İçerik Başlıkları
Danıştay 9. Dairesinin 22.02.2024 tarihli kararıyla kesinleşen uyuşmazlıkta; sermaye artırımının tescilinden önce ortaklara ödenen borcun ortaklarca yeniden şirkete yatırılarak sermaye artırımında kullanılması bilanço içi mahsup sayılmamış ve şirket nakdi sermaye indiriminden yararlanmıştır. Bu sonucu taşıyan gerekçe Bölge İdare Mahkemesine aittir; Danıştay ayrı bir gerekçe yazmamıştır.
Karar Özeti
Dava Konusu Olay
Vergi incelemesinde, şirketin 2016 yılındaki nakdi sermaye artışının bilanço içi kalemlerin birbirine mahsubu suretiyle yapıldığı ileri sürülerek indirim reddedilmiş, ikmalen kurumlar vergisi tarh edilmiş ve vergi ziyaı cezası kesilmiştir. Şirket, sermaye artırımının tescilinden önce ortaklarına olan borçlarını ödemiş; ortaklar da bu parayı yeniden şirket hesaplarına aktararak sermaye artırımında kullanmıştır.
Danıştay 9. Dairesi E:2022/2772, K:2024/789 sayılı kararında ayrı bir gerekçe yazmamış, Bölge İdare Mahkemesi kararını usul ve hukuka uygun bulmuştur. Sonucu taşıyan Bölge İdare Mahkemesi değerlendirmesi şöyledir:
- Sonucu taşıyan Bölge İdare Mahkemesi kararının en önemli kısmı: “davacı şirket tarafından yapılan sermaye artırımının tescil edildiği tarihten önce şirkete ortakları tarafından, kendilerine yapılan borç ödemelerinin sermayeye eklenmesi yoluyla yapılan sermaye artırımının, bilanço içi kalemlerin birbiriyle mahsubu şeklinde gerçekleştirilen sermaye artışı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı”
- Vergi mahkemesi de, tebliğle kanunda öngörülmeyen bir sınırlama getirilemeyeceği görüşüyle cezalı tarhiyatı kaldırmıştır.
Karar künyesi: Danıştay 9. Daire, E:2022/2772, K:2024/789, 22.02.2024. Kaynak: Resmi karar metni bağlantısı (tıklayınız).
📌 Sonuç: Bölge İdare Mahkemesine göre sermaye artırımının tescilinden önce ortaklara ödenen borcun ortaklarca yeniden şirkete yatırılarak sermaye artırımında kullanılması bilanço içi mahsup sayılamaz. Danıştay’ın usul ve hukuka uygun bulduğu bu kararla şirket nakdi sermaye indiriminden yararlanmış ve indirimin reddine dayanan cezalı tarhiyat kaldırılmıştır.
Bilanço İçi Mahsup Konusunda Dikkat Edilmesi Gerekenler (24.10.2026)
Danıştay bu kararda ayrı bir gerekçe yazmamıştır; sonucu taşıyan gerekçe Bölge İdare Mahkemesine aittir. İdarenin görüşü aksi yöndedir: Kahramanmaraş Vergi Dairesi Başkanlığının 27.01.2020 tarihli özelgesinde, ortaklara borçlar hesabında izlenen borcun ortağa geri ödenip bu paranın sermaye taahhüdünde kullanılması halinde indirimden yararlanılamayacağı belirtilmiştir. 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği de bilanço içi kalemlerin birbiri içinde mahsubu şeklinde gerçekleştirilen sermaye artışlarını indirim dışında saymaktadır.
Ortakların şirketteki alacağının doğrudan sermayeye eklendiği olaylarda ise Danıştay indirimi kabul etmemiştir: VDDK: Ortak Alacağıyla Yapılan Sermaye Artırımında İndirim Yok. Bu nedenle borcu ödeyip parayı yeniden sermaye olarak yatırmak isteyen şirket, borcun gerçekten ödendiğini ve sermaye bedelinin yeniden yatırıldığını banka hareketleriyle gösterebilmelidir.
Kararın Tam Metni
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2772
Karar No : 2024/789
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
İstemin Konusu
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama Süreci
Dava konusu istem: Davacı adına, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10/1-(ı).maddesi uyarınca sermayenin nakit olarak artırılan kısmı üzerinden hesaplanıp dönem matrahının tespitinde kurum kazancından indirilen faiz tutarının, nakdi sermaye artışının bilanço içi kalemlerin birbirine mahsubu suretiyle yapılması nedeniyle reddi gerektiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak ikmalen tarh edilen 2016 yılı kurumlar vergisi ve kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10/1-ı maddesinde, sermaye şirketlerinin ilgili hesap dönemi içerisinde ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları üzerinden maddede belirtilen şekilde hesaplanan tutarın %50’sinin kurum kazancından indirilebileceği hususu açıkça belirtilmiş olup, her ne kadar 05/08/2016 tarih ve 29792 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 10 Seri Nolu Tebliğ ile 1 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’ne eklenen maddede söz konusu indirimden yararlanabilmek için sermaye hesabına sermaye avansı olarak gönderilen tutarların banka hesabına yatırıldığı tarihten itibaren şirketin bilançosuna öz sermaye kalemleri arasında yer alan “Diğer Sermaye Yedekleri” hesabında izlenmesi ve banka hesabına yatırıldığı tarihin içinde bulunduğu hesap döneminin sonuna kadar bu tutarlarla ilgili sermaye artırımına ilişkin kararın ticaret siciline tescil ettirilmesi gerektiği belirtilmişse de, kanunla getirilen bir hakkın kullanımının kanunda öngörülmeyen şekilde tebliğ ile getirilen bir düzenleme ile kısıtlanması mümkün bulunmadığından, davacı tarafından 2016 yılında sermayeye eklenen tutar için Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10/1-ı maddesinde öngörülen indirimden yararlandırılması gerektiğinden davacının indirimlerinin kabul edilmemesi suretiyle gerçekleştirilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, davacı şirketin sermaye artırım kararının ticaret siciline tescilinden önce şirket ortaklarına ödediği borçların, ortaklar tarafından tekrar şirket hesaplarına aktarılması ve sermaye artırımında kullanılmasının, nakit sermaye artırımı sayılıp sayılmayacağı, bu işlemin, bilanço içi kalemlerin birbiri içinde mahsubu şeklinde gerçekleştirilen sermaye artışı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiği, uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından yapılan sermaye artırımının tescil edildiği tarihten önce şirkete ortakları tarafından, kendilerine yapılan borç ödemelerinin sermayeye eklenmesi yoluyla yapılan sermaye artırımının, bilanço içi kalemlerin birbiriyle mahsubu şeklinde gerçekleştirilen sermaye artışı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığından, davacı şirketin nakit sermaye artırımı olarak Kanunda öngörülen indirimden yararlandırılması gerektiği halde söz konusu sermaye artışından kaynaklı faiz indiriminin kabul edilmemesi sonucu yapılan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Temyiz Edenin İddiaları
Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak ikmalen tarh edilen cezalı tarhiyatın hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
Karşı Tarafın Savunması
Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hâkimi
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Türk Milleti Adına
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Hukuki Değerlendirme
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar Sonucu
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 22/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.










[…] Aynı yöndeki önceki kararlar: Ortaklardan Alınan Kredi Sermayeye Eklenirse İndirim Var mı? ve VDDK: Ortak Alacağıyla Yapılan Sermaye Artırımında İndirim Yok. Ortaklara olan borcun önce gerçekten ödenip paranın yeniden yatırıldığı farklı bir olay için bkz. Borç Ödenip Sermaye Olarak Geri Gelirse Bilanço İçi Mahsup mu?. […]