İçerik Başlıkları
Estetik operasyonda KDV oranının ne olması gerektiği, estetik ve plastik cerrahi hizmeti sunan hekimler ile vergi idaresi arasında uzun süredir tartışma konusu olmuştur. Danıştay 3. Daire, 13.11.2025 tarihli kararıyla bu soruya açık bir yanıt vermiştir: estetik amaçlı operasyonlar, insan sağlığına yönelik tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri kapsamında değerlendirildiğinden indirimli katma değer vergisi oranına tabidir. Bu yazıda, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ile 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde verilen ve estetik operasyonda KDV tartışmasına yön veren bu kararı ele alıyoruz.
Olay ve Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, estetik amaçlı operasyonlar gerçekleştiren bir uzman hekimin 2016 dönemlerine ilişkin katma değer vergisi uygulamasından kaynaklanmıştır. Hekim, verdiği estetik cerrahi hizmetlerinde dönemin indirimli oranını (%8) uygulayarak KDV hesaplamıştır. Vergi idaresi ise bu hizmetlerin sağlık hizmeti niteliği taşımadığını, dolayısıyla dönemin genel oranına (%18) tabi olması gerektiğini ileri sürerek mükellef adına cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapmıştır. Tarhiyata ayrıca, hastane ortamında verilen hizmetlere ilişkin kayıt ve beyan dışı bırakıldığı tespit edilen hasılat da dahil edilmiştir.
Böylece uyuşmazlık iki eksene ayrılmıştır: birincisi estetik operasyonda KDV oranının indirimli mi yoksa genel oran üzerinden mi hesaplanacağı; ikincisi ise kayıt ve beyan dışı bırakıldığı iddia edilen hasılata ilişkin tarhiyatın hukuka uygunluğudur.
Danıştay 3. Dairesinin Gerekçeleri
Daire, uyuşmazlığın oran kısmını mükellef lehine değerlendirirken, kayıt dışı hasılata ilişkin kısımda idareyi haklı bulmuş; böylece karma nitelikte bir karar vermiştir. Kararın dayandığı temel gerekçeler şunlardır:
- 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (II) sayılı listenin B/21. bendinde; ilgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri ile ambulans hizmetleri indirimli orana tabi tutulmuştur.
- Bu düzenlemede sayılan “tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri” arasında estetik amaçlı yapılan operasyonların da yer alabileceği kabul edilmiştir.
- Hizmetin, ilgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilmesi şartıyla, estetik operasyonda KDV oranının dönem itibarıyla %8 olması gerektiği sonucuna varılmıştır.
- Buna karşılık, kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılata ilişkin tarhiyatın kaldırılmasını gerektiren bir hukuka aykırılık bulunmadığından, kararın bu kısmı yönünden mükellef lehine bir sonuca ulaşılmamıştır.
📌 Estetik Operasyonda KDV İçin Temel Hukuki İlke
Kararın ortaya koyduğu temel ilke şudur: estetik amaçlı cerrahi operasyonlar, salt “güzelleştirme” amacı taşıdığı gerekçesiyle sağlık hizmeti kapsamı dışına çıkarılamaz. İzinli gerçek veya tüzel kişilerce yerine getirilmesi koşuluyla, estetik operasyon da insan sağlığına yönelik tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri arasında sayılır ve indirimli katma değer vergisi oranına tabidir. Ancak bu sonuç, mükellefe yapılan tüm tarhiyatı otomatik olarak ortadan kaldırmaz; kayıt ve beyan dışı hasılat gibi ayrı bir eleştiri konusu varsa, oran mükellef lehine çözülse dahi bu kısım bağımsız olarak değerlendirilir ve ayakta kalabilir.
Güncel KDV Oranı Uyarısı
Karara konu %8 (indirimli) ve %18 (genel) oranları, uyuşmazlık dönemi olan 2016 yılında yürürlükte olan oranlardır. 7346 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası 10.07.2023 tarihinden itibaren genel KDV oranı %20’ye, indirimli oran ise %10’a yükseltilmiştir. Dolayısıyla bugün estetik operasyonda KDV, sağlık hizmeti kapsamında değerlendirildiğinde %8 üzerinden değil, güncel (II) sayılı listedeki indirimli oran olan %10 üzerinden hesaplanır. Karardaki oranlar, ait olduğu dönemin bağlamıyla okunmalı; güncel işlemlere doğrudan uygulanmamalıdır.
Karar Künyesi
Mahkeme: Danıştay 3. Daire
Esas No: 2023/1822
Karar No: 2025/4509
Karar Tarihi: 13.11.2025
Oy Durumu: Oybirliği (Kesin)
Kararın Tam Metni
Danıştay 3. Daire, E:2023/1822, K:2025/4509
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/1822
Karar No : 2025/4509TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) …
VEKİLİ: Av. …2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ: Av. …İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin… tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin…tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, uzman hekimlik faaliyeti kapsamında elde ettiği bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı ve %8 oranında katma değer vergisi hesapladığı işlemler estetik amaçlı olduğundan 30/12/2007 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Karara göre %18 katma değer vergisi hesaplaması gerektiğinden bahisle 2016 yılının Şubat ila Aralık dönemleri için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu tarhiyatın, bir kısım hasılatın kayıt ve beyan dışı bırakılmasından kaynaklanan kısmının matrahı yönünden bağlı bulunduğu gelir vergisi tarhiyatının, Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla kaldırıldığı, öte yandan, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre sağlık hizmetlerinde uygulanacak katma değer vergisi oranının %8 olduğu dikkate alındığında, eksik katma değer vergisi hesaplandığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından kendisine ait muayenehanede hizmet verilmekle beraber gerekli durumlarda hastanelerde de işlem yapıldığının tespiti üzerine ilgili hastanelerden alınan bilgiler ile davacının kayıtları incelendiğinde, burada hizmet alan hastalarla ilgili kazanç defterinde ve serbest meslek makbuzlarında herhangi bir kayıt olmadığının anlaşıldığı, bu hususla ilgili işlemlerin belgelendirilemediği ve kayıt dışı bırakılan kazanç tutarı olduğu yönünde beyanda bulunulduğu, hastane giderlerinin ise yasal deftere gider olarak kaydedildiği, diğer yandan, defterinde kayıtlı tutarın 154.814,82-TL olmasına karşılık katma değer vergisi beyannamesinde söz konusu tutarın 105.840,74-TL olarak beyan edildiği ve bu duruma ilişkin olarak eksik beyanda bulunulduğunun kabulü yönünde açıklama yapıldığı da dikkate alındığında, davacının hastane ortamında gerçekleştirdiği hizmetlerden elde ettiği kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığı sonucuna varıldığından, tarhiyatın, değinilen kısmında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu bu yönden kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararının, tarhiyatın anılan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava bu yönden reddedilmiştir.
Vergi Mahkemesi kararının, diğer hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu, değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yasal defter ve belgelerin gerçek durumu yansıttığı ve kayıt dışı bırakılan hasılat olmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Davacı temyiz isteminin kısmen kabulü ile tarhiyatın, hastane ortamında gerçekleştirilen hizmetler ile defter kayıtlarında yer almasına karşın katma değer vergisi beyannamesine eklenmeyen tutarlara %18 oranı esas alınarak hesaplanan katma değer vergisinin %8 oranını aşan kısmından kaynaklanan bölümü yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması, kalan kısım yönünden ise istemlerin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının, uzman hekimlik faaliyeti kapsamında elde ettiği bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı ve %8 oranında katma değer vergisi hesapladığı işlemler estetik amaçlı olduğundan 30/12/2007 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Karara göre %18 katma değer vergisi hesaplaması gerektiğinden bahisle adına dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT:
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler ile her türlü mal ve hizmet ithalatı ve diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu kurala bağlanmıştır.
30/12/2007 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2007/13033 sayılı Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Karar’da Mal teslimleri ile hizmet ifalarına uygulanacak katma değer vergisi oranlarının ekli listelerde yer alanlar hariç olmak üzere, vergiye tabi işlemler için % 18, ekli (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, ekli (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8 olacağı hüküm altına alınmış olup (II) sayılı listenin B) Diğer Mal ve Hizmetler başlıklı 21. bendinde ise İlgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (hayvan ırkının ıslahına yönelik hizmetler dahil), ambulans hizmetleri sayılmıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemlerine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; tarhiyatın, katma değer vergisi oranından kaynaklanan kısmı haricindeki hüküm fıkraları aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Yukarıda sözü edilen yasal ve idari düzenlemelerden, insan sağlığına yönelik tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri arasında estetik amaçlı yapılan operasyonların da olabileceği dolayısıyla hizmetin ilgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilmesi şartıyla katma değer vergisi oranının %8 olması gerektiği sonucuna varıldığından dolayısıyla tarhiyatın değinilen bölümünde hukuka uyarlık görülmediğinden Vergi Dava Dairesi kararının, tarhiyatın, katma değer vergisi oranından kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idare temyiz isteminin reddine, davacı temyiz isteminin kısmen reddine,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; tarhiyatın, katma değer vergisi oranından kaynaklanan kısmı haricindeki bölümüne ilişkin hüküm fıkralarının ONANMASINA,
3.Davacı temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4.Kararın; tarhiyatın, katma değer vergisi oranından kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
5.Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 13/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.








