0312 911 83 10
·
[email protected]
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
DANIŞMANLIK

GVK Madde 117 – Gelir Vergisinin Ödenmesi

GVK Madde 117 - Gelir Vergisinin Ödenmesi

GVK Madde 117, yıllık beyanname ile bildirilen gelir üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisinin Mart ve Temmuz aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödeneceğini düzenlemektedir. Bir başka deyişle beyanname Mart ayında verilse dahi vergi tek seferde değil, biri Mart biri Temmuz ayında olmak üzere iki eşit dilim hâlinde ödenmektedir. Maddenin ikinci fıkrası ise gelirlerinin büyük bir kısmı ziraî kazançtan oluşan mükellefler bakımından Bakanlığa özel ödeme zamanı belirleme yetkisi tanımaktadır.

GVK Madde 117’nin Metni Nedir?

Gelir vergisinin ödeme zamanı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu‘nun ödeme başlıklı bölümünde düzenlenmiştir. Maddenin yürürlükteki metni şu şekildedir:

Madde 117 – (Değişik: 9/4/2003-4842/14 md.)

(Değişik birinci fıkra:14/10/2021-7338/8 md.) Yıllık beyanname ile bildirilen gelir üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi, Mart ve Temmuz aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenir.

Maliye Bakanlığı, gelirlerinin büyük bir kısmı ziraî kazançtan oluşan mükellefler hakkında gerekli görülen hallerde, iki taksitten fazla olmamak üzere, belli üretim bölgeleri ve ziraat ürünlerine göre, özel ödeme zamanları tayin edebilir.

Madde metninde geçen Maliye Bakanlığı ibaresi, bugünkü teşkilat yapısı içinde Hazine ve Maliye Bakanlığı’nı ifade etmektedir. Hükmün yapısı iki katmanlıdır: birinci fıkra herkes için geçerli genel ödeme takvimini belirlemekte, ikinci fıkra ise yalnızca ziraî kazanç ağırlıklı mükellefler bakımından sınırlı bir istisna yetkisi tanımaktadır.

Gelir Vergisi Taksitlerinin Vadesi Hangi Gündür?

Kanun ödeme zamanını gün olarak değil ay olarak belirlemiştir. Ödeme süresinin son günü verginin vadesi olduğundan, uygulamada birinci taksitin son ödeme günü Mart ayının son günü, ikinci taksitin son ödeme günü ise Temmuz ayının son günüdür. Vergi Usul Kanunu’nun sürelerin hesaplanmasına ilişkin hükmü uyarınca, sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre, tatili izleyen ilk iş gününün tatil saatinde sona ermektedir. Bu nedenle son günün hafta sonuna veya resmî tatile denk geldiği yıllarda ödeme, izleyen ilk iş gününde yapılabilmektedir.

Taksitlerin eşit olması gerektiği de maddenin açık sonucudur. Mükellefin vergiyi kendi tercihine göre farklı oranlarda bölmesi mümkün değildir; ancak verginin tamamının ilk taksit döneminde ödenmesinin önünde bir engel bulunmamaktadır. Uygulamadaki tecrübelerimiz ışığında, ikinci taksitin Temmuz ayında olması nedeniyle tatil dönemine denk gelen bu vadenin gözden kaçırılması sık rastlanan bir gecikme nedenidir.

Beyanname Verme Süresi ile Ödeme Süresi Neden Farklıdır?

Yıllık beyannamenin verilmesine ilişkin süre ile verginin ödenmesine ilişkin süre birbirinden ayrı düzenlenmiştir. Bir takvim yılına ait beyanname, izleyen yılın Mart ayının başından yirmi beşinci günü akşamına kadar vergiyi tarha yetkili vergi dairesine verilmekte veya taahhütlü olarak posta ile gönderilmektedir. Beyanname üzerine vergi, tahakkuk fişi düzenlenmek suretiyle tarh ve tahakkuk ettirilmekte; ödeme yükümlülüğü ise ödeme zamanını düzenleyen hüküm uyarınca doğmaktadır.

Bu ayrım pratikte önemlidir: beyannamenin süresinde verilmemesi ile verginin süresinde ödenmemesi farklı hukuki sonuçlara bağlanmıştır. Beyanname verme yükümlülüğünün kapsamı bakımından tam ve dar mükellefiyet ayrımı belirleyici olup, bu ayrımın esasları GVK Madde 3 – Mükellefler düzenlemesinde yer almaktadır.

2021 Yılında Yapılan Değişiklik Ne Getirdi?

Maddenin birinci fıkrası, 14/10/2021 tarihli 7338 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle değiştirilmiştir. Değişiklikten önce, geliri sadece basit usulde tespit edilen ticarî kazançtan ibaret olan mükellefler için ayrı bir taksit takvimi öngörülmekteydi. Aynı Kanunla basit usulde tespit edilen ticarî kazançlara gelir vergisi istisnası getirilmesi üzerine, bu mükellefler için ayrı bir ödeme takvimi öngörülmesinin gereği kalmamış ve hüküm tek bir takvim etrafında sadeleştirilmiştir.

Bugün itibarıyla GVK Madde 117 bakımından mükellef grupları arasında ödeme zamanı yönünden bir ayrım yapılmamakta; ticarî kazanç, serbest meslek kazancı, gayrimenkul sermaye iradı veya menkul sermaye iradı hangi kaynaktan doğarsa doğsun, yıllık beyanname üzerinden tahakkuk eden vergi aynı takvime tabi olmaktadır. Tek istisna, maddenin ikinci fıkrasındaki ziraî kazanç düzenlemesidir.

Ziraî Kazançlarda Özel Ödeme Zamanı Nasıl Belirlenir?

İkinci fıkra, ziraî faaliyetin niteliğinden kaynaklanan bir ihtiyaca cevap vermektedir. Tarımsal üretimde gelir, ürünün hasat edilip satıldığı dönemde elde edilmekte; bu dönem ise ürüne ve bölgeye göre değişmektedir. Genel takvim uygulandığında, henüz nakit girişi olmamış bir mükelleften Mart ayında ödeme beklenmesi söz konusu olabilmektedir. Kanun koyucu bu nedenle Bakanlığa, gelirlerinin büyük bir kısmı ziraî kazançtan oluşan mükellefler yönünden özel ödeme zamanı belirleme yetkisi tanımıştır.

Bu yetkinin sınırları madde metninde açıkça çizilmiştir. Yetki, iki taksitten fazla olmamak üzere kullanılabilmekte; belli üretim bölgeleri ve ziraat ürünlerine göre farklılaştırılabilmektedir. Dolayısıyla yetki, taksit sayısını artırma yetkisi değil, taksitlerin zamanını üretim takvimine uyarlama yetkisidir. Ayrıca bu düzenleme kendiliğinden uygulanmamakta, ancak Bakanlıkça bir belirleme yapıldığı takdirde sonuç doğurmaktadır.

Taksit Vadesinde Ödenmezse Ne Olur?

Vadesinde ödenmeyen gelir vergisi, amme alacaklarının tahsili usulüne tabi hâle gelmektedir. 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesi uyarınca ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısma, vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı gecikme zammı uygulanmakta; ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük esasa göre hesaplanmaktadır. Gecikme zammı oranı Cumhurbaşkanı kararıyla belirlendiğinden, hesaplama yapılırken ödeme tarihinde yürürlükte olan oranın esas alınması gerekmektedir.

Ödeme yapılmaması hâlinde vergi dairesi ödeme emri düzenlemekte, borçluya 15 gün içinde borcunu ödemesi veya mal bildiriminde bulunması bildirilmektedir. Ödeme emrine karşı da 15 gün içinde vergi mahkemesinde dava açılabilmektedir. Buna karşılık, ödeme güçlüğü içindeki mükellefler bakımından 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesindeki tecil ve taksitlendirme yolu ile teminat karşılığı ödeme imkânı bulunmaktadır.

Önemli bir ayrım da şudur: beyanname süresinde verilmiş ve vergi tahakkuk etmişse, yalnızca ödemenin gecikmesi tek başına ceza kesilmesini gerektirmemektedir. Zira VUK Madde 341 – Vergi Ziyaı düzenlemesi, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini esas almaktadır. Tahakkuk etmiş verginin geç ödenmesi hâlinde gecikme zammı işlemekte, VUK Madde 344 – Vergi Ziyaı Cezası ise gündeme gelmemektedir.

Mükellefiyeti Sona Erenler Vergiyi Ne Zaman Öder?

Mükellefiyetin ortadan kalkmasına yol açan hâllerde genel takvim uygulanmamaktadır. Takvim yılı içinde memleketi terk edenlerin beyannameleri memleketi terke takaddüm eden 15 gün içinde, ölüm hâlinde ise ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde verilmektedir. Vergi Usul Kanunu’nun özel ödeme zamanlarını düzenleyen 112. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, memleketi terk ve ölüm gibi mükellefiyetin kalkmasını gerektiren hâller dolayısıyla beyan üzerine tarh olunan vergiler beyanname verme süreleri içinde ödenmektedir. Böylece Mart ve Temmuz taksitleri beklenmemekte, ödeme öne çekilmektedir.

Ölüm hâlinde mükellefin ödevleri mirası reddetmemiş mirasçılara geçmekte, mirasçılardan her biri ölenin vergi borçlarından miras hisseleri oranında sorumlu olmaktadır. Yurt dışına yerleşme durumunda ise mükellefiyetin niteliğini belirleyen ölçütler bakımından GVK Madde 4 – Türkiye’de Yerleşme hükmünün ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.

GVK Madde 117 Hangi Ödemeleri Kapsamaz?

Hükmün kapsamı, yıllık beyanname ile bildirilen gelir üzerinden tahakkuk ettirilen vergi ile sınırlıdır. Buna göre tevkif suretiyle kesilen vergilerin vergi dairesine yatırılması ayrı bir maddede düzenlenmiş olup, bu ödemeler Mart–Temmuz takvimine tabi değildir. Aynı şekilde üçer aylık dönemler hâlinde hesaplanan geçici vergi de kendi özel takvimine göre ödenmekte; yıl sonunda yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmektedir.

İkmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyatlar bakımından da farklı bir ödeme rejimi geçerlidir; bu vergilerin ödeme zamanı Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenmektedir. Dolayısıyla vergi incelemesi sonucunda salınan bir vergi için Mart ve Temmuz taksitlerinden söz edilememektedir. Beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilecek tevkifat ve geçici vergi tutarları düşüldükten sonra kalan tutarın taksitlendirileceği de gözden kaçırılmamalıdır.

Beyan Ettiği Vergiye İtirazı Olan Mükellef Taksitleri Ödemek Zorunda mı?

Kural olarak mükellefler beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamamaktadır. Bu kuralın istisnası, beyannamenin ihtirazi kayıtla verilmesidir. Ancak ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine yapılan işlemlerden dolayı açılan davalar, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca tahsil işlemini kendiliğinden durdurmamaktadır.

Bu nedenle ihtirazi kayıtla beyanda bulunan mükellefin, dava açmış olması taksit vadelerini tek başına ertelememektedir. Tahsilatın durması isteniyorsa dava dilekçesinde ayrıca yürütmenin durdurulması talebinde bulunulması ve bu talep hakkında karar verilmesi gerekmektedir. Aksi hâlde vadesi gelen taksitler bakımından gecikme zammı işlemeye devam etmektedir.

Sık Sorulan Sorular

GVK Madde 117’ye göre gelir vergisi kaç taksitte ödenir?

Yıllık beyanname ile bildirilen gelir üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi, Mart ve Temmuz aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenir. Taksit tutarları eşittir; mükellef vergiyi kendi tercihine göre farklı oranlarda bölemez.

Gelir vergisinin birinci taksiti en geç ne zaman ödenir?

Kanun ödeme zamanını ay esasına göre belirlediğinden birinci taksitin son ödeme günü Mart ayının son günüdür. Bu gün resmî tatile rastlarsa süre, tatili izleyen ilk iş gününün tatil saatinde sona erer.

Birinci taksit ödenmezse ikinci taksit de muaccel olur mu?

Hayır. Madde metninde taksitlerden birinin ödenmemesi hâlinde diğerinin muaccel olacağına dair bir düzenleme yoktur. Ödenmeyen taksit için vadesinden itibaren gecikme zammı işler; ikinci taksitin vadesi ise Temmuz ayının son günü olarak kalır.

Vergiyi vadesinde ödememek vergi ziyaı cezası doğurur mu?

Beyanname süresinde verilmiş ve vergi tahakkuk etmişse, yalnızca ödemenin gecikmesi vergi ziyaı cezası gerektirmez; bu durumda gecikme zammı uygulanır. Vergi ziyaı, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesi hâllerinde gündeme gelir.

Ziraî kazanç sahipleri için ödeme zamanı değişebilir mi?

Evet. Gelirlerinin büyük bir kısmı ziraî kazançtan oluşan mükellefler hakkında Bakanlık, gerekli görülen hâllerde iki taksiti aşmamak üzere, belli üretim bölgeleri ve ziraat ürünlerine göre özel ödeme zamanları belirleyebilir.

Sonuç

Gelir vergisinin ödenmesine ilişkin düzenleme, ilk bakışta yalnızca bir takvim hükmü gibi görünse de uygulamada gecikme zammı, tecil, ödeme emri ve dava süreçlerinin başlangıç noktasını belirlemektedir. Yıllık beyanname üzerinden tahakkuk eden vergi Mart ve Temmuz aylarında iki eşit taksitte ödenmekte; ziraî kazanç ağırlıklı mükellefler bakımından Bakanlığa tanınan sınırlı yetki dışında bu takvim değişmemektedir. Tevkifat, geçici vergi ve inceleme sonucu salınan vergiler ise kendi özel ödeme rejimlerine tabidir. GVK Madde 117 kapsamındaki taksit vadelerinin ve mükellefiyetin sona erdiği hâllerdeki özel ödeme sürelerinin doğru hesaplanması, gereksiz gecikme zammı ve takip işlemlerinin önlenmesi bakımından belirleyici olmaktadır.

Aras Hukuk ve Danışmanlık

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Call Now Button