İçerik Başlıkları
Tahsil zamanaşımı, vergi borçlarının belirli bir sürenin geçmesiyle takip ve tahsil kabiliyetini yitirmesi sonucunu doğuran ve mükellefin hukuki güvenliğini koruyan temel bir kurumdur. Bu süreyi düzenleyen ve kesen halleri belirleyen 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uygulamasında, vergi idaresinin zamanaşımı süresinin dolmasına yakın tarihlerde yaptığı düşük tutarlı tahsilatların zamanaşımını kesen bir sebep olarak kabul edilip edilemeyeceği uzun süredir tartışma konusu olmuştur. Danıştay 3. Dairesi, son tarihli kararıyla bu meseleyi açıklığa kavuşturmuş; kamu alacağının toplam miktarına oranla cüzi kalan ve mükellefin iradesi dışında gerçekleşen ödemelerin tahsil zamanaşımını kesen bir neden olarak kabul edilemeyeceğini hüküm altına almıştır.
Tahsil Zamanaşımı ve Cüzi Ödeme Uyuşmazlığı
Davacı adına 2010 ila 2015 yıllarına ait muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirleri 2017 yılında ilanen tebliğ edilmiş, 7.884.838,00 TL tutarındaki borcun tahsili amacıyla 2015 yılında davacının aracı haczedilmiştir. İdare, takip eden yıllarda davacının banka hesaplarına haciz bildirimleri göndererek küçük tutarlı tahsilatlar yapmış ve her bir tahsilatın 6183 sayılı Kanun’un 103. maddesi anlamında zamanaşımını kestiğini ileri sürmüştür. Davacı, ödeme emirlerinin 2017 yılında tebliğinden itibaren beş yıllık tahsil zamanaşımı süresi içinde zamanaşımını kesen geçerli bir sebep bulunmadığını ve 2015 yılındaki araç haczi sonrasında uygulanan banka hacizlerinin zamanaşımına uğrayan bir alacağın takibi mahiyetinde olduğunu ileri sürerek bu hacizlerin kaldırılması istemiyle dava açmıştır.
Tahsil Zamanaşımı Müessesesinin Yasal Çerçevesi
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 113. maddesinde zamanaşımı, sürenin geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak ifade edilmiştir. 6183 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Aynı Kanun’un 103. maddesinde ise zamanaşımını kesen haller sayılmış olup, ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, ödeme emri tebliği, mal bildirimi ve mal edinme bildirimi gibi işlemler kesici sebepler arasında düzenlenmiştir. Kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren tahsil zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar.
Tahsil Zamanaşımına İlişkin Mahkeme Gerekçeleri
- Vadeleri 2010 ila 2015 yılları olan vergi ve cezalar için işlemeye başlayan tahsil zamanaşımı süresi, ödeme emirlerinin 2017 yılında tebliğ edilmesiyle kesilmiştir.
- 2015 yılındaki araç haczi dışında, sonraki dönemde tahsil zamanaşımını durduran veya kesen geçerli bir sebep bulunmamaktadır.
- Kamu alacağının toplam miktarı ve günün ekonomik şartları dikkate alındığında düşük miktarda kalan ödemelerin, mükellefin iradesi/bilgisi dahilinde veya cebren takip işlemleri neticesinde gerçekleştirilmediği anlaşılmıştır.
- Bu nitelikteki cüzi ödemelerin 6183 sayılı Kanun’un 103. maddesi anlamında tahsil zamanaşımını kesen bir neden olarak kabulüne hukuken olanak bulunmamaktadır.
- Tahsil zamanaşımına uğrayan kamu alacağı için davacının banka hesaplarına ve aracına uygulanan haciz işlemlerinde hukuka uygunluk görülmemiş ve aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
📌 Tahsil Zamanaşımı Bakımından Temel Hukuki İlke
Bir tahsilatın 6183 sayılı Kanun’un 103. maddesi anlamında tahsil zamanaşımını kesen “ödeme” olarak kabul edilebilmesi için anlamlı bir tutarda olması ve mükellefin iradesi ya da cebren takip işlemleri neticesinde gerçekleşmiş bulunması aranmaktadır. Kamu alacağının toplam miktarına oranla cüzi kalan, zamanaşımı süresinin dolmasına yakın tarihlerde ve mükellefin bilgisi dışında yapılan ödemeler kesici sebep teşkil etmez. Bu yöndeki içtihat, idarenin sembolik tahsilatlarla zamanaşımı süresini fiilen ortadan kaldırmasının önüne geçmekte ve mükellefin hukuki güvenliği ile mülkiyet hakkını koruyan kurumsal işlevin sürdürülmesini sağlamaktadır.
Karar Künyesi
Mahkeme: Danıştay 3. Daire Başkanlığı
Esas No: 2025/3438
Karar No: 2025/3691
Karar Tarihi: 06.10.2025
Oy Durumu: Oyçokluğu
Kararın Tam Metni
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2025/3438 E. , 2025/3691 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/3438
Karar No : 2025/3691
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının banka hesaplarına ve aracına, … tarih ve … sayılı haciz bildirisine konu 2008 ila 2014 yıllarına ait muhtelif vergi borçları nedeniyle uygulanan hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … tarih ve … sayılı haciz bildirisine konu uyuşmazlık konusu haczin dayanağı … tarih ve …, …, … takip numaralı ödeme emirlerinin 2017 yılında ilanen tebliğ edilerek borcun kesinleştiği olayda, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğinin usule uygun olduğu kabul edilse dahi 2017 takvim yılı başından itibaren 5 yıllık tahsil zamanaşımı süresinin sona erdiği tarihe kadar zamanaşımını kesen bir durumun varlığı davalı idarece ortaya konulamadığından, tahsil zamanaşımına uğrayan kamu alacağı için davacının banka hesaplarına ve mal varlığına uygulanan hacizlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle hacizler kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu hacizlerin dayanağı ödeme emirlerinin ilanen tebliği öncesinde davacının ikamet adresinde bulunmadığına dair 25/09/2012 ve 13/05/2014 tarihlerinde muhtar nezdinde tespit yapılarak bu durumun tutanak altına alındığı görüldüğünden, ödeme emirlerinin tebliğinin usulüne uygun olduğu, davacının motorlu taşıtına ilk defa 2015 yılında haciz tesis edildiği, banka hesaplarına ise her yıl haciz bildirimlerinin gönderildiği ve her yıl hesaplarında bulunan farklı tutarda paranın haczedildiği anlaşıldığından, hacizlerin mükerrer olmadığı ve zamanaşımını kestiğinin kabul edilmesi gerektiği dolayısıyla usulüne uygun tebliğ edilen ödeme emirleri içeriği kamu alacağının tahsili amacıyla davacının banka hesaplarına uygulanan hacizlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Uyuşmazlık konusu hacizlerin dayanağı ödeme emirlerinin tebliğinin usulsüz olduğu dolayısıyla tahsil zamanaşımına uğrayan kamu alacağı için banka hesaplarına ve mal varlığına uygulanan hacizlerde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Tahsil zamanaşımına uğrayan kamu alacağı için davacının banka hesaplarına uygulanan hacizde hukuka uygunluk bulunmadığından, aksi yönde verilen Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacı adına 2010 ila 2015 yıllarına ait muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirleri 2017 yılında ilanen tebliğ edilmiş, en son … tarih ve … sayılı haciz bildirisine konu 7.884.838-TL tutarında borcun tahsili amacıyla 2015 yılında davacının aracı haczedilmiş, mükellef tahsilat sorgulamalarından görüldüğü üzere 2017 ila 2024 yılları arasında da haciz bildirileri gönderilerek düşük tutarlı tahsilatlar yapılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 113. maddesinde zamanaşımı; süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak ifade edilmiş, 114. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında ise vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı kuralına yer verilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Tahsil Zamanaşımı” başlıklı 102. maddesinde, amme alacağının, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı, para cezalarına ait hususi Kanunlardaki zamanaşımı hükümlerinin saklı olduğu, zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemelerin kabul olunacağı, “Zamanaşımının Kesilmesi” başlıklı 103. maddesinde, ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, ödeme emri tebliği, mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, sayılan muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, ihtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, amme alacağının teminata bağlanması, kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, iki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi, amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması durumlarında zamanaşımının kesileceği, kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı, zamanaşımının bir bozma kararı ile kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcının yeni vade gününün rastladığı, amme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcının teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günü olacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlık konusu hacizlerin dayanağı vadeleri 2010 ila 2015 yılları olan ödeme emirleri içeriği vergi ve cezalar için işlemeye başlayan tahsil zamanaşımı süresinin ödeme emirlerinin 2017 yılında tebliğ edilmesiyle kesildiği, 2015 yılındaki araç haczi dışında zamanaşımını durduran veya kesen bir sebebin bulunmadığı olayda kamu alacağının toplam miktarı ve günün ekonomik şartları dikkate alındığında düşük miktarda olan ve zamanaşımı süresinin dolmasına çok yakın tarihlerde yapılan ödemelerin davacı tarafından ya da bilgisi dahilinde yahut cebren takip işlemleri neticesinde gerçekleştirilmediği sonucuna varıldığından, yapılan cüz’i ödemelerin tahsil zamanaşımını kesen bir neden olarak kabulüne hukuken olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda, tahsil zamanaşımına uğrayan kamu alacağı için davacının banka hesaplarına ve aracına uygulanan hacizlerde hukuka uygunluk bulunmadığından, aksi yönde verilen Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 06/10/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek nitelikte bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği görüşü ile karara katılmıyorum.









