İçerik Başlıkları
Haciz bildirisi gönderilen bir işletmenin, ticaret yaptığı firmanın vergi borcundan sorumlu tutulabilmesi için bu firmaya borcunun bulunup bulunmadığının ve borcun tutarının somut olarak belirlenmesi gerekir. Danıştay 9. Dairesi, alışverişin Ba/Bs formlarında bildirilmesini tek başına mevcut bir alacağın kanıtı olarak yeterli görmemiştir. Daire, somut borç tespiti yapılmadan düzenlenen ödeme emirlerini hukuka uygun bulmayarak davacı şirketin davasını reddeden bölge idare mahkemesi kararını bozmuştur.
Haciz Bildirisi ve Ödeme Emirlerine Konu Olay
Vergi borcu bulunan şirketin, ticaret yaptığı başka bir şirketten alacağı olduğu kabul edilerek üçüncü kişiye 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında haciz bildirisi gönderilmiştir. Bildiriye süresinde itiraz edilmemesi üzerine borç üçüncü kişinin zimmetinde sayılmış ve ödeme emirleri düzenlenmiştir.
İlk derece mahkemesi ödeme emirlerini iptal etmiş; bölge idare mahkemesi ise şirketler arasındaki nakit akışı, aynı adreste faaliyet gösterilmesi ve haciz bildirisine süresinde itiraz edilmemesi gibi hususları değerlendirerek davayı reddetmiştir. Davacı şirket bu kararı temyiz etmiştir.
Haciz Bildirisinde Somut Borç Tespitinin Önemi
- Kamu borçlusunun üçüncü kişiden alacağının bulunduğunun ve tutarının belirlenmesi gerekir.
- Ticari ilişki ve Ba/Bs bildirimi, satış bedelinin halen ödenmemiş olduğunu tek başına göstermez.
- Şirketler arasında haciz bildirisinden önce para hareketi bulunması, ödemelerin muvazaalı olduğunu tek başına kanıtlamaz.
- Somut olayda satış bedelinin tahsil edilip edilmediği, borcun miktarı ve ödeme emirlerinin hak ve alacak tutarıyla sınırlı olup olmadığı hakkında somut tespit bulunmamaktadır.
Daire ayrıca, atıf yapılan ceza davasının şirket yetkilisinin ölümü nedeniyle düşmüş olmasının, işlemlerin esasının incelenerek muvazaalı bulunduğu bir karar gibi değerlendirilemeyeceğini açıklamıştır.
Danıştay Kararının Sonucu ve Kapsamı
Danıştay, davacı şirketin temyiz istemini kabul ederek bölge idare mahkemesi kararını bozmuş ve yeniden karar verilmek üzere dosyayı bu mahkemeye göndermiştir. Dolayısıyla karar, Danıştay tarafından doğrudan ödeme emirlerinin iptal edildiği şeklinde aktarılmamalıdır.
Karar, haciz bildirisine cevap verilmesinin gereksiz olduğu anlamına gelmez. 6183 sayılı Kanunun 79. maddesine göre borcun bulunmadığı, malın elde bulunmadığı, haciz tebliğinden önce borcun ödendiği, malın tüketildiği veya kusur olmaksızın telef olduğu ya da alacağın borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi itirazlar, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirilmelidir. Süresinde itiraz edilmezse mal üçüncü kişinin elinde ve borç zimmetinde sayılır; hakkında 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takip ve cebri tahsil işlemleri uygulanır. Ödeme emri tebliğ edilmişse, 58. madde kapsamındaki dava süresi tebliğden itibaren on beş gündür. 2576 sayılı Kanunun 13. maddesi gereğince, diğer kanunlardaki itiraz komisyonu deyimi vergi mahkemesi, itiraz deyimi ise vergi mahkemesinde dava açılması anlamını taşır. Bu davada borcun bulunmadığı, kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiaları ileri sürülebilir; başvuru sebepleri kanundaki sınırlar içinde değerlendirilir. Borcun yalnız bir kısmına karşı çıkılıyorsa, itiraz edilen kısmın sebebi ve miktarı açıkça gösterilmelidir; aksi halde bu kısma itiraz edilmemiş sayılır. 58. madde uyarınca, borcun tamamına karşı açılan davanın tamamen veya kısmen reddi halinde, ret kararının tebliğinden itibaren on beş gün içinde mal bildiriminde bulunulmalıdır. Borcun yalnız bir kısmına karşı başvuru yapılması, mal bildiriminde bulunma süresini uzatmaz. Bu kararın ardından aynı dosyada verilmiş bir ısrar veya Vergi Dava Daireleri Kurulu kararına ulaşılamamıştır; bu durum sonraki karar bulunmadığına ilişkin kesin bir tespit değildir.
İtiraz Süresi Geçmişse Menfi Tespit Davası
Yedi günlük itiraz süresi geçirilmişse, üçüncü kişi haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede menfi tespit davası açarak, bildiri tebliğ edildiğinde asıl borçluya borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat edebilir. Ödeme emrine karşı vergi mahkemesinde açılan dava ile bu dava farklı yollardır; somut dosyadaki koşullarına göre ayrı değerlendirilir. Vergi mahkemesindeki davanın sonucunu bekleyerek bir yıllık menfi tespit süresi geçirilmemelidir; bu süre haciz bildirisinin tebliğinden başlar ve ödeme emrine karşı dava açılmasıyla yeniden başlamaz. Menfi tespit davası takibi kendiliğinden durdurmaz; mahkeme kanunda öngörülen türden teminat karşılığında takip işlemlerinin durdurulmasına karar verebilir. 79. madde uyarınca, menfi tespit davasında haksız çıkan üçüncü kişi aleyhine, haksız çıktığı tutarın yüzde onu oranında inkar tazminatına hükmedilir.
Bildiriden sonra asıl borçluya yapılan ödeme geçerli sayılmaz; kanundaki koşullara göre ödemenin tahsil dairesine yapılması gerekir. Bu nedenle kararın, bildiriye cevap vermemek veya borçlu firmaya ödeme yapmaya devam etmek için dayanak alınması uygun değildir. Cari hesap, banka dekontları ve haciz bildirisinin tebliğ tarihindeki borç durumunu gösteren belgeler birlikte değerlendirilmelidir.
Karar Künyesi
Mahkeme: Danıştay 9. Daire Başkanlığı
Esas No: 2023/8258
Karar No: 2025/3819
Karar Tarihi: 30.09.2025
Sonuç: Davacı şirketin temyiz isteminin kabulü ve bölge idare mahkemesi kararının bozulması
Oy durumu: Oybirliği
Kararın Tam Metni
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/8258 E. , 2025/3819 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/8258
Karar No : 2025/3819
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Gayrimenkul Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) :… Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin… tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Asıl borçlu, …Gayrimenkul Doğalgaz Müh.İnş. Bil. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin vergi borçları nedeniyle, davacı şirketten olan her türlü hak ve alacağına haciz konulması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesi uyarınca kendisine haciz bildirisi tebliğ edilen davacının, haciz bildirisine süresinde itiraz etmemesi üzerine, borç zimmetinde sayılarak adına düzenlenen … tarih ve…,…,…ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin… tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından haciz bildirisinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine itirazda bulunulmamış ise de Bs formu dışında davacının kamu borçlusuna borcu olduğuna dair tespit yapılmaksızın tebliğ edilen haciz bildirisine dayanılarak düzenlenen ödeme emrine karşı ileri sürülen iddia, "böyle bir borcun olmadığı" kapsamında bulunduğundan, düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ,dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarece, olayda sadece davacının ve asıl borçlu … Gayrimenkul Doğalgaz Müh.İnş. Bil. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait Ba, Bs formlarının incelenmediği, davacı şirketin defterlerinin de incelendiği, davacı ile asıl amme borçlusu arasında yüklü bir nakit akışının tespit edildiği, davacı şirkete 6183 sayılın Kanun'un 79. maddesine istinaden düzenlenen haciz bildirisi tebliğ edilmeden çok kısa süre önce davacı şirket ile asıl borçlu şirket arasında nakit akışının bulunduğu, idarece söz konusu ödemelerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle … Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu, bunun üzerine davacı şirket yetkilisi hakkında iddianame tanzim edilerek … Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, diğer yandan davacı şirketle asıl borçlu şirketin aynı adreste bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, 6183 sayılın Kanun'un 79. maddesine istinaden düzenlenen haciz bildirisinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gün içinde itiraz etmeyen davacı adına… Gayrimenkul Doğalgaz Müh.İnş. Bil. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait borçlar nedeniyle düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İncelemenin sadece Bs formları üzerinden yapıldığı, ibraz edilen defterlerin incelenmediği, ödeme emri ve haciz bildirisindeki tutarların farklı olduğu, muvazaalı olduğu iddia edilen işlemlerin aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı ve ilgili kanun hükümleri gereği tahsilat ve ödemelerin bankalar aracığıyla yapıldığı , ofis giderlerini azaltmak için asıl borçlu şirketle aynı adreste farklı faaliyet içerisinde oldukları iddialarıyla kararın bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Asıl borçlu, …Gayrimenkul Doğalgaz Müh.İnş. Bil. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin vergi borçları nedeniyle, davacı şirketten olan her türlü hak ve alacağına haciz konulması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesi uyarınca kendisine haciz bildirisi tebliğ edilen davacının, haciz bildirisine süresinde itiraz etmemesi üzerine, borç zimmetinde sayılarak adına düzenlenen … tarih ve…,…,… ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait davalara bakan Vergi Mahkemesi nezdinde dava açabileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 79.maddesinin birinci fıkrasında, hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczinin, borçlu veya zilyet olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılacağı, üçüncü fıkrasında, haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahsın borçlu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu iddiasında ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorunda olduğu, üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılacağı ve hakkında bu Kanun hükümlerinin tatbik olunacağı, dördüncü fıkrasında, herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahsın, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, kamu borçlusunun üçüncü şahıslardaki alacakları üzerine haciz uygulanabilmesi için borçlunun üçüncü şahıs nezdinde alacağının bulunduğunu bildirmiş veya idarece kamu borçlusunun alacağı olduğunun somut şekilde tespit edilmiş olması ve tespit edilen tutar için haciz uygulanması gerekmekte olup, uyuşmazlıkta; davalı idarece, davacı şirkete 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesine istinaden düzenlenen haciz bildirisi tebliğ edilmeden önce davacı şirket ile asıl borçlu şirket arasında nakit akışının bulunduğu belirtilmiş ise de, aralarında ticari alışveriş bulunduğu belirlenen söz konusu şirketler arasında haciz bildirisinin de tebliğinden önce nakit akışı olması söz konusu ödemelerin muvazaalı olduğunu göstermeyeceği gibi, temyize konu kararda atıf yapılan; anılan işlemlerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle … Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulması üzerine, davacı şirketin yetkilisi hakkında 6183 sayılı Kanun'un 110/1. maddesi uyarınca … Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyasında açılan davanın da şirket yetkilisinin ölümü sebebiyle davanın düşmesiyle sonuçlanarak sonrasında kesinleştiği, bu durumda işin esasının incelendiği bir karadan bahsedilemeyeceği, asıl borçlu …Gayrimenkul Doğalgaz Müh.İnş. Bil. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan satışlar nedeniyle satış bedelinin tahsil edilip edilmediği, borcun miktarı ve ödeme emrinin hak ve alacak tutarı kadar düzenlenip düzenlenmediğine dair dosyada herhangi bir somut tespit de bulunmadığından, yapılan alış satışın (Ba) ve (Bs) formlarıyla beyan edilmesi hususu tek başına kamu borçlusunun davacıdan alacağı olduğunun kabulü için yeterli olmadığı sonucuna varıldığından, düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde ve temyize konu kararda hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne,
… Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 30/09/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.









