyaret nedeniyle kullanılmış olduğunun kurum temsilcisinin ifadeleriyle kabul edildiği, söz konusu giderlerin, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40/1. ve 40/4. hükümlerine aykırı olarak gider kaydedildiği, faaliyet konusu ile ilgisi olmayan bu harcamaların gider olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı” belirtilmiştir. Ayrıca “adı geçen mükellef bünyesinde ofiste kullanılmak üzere alınan televizyonun ise, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 313. maddesinde yer alan sınırı geçtiği için doğrudan gider yazılamayacağından ve amortisman olarak kaydedilmesi gerekirken doğrudan gider yazıldığı” tespit edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararı onamış; Danıştay 4. Daire ise temyiz isteminin reddi ile kararın oybirliğiyle onanmasına hükmetmiştir. Karar, faaliyet konusu ile bağı bulunmayan şahsi nitelikteki harcamaların m. 40/1 ve m. 40/4 kapsamında gider yazılamayacağını ve VUK m. 313’te belirtilen sınırı aşan sabit kıymetlerin doğrudan gider değil amortisman yoluyla itfa edilmesi gerektiğini ortaya koyan istikrarlı bir uygulamayı yansıtmaktadır.

(193 S. K. m. 40/1, 40/4; 213 S. K. m. 313; 2577 S. K. m. 49)

5- DANIŞTAY 3. Daire

Esas Yıl/No: 2024/1156

Karar Yıl/No: 2025/2782

Karar tarihi: 12.06.2025

ÖZEL İLETİŞİM VERGİSİNİN GİDER NİTELİĞİ – GVK m. 40/6 İLE 6802 SK m. 39 ÇATIŞMASI – İŞTİRAK HİSSESİ SATIŞINDAN DOĞAN ZARARIN İNDİRİLEBİLİRLİĞİ

ÖZET: 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin ihtirazi kayıtla verilmesi üzerine açılan davada üç ayrı ihtilaf birlikte değerlendirilmiştir: iki yıldan fazla aktifte tutulan iştirak hissesi satışından doğan zararın %75’inin indirilebilirliği, özel iletişim vergisinin gider niteliği ve KVK m. 10/1-c kapsamındaki bağış ve yardım sınırının hesaplanma biçimi. Danıştay 3. Daire, iştirak hissesi satışından doğan zarar yönünden, “zarar kavramı, bir sonuç niteliğinde olup gider kavramı ile özdeşleştirilmesi mümkün olmadığı gibi davacı şirketin iki yıldan fazla aktifinde bulunan iştirak hissesi satışının, işletme faaliyeti niteliğini taşımadığı da dikkate alındığında, söz konusu satıştan kaynaklanan zarar, ne istisna edilmiş bir kazanca ilişkin gider ne de istisna kapsamındaki faaliyetten doğan zarar olarak kabul edilebilir” ve “iştirak hissesi satışından doğan zararın indirim olarak kabul edilmemesi halinde kurumların söz konusu teşvik mekanizmasından yararlanması engellenecek ve mükelleflere ek vergi yükü getirilerek düzenlemenin ruhuna aykırı durum yaratılacaktır” gerekçesiyle davacı lehine bozma kararı vermiştir. Özel iletişim vergisi yönünden ise “Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinin birinci fıkrasının 6. bendine göre gider vergileri, işletme ile ilgili olmak şartıyla safi kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilmekle birlikte 6802 sayılı Kanun’un gider vergileri uygulaması açısından özel hüküm niteliğindeki 39. maddesinin özel iletişim vergisinin gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider olarak kaydedilemeyeceği hükmü ile bu genel kurala istisna getirilmiştir” denilerek özel iletişim vergisinin GVK m. 40/6 kapsamında gider yazılamayacağı kabul edilmiştir. Karar, m. 40/6’nın özel hüküm-genel hüküm çatışması bakımından nasıl uygulanacağına ilişkin güncel ve ilkesel bir referans niteliğindedir.

(193 S. K. m. 40/6; 5520 S. K. m. 5/1-e, 6, 10/1-c, 11; 6802 S. K. m. 39)

Konu ile İlgili Mükellef Lehine GİB Özelgeleri

Aşağıda Gelir İdaresi Başkanlığı’nın GVK m. 40 kapsamında verdiği ve mükellef lehine değerlendirme içeren üç özelge derlenmiştir. Özelge metinlerinden yapılan alıntılar tırnak içinde italik olarak gösterilmiştir.

1- Mükellefiyet Tesisinden Önce Alınan Motosikletin Amortismanı (m. 40/7)

Sayı: E-62030549-120[40-2022]-1511140

Tarih: 25.12.2023

İlgili Vergi Dairesi Başkanlığı: İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı, Gelir Kanunları Gelir ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü

KONU: Mükellefiyet tesisinden önce kurye faaliyetinde kullanılmak üzere alınan ve faturası mükellef adına düzenlenmiş motosikletin amortismanının ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı.

ÖZET: Özelge talebinde, mükellefiyet tesis tarihinden önce sıfır kilometre olarak satın alınan ve kurye faaliyetinde kullanılacak olan motosikletin amortismanının indirim konusu yapılıp yapılamayacağı sorulmuştur. Gelir İdaresi Başkanlığı, GVK m. 37, m. 38 ve m. 40/1-(7) hükümleri ile VUK hükümlerini birlikte değerlendirmiş ve şu sonuca ulaşmıştır: “Bu hüküm ve açıklamalara göre, işe başlama tarihinden önce aldığınız motosikleti işletmeniz aktifine kaydetmeniz ve işte kullanmanız halinde bu motosiklete ilişkin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortisman tutarlarını, Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendine göre ticari kazancınızın tespitinde gider olarak indirim konusu yapmanız mümkün bulunmaktadır.” Özelge, mükellefiyet tesisinden önce iktisap edilmiş ve sonradan işletme aktifine kaydedilen sabit kıymetlere ilişkin amortismanların m. 40/7 kapsamında değerlendirilmesi bakımından önemli bir uygulamacı referansıdır.

(193 S. K. m. 37, 38, 40/7; 213 S. K. m. 313)

2- ÖTV İstisnası Kapsamında Alınan Binek Otomobile Ait Giderler (m. 40/5 ve m. 40/7)

Sayı: E-38418978-120[40-2022/7]-232247

Tarih: 01.06.2023

İlgili Vergi Dairesi Başkanlığı: Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı, Gelir Kanunları Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

KONU: Sağlık nedeniyle %100 ÖTV istisnası kapsamında edinilen binek otomobilin ticari işletmeye dahil edilmesi halinde, araca ait cari giderler ile amortismanın ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı.

ÖZET: Spor tesisi inşaatı faaliyeti yürüten mükellefin, sağlık probleminden dolayı %100 ÖTV istisnasıyla edindiği binek otomobili ticari işletmesine dahil edip edemeyeceği ile söz konusu araca ait giderlerin indirim konusu yapılıp yapılmayacağı sorulmuştur. Gelir İdaresi Başkanlığı, GVK m. 40/1-(5) ve (7) numaralı bentleri, 7194 sayılı Kanun ile getirilen sınırlamaları, 311 Seri No.lu GVGT’nin 14. maddesini ve 4760 sayılı ÖTV Kanununun 7. maddesini birlikte değerlendirerek şu sonuca varmıştır: “ÖTV istisnası kapsamında edindiğiniz binek otomobilin ÖTV’sini ödeyerek ticari işletmenize dahil etmeniz ve işte kullanmanız halinde, bu binek otomobile ilişkin tamir, bakım vb. cari giderlerinin Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi uyarınca %70’inin, amortisman giderlerinin ise yine aynı fıkranın (7) numaralı bendi uyarınca belirlenen tutarlarının ticari kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkündür.” Özelge, ÖTV istisnası kapsamında edinilen binek otomobillerin ticari işletmeye dahil edilmesinin koşullarını ve sonradan ödenen ÖTV ile birlikte m. 40/5 ile m. 40/7 sınırlamaları çerçevesinde gider yazılabilirliğine açıklık getirmektedir.

(193 S. K. m. 40/1-5, 40/1-7; 7194 S. K. m. 13; 4760 S. K. m. 7; 311 Seri No.lu GVGT m. 14)

3- İkinci El Oto Alım Satım Faaliyetinde Binek Otomobil Giderlerinin %70’i (m. 40/5)

Sayı: 38418978-120[40-2020/9-İ]-451502

Tarih: 23.12.2021

İlgili Vergi Dairesi Başkanlığı: Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı, Gelir Kanunları Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

KONU: İkinci el kara taşıtı ticareti (galericilik) yapan mükellefin, satmak amacıyla iktisap ettiği ve geçici olarak kullandığı binek otomobillere ait yakıt, bakım ve onarım giderlerinin ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı.

ÖZET: Galericilik faaliyeti kapsamında satışa konu olarak “153-Ticari Mallar” hesabında izlenen ve satılana kadar test sürüşü, gösterim, müşteriye teslim gibi işlerde kullanılan binek otomobiller bakımından, GVK m. 40/1-(5) bendindeki sınırlamanın uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıdır. Gelir İdaresi Başkanlığı, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanlar için sınırlamanın uygulanmayacağı, ancak ikinci el galericilik faaliyetinin bu istisna kapsamına girmediği gerekçesiyle şu sonuca ulaşmıştır: “kısmen veya tamamen binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi faaliyetiyle iştigal etmediğiniz anlaşıldığından, satışa konu edilmek üzere 153-Ticari Mallar hesabında izlemek suretiyle işletmenize kayıtlı olan ve işte kullanılan binek otomobillere ait yakıt, bakım ve onarım gibi giderlerin en fazla %70’inin ticari kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.” Özelge, satılmak üzere stoka alınan binek otomobillerin de m. 40/5 sınırlamasına tabi olmakla birlikte, sınır içinde kalan %70’lik kısmın indirim konusu yapılabileceğini açıkça kabul etmesi bakımından önemli bir referanstır.

(193 S. K. m. 40/1-5; 311 Seri No.lu GVGT m. 14; 1 Sıra No.lu MSUGT)

Sık Sorulan Sorular

GVK Madde 40 hangi giderleri kapsar?

Gelir Vergisi Kanunu Madde 40, ticari kazancın safi tutarının belirlenmesinde indirilebilecek giderleri 11 bent halinde sayar. Bunlar arasında ticari kazancın elde edilmesi için yapılan genel giderler, hizmetli ve işçilerin sigorta primi ile emekli aidatı gibi giderleri, mukavele veya ilam gereği ödenen tazminatlar, seyahat ve ikamet giderleri, taşıt giderleri, ayni vergiler ve harçlar, amortismanlar, sendika aidatları, bireysel emeklilik katkı payları, gıda bankacılığı bağışları ile İŞKUR işbaşı eğitim ödemeleri yer alır.

İhracatta götürü gider indiriminin belgelendirilmesi şart mıdır?

Danıştay 3. Daire’nin 30/05/2022 tarihli E. 2019/5035 K. 2022/2560 sayılı kararına göre, ihracat hasılatının binde beşini aşmamak üzere uygulanan götürü gider indirimi için belgesi temin edilemeyen harcamanın olduğunun ve bu harcamanın muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiğinin ispatı zorunlu değildir. Yasal düzenleme götürü gider indirimini herhangi bir şarta bağlamamıştır.

Ödenmeyen ihbar ve kıdem tazminatları gider yazılabilir mi?

Danıştay 9. Daire’nin 30/11/2022 tarihli E. 2020/2367 K. 2022/6024 sayılı kararına göre, kanun emrine istinaden ayrılan ihbar ve kıdem tazminatlarının gider olarak dikkate alınması için fiilen ödenmiş olması gerekir. İlgili dönem giderlerine yansıtılmış ancak ödenmemiş tazminatlar GVK m. 40/3 kapsamında indirim konusu yapılamaz.

Şahsi nitelikli harcamalar ticari kazancın tespitinde gider olarak kabul edilir mi?

Hayır. Danıştay 4. Daire’nin 24/05/2022 tarihli E. 2018/2949 K. 2022/3224 sayılı kararı uyarınca, faaliyet konusu ile ilgisi bulunmayan ev eşyası, kişisel bilgisayar, şahsi seyahatlere ilişkin uçak bileti gibi giderler GVK m. 40/1 ve m. 40/4 hükümlerine aykırı olduğundan kazançtan indirilemez.

Özel iletişim vergisi GVK m. 40/6 kapsamında gider yazılabilir mi?

Hayır. Danıştay 3. Daire’nin 12/06/2025 tarihli E. 2024/1156 K. 2025/2782 sayılı güncel kararı uyarınca, GVK m. 40/6 işletme ile ilgili ayni vergi, resim ve harçların gider olarak indirilebileceğini düzenlese de 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 39. maddesinin özel hüküm niteliğindeki açık düzenlemesi gereğince özel iletişim vergisi gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider olarak kaydedilemez.

Binek otomobil giderleri ne kadar indirilebilir?

5/12/2019 tarihli ve 7194 sayılı Kanun ile getirilen sınırlamalara göre kiralanan binek otomobillerin aylık kira bedelinin yasada belirtilen tutara kadarlık kısmı, iktisaba ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisinin yasada belirtilen toplam tutarı, taşıt giderlerinin en fazla yüzde yetmişi ve binek otomobillere ait amortismanın yasada belirtilen iktisap tutarına isabet eden kısmı gider olarak dikkate alınabilir. Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobil kiralama veya işletmeciliği olan mükellefler bu sınırlamadan müstesnadır.

Sonuç

Gelir Vergisi Kanunu Madde 40, ticari kazancın gerçek usulde tespitinde safi kazancın belirlenmesini düzenleyen temel hükümdür. Maddede sayılan giderlerin indirilebilmesi için harcamanın ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile bağlantılı olması, açık ve ölçülü bulunması, kanun emrine veya mukaveleye istinaden gerçekleştirilmiş olması gibi koşullar Danıştay içtihatlarında istikrarlı biçimde aranmaktadır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesi 1960’tan bugüne çok sayıda değişikliğe uğramış olup özellikle 2019 yılında 7194 sayılı Kanun ile getirilen binek otomobil sınırlandırmaları, sonraki dönem mükelleflik uyuşmazlıklarının önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Madde uyarınca yapılan tarhiyatlarda, gider niteliği tartışmalı kalemler bakımından somut delil ve dayanak araştırmasının kanun hükümleri ile içtihat birlikte değerlendirilerek yapılması, hak kayıplarının önüne geçilmesi bakımından önem taşımaktadır.

GVK Madde 40 - Aras Hukuk Danışmanlık

Related Posts

Leave a Reply

Call Now Button