İçerik Başlıkları
- 1 Varlık Barışı 2026 Nedir ve Hangi Kanuna Dayanır?
- 2 Kimler Yararlanabilir ve Hangi Varlıklar Kapsamdadır?
- 3 Yurt Dışındaki Varlıklar Nasıl Bildirilir?
- 4 Yurt İçindeki Kayıt Dışı Varlıklar İçin Süreç
- 5 Varlık Barışı 2026 Vergi Oranları Nedir?
- 6 Vergi İncelemesi Muafiyeti ve Sınırları Nelerdir?
- 7 Hangi Hâllerde Muafiyet Kaybedilir?
- 8 Sık Sorulan Sorular
- 9 Sonuç
Varlık Barışı 2026, 4 Haziran 2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı Kanun ile Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 19. madde uyarınca; gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışındaki ve yurt içindeki kayıt dışı para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını düşük oranlı bir vergi ödeyerek kayda alabilmesine imkân tanıyan bir düzenlemedir. Bildirim için son tarih 31 Temmuz 2027 olup, temel vergi oranı %5’tir; varlığın belirli yatırım araçlarında tutulacağının taahhüt edilmesi hâlinde oran kademeli olarak %0’a kadar inebilmektedir.
Özetle: Yurt dışı varlıklar bildirimden itibaren iki ay içinde Türkiye’ye getirilir; yurt içindeki kayıt dışı varlıklar bildirim tarihinde banka veya aracı kuruma yatırılarak tevsik edilir. Usulüne uygun bildirim, kural olarak bu varlıklar yönünden vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmaması sonucunu doğurur. Aşağıda Varlık Barışı 2026 düzenlemesinin kapsamı, oranları ve sınırları uygulamadaki tecrübelerimiz ışığında açıklanmaktadır.
Varlık Barışı 2026 Nedir ve Hangi Kanuna Dayanır?
Varlık Barışı 2026, 21/5/2026 kabul tarihli ve 7582 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 10. maddesiyle, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu‘na eklenen geçici 19. maddeden ibarettir. Madde, gerekçesinde “vergiye gönüllü uyumu artırmak” amacına dayandırılmıştır. Düzenleme yayımı tarihinde, yani 4 Haziran 2026’da yürürlüğe girmiştir.
Türk vergi sisteminde varlık barışı yeni bir yöntem değildir; geçmişte de benzer mekanizmalar uygulanmıştır. Önceki dönemlere ilişkin uygulamanın ayrıntıları için 2022-2023 dönemindeki varlık barışı uygulaması başlıklı yazımıza bakılabilir. Bu kez öne çıkan temel yenilik, bildirilen varlığın uzun vadeli yatırım araçlarında tutulması hâlinde verginin tamamen sıfırlanabilmesidir.
Kimler Yararlanabilir ve Hangi Varlıklar Kapsamdadır?
Düzenlemeden hem gerçek kişiler hem de tüzel kişiler yararlanabilir. Gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan kişiler dahi, madde şartlarını yerine getirmek kaydıyla kapsamdadır. Kapsama giren varlıklar dört kategori ile sınırlıdır: para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları. Taşınmazlar (gayrimenkul) bu düzenlemenin kapsamında yer almamaktadır.
Madde iki ayrı varlık grubunu düzenlemektedir: birincisi yurt dışında bulunan varlıklar, ikincisi ise Türkiye’de bulunmakla birlikte kanuni defter kayıtlarında yer almayan, yani kayıt dışı varlıklardır. Her iki grup için de bildirim son tarihi 31 Temmuz 2027’dir.
Yurt Dışındaki Varlıklar Nasıl Bildirilir?
Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilir. Bildirilen bu varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda kişi adına açılan hesaplara transfer edilmesi gerekir.
Varlık fiziki olarak yurt dışından getiriliyorsa, yurda getirildiği hususunun Gümrük İdaresi’ne yapılacak beyana ilişkin belgelerle tevsik edilmesi zorunludur. Gümrük İdaresi, aldığı bu beyanları takip eden ayın sonuna kadar Gelir İdaresi Başkanlığı’na bildirir. İki aylık getirme süresine uyulmaması, aşağıda açıklanan inceleme muafiyetinin kaybına yol açar.
Yurt İçindeki Kayıt Dışı Varlıklar İçin Süreç
Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin sahip olduğu, Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklar da 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilir. Bu varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kuruma yatırılmak suretiyle tevsik edilmesi zorunludur. Bu noktada, kayıt dışı para hareketleri nedeniyle yürütülen incelemeler bakımından banka hesabına gelen ödemeler nedeniyle yapılan vergi incelemesi riskinin de düzenlemeyle birlikte değerlendirilmesi yerinde olur.
Defter tutan mükellefler, bildirdikleri varlıkları bildirim tarihi itibarıyla kanuni defterlerine kaydeder. Bilanço esasına göre defter tutanlar bu kıymetler için pasifte özel bir fon hesabı açar. Bu fon hesabı, bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez ve sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamaz; işletmenin tasfiyesi hâlinde ise vergilendirilmez. İki yılın dolmasının ardından bu tutarlar, vergiye tabi kazancın ve dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir.
Varlık Barışı 2026 Vergi Oranları Nedir?
Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıkların değeri üzerinden kural olarak %5 oranında vergiyi peşin tahsil eder ve bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla beyan edip öder. Ancak Varlık Barışı 2026 düzenlemesinin getirdiği en önemli teşvik, bu oranın varlığın yatırıma yönlendirilmesi hâlinde düşmesidir.
Bildirilen varlığın; vadeli hesaplarda, 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetlerinde, kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında belirli süre tutulacağının taahhüt edilmesi hâlinde vergi oranı şu şekilde uygulanır:
| Taahhüt Edilen Süre | Vergi Oranı |
|---|---|
| Taahhüt yok (peşin) | %5 |
| En az 1 yıl | %4 |
| En az 2 yıl | %3 |
| En az 3 yıl | %2 |
| En az 4 yıl | %1 |
| En az 5 yıl | %0 |
1 Ocak 2027 tarihinden 31 Temmuz 2027 tarihine kadar (bu tarih dâhil) yapılacak bildirimlerde madde metninde belirtilen bu oranlara yarım puan eklenir. Sürenin Cumhurbaşkanı yetkisiyle uzatılması hâlinde, uzatılan dönemde yapılacak bildirimlerde oran ilave yarım puanla birlikte toplam bir puan artırımlı uygulanır. Verilecek taahhütnamelerden damga vergisi alınmaz. Madde kapsamında ödenen vergi hiçbir şekilde gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez.
Vergi İncelemesi Muafiyeti ve Sınırları Nelerdir?
Geçici 19. maddenin sağladığı en önemli güvence, bildirilen varlıklara isabet eden tutarlar yönünden hiçbir şekilde vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmamasıdır. Buna karşılık madde, bu korumayı sınırsız tutmamıştır: diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler bu düzenlemeden etkilenmez. Bu nedenle varlık barışı, suç gelirlerinin aklanması bakımından bir koruma sağlamaz; kara para aklama suçu yönünden yürütülecek soruşturma ve tedbirler saklı kalır.
Madde, başka nedenlerle başlamış incelemeler için de dengeli bir mahsup mekanizması öngörmüştür. Diğer nedenlerle başlayan vergi incelemesi veya takdir komisyonu kararı sonucu bulunan matrah farkının, bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığı tespit edilir ve bildirilen varlık tutarı bu matrah farkına eşit ya da fazla olursa, matrah farkına ilişkin tarhiyat yapılmaz. Bildirilen tutar matrah farkından küçükse yalnızca aradaki fark üzerinden tarhiyat yapılır. Bildirilen varlıklar dışındaki nedenlerle bulunan matrah farkları ise mahsup edilmeksizin vergilendirilir.
Hangi Hâllerde Muafiyet Kaybedilir?
Vergi incelemesi muafiyetinden yararlanabilmek için maddedeki şartların eksiksiz yerine getirilmesi gerekir. Yurt dışı varlığın iki ay içinde Türkiye’ye getirilmemesi veya transfer edilmemesi, yurt içi varlığın süresinde bankaya yatırılmaması, tahakkuk eden verginin süresinde ödenmemesi ya da verilen taahhütlere uyulmaması hâllerinde inceleme muafiyetinden yararlanılamaz.
Böyle bir durumda zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur. Ayrıca vergi incelemesine başlanılan veya takdir komisyonuna sevk edilen tarihten sonra yapılan bildirimler, söz konusu inceleme bakımından koruma sağlamaz. Verginin vadesinde ödenmemesi, vergi aslının gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmez. Bir kez tahsil edilen vergiler red ve iade edilmez; bildirim süresi sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin düzeltme de yapılamaz.
Sık Sorulan Sorular
Varlık Barışı 2026 son başvuru tarihi nedir?
Hem yurt dışındaki hem de yurt içindeki kayıt dışı varlıkların bankalara veya aracı kurumlara bildirilmesi için son tarih 31 Temmuz 2027’dir. Cumhurbaşkanı bu süreyi, her defasında altı ayı geçmeyen dönemler hâlinde bir yıla kadar uzatmaya yetkilidir.
Varlık Barışı 2026’da vergi oranı yüzde kaçtır?
Kural olarak bildirilen varlığın değeri üzerinden %5 vergi alınır. Ancak varlık; vadeli hesapta, devlet iç borçlanma senedinde, kira sertifikasında veya girişim sermayesi yatırım fonunda en az beş yıl tutulacağı taahhüt edilirse oran %0’a iner. Süre dört yıl için %1, üç yıl için %2, iki yıl için %3, bir yıl için %4’tür. 1 Ocak 2027’den sonra yapılan bildirimlerde bu oranlara yarım puan eklenir.
Yurt dışındaki varlık ne kadar sürede Türkiye’ye getirilmek zorundadır?
Bildirimi yapılan yurt dışı varlıkların, bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda kişi adına açılan hesaplara transfer edilmesi gerekir. Bu süreye uyulmazsa vergi incelemesi muafiyetinden yararlanılamaz.
Bildirilen varlıklar için vergi incelemesi yapılır mı?
Kural olarak hayır; geçici 19. madde kapsamında usulüne uygun bildirilen ve şartları yerine getirilen varlıklara ilişkin vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaz. Ancak süre, ödeme ve taahhüt şartlarına uyulmaması hâlinde bu muafiyet kaybedilir. Ayrıca kara para aklama gibi diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler düzenlemeden etkilenmez.
Varlık barışından gerçek kişiler de yararlanabilir mi?
Evet. Düzenleme gerçek ve tüzel kişileri kapsar. Gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan kişiler de, bildirdikleri varlığı süresinde Türkiye’ye getirmeleri veya yurt içindeki varlığı banka ya da aracı kuruma yatırarak tevsik etmeleri hâlinde madde hükümlerinden yararlanır.
Sonuç
Varlık Barışı 2026, kayıt dışı varlıkların düşük maliyetle ekonomiye kazandırılması için 31 Temmuz 2027’ye kadar geçerli, sınırlı süreli bir fırsat sunmaktadır. Verginin uzun vadeli yatırım taahhüdüyle %0’a kadar inebilmesi düzenlemeyi cazip kılmakla birlikte; iki aylık getirme süresi, beyan ve ödeme tarihleri ile taahhütlere uyulmaması hâlinde muafiyetin kaybı gibi şartların titizlikle yönetilmesi gerekir. Uygulamadaki tecrübelerimiz ışığında, özellikle hakkında devam eden bir inceleme bulunan veya kayıt dışı varlığının kaynağı tartışmalı olabilecek mükelleflerin, bildirim öncesinde hukuki durumlarını değerlendirmesi yerinde olacaktır.









