0312 911 83 10
·
[email protected]
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
DANIŞMANLIK

Nakdi Sermaye İndirimi Davaları: Danıştay Kararları

Nakdi Sermaye İndirimi Davaları: Danıştay Kararları

İçerik Başlıkları

Özetle: Nakdi sermaye indirimi davaları, kurumlar vergisinde nakdi sermaye artışı üzerinden yapılan indirimin sınırında çıkıyor. İndirim, sermaye şirketlerinin tescil edilmiş nakdi sermaye artışları üzerinden hesaplanan tutarı kurum kazancından indirmesine imkan verir; kanun ise öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesiyle ve ortakların kredi kullanarak ya da borç alarak yaptığı artışları indirimin dışında bırakır. Danıştay 4. ve 3. Daireleri ile Vergi Dava Daireleri Kurulu, ortaklara borçlar hesabındaki tutarın sermayeye eklenmesiyle yapılan artışta indirimi kabul etmemiştir. Buna karşılık sermaye bedelinin şirketin banka hesabına fiilen yatırıldığı, dağıtılan kar payının sermaye olarak geri konulduğu ve holding ortağın kendi öz kaynağıyla sermaye koyduğu dosyalarda mükellef lehine kararlar vardır. Sermaye avansına ilişkin tebliğ şartında ise daireler farklı sonuçlara ulaşmıştır.

Bu yazıda idarenin indirimi reddettiği durumları ve bu konudaki Danıştay kararlarını ele alıyoruz. İndirimin hesaplanması, yıllar itibarıyla faiz oranları, yurt dışından getirilen nakit ve asgari kurumlar vergisiyle ilişkisi için nakdi sermaye artırımında faiz indirimi yazımıza bakılabilir. Birleşme, devir ve bölünme işlemleri, 2015/7910 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla getirilen sıfır oranlı sınırlamalar ve kar dağıtımında stopaj oranı ile beyan hadleri bu yazının kapsamı dışındadır.

Kanun Hangi Sermaye Artırımlarını İndirimin Dışında Bırakıyor?

Nakdi sermaye indiriminin dayanağı 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu‘nun 10. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendidir. Bende göre finans, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar ile kamu iktisadi teşebbüsleri hariç olmak üzere sermaye şirketleri, ilgili hesap dönemi içinde ticaret siciline tescil edilmiş ödenmiş veya çıkarılmış sermayedeki nakdi artışlar ile yeni kurulan şirketlerde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden indirim hesaplar. Hesapta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının indirimden yararlanılan yıl için en son açıkladığı TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı kullanılır ve ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın %50’si kurum kazancından indirilir. Nakdi sermaye artışının yurt dışından getirilen nakitle karşılanan kısmında bu oran %75’tir; 7338 sayılı Kanunla eklenen bu oran, Kanunun yayımlandığı 26.10.2021’den itibaren yapılan nakdi sermaye artışlarına uygulanır. İndirim, maddenin birinci fıkrası gereğince kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla yapılır. Cumhurbaşkanı, bentteki oranı kanunda sayılan ölçütlere göre ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye veya %100’e kadar artırmaya, halka açık sermaye şirketleri için halka açıklık oranına göre %150’ye kadar farklı uygulatmaya yetkilidir.

Uyuşmazlıkların kaynağı olan cümle, bendin dördüncü paragrafındadır:

“Bu bendin uygulanmasında sermaye şirketlerine nakit dışındaki varlık devirlerinden kaynaklananlar dâhil olmak üzere, sermaye şirketlerinin birleşme, devir ve bölünme işlemlerine taraf olmalarından veya bilançoda yer alan öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesinden kaynaklanan ya da ortaklar veya bu Kanunun 12 nci maddesi kapsamında ortaklarla ilişkili olan kişilerce kredi kullanılmak veya borç alınmak suretiyle gerçekleştirilen sermaye artırımları, indirim hesaplamasında dikkate alınmaz.”

Aynı bende göre nakdi sermaye indiriminden, sermaye artırımına ilişkin kararın veya ilk kuruluşta ana sözleşmenin tescil edildiği hesap dönemi ile bu dönemi izleyen dört hesap dönemi için ayrı ayrı yararlanılır. Bu dönemlerde sermaye azaltılırsa azaltılan tutar indirim hesabına katılmaz. İndirim tutarı, nakdi sermayenin ödendiği ay kesri tam ay sayılarak hesap döneminin kalan ay süresi kadar hesaplanır. Matrahın yetersiz kaldığı dönemde indirilemeyen tutarlar sonraki hesap dönemlerine devreder.

Beş dönem sınırı 7417 sayılı Kanunla getirilmiştir. Kanunun geçici 15. maddesinin 13. fıkrasına göre bu değişiklik, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce sermaye artırımı yapan veya ilk defa kurulan şirketler için 2022 yılı hesap dönemi dahil olmak üzere beş hesap dönemi için uygulanır. Hesap dönemi takvim yılı olan şirketlerde bu süre 2026 hesap dönemiyle tamamlanır. Aşağıdaki kararların çoğu 2015-2018 yıllarında yapılan artırımlara ilişkindir.

Uygulamada sık geçen bir ifade ise kanunda değil tebliğdedir. 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği, indirim hesabına katılmayacak artışlar arasında ayrıca “Bilanço içi kalemlerin birbiri içinde mahsubu şeklinde gerçekleştirilen sermaye artışları”nı saymıştır. Bu ifade idarenin ret gerekçelerinde ve özelgelerde de kullanılmaktadır.

Nakdi Sermaye İndirimi Hangi Durumlarda Reddediliyor?

Danıştay kararlarına yansıyan nakdi sermaye indirimi uyuşmazlıkları dört başlıkta toplanıyor:

  • Ortağın şirketten olan alacağının, yani ortaklara borçlar hesabındaki tutarın sermayeye eklenmesi.
  • Geçmiş yıl karlarının ortağa dağıtılıp aynı tutarın sermaye olarak geri konulması.
  • Sermayenin ortak veya ortakla ilişkili kişi tarafından kredi kullanılarak ya da borç alınarak karşılanması.
  • Sermaye artırımından önce yatırılan sermaye avansının hangi hesapta izlendiği ve hangi yıl sermayeye eklendiği.

Uyuşmazlıklar genellikle iki yoldan yargıya geliyor. Şirket, idarenin görüşüne göre yararlanamayacağı nakdi sermaye indirimini beyannameye almaz, beyannameyi ihtirazi kayıtla verir ve tahakkuka karşı dava açar. Ya da nakdi sermaye indirimini kullanır, vergi incelemesinde indirim reddedilir ve cezalı tarhiyat yapılır. İki yolda da incelemede ve yargılamada belirleyici olan belgeler aynıdır: sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararı ve tescil, sermaye bedelinin şirketin banka hesabına yatırıldığını gösteren dekontlar, ortağın bu parayı nereden bulduğunu gösteren kayıtlar ve ortaklarla ilgili cari hesap hareketleri. Tebliğ ayrıca taahhüt edilen tutarın banka hesabına fiilen yatırıldığını gösteren ve “ilgili banka şubesi tarafından onaylanmış banka hesap özetini kağıt ortamında veya elektronik ortamda ilgili dönem kurumlar vergisi beyannamesi verme süresi içerisinde” vergi dairesine ibraz etmeyi istemektedir.

Ortaklara Borçlar Hesabındaki Tutar Sermayeye Eklenirse İndirim Reddedilir mi?

Bu konuda Danıştay’ın gerekçeli kararları idare lehinedir: ortaklardan alınan borcun sermayeye çevrilmesiyle yapılan artışta nakdi sermaye indirimi kabul edilmemiştir. Ortağın şirkete daha önce verdiği borç, sermaye artırımında şirkete yeni para girmeden sermayeye aktarılırsa artış nakdi sayılmamaktadır. İdarenin görüşü de bu yöndedir. Ortağın şirketten para çekmesinin sonuçları ise ortaklar cari hesabı yazımızda ayrıca ele alınmıştır.

İdarenin görüşü: Kahramanmaraş Vergi Dairesi Başkanlığının 27.01.2020 tarihli ve 47285862-125[10-2017/12]-4307 sayılı özelgesi

Özelgede şirketin nakit ihtiyacı için ortağından alınan ve 331 Ortaklara Borçlar hesabında izlenen borcun ortağa geri ödenmesi, ortağın da bu parayı sermaye taahhüdünün ödenmesinde kullanması halinde bile “bu tutarla sınırlı olmak üzere Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde düzenlenen indirim uygulamasından faydalanmanız mümkün bulunmamaktadır” denilmiştir. Özelge yalnız talep eden mükellefin somut olayı için verilmiştir ve başka mükellefleri bağlamaz; ancak idarenin uygulamadaki yaklaşımını gösterir.

Ortaklardan Alınan Borç Sermayeye Çevrilirse İndirim Kullanılabilir mi? (Danıştay 4. Daire, 2022)

Karar: Danıştay 4. Daire, 25.05.2022, E.2018/6247, K.2022/3308 · Özeti ve tam metni: Ortaklardan Alınan Kredi Sermayeye Eklenirse İndirim Var mı?

Olay: Şirket 2015’te sermayesini 562.000.000 TL artırdı. Daire’nin tespitine göre artırılan sermayenin tamamı, şirketin daha önce ortaklarından sözleşmeye bağlı olarak nakden temin ettiği kredi tutarlarının sermayeye eklenmesiyle karşılandı. Bölge idare mahkemesi, artırılan sermayenin 393.400.000 TL’lik kısmının ortaklarca borç almaksızın ve kredi kullanmaksızın temin edildiğini kabul etmişti.

Kararın en önemli kısmı: “davacının gelecek yıllarda indirim konusu yapmak istediği sermaye artışının nakdi olarak değil, ortaklar cari hesabından karşılandığının açık olduğu, nakdi sermaye artışlarının gelecek yıllarda da indirim konusu yapılabileceği, ancak ortaklar cari hesaplarından karşılanan kısmın gelecek yıllarda kurum kazancından indirim konusu yapılamayacağı”

Sonuç: Ortaklardan alınan kredilerin sermayeye eklenmesiyle yapılan artış nakdi sermaye artışı sayılmadı; şirket bu tutar üzerinden sonraki yıllarda da nakdi sermaye indirimi kullanamayacak. Danıştay’a göre indirim için “sermaye artışlarının nakit olarak karşılanması” ve ortakların şirkete sağladığı paranın kredi kullanılarak veya borç alınarak temin edilmemiş olması gerekir; kanun bu artırımları faiz transferini önlemek için indirim dışında bırakmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi Direndi, Vergi Dava Daireleri Kurulu Aynı Sonuca Ulaştı (VDDK, 2024)

Karar: Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 23.10.2024, E.2023/1181, K.2024/937 (oyçokluğu) · Özeti ve tam metni: VDDK: Ortak Alacağıyla Yapılan Sermaye Artırımında İndirim Yok

Olay: Yukarıdaki dosyada bölge idare mahkemesi, sermaye artırımının tescilinden önce ortak tarafından konulan tutarın sermayeye eklenmesinin bilanço içi kalemlerin mahsubu sayılamayacağı görüşüyle önceki kararında ısrar etti.

Kurulun atıf yaptığı 4. Daire gerekçesinin en önemli kısmı: “Olayda, davacının gelecek yıllarda indirim konusu yapmak istediği sermaye artışının nakdi olarak değil ortaklar cari hesabından karşılandığı açıktır”

Sonuç: Danıştay 4. Dairesinin, ortaklar cari hesabından karşılanan sermaye artışının nakdi sermaye indirimine konu olamayacağı yönündeki gerekçesi Kurulda “aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle” benimsendi; bölge idare mahkemesinin aksi yöndeki ısrarı kabul görmedi.

Vergi Mahkemesi Şirketi Haklı Buldu, Danıştay Ortaklara Borçlar Hesabından Artışta İndirimi Kabul Etmedi (Danıştay 3. Daire, 2025)

Karar: Danıştay 3. Daire, 01.10.2025, E.2023/10474, K.2025/3585 · Özeti ve tam metni: Ortaklara Borçlar Hesabından Sermaye Artırımında İndirim Var mı?

Olay: Şirket, ortaklara borçlar hesabındaki tutarı sermayeye aktararak sermayesini artırdı ve 2021 yılı kurumlar vergisi beyannamesini indirim talebiyle ihtirazi kayıtla verdi. Vergi mahkemesi, ortakların şirkete borç vermesi ve bu borcun sermayeye eklenmesi halinde indirimden yararlanmayı engelleyen bir yasal düzenleme bulunmadığı görüşüyle şirketi haklı bulmuştu.

Kararın en önemli kısmı: “Yukarıda kuralına yer verilen yasal düzenleme uyarınca indirim hakkından faydalanabilmek için ortaklar tarafından şirkete nakden sağlanan sermayenin, kredi kullanılarak ve borç alınarak temin edilmemiş olması gerekmektedir.”

Sonuç: Ortaklara borçlar hesabındaki tutarın sermayeye aktarılmasıyla yapılan artış nakdi sermaye artışı sayılmadı ve indirim kabul edilmedi. Danıştay’a göre tahakkukun ihtirazi kayda konu kısmında hukuka aykırılık yoktur; vergi mahkemesinin aksi yöndeki gerekçesi kabul görmedi. Danıştay’a göre indirim için sermayenin ortaklar tarafından şirkete nakden sağlanması ve bu paranın kredi veya borçla temin edilmemesi gerekir.

Borç Önce Ödendi, Para Sonra Sermaye Olarak Geri Geldi (Danıştay 9. Daire, 2024)

Karar: Danıştay 9. Daire, 22.02.2024, E.2022/2772, K.2024/789 · Özeti ve tam metni: Borç Ödenip Sermaye Olarak Geri Gelirse Bilanço İçi Mahsup mu?

Olay: Şirket, sermaye artırımının tescilinden önce ortaklarına olan borçlarını ödemiş; ortaklar da bu parayı yeniden şirket hesaplarına aktararak sermaye artırımında kullanmıştı. Vergi incelemesinde, şirketin 2016 yılındaki sermaye artışı bilanço içi kalemlerin mahsubu sayılarak indirim reddedildi ve cezalı tarhiyat yapıldı.

Danıştay’ın ayrı gerekçe yazmadan yerinde gördüğü Bölge İdare Mahkemesi kararının en önemli kısmı: “davacı şirket tarafından yapılan sermaye artırımının tescil edildiği tarihten önce şirkete ortakları tarafından, kendilerine yapılan borç ödemelerinin sermayeye eklenmesi yoluyla yapılan sermaye artırımının, bilanço içi kalemlerin birbiriyle mahsubu şeklinde gerçekleştirilen sermaye artışı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı”

Sonuç: Ortaklara ödenen borcun ortaklarca yeniden şirkete yatırılarak sermaye artırımında kullanılması bilanço içi mahsup sayılmadı; şirket nakdi sermaye indiriminden yararlandı ve cezalı tarhiyat kaldırıldı. Bu sonucu taşıyan gerekçe Danıştay’a değil Bölge İdare Mahkemesine aittir.

Borcu Geri Ödeyip Parayı Yeniden Yatırmak Güvenli mi?

Bu yol, idarenin Kahramanmaraş özelgesinde açıkladığı görüşle çelişir; yargı tarafında ise bu olguda mükellef lehine bir sonuç bulunmakla birlikte gerekçe Danıştay’a değil bölge idare mahkemesine aittir. Bu yolla nakdi sermaye indiriminden yararlanmak isteyen şirket, borcun gerçekten ödendiğini ve sermaye bedelinin yeniden yatırıldığını banka hareketleriyle gösterebilmelidir. Aksi halde işlem, ortaklara borçlar hesabının doğrudan sermayeye aktarılması gibi değerlendirilebilir.

Dağıtılan Kar Payı Sermaye Olarak Geri Konulursa İndirim Reddedilir mi?

İdare bu işlemi öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesi saymaktadır. Sermaye bedelinin şirketin banka hesabına fiilen yatırıldığı iki dosyada ise nakdi sermaye indirimi kabul edilmiştir; bunlardan 9. Daire kararı kendi gerekçesini de içermektedir.

İdarenin görüşü: Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığının 09.05.2017 tarihli ve 93767041-125[10-2016/1]-15256 sayılı özelgesi

Özelgede, öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesiyle yapılan artırımların indirim dışında kaldığı belirtilerek “şirket karının önce ortaklara dağıtılıp daha sonra da tekrar şirkete sermaye olarak konulması işlemi dolayısıyla ve dağıtılan bu kar payı tutarıyla sınırlı olmak üzere bu indirim uygulamasından yararlanmanız mümkün değildir” denilmiştir.

Kar Payı Dağıtılıp Sermaye Olarak Geri Konulursa İndirim Var mı? (Danıştay 9. Daire, 2024)

Karar: Danıştay 9. Daire, 06.11.2024, E.2023/6727, K.2024/6057 · Özeti ve tam metni: Kar Dağıtımı Sonrası Sermaye Artırımı

Olay: Tek ortağı bir anonim şirket olan davacı, 2016’da sermayesini 12.500.000 TL’den 20.000.000 TL’ye çıkardı. Vergi incelemesinde, geçmiş yıl karlarının ortağa dağıtılıp aynı tutarın sermaye olarak geri konulduğu ileri sürülerek dağıtılan 5.375.000 TL ile sınırlı olarak indirim reddedildi ve 2018 yılı için cezalı tarhiyat yapıldı. Bölge idare mahkemesinin tespitine göre kar payı ödemeleri de sermaye artırım bedeli de banka yoluyla yapılmıştı.

Kararın en önemli kısmı: “ortağın artırılan sermaye tutarını kredi kullanması veya borç alması suretiyle gerçekleştirdiğine dair bir eleştiride bulunulmamış olması ve olayda sermaye artışının bilançoda yer alan öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesi suretiyle başka bir ifadeyle bilanço hesapları arasında yapılan hesaplar arası transfer hareketleri şeklinde sağlanmadığı”

Sonuç: Sermaye bedeli banka yoluyla fiilen yatırıldığı, ortağın bu tutarı borçlanarak karşıladığı ileri sürülmediği ve artış hesaplar arası aktarımla yapılmadığı için idarenin indirimi reddetmesi yerinde görülmedi; cezalı tarhiyat kaldırıldı. Danıştay’a göre kanunun indirim dışında bıraktığı, nakit olarak bankaya yatırılan sermaye dışında kalan, öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesiyle ve ortağın kredi veya borçla yaptığı artırımlardır.

Holding Temettüyle Sermaye Koydu, İndirim Kabul Edildi (Danıştay 3. Daire, 2023)

Karar: Danıştay 3. Daire, 15.03.2023, E.2020/289, K.2023/805 (oyçokluğu) · Özeti ve tam metni: Dağıtılan Kar Payı ile Yapılan Sermaye Artırımı

Olay: Şirket 25.06.2015’te geçmiş yıl karlarını dağıttı, 06.07.2015’te sermayesini 560.000.000 TL’den 1.070.000.000 TL’ye çıkardı; holding, sermaye taahhüdünü şirketin daha önce kendisine ödediği temettülerle karşıladı. Şirket 2017 yılı beyannamesini indirim talebiyle ihtirazi kayıtla verdi.

Danıştay’ın ayrı gerekçe yazmadan yerinde gördüğü vergi mahkemesi kararının en önemli kısmı: “işletmeden çekilmemiş olan kârları öz sermaye kalemleri içinde olmasına karşın ortaklara dağıtılan kâr payı öz sermaye kalemleri içinde kabul edilemeyeceğinden”

Sonuç: Vergi mahkemesine göre karın önce ortağa dağıtılması ve ortağın bu parayla sermaye koyması öz sermaye kaleminin sermayeye eklenmesi sayılmaz. Bu sonuç Danıştay’da da değişmedi: şirketin nakdi sermaye indirimi kabul edildi ve fazla ödenen 6.099.517,12 TL’nin yasal faiziyle iadesine hükmedildi.

Kar Payı Yolunda Nelere Dikkat Edilmeli?

9. Daire kararında sermayenin artırılan tutarının şirketin banka hesaplarına ödendiği tespit edilmiş, ortağın bu tutarı borçlanarak karşıladığına dair bir eleştiri bulunmamıştı. Kar payı ortağa fiilen ödenmeden yalnız kayıtlarda ortak cari hesabına alınıp sermayeye aktarılırsa durum, yukarıdaki ortaklara borçlar kararlarına yaklaşır. Bu nedenle kar dağıtım kararı, kar payının ödendiğini gösteren banka hareketi ve sermaye bedelinin yatırıldığını gösteren dekont birlikte saklanmalıdır. 3. Daire kararının oyçokluğuyla verilmiş olması, konunun Danıştay içinde de tartışmalı olduğunu gösteriyor.

Kar dağıtımı yoluyla yapılan bu yapılanmanın ortak tarafında da vergi sonucu vardır. Ortak tam mükellef bir kurumsa, tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımından elde ettiği kazanç kurumlar vergisinden müstesnadır (Kurumlar Vergisi Kanunu m.5/1-a). Ortak gerçek kişiyse, tam mükellef kurumlardan elde edilen kar paylarının yarısı gelir vergisinden müstesnadır; istisna edilen kısım üzerinden de tevkifat yapılır ve tevkif edilen verginin tamamı, kar payı yıllık beyannameyle beyan edilirse beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilir (Gelir Vergisi Kanunu m.22/3). Kar dağıtıp sermaye olarak geri koyma yolu düşünülürken bu maliyet de hesaba katılmalıdır.

Ortak Kredi Kullanarak veya Borç Alarak Sermaye Koyarsa Nakdi Sermaye İndirimi Kaybedilir mi?

Kanun, ortaklar veya Kanunun 12. maddesi kapsamında ortaklarla ilişkili kişiler tarafından kredi kullanılarak ya da borç alınarak yapılan artırımları indirimin dışında bırakır. Tartışma, ortağın şirkete geçmişte borç vermiş olmasının bu sınıra girip girmediği noktasında çıkmıştır.

Şirket Geçmişte Ortağından Borç Almışsa İndirim Kaybedilir mi? (Danıştay 4. Daire, 2022)

Karar: Danıştay 4. Daire, 07.03.2022, E.2019/2331, K.2022/1294 · Özeti ve tam metni: Örtülü Sermaye Sonrası Nakdi Sermaye Artışında İndirim

Olay: Şirket 2016’da sermayesini 577.500.000 TL’den 2.977.500.000 TL’ye çıkardı. Daire’nin tespitine göre artırılan sermayenin tamamı, şirketin %100 ortağı holding tarafından kendi öz kaynaklarından, kredi kullanılmadan ve borçlanılmadan şirket hesaplarına nakit olarak ödendi. Şirket daha önce aynı holdingden kredi kullanmış, bu borç sermaye artırımından önce geri ödenerek kapanmıştı. Vergi mahkemesi ve bölge idare mahkemesi, bu geçmiş borç örtülü sermaye sayıldığı için indirimin uygulanamayacağını kabul etmişti.

Kararın en önemli kısmı: “nakti sermaye artışının, öncesinde gerçekleşen örtülü sermaye artışından farklı bir hukuki muamele olduğu ve uyuşmazlığın da, örtülü sermaye iddiasından değil, nakti sermaye artışı nedeniyle indirim hesaplanıp hesaplanamayacağına ilişkin bulunduğu, nakti sermaye artışının ortak tarafından, borçlanılmak suretiyle değil, öz kaynaklarından nakten ödeme yapılmak suretiyle gerçekleştirildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı dikkate alındığında, sermaye artışının gerçekleştirilme yönteminin indirimden yararlanmaya engel bir hal teşkil etmediği”

Sonuç: Şirketin geçmişte ortağından borç almış ve bu borcun örtülü sermaye sayılmış olması, ortağın sermayeyi borçlanmadan kendi kaynağından nakden ödediği durumda nakdi sermaye indirimini engellemez; alt mahkemelerin aksi yöndeki görüşü kabul görmedi. Danıştay’a göre indirim, sermaye ortakların veya ortaklarla ilişkili kişilerin dışarıdan borçlanarak temin ettiği tutarlarla artırılmışsa kaybedilir; kanunun 12. maddeye yaptığı gönderme ilişkili kişinin kim olduğunu belirlemek için kullanılır.

Ortağın Parayı Nereden Bulduğu Neden Önemli?

4. Daire kararında ortağın sermayeyi borçlanmadan, kendi kaynağından nakden koyduğu taraflar arasında tartışmasızdı; şirketin aynı ortaktan geçmişte borç almış olması bu durumda nakdi sermaye indirimini engellememiştir. Paranın kaynağı tartışmalı olduğunda ise şirket, ortağın sermaye bedelini kredi kullanmadan ve borç almadan temin ettiğini gösterecek banka kayıtlarını hazır tutmalıdır.

Sermaye Avansında Tebliğ Şartları Danıştay’dan Geçti mi?

Kurumlar Vergisi Kanununun 10. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde sermaye avansına ilişkin özel bir düzenleme yoktur. Tebliğ, sermaye artırımı kararından önce ortaklarca şirketin banka hesabına yatırılan avansların nakdi sermaye indirimine katılmasını iki şarta bağlamıştır:

  • “Banka hesabına yatırıldığı tarihten itibaren şirketin bilançosunda öz sermaye kalemleri arasında yer alan “Diğer Sermaye Yedekleri” hesabında izlenmesi”
  • “Banka hesabına yatırıldığı tarihin içinde bulunduğu hesap döneminin sonuna kadar bu tutarlarla ilgili sermaye artırımına ilişkin kararın ticaret siciline tescil ettirilmesi”

Sermaye Avansı Yanlış Hesaba Kaydedildiyse İndirim Kaybedilir mi? (Danıştay 4. Daire, 2021)

Karar: Danıştay 4. Daire (ilk derece), 27.12.2021, E.2018/3367, K.2021/11010 (oyçokluğu) · Özeti ve tam metni: Sermaye Avansı Yanlış Hesaba Kaydedilirse İndirim Kaybedilir mi?

Olay: Ortaklar, sermaye artırımında kullanılmak üzere şirkete havale yaptı. Tutar önce 320 Satıcılar hesabına kaydedildi, sonra yönetim kurulu kararıyla 529 Diğer Sermaye Yedekleri hesabına alındı. Şirket hem tebliğdeki Diğer Sermaye Yedekleri şartının iptalini hem de fazla ödenen 32.514,35 TL verginin iadesini istedi.

Kararın en önemli kısmı: “yönetim kurulu kararıyla, sehven yapıldığı anlaşılan kaydın düzeltilerek, anılan tutarın 529 Diğer Sermaye Yedekleri hesabına alındığı, dolayısıyla Tebliğ’de öngörülen şartın sağlandığı”

Sonuç: Tebliğdeki Diğer Sermaye Yedekleri şartı kanuna uygun bulundu ve yürürlükte kaldı. Ancak banka dekontunda sermaye artırımı için gönderildiği açıkça yazılan ve hatalı kaydı yönetim kurulu kararıyla düzeltilen avans bu şartı sağlamış sayıldı; idare diğer şartların sağlanmadığına dair belge sunmadığından şirketin nakdi sermaye indirimi kabul edildi ve fazla ödenen vergi iade edilecek.

Kayıt Hatası Tescilden Önce Düzeltilmişse (VDDK, 2023)

Karar: Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 29.03.2023, E.2022/1223, K.2023/223 (usulde oyçokluğu, esasta oybirliği) · Özeti ve tam metni: VDDK: Sermaye Avansında Kayıt Hatası Tescilden Önce Düzeltilirse

Olay: Uyuşmazlık, havale edilen 10.000.000 TL’nin yönetim kurulu kararıyla Diğer Sermaye Yedekleri hesabına alınan 8.000.000 TL’lik kısmına isabet eden indirimle ilgilidir. İdare, 4. Daire’nin yukarıdaki kararının şirketi haklı bulan kısmını Kurul önüne taşıdı.

Kararın en önemli kısmı: “sermaye şirketlerinin nakdi sermaye artışları yoluyla kredi ihtiyaçlarının azaltılmasının ve faiz giderlerinin düşürülmesinin amaçlandığı ve olayda hesaplarda sermaye artışına ilişkin olarak yapılan hatalı kaydın bu hususa ilişkin genel kurul kararının tescil tarihinden önce düzeltildiği dikkate alındığında”

Sonuç: Diğer Sermaye Yedekleri hesabına alınan 8.000.000 TL’lik avansa ilişkin hatalı kayıt, sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının tescilinden önce düzeltildiği için şirket bu tutar üzerinden nakdi sermaye indiriminden yararlandı. Kurul bu sonuca ulaşırken indirimin, şirketlerin kredi ihtiyacını azaltma ve faiz giderlerini düşürme amacını da dikkate aldı.

Sermaye Avansı Yatırıldığı Yıl Sermayeye Eklenmezse (Danıştay 4. Daire, 2022)

Karar: Danıştay 4. Daire, 25.05.2022, E.2019/4865, K.2022/3309 · Özeti ve tam metni: Sermaye Avansı Aynı Yıl Sermayeye Eklenmezse İndirim Yok

Olay: Ortak, 2014 ve 2015 hesap dönemlerinde nakit olarak toplam 73.133.262,98 TL sermaye avansı gönderdi; bu tutar 16.06.2016’da sermayeye eklendi. İdare, avans yatırıldığı yıl sermaye artırımına konu edilmediği için 2.894.553,57 TL’lik indirimi kabul etmedi. Vergi mahkemesi, kanunla tanınan bir hakkın tebliğle kısıtlanamayacağı gerekçesiyle şirketi haklı bulmuştu.

Kararın en önemli kısmı: “şirketin banka hesabına yatırıldığı tarihin içinde bulunduğu hesap döneminde sermaye artırımına konu edilmeyen sermaye avansı niteliğindeki tutarların indirim uygulamasında dikkate alınmasının mümkün olmadığı”

Sonuç: 2014 ve 2015’te yatırılıp 2016’da sermayeye eklenen avans için nakdi sermaye indirimi kabul edilmedi; vergi mahkemesinin, bu şartın tebliğle getirilemeyeceği yönündeki gerekçesi kabul görmedi. Danıştay’a göre sermaye avansı, şirketin banka hesabına yatırıldığı hesap dönemi içinde sermaye artırımına konu edilmelidir.

Aynı Avans Şartında Farklı Sonuç (Danıştay 9. Daire, 2024)

Karar: Danıştay 9. Daire, 15.02.2024, E.2022/4325, K.2024/608 · Özeti ve tam metni: Sermaye Avansında Aynı Yıl Tescil Şartı: 9. Daire Kararı

Olay: Ortaklar 2019’da sermaye avansı yatırdı, artırım 2020’de tescil edildi. İdare, avans 2019 içinde sermaye artırımına konu edilmediği için 2020 yılına ait 830.195,78 TL tutarındaki faiz indirimini kabul etmedi.

Danıştay’ın ayrı gerekçe yazmadan yerinde gördüğü vergi mahkemesi kararının en önemli kısmı: “kanun altı normlarla indirimden yararlanma konusunda yeni şartların getirilmesi açıkça hukuka aykırı olup, anılan Tebliğ hükmünün dava konusu işleme yasal dayanak teşkil etmesinin mümkün olmadığı”

Sonuç: Avansın yatırıldığı yıl içinde sermaye artırımına konu edilmemesi bu dosyada indirimi engellemedi; şirket 2020 yılı için nakdi sermaye indiriminden yararlandı. Bu sonucu taşıyan gerekçe Danıştay’a değil vergi mahkemesine aittir.

Sermaye Avansında Daireler Neden Ayrışıyor?

Aynı tebliğ şartına ilişkin iki daire kararı farklı sonuca varmıştır. 4. Daire, avansın yatırıldığı hesap döneminde sermaye artırımına konu edilmesi şartını uygulayarak indirimi kabul etmemiştir. 9. Daire kararında ise aynı şart indirime engel görülmemiş; ancak bu sonucu taşıyan gerekçe, Danıştay’ın ayrı gerekçe yazmadan yerinde gördüğü vergi mahkemesi kararına aittir. 2021 tarihli iptal davasında hüküm, Diğer Sermaye Yedekleri hesabında izleme şartına ilişkin iki cümleyi kapsamaktadır; avansın yatırıldığı yıl içinde tescil şartı o davada iptal istemine konu edilmemiştir. Bu şart hakkında Vergi Dava Daireleri Kurulu kararı tespit edilemedi. Avansı yatırıldığı yıl sermayeye ekleyemeyen şirketin nakdi sermaye indirimi açısından uyuşmazlık riskini bu tabloya göre değerlendirmesi gerekir.

Nakdi Sermaye İndirimi Reddedilirse Dava ve Uzlaşma Yolu

Vergi Usul Kanununun 378. maddesine göre mükellefler beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamaz; Kanunun vergi hatalarına ait hükümleri ise saklıdır. Bu nedenle idarenin görüşü doğrultusunda indirimi beyannameye almayan şirket, beyannameyi ihtirazi kayıtla verip tahakkuka karşı dava açma yolunu kullanır. Bu yazıdaki kararların çoğu bu yolla açılan davalarda verilmiştir. İndirimin kapsamına ilişkin bir yorum farkının vergi hatası sayılarak sonradan düzeltme yoluyla giderilebileceğine güvenmek risklidir; bu nedenle indirimden yararlanılmayan beyanname ihtirazi kayıtla verilmelidir. Kaydın beyannameyle birlikte konulması ve hangi indirime ilişkin olduğunun açıkça yazılması, sonradan çıkabilecek usul tartışmalarını önler. Nakdi sermaye indirimi beş dönem boyunca ayrı ayrı hesaplandığından, idarenin görüşü değişmedikçe her dönemin beyannamesi ayrıca ihtirazi kayıtla verilmeli ve her dönemin tahakkuku ayrıca dava konusu edilmelidir. Artırım yılında zarar edilmiş olsa bile devreden indirim tutarı bu yolla korunabilir; yukarıda anılan 2015 tarihli artırımda şirket, zarar ettiği yılın beyannamesini ihtirazi kayıtla vermiştir.

Vergi mahkemesinde dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı bir süre gösterilmeyen hallerde otuz gündür. Kanuna göre vergi uyuşmazlıklarında süre; tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin, tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar (İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7/2-b). İhtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine yapılan tahakkukta sürenin bu ihtimallerden hangisine göre başlayacağı ayrıca tartışma konusu olabileceğinden, ihtiyatlı yol davayı beyannamenin verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde açmaktır.

İndirim vergi incelemesinde reddedilir ve ikmalen veya re’sen tarhiyat yapılırsa, ihbarnamenin tebliğinden itibaren otuz gün içinde tarhiyat sonrası uzlaşma talep edilebilir. Uzlaşma vergi aslını değil, kesilen vergi ziyaı cezasının tahakkuk edecek miktarını kapsar. Usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları ise cezayı gerektiren fiil bazında toplam tutarı 2026 için 40.000 TL’yi aşıyorsa uzlaşmaya konu olabilir; bu tutarı aşmayan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında kanundaki ceza indirimi oranı %50 artırımlı uygulanır. Vergi kaçakçılığı fiilleriyle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde kesilen ceza, bu fiillere iştirak edenlere kesilen ceza ve izaha davet kapsamında ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükelleflere bu kapsamda kesilen ceza ise uzlaşmaya konu edilemez. Kanun uzlaşmayı; vergi ziyaına sebebiyet verilmesinin kanun hükümlerine yeterince nüfuz edememekten ya da yanılmadan kaynaklandığının, vergi hatası veya maddi hata bulunduğunun ya da yargı kararları ile idarenin ihtilaf konusu olayda görüş farklılığı olduğunun ileri sürülmesine bağlamıştır (Vergi Usul Kanunu ek m.1). Kar payı uyuşmazlığında olduğu gibi Danıştay kararlarının idarenin özelgesinden ayrıldığı durumlarda son gerekçe ileri sürülebilir. Aynı madde, vergi incelemesine dayanılarak kesilecek cezalarda Bakanlığın tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin verebileceğini de öngörür; tarhiyat öncesi uzlaşmanın şartları ve usulü bu yazının kapsamı dışındadır. Uzlaşma vaki olmaz veya temin edilemezse yeniden uzlaşma talep edilemez; ancak uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa idarenin nihai teklifi yazılır ve mükellef dava açma süresinin sonuna kadar bu teklifi kabul ettiğini yazılı olarak bildirirse uzlaşma sağlanmış sayılır. Uzlaşma ile dava birbirinin alternatifidir. Uzlaşma tutanakları kesindir; üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit olunan hususlar hakkında dava açılamaz ve hiçbir mercie şikayette bulunulamaz (Vergi Usul Kanunu ek m.6). Uzlaşma talep edilen ceza için dava ancak uzlaşma vaki olmazsa açılabilir; uzlaşma talebinden önce açılmış dava uzlaşma sonuçlanmadan incelenmez (incelenip karara bağlanırsa karar hükümsüz sayılır), uzlaşma vaki olmazsa görülmeye devam eder. Uzlaşma vaki olmazsa cezaya karşı dava, tutanağın tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde açılır; dava açma süresi bitmiş veya 15 günden az kalmışsa süre tutanağın tebliğinden itibaren 15 gün olarak uzar (Vergi Usul Kanunu ek m.7). Bu hükümlerde vergi aslına ilişkin dava süresini uzatan bir düzenleme bulunmadığından, indirimin reddine dayanan vergi aslına karşı dava ihtiyaten ihbarnamenin tebliğinden itibaren otuz gün içinde açılmalıdır. Dava ve uzlaşma yollarının genel çerçevesi vergi uyuşmazlıkları yazımızda yer alıyor.

Nakdi sermaye indirimi incelemesine hazırlık için saklanması gereken belgeler şunlardır:

  • Sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararı ve ticaret sicili tescili.
  • Sermaye bedelinin şirket banka hesabına yatırıldığını gösteren dekontlar; açıklamada ödemenin sermaye artırımına ilişkin olduğunun yazılması.
  • Ortağın bu parayı nereden temin ettiğini gösteren banka kayıtları; ortak bir şirketse onun kredi ve borç hesapları.
  • Ortaklara borçlar ve ortaklardan alacaklar hesaplarının sermaye artırımı dönemindeki hareketleri.
  • Sermaye avansı varsa Diğer Sermaye Yedekleri hesabındaki kayıt ve tescilin hangi yıl yapıldığı.
  • Tebliğin istediği onaylı banka hesap özetinin beyanname verme süresi içinde vergi dairesine verildiğini gösteren kayıt.
  • İndirim artırımı izleyen yıllarda da kullanıldığından, artırım yılına ait bu belgelerin indirimin kullanıldığı son dönem incelenebildiği sürece saklanması.

Sık Sorulan Sorular

Ortaklara borçlar hesabındaki tutar sermayeye eklenirse nakdi sermaye indirimi alınabilir mi?

Danıştay 4. Dairesi 2022’de, Vergi Dava Daireleri Kurulu 2024’te ve Danıştay 3. Dairesi 2025’te, ortaklara borçlar hesabındaki tutarın sermayeye eklenmesiyle yapılan artışı nakdi sermaye artışı saymamış ve indirimi kabul etmemiştir. Ortağın şirkete verdiği para başlangıçta nakit olarak girmiş olsa bile sermaye artırımı anında şirkete yeni nakit girmemesi belirleyici olmuştur.

Kar payını dağıtıp ortağın aynı parayı sermaye olarak koyması indirimi engeller mi?

İdare, özelgelerinde bu durumda dağıtılan kar payı kadar indirimden yararlanılamayacağını belirtmektedir. Danıştay 9. Dairesine göre sermaye bedelinin şirketin banka hesabına yatırıldığı, ortağın borçlandığının ileri sürülmediği ve artışın hesaplar arası aktarımla yapılmadığı durumda idarenin indirimi reddetmesi yerinde değildir. Holding ortağın kendisine ödenen temettülerle sermaye koyduğu dosyada da indirim kabul edilmiş, Danıştay 3. Dairesi bu sonucu oyçokluğuyla yerinde görmüştür.

Sermaye avansı hangi şartla nakdi sermaye indirimine girer?

Tebliğe göre avansın banka hesabına yatırıldığı tarihten itibaren Diğer Sermaye Yedekleri hesabında izlenmesi ve yatırıldığı hesap döneminin sonuna kadar sermaye artırımı kararının tescil edilmesi gerekir. Danıştay 4. Dairesi birinci şartı hukuka uygun bulmuştur. Yıl içinde tescil şartında 4. Daire idare lehine, 9. Daire mükellef lehine sonuçlanan kararlar vermiştir.

2015 yılında yapılan sermaye artırımı için nakdi sermaye indirimi hala kullanılabilir mi?

7417 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce sermaye artırımı yapan şirketler indirimden 2022 hesap dönemi dahil beş hesap dönemi için yararlanır; hesap dönemi takvim yılı olan şirketlerde bu süre 2026 hesap dönemiyle tamamlanır. Matrahın yetersiz olması nedeniyle indirilemeyen tutarlar sonraki hesap dönemlerine devreder.

Nakdi sermaye indirimi reddedilirse dava süresi nedir?

Vergi mahkemesinde dava açma süresi otuz gündür. İndirimi beyannameye almayan şirket beyannameyi ihtirazi kayıtla verip tahakkuka karşı dava açabilir. İncelemeye dayalı tarhiyatta ihbarnamenin tebliğinden itibaren otuz gün içinde ceza için tarhiyat sonrası uzlaşma talep edilebilir; ancak uzlaşılan konuda artık dava açılamaz ve vergi aslına karşı dava süresi uzlaşma nedeniyle uzamaz.

Sonuç

Nakdi sermaye indirimi davalarında Danıştay’ın baktığı soru, sermaye artırımında şirkete yeni nakit girip girmediği ve bu nakdin ortak tarafından borçlanarak bulunup bulunmadığıdır. Ortaklara borçlar hesabının sermayeye aktarılması bu ölçüyü karşılamamış; banka yoluyla yatırılan sermaye ise dağıtılan kar payından ya da holdingin öz kaynağından gelse de kabul görmüştür. Sermaye avansında Diğer Sermaye Yedekleri şartı hukuka uygun bulunmuş, yıl içinde tescil şartında ise daireler farklı sonuca varmıştır. Bu nedenle sermaye artırımı planlanırken paranın hangi hesaplardan geçtiği önceden belgelenmeli; indirim reddedildiğinde ihtirazi kayıt ve dava süresi kaçırılmamalı, ceza için uzlaşma yoluna gidilecekse uzlaşılan konuda artık dava açılamayacağı hesaba katılmalıdır.

Aras Hukuk Bürosu - nakdi sermaye indirimi davaları ve Danıştay kararları

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Call Now Button