İçerik Başlıkları
Pişmanlıkla verilen bir beyanname, tek başına vergiye uyumlu mükellef indiriminden yararlanma hakkını ortadan kaldırmaz. Danıştay 3. Daire, 2022 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu‘nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen %5’lik indirimi ihtirazi kayıtla talep eden şirketin, aynı yıl içinde pişmanlıkla verdiği bir özel tüketim vergisi beyannamesi gerekçe gösterilerek bu indirimden mahrum bırakılamayacağına hükmetmiştir. E:2024/3512, K:2025/255 sayılı ve 29.01.2025 tarihli kararla, ilk derece vergi mahkemesi ile bölge idare mahkemesinin mükellef lehine verdiği kararlar onanmıştır.
Olay ve Uyuşmazlık
Davacı şirket, 2022 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan verginin %5’i olan 2.006.296,69 TL’lik vergiye uyumlu mükellef indirimini, ödenmesi gereken kurumlar vergisinden düşülmesi gerektiği yönünde ihtirazi kayıt koyarak beyannamesini vermiştir. Vergi dairesi ise şirketin 2022 yılının Mart dönemine ilişkin olarak pişmanlıkla verdiği özel tüketim vergisi beyannamesini, mükerrer 121. maddedeki “beyannamelerin kanuni süresinde verilmiş olması” şartının ihlali sayarak indirimi kabul etmemiş ve tahakkuku bu doğrultuda gerçekleştirmiştir.
Şirket, ihtirazi kayda konu ettiği kısmın kaldırılması ve iadesi istemiyle dava açmıştır. İlk derece vergi mahkemesi ile bölge idare mahkemesi mükellef lehine karar vermiş; davalı idare bu kararı temyiz etmiştir.
Mahkeme Kararının Gerekçeleri
- İlk derece vergi mahkemesi: 2022 yılının Mart dönemine ilişkin pişmanlıkla verilen özel tüketim vergisi beyannamesinin 193 sayılı Kanun’un mükerrer 121. maddesindeki şartı ihlal etmeyeceği; ayrıca davalı idarece davacının indirimden yararlandırılmasına engel başka bir durumun ileri sürülmediği anlaşıldığından, ihtirazi kaydın kabul edilmemesi suretiyle yapılan tahakkukta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle tahakkukun ihtirazi kayda konu kısmı kaldırılmış ve iadesine hükmedilmiştir.
- Bölge idare mahkemesi: İstinaf başvurusu, usul ve hukuka uygun bulunan vergi mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddedilmiştir.
- Danıştay 3. Daire: Temyizen incelenen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek temyiz isteminin reddine ve bölge idare mahkemesi kararının onanmasına oybirliğiyle ve kesin olarak karar verilmiştir.
📌 Kararın Ortaya Koyduğu Temel Hukuki İlke
Vergiye uyumlu mükellef indirimi için aranan “beyannamelerin kanuni süresinde verilmiş olması” şartı mutlak değildir. Kanun, kanuni süresinde verilmiş bir beyannameye ilişkin olarak sonradan düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameleri bu şartın ihlali saymamaktadır. Bu nedenle, pişmanlıkla verilen bir beyanname tek başına indirimi engellemez. İdare, indirime engel oluşturan başka somut bir durumu (kesinleşmiş tarhiyat, Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesindeki fiiller, vadesi geçmiş borç gibi) ortaya koymadıkça, mükellef indirimden yararlanmaya devam eder; bu hususta ispat yükü idarededir.
Vergiye Uyumlu Mükellef İndiriminde Pişmanlık Beyannamesinin Yeri (GVK Mükerrer Md. 121)
Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesi uyarınca ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükellefleri (finans ve bankacılık sektörü, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç), maddede sayılan şartları taşımaları hâlinde yıllık beyanname üzerinden hesaplanan verginin %5’ini ödenmesi gereken vergiden indirebilir. Hesaplanan indirim tutarı, kanuni tutar olan 1 milyon Türk lirasının yeniden değerleme oranında artırılmasıyla belirlenen güncel üst sınır olan 12.000.000 TL’yi aşamaz.
Bir mükellefin vergiye uyumlu mükellef indiriminden yararlanabilmesi için başlıca şu şartlar aranır:
- İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması. Maddenin 5/12/2019 tarihli ve 7194 sayılı Kanun’la değişik bu bendinde, kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannamelerin bu şartın ihlali sayılmayacağı açıkça belirtilmiştir.
- Söz konusu süre içerisinde kesinleşmiş olması koşuluyla, vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyatın bulunmaması (14/10/2021 tarihli ve 7338 sayılı Kanun’la değişik bu bentte, kesinleşen tarhiyatların indirim tutar sınırının %1’ini aşmaması hâlinde şartın ihlal edilmiş sayılmayacağı öngörülmüştür).
- Beyannamelerin verildiği tarih itibarıyla, ilgili beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödenmiş olması ve vergi aslı ile cezalar ve fer’i alacaklar dâhil 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcun bulunmaması.
Ayrıca, indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki dört takvim yılında Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde sayılan fiilleri işlediği tespit edilenler bu indirimden yararlanamaz. Görüldüğü üzere, incelenen Danıştay kararı, maddenin birinci bendinde yer alan pişmanlık istisnasının somut bir uygulaması olup, pişmanlıkla verilen beyannamenin vergiye uyumlu mükellef statüsünü tek başına ortadan kaldırmadığını teyit etmektedir.
Karar Künyesi
Mahkeme: Danıştay 3. Daire
Esas No: 2024/3512
Karar No: 2025/255
Karar Tarihi: 29.01.2025
Oy Durumu: Oybirliği (kesin)
Kararın Tam Metni
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/3512 E. , 2025/255 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/3512
Karar No : 2025/255TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/ …
VEKİLİ : Av. …KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indirimi gereğince, 2022 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan verginin %5’i olan 2.006.296,69-TL’nin ödenmesi gereken kurumlar vergisinden indirilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen beyannameye istinaden tahakkuk eden kurumlar vergisinin ihtirazi kayda konu edilen kısmının kaldırılması ve iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket tarafından 2022 yılının Mart dönemine ilişkin olarak pişmanlıkla verilen özel tüketim vergisi beyannamesinin 193 sayılı Kanun’un mükerrer 121. maddesinde yer verilen şartı ihlal etmeyeceği, bunun dışında davalı idarece davacının sözü edilen yasal düzenlemede öngörülen indirimden yararlandırılmasına engel bir durumun ileri sürülmediği de anlaşıldığından ihtirazi kaydının kabul edilmemesi suretiyle yapılan tahakkukta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle tahakkuk eden kurumlar vergisinin ihtirazi kayda konu edilen kısmı kaldırılmış ve iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Savunma dilekçesi hazırlanırken yaralanılan özelgenin son kısmında, 2015 yılının Mayıs dönemine ait (2) nolu katma değer vergisi beyannamesinden bahsedildiği için Mahkemece bu durumun savunmaya ait dönem gibi algılanarak hüküm kurulduğu dolayısıyla bu kısmın düzeltilmesi gerektiği, 2022 yılının Mart dönemine ilişkin özel tüketim vergisi beyannamesi süresinden sonra verildiğinden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indirimi müessesesinden yararlanma şartının sağlanmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 29/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.









