0312 911 83 10
·
av.fatiharas@gmail.com
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
DANIŞMANLIK

TTK Madde 636: Limited Şirket Fesih Davası ve Haklı Sebepler

TTK Madde 636: Limited Şirket Fesih Davası ve Haklı Sebepler

Limited şirkette ortaklar arasındaki güven ilişkisinin onarılamaz biçimde çöktüğü, şirket yönetiminin ortaklara kapalı hâle geldiği ya da organların işlemez duruma düştüğü hallerde, haklı nedenler taşıyan her ortak, şirket merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesinden limited şirket fesih kararı verilmesini isteyebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 636. maddesinin üçüncü fıkrası bu hakkı tanır ve aynı zamanda mahkemeye fesih yerine daha ölçülü bir çözüm seçeneği sunar. Bu açıdan TTK m.636/3, limited şirkette ortaklıktan çıkma ya da ortağın çıkarılması yolunun yanında en etkili koruma araçlarından birini oluşturmaktadır.

Özetle: TTK m.636, limited şirketin sona erme hâllerini üç ayrı fıkrada düzenler: (1. fıkra) olağan sona erme sebepleri; (2. fıkra) organ eksikliği nedeniyle fesih; (3. fıkra) haklı sebeple fesih. Haklı sebeple fesih davası her ortak tarafından açılabilir; azınlık oranı aranmaz. Ancak mahkeme, fesih yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenip şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun başka bir çözüme de hükmedebilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin yerleşik tutumuna göre fesih son çaredir; şirketin devamlılığı asıldır.

TTK Madde 636 Metni

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu‘nun 636. maddesinin yürürlükteki metni şöyledir:

MADDE 636- (1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle. b) Genel kurul kararı ile. c) İflasın açılması ile. d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde.

(2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.

(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.

(4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.

(5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır.

TTK Madde 636 Gerekçesi

Maddenin kanun gerekçesinde şu açıklamalara yer verilmiştir:

“Hüküm, 6762 sayılı Kanunun 549 uncu maddesini kısmen-sadece sona erme sebepleri bakımından devam ettirmektedir. İkinci ve altıncı fıkralar ise yenidir. İkinci fıkra: Anonim şirketlere paralel olarak organsızlık halinde ortaklara ve şirket alacaklılarına mahkemeden şirketin feshini isteme hakkı tanınmıştır. Benzer bir hüküm İsviçre öntasarısında da yer almaktadır. Hükmün amacı, organsızlığın anlamı ve diğer konular hakkında 530 uncu maddedeki açıklamalara bakılmalıdır. Limited şirketlerde, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na dava hakkı tanınmamıştır. Limited şirkette Bakanlığa böyle bir dava hakkının tanınmasının doğru olmadığı düşünülmüştür. Üçüncü fıkra: Şirketin kişisel niteliği gözönünde tutularak ve 639 uncu maddenin birinci fıkrası da dikkate alınarak her ortağa haklı sebeplerle şirketin feshini isteme hakkı tanınmıştır. İsviçre'nin öntasarısında da yer alan bu hak ortağın çoğunluğa karşı konumunu kuvvetlendirecektir. Ortağa tanınan bu hak anonim şirketlerdeki 531 inci maddede yer alan hükme paralel olarak düzenlenmiş ve yargıca şirketin yararına geniş müdahale hakkı tanınmıştır. Dördüncü fıkra: Dava açıldığında, somut olayın özelliklerine göre, kayyım atanması başta olmak üzere çeşitli tedbirlerin alınması zorunluluğu ortaya çıkabilir. (…)”

TTK m.636/3 ile Anonim Şirket Düzenlemesi (m.531) Arasındaki Fark

Anonim şirkette anonim şirkette haklı sebeple fesih davası açma yetkisi yalnızca belirli bir azınlık oranını (sermayenin en az onda biri) temsil eden pay sahiplerine tanınmıştır. TTK m.636/3’te ise böyle bir oran sınırı yoktur: limited şirkette her ortak, tek başına haklı sebeple fesih davası açabilir. Bu fark, limited şirketin daha az ortaklı ve kişisel ilişkilere dayalı yapısını yansıtmaktadır. Ayrıca anonim şirkette mahkeme fesih yerine davacı pay sahiplerinin paylarını gerçek değerinden ödetip şirketten çıkarabilirken, TTK m.636/3’te yetki daha geniş tutulmuş ve “duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüm” seçeneği de mahkemeye tanınmıştır.

Limited şirket feshinde haklı sebep nedir?

Kanun haklı sebebi tanımlamamış; bu boşluğun doldurulması yargı ve öğretiye bırakılmıştır. Uygulamada haklı sebep olarak kabul gören başlıca durumlar şunlardır:

  • Ortaklar arası güven ilişkisinin temelden sarsılması: Birden fazla davanın varlığı, ihtar-cevap yazışmalarının yoğunlaşması, ortak müdürün diğer ortağı şirket faaliyetlerinden dışlaması.
  • Rekabet ve sadakat yükümlülüğünün ihlali: Müdür ortağın, şirketle aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirket kurması ya da aynı sektörde acentelik alması.
  • Bilgi alma ve denetim hakkının engellenmesi: Ortağın TTK m.614 kapsamındaki talepleri karşılanmadan şirketin mali durumuna ilişkin bilgi ve belgelere erişiminin sistematik biçimde engellenmesi. Ancak Yargıtay, önce TTK m.614’teki yasal yollara başvurulmasını aramaktadır.
  • Şirket organlarının işlemez hâle gelmesi: Genel kurulun uzun süredir toplanamaması, kâr dağıtımının sürekli olarak reddedilmesi.
  • Defter ve kayıt düzensizliği: Şirket defterlerinin usule aykırı tutulması, şirket kaynaklarının ortak lehine kullanılması.

Önemli olan, sebebin tek başına şirketin devamını çekilmez kılacak ağırlığa ulaşmış olmasıdır. Daha hafif ihtilaflarda mahkeme, uygun bir çözümle şirketi yaşatma yolunu tercih edebilir.

Limited şirket fesih davasını kim, nerede açar?

TTK m.636/3 uyarınca haklı sebeple limited şirket fesih davası, pay oranına bakılmaksızın her ortak tarafından açılabilir. Bu bakımdan anonim şirketteki azınlık oranı (m.531) aranmaz. Dava, şirket tüzel kişiliğine karşı açılmalıdır; şirket ortaklarına ya da müdürlerine husumet yöneltilemez. Görevli ve yetkili mahkeme, şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesidir. Yargıtay, haklı nedenle limited şirket ortaklıktan çıkarma taleplerinde de aynı görev ve yetki kurallarını uygulamaktadır.

Mahkeme her zaman feshe mi karar verir?

Hayır. TTK m.636/3’ün ikinci cümlesi mahkemeye seçimlik yetkiler tanımaktadır: mahkeme fesih yerine (a) davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına, ya da (b) duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. Bu ikinci seçenek çok geniş tutulmuştur; örneğin yönetim yapısının yeniden düzenlenmesi veya müdürün görevden alınması gibi önlemler de kapsama girebilir. Yargıtay’ın yerleşik tutumuna göre şirketler hukukunun temel ilkelerinden biri şirketin ayakta tutulmasıdır; fesih bu ilkenin son istisnadır. Dolayısıyla haklı sebep mevcut olsa bile mahkeme, önce daha ölçülü çözümleri değerlendirmek durumundadır.

Yargıtay Kararları

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, haklı sebeple limited şirket fesih davalarında önce TTK m.636/3 kapsamındaki alternatif çözüm yollarının değerlendirilmesi gerektiğini ve haklı sebebin somut olgularla desteklenmesi şartını tutarlı biçimde aramaktadır.

Karar 1 — Yargıtay 11. HD, 2020/6752 E., 2022/615 K. (25.01.2022 — Onama)

Dava; iki eşit ortaklı limited şirkette davacı ortağın, şirket müdürü olan diğer ortağın rekabet yasağını ihlal ettiği, şirketi zarara uğrattığı ve ortaklar arasında güven ilişkisinin sarsıldığı iddiasıyla TTK m.636/3 kapsamında haklı sebeple şirketten çıkma iznine ilişkindir. Yargıtay, alt derece kararlarını onarken şu tespite dayandı:

“davanın TTK’nın 636/3 maddesinde gösterilen haklı sebeple şirketten çıkmaya ilişkin olup, davacı ile diğer ortak ve 2009 yılından itibaren münferiden yönetici olan …’in %50’şer oranda davalı şirkette pay sahibi olmalarına, şirketin 2011 yılına kadar sürekli kâr etmesine rağmen bu tarihten sonra kârın düşmeye devam ederek 2014 yılında en ziyade düşmenin gerçekleşmesine ve akabinde 2015 yılında zarar etmesine, yönetici ortak …’in 2014 yılının başlarında hisse satın alarak başka bir şirketin tek ortağı ve yöneticisi olmasına, bu şirketin de davalı şirketin acentesi olduğu sigorta şirketinden acentelik almış bulunmasına, aynı yılın sonunda ortaklıktan ayrılmış ise de ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sarsılmış olması, şirket yöneticisinin kişisel menfaati yönünde hareket etmesinin Dairemizin 2015/9114 E. 2016/6883 K. da haklı sebep oluşturacağının kabul edilmesi, iki ortak arasında birden fazla dava bulunması, şirket defterlerinin dahi usulsüz tutulmuş olması halleri ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.”

Bu karar; müdür ortağın rekabet yasağını ihlal etmesi, şirket defterlerinin usulsüz tutulması ve ortaklar arasında birden fazla davanın bulunmasının, güven ilişkisinin temelinden sarsıldığını ortaya koyduğunu ve TTK m.636/3 anlamında haklı sebep oluşturduğunu teyit etmektedir.

Karar 2 — Yargıtay 11. HD, 2021/1909 E., 2022/3966 K. (24.05.2022 — Onama)

Bu davada %49 pay sahibi davacı ortak; müdür atanmasının ardından kendisinin şirketten uzaklaştırıldığını, hastanenin belli bölümlerine girişinin engellendiğini, maaşının ödenmediğini ve mali bilgilerin kendisinden gizlendiğini ileri sürerek TTK’nın 549. maddesi (eski TTK) kapsamında haklı sebeple fesih ve tasfiye talep etmiştir. Mahkeme, şirketin borca batık olduğunu tespit ederek TTK 636/3’ün uygulanmasına gerek olmaksızın doğrudan feshe hükmetmiştir. Yargıtay temyiz incelemesinde şu gerekçeyle kararı onadı:

“şirketin borca batık olması nedeniyle TTK 636/3. maddesinin uygulanmasına gerek görülmediği, limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davanın şirket tüzelkişiliğine karşı açılması gerektiği, bu nedenle şirket ortağı … hakkında açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Reel Life Med. Hizm. Ltd. Şti.’nin feshine ve tasfiyesine […] karar verilmiştir […] davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA […] 24/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

Bu karar, iki önemli noktayı netleştirmektedir: birincisi, şirketin borca batık olması gibi ağır bir durumda mahkeme TTK m.636/3’ü bekletmeden doğrudan feshe geçebilir; ikincisi, fesih davası yalnızca şirket tüzel kişiliğine karşı yöneltilmeli, ortak gerçek kişilere husumet yöneltilemez.

Sık Sorulan Sorular

TTK m.636/3 kapsamında limited şirket fesih davasını kim açabilir?

Pay oranına bakılmaksızın her ortak bu davayı açabilir. Anonim şirketten farklı olarak azınlık oranı aranmaz. Dava yalnızca şirket tüzel kişiliğine karşı açılmalı; şirket ortakları veya müdürleri doğrudan hasım gösterilemez.

Limited şirket fesih davasında haklı sebep olarak neler kabul edilir?

Ortaklar arası güven ilişkisinin temelinden sarsılması, müdür ortağın rekabet yasağını ihlal etmesi, bilgi alma hakkının engellenmesi, şirket organlarının işlemez hâle gelmesi, şirket defterlerinin usulsüz tutulması ve şirket kaynaklarının ortak yararına dönüştürülmesi başlıca haklı sebepler arasında sayılmaktadır. Sebebin, ortaklığın devamını çekilmez kılacak ağırlıkta olması gerekir.

Mahkeme limited şirketi her zaman fesheder mi?

Hayır. Mahkeme fesih yerine davacı ortağın payını gerçek değerinden ödetip şirketten çıkarabilir ya da duruma uygun başka bir çözüme hükmedebilir. Yargıtay şirketin ayakta tutulmasını temel ilke olarak benimsemiş; feshi son çare saymaktadır.

Limited şirket fesih davasında görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?

Şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesi hem görevli hem yetkili mahkemedir.

Şirket borca batık olduğunda TTK m.636/3 uygulanır mı?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, şirketin borca batık olduğu hâllerde TTK m.636/3’teki alternatif çözüm yollarının (davacı ortağın çıkarılması vb.) uygulanmasına gerek görülmeksizin doğrudan feshe hükmedilebileceğini kabul etmiştir.

Sonuç

TTK m.636/3, limited şirkette her ortağa pay oranından bağımsız bir güvence tanır: ortaklığın devamı çekilmez hâle geldiğinde mahkemeye başvurarak limited şirket fesih kararı verilmesini ya da payının gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmasını isteyebilir. Mahkemenin önceliği şirketin ayakta tutulmasıdır; bu yüzden haklı sebep bulunsa bile fesih çoğu zaman son seçenek olarak değerlendirilir. Dava açmadan önce haklı sebebin somut ve ispata elverişli olgulara dayandırılması, doğru taraf hasım gösterilmesi (yalnızca şirket tüzelkişiliği) ve TTK’nın bilgi alma hakkına ilişkin başvuru yollarının tüketilmesi büyük önem taşır.

Aras Hukuk

Related Posts

Call Now Button