0312 911 83 10
·
av.fatiharas@gmail.com
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
DANIŞMANLIK

Danıştay Kararı: İmar Değişikliği ve Cins Tahsisi Taşınmazın İktisap Tarihini Değiştirir mi?

danıştay kararı

Danıştay Kararı: İmar Değişikliği ve Cins Tahsisi Taşınmazın İktisap Tarihini Değiştirir mi?

Karar Özeti: Danıştay 9. Dairesi; 2000 yılında iktisap edilen bir taşınmazın, 2013 yılında imar uygulaması görmesi ve cins tahsisi yapılarak yeniden tescil edilmesinin yeni bir iktisap (edinme) tarihi olarak kabul edilemeyeceğine, bu nedenle beş yıllık elde çıkarma süresinin ilk iktisap tarihinden itibaren hesaplanması gerektiğine hükmetmiştir. Vergi dairesinin imar tescil tarihini esas alarak yaptığı değer artış kazancı tarhiyatını hukuka aykırı bulan yerel mahkeme kararını onayan Danıştay, taşınmazın niteliğindeki idari değişikliklerin mülkiyetin asıl edinim tarihini sıfırlamadığını ve bu tür durumlarda gelir vergisi ile vergi ziyaı cezası kesilemeyeceğini kesin olarak karara bağlamıştır.

T.C.

D A N I Ş T A Y

DOKUZUNCU DAİRE

Esas No : 2023/6337

Karar No : 2024/1277

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacı adına, dört adet gayrimenkul satışından elde edilen değer artış kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2014 yılı için re’sen tarh edilen gelir vergisinin kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dosyanın mahkemelerine iadesi üzerine; dosyanın yeniden incelenmesinden, davacı tarafından dava dosyasına sunulan tapu senedine göre, satışı nedeniyle değer artış kazancı elde edildiği ileri sürülen bağımsız bölümlerin bulunduğu taşınmazın 04/12/2000 tarihinde iktisap edildiği, bu hususta taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, buna mukabil belirtilen taşınmazın imar işlemi görerek ve cins tahsisi yapılarak 20/11/2013 tarihinde davacı adına tescil edildiği, kadastro parsellerinin imar plan ve parselasyonlarının yapılması veya yaptırılması ile bu konularda danışmanlık hizmeti verilmesi sözleşmesi uyarınca devredilen ve davalı idare tarafından, üzerinden değer artış kazancı elde edildiği kabul edilen bağımsız bölümlerin 20/11/2013 tarihinde tescil edilen taşınmazlar olduğunun anlaşıldığı olayda davalı idare tarafından taşınmazların iktisap tarihinin 04/12/2000 şeklinde alınarak değer artış kazancının elde edilmesi için gereken 5 yıllık sürenin bu tarihten başlatılması gerekirken; uyuşmazlık konusu taşınmazlardaki imar değişikliğinin tescil tarihi olan 20/11/2013 tarihinin iktisap tarihi olarak alınması neticesinde değer artış kazancının ortaya çıktığından bahisle davacı adına yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Savunma ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddialarla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1.Davalının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,

3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 14/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Diğer Makaleler

Cevap Yazın

Call Now Button