0312 911 83 10
·
av.fatiharas@gmail.com
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
DANIŞMANLIK

Danıştay Kararı: Kasko Bedeli Tek Başına Matrah Takdiri İçin Yeterli Değildir

Danıştay Kararı: Kasko Bedeli Tek Başına Vergi Tarhiyatı Matrah Takdiri İçin Yeterli Değildir

Kasko bedeli vergi tarhiyatı, mükelleflerin beyan dışı bıraktığı hasılatın tespitinde sıkça karşılaşılan bir konudur. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında yapılan re’sen takdirlerde kasko bedelinin tek başına matrah tespiti için yeterli bir ölçüt olmadığına hükmetmiştir. Bu karar, araç alım satımı yapan mükellefler için önemli bir hukuki emsal teşkil etmektedir. Vergi idaresinin matrah takdir yöntemlerine ışık tutan bu karar, mükelleflerin haklarını koruma adına kritik bir adım olarak öne çıkmaktadır.

Kasko Bedeli Vergi Tarhiyatı Davasının Konusu

Davacı mükellef hakkında, araç alım satımı faaliyetinden elde ettiği hasılatın bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığı iddiasıyla re’sen tarhiyat yapılmıştır. Vergi idaresi, takdir komisyonu aracılığıyla matrahları belirlerken, satışı yapılan araçların kasko bedellerini esas almıştır. Davacı, yapılan kasko bedeli vergi tarhiyatının hukuka aykırı olduğunu belirterek vergi ve cezalara karşı dava açmıştır. Mahkemeler, vergi idaresinin yalnızca kasko bedelini baz alarak yaptığı tarhiyatın eksik incelemeye dayandığını vurgulamıştır.

Kasko Bedeli Vergi Tarhiyatında Mahkeme Gerekçeleri

  • Kasko bedelinin, yasal bir ölçüt olmadığı ve bu bedelin altında veya üstünde araç satışının serbest piyasa koşullarında mümkün olduğu.
  • Rayiç bedel hakkında detaylı bir araştırma yapılmadan, yalnızca kasko bedeli dikkate alınarak matrah takdir edilemeyeceği.
  • Satışı yapılan araçların gerçek satış bedelleri hakkında karşıt inceleme yapılmadığı ve alış-satışa taraf olan kişilerin ifadelerine başvurulmadığı.
  • Mükellefin bu faaliyetten gerçekten gelir elde edip etmediğinin ortaya konulması gerektiği.
  • Matrah takdirinde dayanakların somut olarak gösterilmesi gerektiği, genel ifadelerle kasko bedeli vergi tarhiyatı yapılamayacağı.
  • Mükerrer vergilendirmeyi önlemek amacıyla katma değer vergisi hesaplamalarında alış ve satış bedellerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği.

📌 Kasko Bedeli Vergi Tarhiyatında Temel Hukuki İlke

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu kararına göre, vergi matrahının takdirinde gerçek ekonomik ve ticari icaplara uygun yöntemlerin kullanılması esastır. Kasko bedeli vergi tarhiyatı için tek başına yeterli bir ölçüt değildir; piyasa koşulları, karşıt incelemeler ve rayiç bedel araştırmaları gibi unsurlar bir arada değerlendirilmelidir. Bu ilke, vergi idaresinin takdir yetkisini keyfilikten uzak tutarak mükelleflerin haklarını korumayı amaçlar.

Karar Künyesi

Mahkeme: DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No: 2022/1404
Karar No: 2024/144
Karar Tarihi: 06.03.2024
Oy Durumu: Oyçokluğu

Kararın Tam Metni

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1404 E.  ,  2024/144 K.

T.C.

D A N I Ş T A Y

VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No : 2022/1404

Karar No : 2024/144

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacı adına, araç alım satımı faaliyeti nedeniyle elde ettiği hasılatın bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle sevk edildiği takdir komisyonunca takdir edilen matrahlar üzerinden re’sen tarh edilen 2010 yılına ilişkin gelir vergisi, aynı yılın Ekim-Aralık dönemine ilişkin geçici vergi ve aynı yılın Ocak ila Temmuz, Ekim, Kasım dönemlerine ilişkin katma değer vergileri ile vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.

… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:

Araç alım satımı faaliyetiyle iştigal eden davacının bu faaliyeti dolayısıyla vergilendirilmesi yerinde ise de söz konusu vergilere ilişkin matrahların takdirinde araçların kasko bedellerinin dikkate alındığı görülmektedir.

Kasko bedelinin kanuni ölçü olduğu ve bu bedelin altında araç satışı yapılamayacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Serbest piyasa koşullarında araçların kasko bedelinden düşük veya yüksek bedelle satılması mümkündür. Bu bakımdan rayiç bedel hakkında bir araştırma yapılmadan yalnızca kasko bedeli dikkate alınarak tarhiyat yapılamaz.

Dosyanın incelenmesinden, satışı yapılan araçların rayiç bedelleri hakkında herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi, söz konusu araçların satış bedelleri hakkında karşıt inceleme de yapılmadığı, araç alış ve satışına taraf olan kişilerin ifadelerine başvurularak ve bu hususta düzenlenen belgeler incelenerek davacının bu faaliyet dolayısıyla gerçekten gelir elde edip etmediği ortaya konulduktan sonra, araç alışı nedeniyle ödediği veya ödemesi gereken katma değer vergisinin bulunup bulunmadığı araştırılarak ayrıca araç satışı nedeniyle ödemesi gereken katma değer vergisi varsa mükerrer tahsilat olmayacak şekilde matrah takdiri yoluna gidilmesi gerektiği halde, bu hususa riayet edilmediği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, belirtilen hususlarda inceleme ve araştırma yapılmadan ve takdirin dayanağı gösterilmeden, davacının defter ve belgeleri incelenmeksizin, araçların rayiç bedelleri hakkında araştırma yapılmayıp sadece kasko bedelleri dikkate alınarak genel ifadelerle takdir edilen matrahlar üzerinden yapılan dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle vergi ve cezaları kaldırmıştır.

Davalının istinaf istemini inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:

Vergi Dava Dairesi istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.

Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 28/12/2021 tarih ve E:2018/4047, K:2021/6541 sayılı kararı:

Davacı tarafından 2010 yılında satışı gerçekleştirilen araçların, plaka, satış tarihi, marka, model ve tip bilgilerinin EVDO kayıtları ve Gelir İdaresi Başkanlığı Yönetim Bilgi Sisteminden tespit edilmesi üzerine kasko bedelleri esas alınarak yapılan inceleme ve araştırma neticesinde %3 ila %5 kâr ile satıldığının belirlendiği, bu oranlara göre davacının elde ettiği hasılattan dolayı beyanname vermemesi nedeniyle sevk edildiği takdir komisyonunca %3 kâr oranı esas alınmak suretiyle takdir edilen matrahlar üzerinden dava konusu cezalı tarhiyatların yapıldığı anlaşılmaktadır.

İlgili dönemde satışı yapılan ihtilaf konusu araçlar yönünden kasko bedellerinin dikkate alınması, tümüyle iktisadi, ticari ve teknik icaplara uygun ve olayın özelliğine göre normal ve mutad kabul edilmesi gereken nitelikte bir ispatlama yöntemi olup araçların gerçek satış bedeli konusunda kasko bedeli dışında bir bedelle satışının yapıldığı hususunda davacı tarafından herhangi bir delil sunulmamış olması karşısında dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.

… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:

Vergi Dava Dairesi aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İhtilaf konusu araçlar yönünden kasko bedellerinin dikkate alınmasının iktisadi, ticari ve teknik icaplara uygun ve olayın özelliğine göre normal ve mutad kabul edilmesi gereken nitelikte bir ispatlama yöntemi olduğu, söz konusu araçların kasko bedeli dışında bir bedelle satışının yapıldığı hususunda davacı tarafından herhangi bir delil sunulmadığı, bu nedenle dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek aksi yöndeki ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE,

2- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA,

3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine,

06/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

X – KARŞI OY :

Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Üçüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

kasko bedeli vergi tarhiyatı - Aras Hukuk Danışmanlık

Related Posts

Leave a Reply

Call Now Button