0312 911 83 10
·
[email protected]
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
DANIŞMANLIK

İnceleme Raporu Eklenmeden Yapılan Tebliğ Dava Süresini Başlatır mı?

İnceleme Raporu Eklenmeden Yapılan Tebliğ Dava Süresini Başlatır mı?

Danıştay 7. Dairesi 04.11.2025 tarihli kararıyla, özel tüketim vergisi ihbarnamelerinin ekinde vergi inceleme raporunun tebliğ edilmediğinin ileri sürüldüğü uyuşmazlıkta, raporun ihbarnameye eklenmeden yapılan tebliğin hatalı tebliğ niteliğinde olup dava açma süresini başlatmayacağını ve somut olayda raporun eklenerek tebliğ edildiğinin idarece somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığını belirtmiştir.

Karar Özeti

Dava Konusu Olay

Davacı şirketin 71 adet araç satışında özel tüketim vergisi matrahlarını düşük gösterdiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2019 yılı için re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile kesilen vergi ziyaı ve özel usulsüzlük cezalarının iptali istenmiştir. İdarece ibraz edilen evrakta raporun ek olarak yer aldığı belirtilmekte ise de davacı, raporun kendisine tebliğ edilmediğini ileri sürmüştür.

Danıştay 7. Dairesinin E:2025/1617, K:2025/3509 sayılı kararındaki gerekçesi şöyledir:

  • “vergi inceleme raporlarının ihbarnamelere eklenerek tebliğ edilmemesi durumu esasa müessir bir şekil hatası olmamakla birlikte, hatalı tebliğ nedeniyle dava açma süresini başlatmayacağı” anlaşılmaktadır.
  • Bu durumun “süresinde dava açılmaması halinde gözetilebileceği” belirtilmiştir.
  • İdarece ibraz edilen evrakta “vergi inceleme raporunun ek olarak yer aldığı belirtilmekte ise de”, davacı tarafından raporun kendisine tebliğ edilmediği ileri sürülmüştür.
  • “vergi inceleme raporunun ihbarnamelere eklenerek tebliğ edildiği hususunun davalı idarece de somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı” anlaşılmıştır.
  • Vergi dava dairesince “anılan durum hakkında yapılacak inceleme ve değerlendirmeyle varılacak sonuca göre karar verilmek üzere” uyuşmazlığın yeniden ele alınması gerekli görülmüştür.

📌 Sonuç: Vergi inceleme raporunun ihbarnameye eklenmeden tebliğ edilmesi esasa müessir bir şekil hatası sayılmamakla birlikte, hatalı tebliğ niteliği taşıdığından dava açma süresini başlatmamakta ve bu durum, süresinde dava açılmaması hâlinde gözetilebilmektedir. Somut uyuşmazlıkta ise raporun ihbarnamelere eklenerek tebliğ edildiği idarece somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığından, bu husus hakkında yapılacak inceleme ve değerlendirmenin sonucuna göre uyuşmazlığın yeniden karara bağlanması gerekli görülmüştür.

Karar künyesi: Danıştay 7. Daire, E:2025/1617, K:2025/3509, T:04.11.2025. Kaynak: Resmi karar metni bağlantısı (tıklayınız).

Kararın Tam Metni

T.C.

D A N I Ş T A Y

YEDİNCİ DAİRE

Esas No : 2025/1617

Karar No : 2025/3509

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Defterdarlığı(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)

İstemin Konusu

… Bölge İdare Mahkemesi… Vergi Dava Dairesinin…tarih ve E:…K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Yargılama Süreci

Dava Konusu İstem: Motorlu araç alım satımıyla uğraşan davacı şirketin 71 adet araç için düzenlediği satış faturalarında özel tüketim vergisi matrahlarını düşük gösterdiğinden bahisle tanzim olunan vergi inceleme raporuna istinaden, 2019 yılının Ocak ilâ Aralık dönemlerine ilişkin olarak re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve kesilen vergi ziyaı cezaları ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlığa konu vergi/ceza ihbarnamelerinin davacı şirketin 07/12/2015 tarihi itibarıyla aktivasyonu yapılan elektronik tebligat adresine 19/09/2024 tarihinde gönderildiği ve 24/09/2024 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği, bu tarihten itibaren otuz günlük yasal süre içinde açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra, 30/10/2024 tarihinde açılan işbu davada süre aşımı olduğu anlaşıldığından, işin esasının incelenmesi olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Temyiz Edenin İddiaları

Vergi/ceza ihbarnameleri ekinde vergi inceleme ve tekniği raporlarının tebliğ edilmediği, bu durumun tebligatın usulüne uygun olarak yapılmadığını gösterdiği, davanın süresinde olduğu ileri sürülmektedir.

Karşı Tarafın Savunması

Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hâkimi

Uyuşmazlık konusu vergi/ceza ihbarnamelerinin davacının elektronik tebligat adresine 24/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, ancak ihbarnamelerin dayanağı olan vergi inceleme raporunun tebligat ekinde yer aldığının davalı idarece ortaya konulamadığının görüldüğü, bu durumda usulsüz yapılan tebligat nedeniyle davanın süresinde olduğunun kabulü gerektiğinden, temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Türk Milleti Adına

Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İnceleme Ve Gerekçe

Maddi Olay

Motorlu araç alım satımıyla uğraşan davacı şirketin 71 adet araç için düzenlediği satış faturalarında özel tüketim vergisi matrahlarını düşük gösterdiğinden bahisle tanzim olunan vergi inceleme raporuna istinaden 2019 yılının Ocak ilâ Aralık dönemlerine ilişkin olarak re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve kesilen vergi ziyaı cezaları ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlgili Mevzuat

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 20. maddesinde verginin tarhı; vergi alacağının kanunlarda gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibarıyla tespit eden idari muamele olarak; 21. maddesinde de, tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesi olarak tanımlanmış; 30. maddesinde; re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden verginin tarh olunması şeklinde tanımlandıktan sonra, maddenin devamında, re’sen tarh nedenleri sayılmış; 31. maddesinin 8. bendinde, takdir kararlarında takdirin müstenidatı ve takdir hakkında izahat bulunması gerektiği düzenlenmiş; 34. maddesinde, ikmalen ve re’sen tarh edilen vergilerin ihbarname ile ilgililere tebliğ olunacağı belirtilmiş, “ihbarnamenin muhteviyatı” başlığını taşıyan 35. maddesinin 1. fıkrasında, ihbarnamelerde; sıra numarası ve tanzim tarihi, verginin nev’i, mükellefin soyadı, adı (tüzelkişilerde unvanı) ile açık adresi, vergilendirme dönemi, verginin matrahı, hesabı ve miktarı, kısa ve açık bir ifade ile ikmalen veya re’sen vergi tarhını gerektiren sebepler, vergi mahkemesinde dava açma süresi ve şeklinin yer alması gerektiği düzenlendikten sonra, 2. fıkrasında, takdir komisyonu kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve re’sen takdiri gerektiren inceleme raporunun birer suretinin ihbarnameye eklenmesi öngörülmüştür.

213 sayılı Kanun’un 108. maddesinde, tebliğ olunan vesikaların, esasa müessir olmayan şekil hatalarından dolayı hukuki kıymetlerini kaybetmeyecekleri, yalnız vergi ihbarı ile ilgili vesikalarda mükellefin adının, verginin nev’i veya miktarının, vergi mahkemesinde dava açma süresinin hiç yazılmamış olmasının veyahut bu vesikaların görevli bir makam tarafından tanzim edilmemiş bulunmasının vesikayı hükümsüz kılacağının düzenlenmesine yer verilmiştir.

Hukuki Değerlendirme

Yukarıda yer verilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, vergi inceleme raporlarının ihbarnamelere eklenerek tebliğ edilmemesi durumu esasa müessir bir şekil hatası olmamakla birlikte, hatalı tebliğ nedeniyle dava açma süresini başlatmayacağı ve bu durumun, süresinde dava açılmaması halinde gözetilebileceği anlaşılmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu vergi ve ceza ihbarnamelerinin elektronik ortamda tebliğ edildiğine dair davalı idarece ibraz edilen evrakta vergi inceleme raporunun ek olarak yer aldığı belirtilmekte ise de, davacı tarafından temyiz dilekçesinde söz konusu raporun kendisine tebliğ edilmediğinin iddia edildiği, vergi inceleme raporunun ihbarnamelere eklenerek tebliğ edildiği hususunun davalı idarece de somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı anlaşılmış olup, vergi dava dairesince, anılan durum hakkında yapılacak inceleme ve değerlendirmeyle varılacak sonuca göre karar verilmek üzere, temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.

Karar Sonucu

Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin kabulüne,

2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:… K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,

4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 04/11/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

Karşı Oy

Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan karar, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyu ile, Daire kararına katılmıyorum.

İnceleme Raporu Eklenmeden Yapılan Tebliğ Dava Süresini Başlatır mı? - Aras Hukuk Danışmanlık

Related Posts

Leave a Reply

Call Now Button