İçerik Başlıkları
- 1 Hizmet İhracatı Vergi İstisnası Oranı 2026’da Yüzde Kaç?
- 2 Bu Bir İstisna mı, İndirim mi? Terim Farkı Neden Önemli?
- 3 Hangi Hizmetler Kapsama Giriyor?
- 4 “Münhasıran Yurt Dışında Yararlanılma” Şartı Ne Anlama Geliyor?
- 5 Kazancın Türkiye’ye Transfer Edilmesi Şartı Nasıl Uygulanıyor?
- 6 Danıştay Bu Konuda Ne Diyor?
- 7 İnceleme Sırasında İdare Neye Bakıyor?
- 8 İndirim Reddedilirse Hangi Süreler İşler?
- 9 Sık Sorulan Sorular
- 9.1 Hizmet ihracatı vergi istisnası oranı 2026’da yüzde kaçtır?
- 9.2 Hangi hizmetler hizmet ihracatı vergi istisnası kapsamındadır?
- 9.3 Danışmanlık hizmeti indirimden yararlanır mı?
- 9.4 Kazancın bir kısmı Türkiye’ye getirilirse indirimden kısmen yararlanılır mı?
- 9.5 Faiz geliri hizmet ihracatı kazanç indirimine dahil edilebilir mi?
- 9.6 Ar-Ge merkezi veya teknokent teşvikiyle birlikte kullanılabilir mi?
- 10 Sonuç
Özetle: Hizmet ihracatı vergi istisnası olarak bilinen düzenleme, teknik olarak bir istisna değil kazanç indirimidir ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinde düzenlenmiştir. Oran, 29/4/2026 tarihli ve 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemleri için %100‘e çıkarılmıştır. İndirimden yararlanmanın dört kritik şartı vardır: hizmetin kanunda sayılan alanlardan biri olması, münhasıran yurt dışında yararlanılması, faturanın yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi ve kazancın beyanname verme tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmesi.
Hizmet İhracatı Vergi İstisnası Oranı 2026’da Yüzde Kaç?
Kanun metninde yazılı oran %80’dir; ancak bendin son paragrafı Cumhurbaşkanına bu oranı hizmet alanları ve kazanç tutarları itibarıyla sıfıra kadar indirme veya %100’e kadar artırma yetkisi vermektedir. Bu yetki kullanılmıştır.
29/4/2026 tarihli ve 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (30/4/2026 tarihli ve 33239 sayılı Resmî Gazete), 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında: “Aynı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca uygulanacak indirim oranı, %100 olarak belirlenmiştir.” Aynı Kararın 1 inci maddesinin ikinci fıkrasıyla Gelir Vergisi Kanunu’nun 89 uncu maddesinin (13) numaralı bendi bakımından da oran %100’e çıkarılmıştır. Kararın 3 üncü maddesine göre bu düzenleme “1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemleri gelir ve kazançlarına uygulanmak üzere” yürürlüğe girmiştir.
Oranın tarihsel seyri şöyledir: düzenleme 6322 sayılı Kanunla %50 olarak getirilmiş, 27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanunla %80’e çıkarılmış ve aynı değişiklikle kazancın Türkiye’ye transfer edilmesi şartı eklenmiştir. 2026 ve sonrası için geçerli oran %100’dür. Geçmiş dönem beyanlarında hangi oranın uygulanacağı, kazancın elde edildiği vergilendirme dönemine göre belirlenir.
Bu Bir İstisna mı, İndirim mi? Terim Farkı Neden Önemli?
Uygulamada yaygın olarak “hizmet ihracatı vergi istisnası” denilse de düzenlemenin hukuki niteliği kazanç indirimidir. Fark pratikte sonuç doğurur: istisna kazancın vergi kapsamı dışında tutulmasıdır, indirim ise beyanname üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla matrahtan düşülmesidir. Kanun metni de bunu açıkça söyler: indirim, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurum kazancından yapılır. Bu nedenle kazanç önce hasılat-gider ayrımıyla tespit edilmeli, sonra beyannamenin ilgili satırında indirim olarak gösterilmelidir; beyannamede gösterilmeyen bir indirimden sonradan yararlanmak sorun doğurur.
Ayrıca bu düzenleme, aynı hizmetin katma değer vergisi boyutuyla karıştırılmamalıdır. Yurt dışına verilen hizmette katma değer vergisi istisnası ve iadesi ayrı bir rejimdir; ayrıntısı için hizmet ihracatında KDV iadesi yazımıza bakılabilir. Bir hizmet katma değer vergisinden istisna olabilirken kazanç indirimi şartlarını taşımayabilir; ikisi birbirinin sonucu değildir.
Hangi Hizmetler Kapsama Giriyor?
Kanun, indirimden yararlanacak hizmetleri tek tek sayar: mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, veri analizi ve ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenen mesleki eğitim alanlarında faaliyette bulunan hizmet işletmeleri. Buna ek olarak, ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren işletmeler de kapsamdadır.
Bu sayım tahdidîdir; listede olmayan bir hizmet, ne kadar nitelikli olursa olsun indirime konu edilemez. En sık karşılaşılan ret gerekçesi de buradan doğar.
Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı, 11/08/2020 tarihli ve 93767041-120[24860224772]-E.67858 sayılı özelge: Kanada mukimi bir şirkete “tasarım danışmanlığı” hizmeti veren mükellefin talebi reddedilmiştir. İdareye göre “faaliyet konunuzun ‘işletme ve diğer danışmanlık faaliyetleri’ olması ve ayrıca Kanada mukimi şirket adına düzenlenen faturanın ‘danışmanlık bedeli’ şeklinde düzenlenmesi nedeniyle, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinde yer alan indirimden faydalanmanız mümkün bulunmamaktadır.”
Bu özelge, uygulamada en pahalıya mal olan hatayı gösterir: tasarım kapsam içindeyken, aynı iş “tasarım danışmanlığı” olarak adlandırıldığında ve fatura “danışmanlık bedeli” ibaresiyle düzenlendiğinde indirim reddedilmektedir. Uygulamadaki tecrübelerimiz ışığında, sözleşme ve fatura metninde kullanılan ifadenin kanundaki hizmet adıyla birebir örtüşmesi, tek başına indirimin akıbetini belirleyebilmektedir.
“Münhasıran Yurt Dışında Yararlanılma” Şartı Ne Anlama Geliyor?
İndirimin en tartışmalı şartı budur. Hizmetin Türkiye’de verilmiş olması sorun değildir; belirleyici olan, hizmetten kimin, nerede yararlandığıdır. Hizmet yurt dışındaki müşterinin Türkiye’deki faaliyetiyle bağlantılıysa şart gerçekleşmez.
Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı, 14/11/2023 tarihli ve 38418978-125[10-2022/9]-519111 sayılı özelge: Türkiye’deki büyükelçilik ve uluslararası kurum mensuplarının çocuklarına eğitim veren bir şirketin başvurusu reddedilmiştir. İdareye göre eğitim hizmetinin “bu kişilerin ve/veya kurumların Türkiye’deki faaliyetleri ile ilgisinin bulunması nedeniyle, bu faaliyetten elde ettiğiniz kazancınızın Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.”
Hizmetin yurt dışında verilmesi hâlinde ise indirim zaten uygulanmaz; kanun, hizmetin Türkiye’de verilmesini ve yurt dışında yararlanılmasını birlikte arar. Yurt dışında kurulan bir yapı üzerinden verilen hizmet bu şartı karşılamaz.
Kazancın Türkiye’ye Transfer Edilmesi Şartı Nasıl Uygulanıyor?
7491 sayılı Kanunla eklenen bu şart, uygulamada en sert sonuçları doğuran hükümdür: kazancın tamamının, elde edildiği hesap dönemine ilişkin beyannamenin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi gerekir.
Mersin Defterdarlığı, 11/06/2025 tarihli ve E-18008620-120[2023-720-39]-119534 sayılı özelge: Serbest çalışan bir yazılım mühendisinin döviz alım belgesi zorunluluğuna ilişkin sorusu üzerine idare, İhracat Genelgesi’ne göre hizmet ihracatında dövizin yurda getirilme zorunluluğunun bulunmamasının, “Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendine göre istisnadan yararlanmak için öngörülen kazancın Türkiye’ye transfer edilmesi şartını ortadan kaldırmamakta” olduğunu belirtmiştir. Daha önemlisi: “söz konusu kazançların tamamının değil bir kısmının Türkiye’ye transfer edilmesi durumunda, transfer edilen kısım da dahil olmak üzere indirimden yararlanılamayacağı” ifade edilmiştir.
Bunun anlamı şudur: kısmi transfer, indirimden kısmen yararlanma sonucu doğurmaz; indirimin tamamını düşürür. Ayrıca süresi içinde transfer edilmeyen kazancın daha sonraki dönemlerde getirilmesi de indirim hakkını geri kazandırmaz. Kambiyo mevzuatı bakımından döviz getirme zorunluluğunun bulunmaması bu vergisel şartı ortadan kaldırmaz; ikisi ayrı yükümlülüklerdir ve transferin belgeyle tevsiki aranır.
Danıştay Bu Konuda Ne Diyor?
Bu düzenleme 2012’den beri yürürlükte olmasına rağmen yargıya yansıyan ve erişilebilen karar sayısı azdır. Danıştay 3. Dairesinin aynı gün verdiği iki karar, bir oyun yazılımı üreticisi hakkındaki incelemeye ilişkindir ve kapsamın sınırlarını göstermesi bakımından önemlidir.
Danıştay 3. Daire, E.2023/10818, K.2025/3525, 29/09/2025 (oyçokluğu, kesin) — kısmen mükellef lehine: Oyun üreticisi şirket hakkında 2018 dönemi için, indirim şartlarını taşımadığı gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve geçici vergi tarh edilmiştir. İdare; oyun içi satış gelirlerinin platform komisyonu sonrası kalan kısmının, platform dışı reklam gelirlerinin ve oyunlara Türkiye’den erişimle elde edilen gelirlerin kapsamda sayılamayacağını ileri sürmüştür. Vergi Mahkemesi tarhiyatı tamamen kaldırmış, istinaf reddedilmiştir. Daire, kararın “yurt dışı satışlarından kaynaklı kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA” karar vermiş; buna karşılık “kurum kazancının yurt dışı satışları haricindeki unsurlardan kaynaklanan kısmı hakkında hüküm kurulmak üzere BOZULMASINA” hükmetmiştir.
Danıştay 3. Daire, E.2023/10354, K.2025/3526, 29/09/2025 (oyçokluğu, kesin) — kısmen mükellef aleyhine: Aynı mükellefin izleyen dönemine ilişkin dosyada Daire, tarhiyatın “faiz geliri haricindeki kısımlarından kaynaklı bölümüne ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA”, buna karşılık “faiz gelirinden kaynaklı kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA” karar vermiştir. Gerekçeye göre “kazanç indirimi ancak belirtilen faaliyetlerden elde edilen gelirler için uygulanabileceğinden, davacının faaliyetinden elde ettiği kazanç olarak değerlendirilmesi mümkün olmayan faiz gelirinin” bent kapsamında sayılması hukuka aykırıdır.
Her iki karara da karşı oy yazılmıştır. Bir üye, indirimden yararlanılabilmesi için “münhasıran yurt dışında yararlanılan faaliyetlerinden kazanç elde edilmesi gerekmekte olup dava konusu olayda söz konusu şart gerçekleşmediğinden” tarhiyatı kaldıran kararın tümüyle bozulması gerektiğini savunmuştur. Buradan çıkan sonuç, oyun içi satış ve reklam gelirlerinin kapsamı konusunda henüz kesinleşmiş bir yargısal ölçüt bulunmadığıdır; dosya bu yönüyle yeniden karar verilmek üzere geri gönderilmiştir.
İnceleme Sırasında İdare Neye Bakıyor?
Yukarıdaki kararlar ve özelgeler birlikte okunduğunda, idarenin indirimi reddederken dayandığı gerekçeler belirli başlıklarda toplanmaktadır.
Birincisi, hizmetin kanunda sayılan alanlar arasında bulunmamasıdır. Danışmanlık, asistanlık ve aracılık nitelikli hizmetler listede yer almaz; altındaki asıl faaliyet kapsamda olsa dahi “danışmanlık” olarak adlandırılan iş reddedilmektedir.
İkincisi, münhasıran yurt dışında yararlanılma şartının gerçekleşmediği iddiasıdır. Hizmetin yurt dışındaki müşterinin Türkiye’deki faaliyetiyle bağlantılı olması bu sonucu doğurur.
Üçüncüsü, kazancın süresinde ve tamamen Türkiye’ye transfer edilmemesidir. Kısmi transfer, indirimin tamamını düşürür.
Dördüncüsü, faturanın yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmemesidir. Kanun bu şartı açıkça arar.
Beşincisi, arızi ve türev nitelikli gelirlerin indirime dahil edilmesidir. Faiz geliri gibi, esas faaliyetten doğmayan kazançların kapsam dışı olduğu Danıştay 3. Dairesince kabul edilmiştir.
Buna karşılık indirimden yararlanan işletmelerin bir başka sınırı da gözden kaçırmaması gerekir: 5746 sayılı Kanun kapsamındaki indirim, istisna, destek ve teşviklerden yararlananlar, aynı Kanun’un 4 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca Gelir Vergisi Kanunu’nun 89 uncu maddesinin (13) numaralı bendi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10 uncu maddesinin (ğ) bendi hükümlerinden ayrıca yararlanamazlar. Ar-Ge merkezi veya teknokent rejimiyle bu indirim arasında tercih yapılması gerekir; ayrıntı için Ar-Ge sayılmayan faaliyetler yazımıza bakılabilir.
İndirim Reddedilirse Hangi Süreler İşler?
İndirimin incelemede reddi hâlinde kurumlar veya gelir vergisi re’sen ya da ikmalen tarh edilir ve vergi ziyaı cezası uygulanır. İhbarnamenin tebliğinden itibaren tarhiyat sonrası uzlaşma talebi otuz gün içinde yapılabilir; ancak 28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra uzlaşmanın konusu yalnızca cezalardır, verginin aslı uzlaşma kapsamı dışındadır. Vergi Usul Kanunu’nun 376 ncı maddesi uyarınca verginin tamamı ile cezanın yarısının otuz gün içinde ödeneceğinin bildirilmesi hâlinde cezanın yarısı indirilir; bu yol dava hakkından vazgeçmek anlamına gelir.
Dava açılacaksa İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7 nci maddesi uyarınca vergi mahkemelerinde süre otuz gündür ve aynı Kanun’un 27 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca vergi mahkemesinde dava açılması tahsil işlemini kendiliğinden durdurur. Beyan aşamasında tereddüt varsa, beyannamenin ihtirazi kayıtla verilmesi dava hakkını korurken ceza riskini bertaraf eden yoldur.
Sık Sorulan Sorular
Hizmet ihracatı vergi istisnası oranı 2026’da yüzde kaçtır?
Yüzde 100’dür. Kanun metnindeki oran yüzde 80 olmakla birlikte, 29/4/2026 tarihli ve 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10 uncu maddesinin (ğ) bendi ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 89 uncu maddesinin (13) numaralı bendi bakımından oran yüzde 100 olarak belirlenmiş ve 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine uygulanmak üzere yürürlüğe girmiştir.
Hangi hizmetler hizmet ihracatı vergi istisnası kapsamındadır?
Kanunda sayılanlar: mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, veri analizi ve belirlenen mesleki eğitim alanları ile ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi eğitim ve sağlık hizmetleri. Sayım tahdidîdir; danışmanlık, asistanlık ve aracılık nitelikli hizmetler kapsam dışıdır.
Danışmanlık hizmeti indirimden yararlanır mı?
Hayır. Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığının 11/08/2020 tarihli özelgesinde, faaliyet konusunun işletme ve diğer danışmanlık faaliyetleri olması ve faturanın danışmanlık bedeli şeklinde düzenlenmesi nedeniyle indirimden faydalanılamayacağı belirtilmiştir. Tasarım gibi kapsam içi bir alan söz konusu olsa dahi iş danışmanlık olarak adlandırıldığında indirim reddedilebilmektedir.
Kazancın bir kısmı Türkiye’ye getirilirse indirimden kısmen yararlanılır mı?
Hayır. Mersin Defterdarlığının 11/06/2025 tarihli özelgesine göre kazançların tamamının değil bir kısmının Türkiye’ye transfer edilmesi durumunda, transfer edilen kısım da dahil olmak üzere indirimden yararlanılamaz. Süresinde getirilmeyen kazancın sonraki dönemlerde transferi de indirim hakkını geri kazandırmaz.
Faiz geliri hizmet ihracatı kazanç indirimine dahil edilebilir mi?
Hayır. Danıştay 3. Dairesinin E.2023/10354, K.2025/3526 sayılı kararında, kazanç indiriminin ancak maddede belirtilen faaliyetlerden elde edilen gelirler için uygulanabileceği, mükellefin faaliyetinden elde ettiği kazanç sayılamayacak faiz gelirinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir.
Ar-Ge merkezi veya teknokent teşvikiyle birlikte kullanılabilir mi?
Hayır. 5746 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre bu Kanun kapsamındaki indirim, istisna, destek ve teşviklerden yararlananlar, Gelir Vergisi Kanunu’nun 89 uncu maddesinin (13) numaralı bendi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10 uncu maddesinin (ğ) bendi hükümlerinden ayrıca yararlanamazlar.
Sonuç
Hizmet ihracatı vergi istisnası, 2026 yılından itibaren kazancın tamamının matrahtan indirilmesine imkân veren güçlü bir teşvik hâline gelmiştir. Ancak oranın yükselmesi, şartların gevşediği anlamına gelmez; aksine indirim tutarı büyüdükçe incelemede karşılaşılacak risk de büyümektedir. Kanundaki hizmet sayımının tahdidî olması, sözleşme ve fatura metnindeki tek bir kelimenin indirimi düşürebilmesi, kısmi transferin indirimin tamamını ortadan kaldırması ve arızi gelirlerin kapsam dışı sayılması, bu teşvikin dört kritik kırılma noktasıdır. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu‘nun 10 uncu maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 89 uncu maddesindeki şartların, kazanç elde edilmeden önce sözleşme aşamasında kurgulanması, sonradan yapılacak tarhiyatın önüne geçmenin en etkili yoludur.









