0312 911 83 10
·
av.fatiharas@gmail.com
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
DANIŞMANLIK

Danıştay Kararı: Değer Artış Kazancında Endeksleme ve İstisna Düşülmeden Tarhiyat Yapılamaz

Danıştay Kararı: Değer Artış Kazancında Endeksleme ve İstisna Düşülmeden Tarhiyat Yapılamaz

Gayrimenkul satışından doğan değer artış kazancı vergilendirilirken matrahın nasıl hesaplanacağı, mükellefler için doğrudan ödenecek vergiyi etkileyen kritik bir konudur. Bu hesaplamada 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca maliyet bedelinin endekslenmesi ve yasal istisnanın düşülmesi esastır. Danıştay 3. Dairesi, bu unsurlar hesaba katılmadan belirlenen matraha dayalı tarhiyatın hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir.

Gayrimenkul Satışında Değer Artış Kazancı Uyuşmazlığı

Davacı, 2016 yılında gerçekleştirdiği iki taşınmaz satışından doğan değer artış kazancını beyan dışı bıraktığı gerekçesiyle, takdir komisyonu kararı uyarınca re’sen cezalı gelir vergisi, geçici vergi ve katma değer vergisi tarhiyatına muhatap olmuştur. Vergi Mahkemesi tarhiyatı kaldırmış, Bölge İdare Mahkemesi de bu kararı onamıştır.

Değer Artış Kazancı Matrahına İlişkin Mahkeme Gerekçeleri

  • Matrah belirlenirken yalnızca satılan bir taşınmazın alış bedeli maliyet unsuru olarak dikkate alınmış, maliyetin enflasyona (Yİ-ÜFE) göre endekslenmesi işlemi yapılmamıştır.
  • Yasada öngörülen değer artış kazancı istisna tutarı dikkate alınmamıştır.
  • Bu eksiklikler nedeniyle değer artış kazancı matrahı hukuka aykırı biçimde hesaplanmıştır.
  • Davacının ticari bir faaliyetinin bulunduğuna dair saptama olmadığından, katma değer vergisi tarhiyatı da hukuka uygun değildir.

📌 Değer Artış Kazancında Temel Hukuki İlke

Değer artış kazancında vergilendirilecek tutar safi kazançtır; bu da maliyet bedelinin Yİ-ÜFE oranında endekslenmesi ve yasal istisna tutarının düşülmesiyle bulunur. Bu unsurlar hesaba katılmadan belirlenen matraha dayalı tarhiyat hukuka aykırıdır. Ayrıca tek başına gayrimenkul satışı, ticari faaliyet saptaması yapılmadan katma değer vergisine tabi tutulamaz.

Karar Künyesi

Mahkeme: Danıştay 3. Daire Başkanlığı
Esas No: 2021/2731
Karar No: 2024/3806
Karar Tarihi: 06.06.2024
Oy Durumu: Oybirliği

Kararın Tam Metni

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2021/2731 E.  ,  2024/3806 K.

“İçtihat Metni”

T.C.

D A N I Ş T A Y

ÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No : 2021/2731

Karar No : 2024/3806

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…

VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul satışından kaynaklanan değer artış kazancını beyan dışı bıraktığından bahisle takdir komisyonu kararı uyarınca 2016 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve aynı yılın Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemleri için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile Eylül ve Aralık dönemleri için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının 2016 yılında iki adet taşınmaz satışı gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı olayda, değer artış kazancına ilişkin gelir vergisi matrahı belirlenirken yalnızca satılan bir taşınmazın alış bedelinin maliyet unsuru olarak dikkate alındığı, bunun dışında endeksleme işlemlerinin yapılmadığı ve yasada öngörülen istisna tutarının dikkate alınmadığı anlaşıldığından, söz konusu matrahın hukuka aykırı biçimde hesaplandığı sonucuna ulaşıldığı, davacının ticari bir faaliyetinin bulunduğuna dair saptama olmadığından katma değer vergisi tarhiyatının da hukuka uygun düşmediği gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu tarhiyatın üzerinden hesaplandığı matrahın hatalı olarak belirlendiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin reddine,

2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,

3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 06/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

değer artış kazancı - Aras Hukuk Danışmanlık

Related Posts

Leave a Reply

Call Now Button