0312 911 83 10
·
[email protected]
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
DANIŞMANLIK

Ceza İhbarnamesi Kodları: 05-344, Mük. 355/1-1 ve 353/1 Ne Demek?

Ceza İhbarnamesi Kodları: 05-344, Mük. 355/1-1 ve 353/1 Ne Demek?

Ceza ihbarnamesi kodları, vergi dairesinin kestiği cezanın hangi kanun maddesine dayandığını gösteren kısa satırlardır. “05-344-213 sayılı VUK 341. maddede yazılı hallerle vergi ziyaına sebebiyet verme” satırında 344 cezanın dayandığı Vergi Usul Kanunu maddesini, 213 ise Vergi Usul Kanunu’nun kanun numarasını gösterir. “77-Mük. 355/1-1” ve “78-Mük. 355/1-2” satırları mükerrer 355. maddenin birinci fıkrasındaki özel usulsüzlük cezasını, “70-353/1” satırı ise 353. maddenin 1 numaralı bendindeki fatura ve benzeri belgelere ilişkin özel usulsüzlük cezasını işaret eder.

Özetle: Satırın hukuken belirleyici kısmı madde ve fıkra atfıdır. Baştaki iki haneli sayı (05, 70, 77, 78) Vergi Usul Kanunu’nda yer almaz. Kanun, ihbarnamede cezanın madde ve fıkra numaralarının gösterilmesini şart koşar. Danıştay, kanuni dayanağı belirsiz gösterilen cezayı sebep unsuru yönünden hukuka aykırı bulmuş; dayanağı yanlış gösterilen cezayı kaldıran bölge idare mahkemesi kararını da onamıştır. İhbarnameye karşı yollar uzlaşma, indirim ve vergi mahkemesinde dava olup her biri için süre ihbarnamenin tebliğinden itibaren otuz gündür.

Ceza İhbarnamesi Kodları Nasıl Okunur?

Ceza ihbarnamesinin içeriği Vergi Usul Kanunu’nun 366. maddesinde sayılmıştır. Madde, ihbarnamede bulunması gereken on bir bilgiyi tek tek düzenler; kod satırlarının kanuni karşılığı bunlardan altıncısıdır:

“6. Olayın izahı; (Kanunun madde ve fıkra numaraları gösterilmek ve mevcut deliller bildirilmek suretiyle)”

Aynı maddeye göre ihbarnamede ihbarnamenin sıra numarası, tanzim tarihi, ilgilinin adı ve unvanı, varsa mükellef numarası, açık adresi, olayın ilgili bulunduğu vergilendirme veya hesap dönemi, varsa cezanın ilgili bulunduğu vergiye ait ihbarnamenin tarih ve numarası, varsa tekerrür ve içtima durumu, vergi cezasının hesabı ve miktarı ile vergi mahkemesinde dava açma süresi de yer alır. Maddenin son fıkrasına göre cezayı gerektiren olayın tespitine dair tutanak sureti ile inceleme raporunun birer örneği ihbarnameye bağlanır.

Bu çerçevede ceza ihbarnamesi kodları, “05-344-213” örneğinde olduğu gibi üç parçaya ayrılarak okunur:

  • Baştaki iki haneli sayı (05, 70, 77, 78): Vergi Usul Kanunu’nda karşılığı bulunmayan, idarenin ceza satırlarında kullandığı numaradır. Cezanın hukuki niteliğini bu sayı değil, yanındaki madde atfı belirler.
  • Ortadaki madde atfı (344, Mük. 355/1-1, 353/1): Cezanın dayandığı madde, fıkra ve bent. Eğik çizgiden sonraki rakam fıkrayı (353. maddede olduğu gibi madde doğrudan bentlere ayrılmışsa bendi), ondan sonra tireyle gelen rakam o fıkranın bendini gösterir. “Mük.” kısaltması mükerrer maddeyi ifade eder; mükerrer 355. madde, 355. maddeden ayrı bir hükümdür.
  • Sondaki 213: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun kanun numarası.

Satırın ardından gelen metin (örneğin “341. maddede yazılı hallerle vergi ziyaına sebebiyet verme”) madde atfının açıklamasıdır. Bu satırlar dört haneli vergi türü kodlarıyla karıştırılmamalıdır: Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet vergi dairesinde yayımlanan vergi türü kodları listesinde 3080 “VERGİ ZİYAI CEZASI”, 3074 “ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI”, 3073 ise “USULSÜZLÜK CEZASI” olarak yer alır. Bu dört haneli kodlar cezanın türünü gösterir, madde atfı içermez.

İhbarnamedeki satırDayanakCeza türü
05-344-213VUK m.344 (tanım: m.341)Vergi ziyaı cezası
77-Mük. 355/1-1-213VUK mükerrer m.355, 1. fıkra, (1) numaralı bentÖzel usulsüzlük cezası (birinci sınıf tüccar, serbest meslek erbabı)
78-Mük. 355/1-2-213VUK mükerrer m.355, 1. fıkra, (2) numaralı bentÖzel usulsüzlük cezası (ikinci sınıf tüccar, defter tutan çiftçi, basit usul)
70-353/1-213VUK m.353, 1 numaralı bentÖzel usulsüzlük cezası (fatura ve benzeri belgeler)

“05-344-213 Sayılı VUK 341. Maddede Yazılı Hallerle Vergi Ziyaına Sebebiyet Verme” Ne Demek?

Bu satır, VUK Madde 344 Vergi Ziyaı Cezası hükmüne göre kesilen cezayı gösterir. Satırda iki madde birlikte geçer, çünkü 344. madde cezayı, 341. madde ise vergi ziyaının ne olduğunu düzenler. Vergi Usul Kanunu’nun 341. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder.”

Maddenin ikinci fıkrasına göre şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair suretlerle verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermek de vergi ziyaı hükmündedir. Üçüncü fıkra ise verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması veyahut haksız iadenin geri alınmasının ceza uygulanmasına engel olmadığını hükme bağlar.

Cezanın miktarı 344. maddenin birinci fıkrasından gelir:

“341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir.”

Ancak aynı madde tek oranlı değildir. İkinci fıkraya göre vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır. Üçüncü fıkraya göre vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen beyannameler için ceza yüzde elli oranında uygulanır. 28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanun’la eklenen son fıkraya göre ise vergi dairesinin ıttılaı dışında ticari, zirai veya mesleki faaliyette bulunmak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi durumunda ceza yüzde elli artırılarak uygulanır; aynı vergi türü ve dönemine ilişkin daha sonra yapılacak tarhiyatlar nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarına da aynı artırım uygulanır.

Bu nedenle ihbarnamede yalnız “05-344-213” satırına bakmak yetmez; hangi fıkranın uygulandığı ihbarnamedeki olayın izahı ile vergi cezasının hesabı ve miktarı bölümünden kontrol edilmelidir. Uygulamadaki tecrübelerimiz ışığında, oranın ve fıkranın ihbarnamede açıkça gösterilmediği dosyalarda bu eksiklik davada ayrıca ileri sürülebilecek bir hukuka aykırılık iddiasıdır.

“77-Mük. 355/1-1” ve “78-Mük. 355/1-2” Kodları: Fark Mükellef Sınıfındadır

Bu iki satır VUK Mükerrer Madde 355 hükmüne dayanır. Maddenin birinci fıkrası, Vergi Usul Kanunu’nun 86, 148, 149, 150, mükerrer 242, 256 ve 257. maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257. maddesi ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 98/A maddesi uyarınca getirilen zorunluluklara uymayanlara (kamu idare ve müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler dahil) özel usulsüzlük cezası kesileceğini düzenler ve cezayı üç bende ayırır:

  • (1) numaralı bent (Mük. 355/1-1): Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı.
  • (2) numaralı bent (Mük. 355/1-2): İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler.
  • (3) numaralı bent (Mük. 355/1-3): Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar.

Dolayısıyla “77-Mük. 355/1-1” ile “78-Mük. 355/1-2” arasındaki fark, ihlal edilen ödevde değil cezanın muhatabı olan mükellefin sınıfındadır; her bent için Kanun’da ayrı tutar öngörülmüştür. Hangi ödevin (bilgi verme, defter ve belge ibrazı, elektronik bildirim gibi) ihlal edildiği bu satırdan anlaşılmaz; ihbarnamedeki olayın izahından ve ekli rapor ya da tutanaktan okunur. Aynı fıkraya sonradan eklenen cümleler 107/A, 152/A ve mükerrer 257. maddenin bazı bentlerine aykırılıklar için ayrı tutar ve oranlar getirdiğinden, bu hallerde ihbarnamedeki tutarın hangi cümleye göre hesaplandığı da kontrol edilmelidir.

Mükerrer 355. maddenin ikinci fıkrası, bilgi verme ve ibraz ödevine ilişkin cezalarda önemli bir usul şartı koyar:

“Bu hükmün uygulanması için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarında Kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesi şarttır.”

Aynı fıkranın 16/6/2009 tarihli ve 5904 sayılı Kanun’la eklenen son cümlesine göre ise bu ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulması halinde, ilgililere ayrıca yazılı olarak bildirilme şartı aranmaz. Üçüncü fıkraya göre özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen mecburiyetleri yerine getirmeyenlere yeniden süre verilir; verilen sürede de yerine getirilmezse cezalar bir kat artırılarak uygulanır. Maddenin sonraki fıkraları tahsilat ve ödemelerin tevsiki, başkalarının adı veya hesabı kullanılarak yapılan tahsilatlar ve başkasına ait ödeme sistemleriyle tahsilat gibi ayrı fiillere ayrı cezalar bağlar; bu cezalarda ihbarnamedeki fıkra numarası birinci fıkradan farklıdır.

Mükerrer 355. madde ihbarnamedeki tutarı değiştiren başka kurallar da içerir. Elektronik ortamda beyanname verilmesi mecburiyetine uyulmaması halinde kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası, beyannamenin kanuni süresinin sonundan başlayarak elektronik ortamda 30 gün içinde verilmesi halinde 1/10, bu sürenin dolmasını takip eden 30 gün içinde verilmesi halinde ise 1/5 oranında uygulanır. Elektronik bildirim ve formlarda ise süreler farklıdır: bildirim veya formun belirlenen sürenin sonundan başlayarak elektronik ortamda 3 gün içinde verilmesi halinde ceza 1/10 oranında uygulanır; süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen bildirim ve formlarda 10 gün içinde verilirse ceza kesilmez, takip eden 15 gün içinde verilirse ceza 1/5 oranında uygulanır. Elektronik ortamda beyanname, bildirim ve form verme mecburiyetine uymayanlara bu maddeye göre ceza kesilmesi halinde, 352. maddenin birinci derece usulsüzlüklerle ilgili (1) numaralı bendi ile ikinci derece usulsüzlüklerle ilgili (7) numaralı bendi uyarınca ayrıca ceza kesilmez. 7524 sayılı Kanun’la eklenen son fıkraya göre tek bir fiilin bu maddede yer alan birden fazla özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektirmesi halinde bu cezalardan en ağırı kesilir. Aynı Kanun’la eklenen bir başka fıkraya göre 153/A maddesi uyarınca istenen teminatın süresinde verilmemesi veya tamamlanmaması halinde teminat tutarı kadar özel usulsüzlük cezası kesilir ve bu ceza hakkında 376. madde ile uzlaşma hükümleri uygulanmaz.

“70-353/1-213 Sayılı VUK 353/1 Maddesi Gereğince” Kodu

Bu satır VUK Madde 353 Özel Usulsüzlükler ve Cezaları hükmünün 1 numaralı bendine dayanır. Bent; elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler dahil fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması, bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi, elektronik düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlenmesi ya da Kanun’un 227, 231 ve 234. maddelerine göre hiç düzenlenmemiş sayılması hallerini kapsar. Bu hallerde belgeyi düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için Kanun’da gösterilen alt sınırlardan aşağı olmamak üzere belgeye yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir; bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin cezanın toplamı için de üst sınır vardır.

7524 sayılı Kanun’la bende eklenen cümleler ihbarname okumasında dikkate alınmalıdır. Tek tespitte aynı neviden birden fazla belgenin düzenlenmediğinin tespit edilmesi durumunda her bir belge için ayrı ayrı ceza kesilir, ancak bu tespit Kanun’a bağlı 2 sayılı cetveldeki tespit sayısının belirlenmesinde tek tespit sayılır. Belgeyi almak zorunda olanlar, idarenin bilgisine girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken süreyi takip eden beş iş günü içinde durumu idareye bildirirse alıcı adına özel usulsüzlük cezası kesilmez; bu durumda belgeyi düzenlemek zorunda olanlara ceza üç kat uygulanır. Bu belgeler yerine Kanun kapsamında olmayan belgeler düzenlenirse düzenleyene ceza iki kat, bunun alıcı tarafından beş iş günü içinde bildirilmesi halinde ise düzenleyene altı kat uygulanır. Maddenin sondan ikinci fıkrasına göre bu usulsüzlükler sonucunda vergi ziyaı da doğmuşsa, ziyaın gerektirdiği vergi cezaları ayrıca kesilir ve bu cezalar hakkında Kanun’un ifadesiyle “336 ncı madde hükmü uygulanmaz”; yani iki ceza birlikte uygulanır.

353. maddenin diğer bentleri perakende satış fişi, sevk irsaliyesi, defter bulundurma ve levha asma gibi farklı fiilleri düzenler; bu cezalarda ihbarnamede bent numarası (353/2, 353/4 gibi) değişir. Bent numarası, cezanın oranını ve üst sınırını belirlediği için ihbarnamede doğru bendin gösterilip gösterilmediği ayrıca kontrol edilmelidir.

Ceza İhbarnamesi Kodları Yanlışsa Ne Olur? İlgili Danıştay Kararları

Ceza ihbarnamesi kodları ve bunlara karşılık gelen madde atfı biçimsel bir ayrıntı değildir. Danıştay, kanuni dayanağın açıkça gösterilmesini idari işlemin sebep unsurunun bir parçası olarak görmektedir.

Danıştay 3. Daire, E.2020/673 K.2022/4249, 07.11.2022

ÖZET: KANUNİ DAYANAĞI BELİRSİZ İHBARNAME SEBEP UNSURU YÖNÜNDEN HUKUKA AYKIRIDIR. Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, hizmet verdiği mükelleflerin sahte fatura düzenleme eylemine iştirak ettiğinden bahisle vergi ziyaı cezası kesilmiş; ihbarnamelerde hem 213 sayılı Kanun’un 344 ve 359. maddelerine hem de müteselsil sorumluluğa yer verilmiştir. Vergi mahkemesi cezayı kaldırmış, bölge idare mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir. Danıştay 3. Dairesi kendi değerlendirmesinde şu ilkeyi koymuştur:

“Bu nedenle vergi ve/veya ceza ihbarnamelerinin, kanunda yazılı unsurları ihtiva etmesi yanı sıra sebep unsuru bakımından kanunun hangi maddesi uyarınca düzenlendiği hususunu; diğer bir anlatımla kanuni dayanağını da içermesi gerekir.”

Daire, ihbarnamelerde “müteselsil sorumluluk” ile “344 ve 359. maddeler” ibarelerine birlikte yer verilmesinin cezanın dayanağı hususunda duraksama yarattığını belirterek, cezayı kaldıran vergi mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulmamış ve temyiz istemini oyçokluğuyla reddetmiştir. Dairenin gerekçesi ilk derece mahkemesinin gerekçesinden farklıdır: ilk derece mahkemesi, iştirak fiilinin somut verilerle tespit edilmediği gerekçesine dayanmıştı. Karar oyçokluğuyla verilmiş olup karşı oy esasın incelenmesi gerektiği görüşündedir. Karar metni

Danıştay 4. Daire, E.2018/8183 K.2022/4284, 21.06.2022

ÖZET: 353/1 YERİNE MÜKERRER 355/1-2 YAZILAN İHBARNAMEDEKİ ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI KALDIRILMIŞTIR. Sahte belge kullanımı iddiasına dayanan incelemede vergi inceleme raporu, 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası önermiş; ancak ihbarnamede cezanın dayanağı mükerrer 355/1-2. madde olarak gösterilmiştir. Bölge idare mahkemesi, cezanın yasal dayanağının yanlış gösterilmesi karşısında ihbarnamenin kanuni unsurları taşıyan geçerli bir belge olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle özel usulsüzlük cezalarını kaldırmıştır. Danıştay 4. Dairesi ise temyiz istemini reddederek şu değerlendirmeyle bölge idare mahkemesi kararını onamıştır:

“Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”

Bölge idare mahkemesinin bu kararı, ihbarname kodlarındaki bir rakam farkının (353/1 yerine Mük. 355/1-2) cezanın kaldırılmasına yol açtığı somut bir dosyadır. Yanlış dayanak gerekçesi bölge idare mahkemesine aittir; Danıştay 4. Dairesi bu gerekçeyi kendi değerlendirmesinde ayrıca tartışmamış, kararı usul ve hukuka uygun bularak onamakla yetinmiştir. Karar metni

Ceza İhbarnamesine Karşı Hangi Yollar Var?

Ceza ihbarnamesi kodları okunduktan sonra verilecek karar, hangi yolun seçileceğidir. Bu yollar birbirini etkiler; birini seçmek diğerini kapatabilir. İtiraz sürecinin ayrıntısı için Vergi Ceza İhbarnamesine Nasıl İtiraz Edilir yazımıza bakılabilir.

İzaha Davet (VUK m.370): İhbarnameden Önceki Aşama

İzaha davet, ceza ihbarnamesinden önce işleyen bir kurumdur. Vergi Usul Kanunu’nun 370. maddesine göre vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce, verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitler hakkında, tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış olması kaydıyla mükellefler izaha davet edilebilir. İzaha davet yazısının tebliğinden itibaren otuz gün içinde izahta bulunulur. İzah sonucu vergi ziyaına sebebiyet verilmediği idarece anlaşılırsa mükellef o tespitle ilgili olarak incelemeye tabi tutulmaz veya takdir komisyonuna sevk edilmez. İzah yeterli bulunmazsa, değerlendirme sonucunu içeren yazının tebliğinden itibaren otuz gün içinde beyannamenin verilmesi veya beyanın tamamlanıp düzeltilmesi ve vergilerin 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesindeki gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir. Bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel değildir.

Kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle sınırlı olarak 371. maddedeki pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz. Ön tespit, verginin 359. maddedeki fiillerle ziyaa uğratılmış olabileceğine ilişkinse izaha davet yapılmaz. Şu kadar ki, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinde kullanılan belge tutarı bir takvim yılında Kanun metninde 100 bin Türk lirası olarak yer alan tutarı (mevzuat.gov.tr konsolide metninde güncellenmiş tutar parantez içinde 870.000 TL olarak gösterilmektedir) geçmeyen veya bu tutarı geçse bile ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5’ini aşmayan mükelleflere ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilebilir ve aynı %20’lik uygulama işler. Bu fıkra kapsamında ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükellefler de tespitle sınırlı olarak 371. maddedeki pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz. Bu tutar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır. Ön tespiti yapacak ve izahı değerlendirecek merci ile uygulama usul ve esaslarını belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.

Tarhiyat Öncesi Uzlaşma (VUK Ek m.11)

Ceza vergi incelemesine dayanıyorsa, önce Ek 11. maddedeki tarhiyat öncesi uzlaşmaya bakılmalıdır. Bu madde, vergi incelemesine dayanılarak tarh edilecek vergilere ilişkin vergi ziyaı cezaları ile Kanun’da belirlenen tutarı aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında, 359. maddedeki fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde kesilecek ceza ile bu fiillere iştirak edenlere kesilecek ceza hariç olmak üzere, Bakanlığın tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin verebileceğini düzenler. Burada da uzlaşmaya konu edilebilecek usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının tespitinde, ayrı ayrı cezalar değil cezayı gerektiren fiil bazında kesilecek toplam ceza tutarı dikkate alınır. Tarhiyattan önce uzlaşmaya varılırsa tutanakla tespit edilen husus hakkında dava açılamaz ve hiçbir mercie şikâyette bulunulamaz. Tarhiyat öncesi uzlaşma temin edilememiş veya müzakerede uzlaşmaya varılamamışsa, mükellef cezanın kesilmesinden sonra uzlaşma talep edemez; yani ihbarname tebliğ edildikten sonra Ek 1. maddedeki tarhiyat sonrası uzlaşma yolu bu mükellef için kapalıdır.

Tarhiyat Sonrası Uzlaşma (VUK Ek m.1 ve Ek m.7)

Vergi Usul Kanunu’nun Ek 1. maddesine göre ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergilere ilişkin vergi ziyaı cezaları ile Kanun’da belirlenen tutarı aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları uzlaşmaya konu edilebilir. Uzlaşmanın konusu cezanın tahakkuk edecek miktarıdır ve talep; vergi ziyaına kanun hükümlerine yeterince nüfuz edememekten ya da 369. maddede yazılı yanılmadan kaynaklandığının, 116, 117 ve 118. maddelerde yazılı vergi hataları ile her türlü maddi hata bulunduğunun veya yargı kararları ile idarenin ihtilaf konusu olayda görüş farklılığının olduğunun ileri sürülmesine dayanır. 359. maddede yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde kesilen ceza, bu fiillere iştirak edenlere kesilen ceza ve 370. maddenin (b) fıkrası kapsamında ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükelleflere 370. maddeye göre kesilen ceza uzlaşma kapsamı dışındadır. Beyana dayalı olarak kendiliğinden tahakkuk eden vergiler değil, yalnız ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergilere ilişkin vergi ziyaı cezaları bu uzlaşmanın konusudur.

Uzlaşma talebi vergi ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılır. Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz. Uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa idarenin nihai teklifi yazılır; mükellef dava açma süresinin sonuna kadar teklif edilen cezayı kabul ettiğini yazılı olarak bildirirse uzlaşma sağlanmış sayılır. Uzlaşma görüşmelerinde mükellef, bağlı olduğu meslek odasından bir temsilci ve 3568 sayılı Kanun’a göre kurulan meslek odasından bir meslek mensubu bulundurabilir.

Ek 1. maddeye göre uzlaşmaya konu edilebilecek usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının tespitinde cezayı gerektiren fiil bazında kesilecek toplam ceza tutarı dikkate alınır. Kanun metninde bu eşik 5.000 Türk lirası olarak yazılıdır; mevzuat.gov.tr konsolide metninde güncellenmiş tutar parantez içinde uzlaşma için “40.000 üzeri”, artırımlı indirim için “40.000 ve altı” olarak gösterilmektedir. Bu tutarı aşmadığı için uzlaşma kapsamına girmeyen küçük usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında ise, yine Ek 1. madde uyarınca, 376. maddedeki indirim oranı %50 artırımlı olarak uygulanır. Yani uzlaşma eşiği aşan cezalar için, artırımlı indirim ise eşiğin altında kalan cezalar için öngörülmüştür.

Ek 7. maddeye göre süresinde uzlaşma talep eden mükellef, uzlaşma talep ettiği ceza için ancak uzlaşma vaki olmadığı takdirde dava açabilir. Uzlaşma talebinden önce dava açılmışsa dava, uzlaşma sonuçlanmadan vergi mahkemesince incelenmez; incelenip karara bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır. Uzlaşma vaki olmazsa dava, tutanağın tebliğinden itibaren açılabilir; dava açma süresi bitmiş veya on beş günden az kalmışsa süre, tutanağın tebliğinden itibaren on beş gün olarak uzar. Durdurulmuş dava ise vergi dairesinin bildirimi üzerine görülmeye devam eder.

Cezada İndirim (VUK m.376)

Vergi Usul Kanunu’nun 376. maddesine göre mükellef veya vergi sorumlusu, tarh edilen vergiyi ve vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının yarısını ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine başvurarak vadesinde veya 6183 sayılı Kanun’da belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse, kesilen cezanın yarısı indirilir. Ödeyeceğini bildirdiği vergi ve cezayı bu süre içinde ödemeyen veya dava konusu yapan bu hükümden faydalandırılmaz. Hüküm, vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında da uygulanır. Maddenin ikinci bendi 7524 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırılmıştır. 153/A teminatının verilmemesi nedeniyle mükerrer 355. maddeye göre kesilen özel usulsüzlük cezasında ise indirim ve uzlaşma yolu kapalıdır. Oranların uygulaması için vergi cezalarında indirim yazımıza bakılabilir.

Vergi Mahkemesinde Dava (İYUK m.7)

Kendisine vergi cezası kesilen kişi, cezaya karşı vergi mahkemesinde dava açabilir. Süre İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde düzenlenmiştir:

“Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.”

Aynı maddenin ikinci fıkrasının (b) bendine göre vergi, resim ve harçlar ile bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda süre; tahakkuku tahsile bağlı vergilerde tahsilatın, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin, tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Ceza ihbarnamesinde bu an tebliğdir; tebliğ yapılan hallerde süre tebliğin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Elektronik tebligatta tebliğ anı Kanun’da ayrıca belirlenmiştir: Vergi Usul Kanunu’nun 107/A maddesine göre elektronik ortamda tebligat, tebliğin sistem ile muhatabına iletildiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu nedenle uzlaşma, indirim ve dava için otuz günlük süreler, ihbarnamenin sistemde açıldığı günden değil bu tarihten itibaren hesaplanır. Aynı maddeye göre kurumlar vergisi mükellefleri, ticari, zirai ve mesleki kazançları dolayısıyla gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri, kollektif şirketler ile adi komandit şirketler ve Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olanların ilk iktisabında adına tescil yapılan kişiler elektronik tebligat sistemini kullanmak zorundadır; madde son olarak 24/6/2026 tarihli ve 7587 sayılı Kanun’la değiştirilmiştir. Dava açılırsa 376. maddedeki indirimden yararlanılamaz; uzlaşma talep edilmişse dava ancak uzlaşma vaki olmadığı takdirde açılabilir. Bu nedenle kod satırında görülen bir dayanak hatası tespit edildiğinde, indirim veya uzlaşma yerine dava yolunun seçilip seçilmeyeceği otuz günlük süre içinde değerlendirilmelidir.

Ceza İhbarnamesi Kodları Hakkında Sık Sorulan Sorular

Ceza ihbarnamesi kodları ne anlama gelir?

Ceza ihbarnamesi kodları, cezanın hangi kanun maddesine dayandığını gösteren satırlardır. Örneğin 05-344-213 satırında 344 Vergi Usul Kanunu’nun 344. maddesini, 213 ise Vergi Usul Kanunu’nun kanun numarasını gösterir. Baştaki iki haneli sayı kanunda yer almaz; cezanın hukuki dayanağını madde atfı ve olayın izahı belirler.

77-Mük. 355/1-1 ile 78-Mük. 355/1-2 arasındaki fark nedir?

İkisi de Vergi Usul Kanunu mükerrer 355. maddesinin birinci fıkrasına dayanan özel usulsüzlük cezasıdır. Fark ihlal edilen ödevde değil, mükellefin sınıfındadır: 1 numaralı bent birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı, 2 numaralı bent ikinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler içindir.

05-344-213 kodu hangi cezayı gösterir?

Bu satır Vergi Usul Kanunu’nun 344. maddesine göre kesilen vergi ziyaı cezasını gösterir. Cezanın temel tutarı ziyaa uğratılan verginin bir katıdır; ancak aynı madde üç kat, yüzde elli ve yüzde elli artırımlı uygulama gibi farklı oranlar da öngördüğünden ihbarnamedeki hesap satırının ayrıca kontrol edilmesi gerekir.

Ceza ihbarnamesinde kanuni dayanak yanlış yazılırsa ceza kaldırılır mı?

Danıştay 3. Dairesi E.2020/673 K.2022/4249 sayılı kararında, ihbarnamenin kanuni dayanağını içermesinin savunma hakkı için zorunlu olduğunu belirtmiş ve dayanakta duraksama yaratan cezayı sebep unsuru yönünden hukuka aykırı bulmuştur. Danıştay 4. Dairesi E.2018/8183 K.2022/4284 sayılı kararıyla da dayanağı yanlış gösterilen özel usulsüzlük cezasını kaldıran bölge idare mahkemesi kararını onamıştır.

Ceza ihbarnamesine karşı dava açma süresi kaç gündür?

İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesine göre vergi mahkemelerinde dava açma süresi otuz gündür ve süre ihbarnamenin tebliğini izleyen günden başlar. Uzlaşma talep edilmişse ve uzlaşma vaki olmamışsa, dava süresi bitmiş veya on beş günden az kalmışsa süre tutanağın tebliğinden itibaren on beş gün olarak uzar.

Sonuç

Ceza ihbarnamesi kodları, cezanın hangi madde, fıkra ve bende dayandığını gösterir ve Vergi Usul Kanunu’nun 366. maddesinin ihbarnamede aradığı madde ve fıkra numaralarının karşılığıdır. “05-344-213” vergi ziyaı cezasını, “77-Mük. 355/1-1” ve “78-Mük. 355/1-2” mükellef sınıfına göre ayrılan özel usulsüzlük cezasını, “70-353/1” ise fatura ve benzeri belgelere ilişkin özel usulsüzlük cezasını işaret eder. Danıştay kararları, dayanağı belirsiz veya yanlış gösterilen cezaların kaldırılabildiğini göstermektedir. Bu nedenle ihbarname geldiğinde kod satırı, olayın izahı ve ceza hesabı birlikte okunmalı; uzlaşma, indirim ve dava yolları arasındaki seçim tebliğden itibaren otuz günlük süre dolmadan yapılmalıdır. Kanun metninin güncel hâline 213 sayılı Vergi Usul Kanunu üzerinden ulaşılabilir.

Ceza ihbarnamesi kodları - Aras Hukuk ve Danışmanlık

Related Posts

Leave a Reply

Call Now Button