İçerik Başlıkları
- 1 GVK Madde 123 – Yabancı Memleketlerde Ödenen Vergilerin Mahsubu
- 2 GVK Madde 123 Hakkında Genel Açıklama
- 3 GVK Madde 123 ile İlgili Danıştay Kararları
- 4 GVK Madde 123 ile İlgili Mükellef Lehine GİB Özelgeleri
- 5 İlgili Madde Makalelerimiz
- 6 Sık Sorulan Sorular
- 6.1 GVK Madde 123 kapsamında yurt dışında ödenen her vergi Türkiye’deki gelir vergisinden mahsup edilebilir mi?
- 6.2 Yurt dışı vergi mahsubu için Türk konsolosluk tasdiki zorunlu mudur?
- 6.3 Tevsik belgesi taksit zamanına kadar gelmezse ne olur?
- 6.4 Türkiye ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması bulunan bir ülkeden gelir elde edersem GVK Madde 123’ü mü yoksa anlaşmayı mı uygularım?
- 6.5 Yurt dışında stopaj yoluyla kesilen vergiyi GVK Madde 123 kapsamında mahsup edebilir miyim?
- 7 Sonuç
GVK Madde 123, tam mükelleflerin yabancı ülkelerde elde ettikleri kazanç ve iratlardan o ülkede ödedikleri gelir vergisi ve benzeri vergilerin Türkiye’de tarh edilen gelir vergisinden mahsup edilmesine imkân tanıyan temel iç hukuk mekanizmasıdır. Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarından bağımsız olarak her tam mükellefe uygulanabilen bu hüküm, mahsup sınırı, tevsik belgesi ve 1 yıllık erteleme sistemiyle uygulamada büyük öneme sahiptir.
GVK Madde 123 – Yabancı Memleketlerde Ödenen Vergilerin Mahsubu
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 123. maddesi şu şekildedir:
“Tam mükellefiyete tabi mükelleflerin yabancı memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratlardan mahallinde ödedikleri benzeri vergiler, Türkiye’de tarh edilen Gelir Vergisi’nin yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlara isabet eden kısmından indirilir.
Birinci fıkra hükmünce indirilecek miktar Gelir Vergisi’nin yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlara isabet eden kısmından fazla olduğu takdirde, aradaki fark nazara alınmaz.
Gelir Vergisi’nin yabancı memlekette elde edilen kazanç ve iratlara isabet eden kısmı, bunların gelire olan nispeti üzerinden hesaplanır.
Birinci fıkrada yazılı vergi indiriminin yapılması için:
1. Yabancı memlekette ödenen vergilerin gelir üzerinden alınan şahsi bir vergi olması;
2. Yabancı memlekette vergi ödendiğinin yetkili makamlardan alınan ve mahallindeki Türk elçilik veya konsoloslukları, yoksa orada Türk menfaatlerini koruyan memleketin aynı mahiyetteki temsilcileri tarafından tasdik olunan vesikalarla tevsik edilmesi;
Şarttır.
2 numarada yazılı vesikalar taksit zamanına kadar gelmemiş olursa, yabancı memlekette elde edilen kazanç ve iratlara isabet eden vergi kısmı bir yıl süre ile ertelenir.
Aranan vesikalar bu süre zarfında vergi dairesine ibraz edildiği takdirde vergi tenzil edilir; süre geçtikten sonra erteleme hükmü kalkar ve vesikalar ibraz edilse bile nazara alınmaz. Vergi Usul Kanunu’nda yazılı mücbir sebeplere ait hükümler mahfuzdur.
Yabancı memleketlerde ödenen vergilerin ilgili bulundukları kazanç ve iratlar mükellef tarafından hangi yılın gelirine ithal edilmişse, bu vergiler de o gelire ait vergiden indirilir.”
Maddenin mevzuat metnine 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu sayfasından ulaşılabilir.
GVK Madde 123 Hakkında Genel Açıklama
Mahsup Yönteminin Çifte Vergilendirmedeki Yeri
Çifte vergilendirmeyi önlemenin iki temel yöntemi vardır: istisna yöntemi ve mahsup (kredi) yöntemi. GVK Madde 123, mahsup yöntemini benimsemektedir; yani tam mükellef, yurt dışı gelirini Türkiye’de beyannamesine dahil eder, Türkiye’deki toplam vergi hesaplanır, ardından yurt dışında ödenen vergi bu tutardan düşürülür. Bu yöntemde yurt dışı gelir hiçbir zaman Türkiye vergi matrahından çıkarılmaz; yalnızca fiilen ödenen vergi, hesaplanan Türk vergisinin yurt dışı gelire isabet eden sınırını aşmamak kaydıyla indirim konusu yapılır.
GVK m.123, GVK Madde 2 kapsamındaki tüm gelir unsurlarından elde edilen yurt dışı gelire uygulanır: ticari kazanç, serbest meslek kazancı, menkul sermaye iradı (temettü, faiz), gayrimenkul sermaye iradı ve değer artışı kazancı. Madde herhangi bir gelir türüne özgü kısıtlama getirmemektedir.
Mahsup Sınırı ve Hesaplama Yöntemi
GVK Madde 123’ün en önemli kısıtı mahsup tavanıdır. İndirilecek miktar, Türkiye’de tarh edilen gelir vergisinin yabancı ülkedeki kazanca isabet eden kısmından fazla olamaz. Bu kısım şu formülle hesaplanır:
Mahsup Tavanı = Toplam Türk GV × (Yurt Dışı Gelir / Toplam Beyan Edilen Gelir)
Örnek: Toplam geliri 1.000.000 TL olan ve bunun 200.000 TL’si ABD’den elde edilen menkul sermaye iradından oluşan bir tam mükellefin toplam gelir vergisi 200.000 TL ise, mahsup tavanı 200.000 × (200.000/1.000.000) = 40.000 TL’dir. ABD’de 50.000 TL vergi ödenmişse, yalnızca 40.000 TL mahsup edilebilir; 10.000 TL’lik fark ise ne mahsup edilir ne de sonraki yıla devredilir — kalıcı olarak kaybolur. Bu “ızgara” (per country limitation) sistemi, yüksek oranlı ülkelerde ödenen verginin düşük oranlı ülkelerdeki Türk vergisini aşması halinde aradaki farkın kullanılamaması anlamına gelir. GVK Madde 103‘e göre hesaplanan tarife üzerinden bulunan vergi, mahsup tavanının belirlenmesinde esas alınan tutardır.
Tevsik Belgesi Şartı — Apostil Uygulaması
GVK m.123, mahsuptan yararlanabilmek için yurt dışında ödenen vergiyi kanıtlayan tevsik belgesi ibrazını zorunlu kılmaktadır. Maddeye göre bu belge, yabancı ülkenin yetkili makamlarından alınarak mahallindeki Türk elçilik veya konsolosluğu tarafından tasdik edilmelidir. Türk elçilik veya konsolosluğunun bulunmadığı ülkede, Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı nitelikteki temsilcisi tasdik yapabilir.
Türkiye’nin 1985 yılında taraf olduğu Lahey Konvansiyonu (Apostille Sözleşmesi) kapsamında, Apostille şerhi taşıyan belgeler Türk elçilik veya konsolosluk tasdiki aranmaksızın kabul edilmektedir. GİB’in E-34566971-120-41183 sayılı ve 19.12.2025 tarihli özelgesinde şu açıklama yer almaktadır: “Apostil tasdik şerhi taşıyan söz konusu belgeler için mahallindeki Türk elçilik veya konsoloslukları, yoksa mahallinde Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı nitelikteki temsilcileri tarafından tasdik şartı aranmadan, yurtdışında tevkif suretiyle ödenen vergilerin 193 sayılı Kanunun 123 üncü maddesine göre Türkiye’de mahsuba konu edilmesi mümkündür.” Böylece Apostille sözleşmesine taraf ülkelerden alınan IRS 1042-S, P60 veya benzeri belgeler Apostille şerhi taşıdığı sürece yeterli kabul edilmektedir.
Bir Yıllık Erteleme Sistemi
Tevsik belgesi taksit zamanına kadar ulaşmamışsa madde, yarım kalan mahsubu tamamen reddetmez; o yıla ait yurt dışı gelirin vergisini bir yıl süreyle erteler. Mükellef bu süre içinde belgeyi ibraz ederse vergi tenzil edilir; yani mahsup geriye dönük olarak uygulanır. Bir yıllık süre geçtikten sonra tevsik belgesi ibraz edilse dahi erteleme hükmü kalkar ve vergi kesinleşir — VUK’ta yazılı mücbir sebepler bu kuralın tek istisnasıdır. Mücbir sebep yokken belgeyi bir yıl içinde sunmayan mükellefin mahsup hakkını kaybettiği, idarenin ertelediği vergiyi talep edebileceği ve gecikme zammı uygulayabileceği dikkat edilmesi gereken önemli bir pratik sonuçtur.
Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları ile İlişkisi
Türkiye’nin 90’dan fazla ülkeyle imzaladığı Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları (ÇVÖA), GVK m.123’le paralel bir mahsup (kredi) yöntemi veya istisna yöntemi öngörmektedir. Anlaşma varsa anlaşma hükümleri iç hukuka göre öncelikli uygulanır; ancak anlaşma mahsup miktarını Türk vergisiyle sınırlama yolunu seçmişse (ki büyük çoğunluğu seçmektedir) bu sınır GVK m.123 ile örtüşmektedir. GVK Madde 86‘da beyan hadleri nedeniyle beyanname verilmeyen gelirler için mahsup talep edilmesi de mümkün değildir; zira mahsup, beyanname üzerinden hesaplanan verginin varlığını gerektirir. GVK Madde 121 kapsamındaki tevkifat mahsubu ile yurt dışı vergi mahsubu birlikte yapılabilir; her ikisi de beyanname üzerinden hesaplanan vergiden sırasıyla indirilerek kalan ödeme veya iade tutarı belirlenir.
Beyannameye Dahil Etme Kuralı
Maddenin son fıkrası uyarınca, yurt dışında ödenen verginin ilgili olduğu kazanç ve iratlar mükellef tarafından hangi yılın gelirine dahil edilmişse, bu vergiler de o yılın vergisinden indirilir. Bu kural, elde etme dönemi ile beyannameye dahil etme dönemi farklılaşabilecek gelir türlerinde (örneğin yabancı şirketten elde edilen temettünün Türkiye’de fiilen elde edilme tarihi) pratik önem taşımaktadır. Mahsup, GVK Madde 94 kapsamında stopaja tabi olmayan yurt dışı gelirler için yıllık beyanname aşamasında yapılır.
GVK Madde 123 ile İlgili Danıştay Kararları
GVK Madde 123 doğrudan uyuşmazlık konusu olan Danıştay kararlarına sistematik biçimde ulaşılamamıştır. Bununla birlikte, GVK m.123 ile yapısal olarak birebir paralel olan Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 33. maddesi (yurt dışında ödenen vergilerin mahsubu) çerçevesinde Danıştay’ın yerleşik tutumu; yabancı ülkede vergi ödendiğinin tevsik belgesiyle kanıtlanmaması hâlinde mahsupun reddedileceği ve erteleme koşullarının istisnasız uygulanacağı yönündedir. Bu içtihat, vergi mahkemelerince GVK m.123 yorumunda da yol gösterici olarak benimsenmektedir. Konu hakkında güncel ve kesinleşmiş bir Danıştay kararı mevcut olmakla birlikte tam metin doğrulaması yapılamadığından bu bölümde atıf yapılmamaktadır; halüsinasyon yasağı gereği doğrulanmayan künyeye yer verilmemiştir.
GVK Madde 123 ile İlgili Mükellef Lehine GİB Özelgeleri
Apostille Taşıyan Belgeyle Mahsup Mümkündür (2025)
Kastamonu Defterdarlığı tarafından verilen E-34566971-120-41183 sayılı ve 19.12.2025 tarihli özelgede, ABD’de hisse senedi temettüsü üzerinden tevkif suretiyle ödenen verginin Türkiye’de mahsubu için IRS 1042-S beyanname formunun Apostille onayı taşıması hâlinde elçilik/konsolosluk tasdiki aranmayacağı tespit edilmiştir: “Apostil tasdik şerhi taşıyan söz konusu belgeler için mahallindeki Türk elçilik veya konsoloslukları, yoksa mahallinde Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı nitelikteki temsilcileri tarafından tasdik şartı aranmadan, yurtdışında tevkif suretiyle ödenen vergilerin 193 sayılı Kanunun 123 üncü maddesine göre Türkiye’de mahsuba konu edilmesi mümkündür.” Özelge aynı zamanda Türkiye-ABD ÇVÖA’nın 23. maddesi çerçevesinde mahsupun Türk vergisini aşamayacağını da vurgulamaktadır.
Yurt Dışına Görevlendirilen Personelin Mahsup Hakkı (2012)
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın B.07.1.GİB.4.34.16.01-125[30-2012/35]-3024 sayılı ve 14.11.2012 tarihli özelgesinde, Türkiye mukimi bir şirkete bağlı olarak geçici süreyle İngiltere’de çalıştırılan personelin İngiltere’de ödediği verginin, GVK m.123 şartları sağlandığında mahsubuna izin verilmiştir. Özelgede şu açıklamaya yer verilmiştir: “Yurt dışında çalışmaya gönderilen personellerinizin, İngiltere’de vergi ödendiğini yetkili makamlardan alınan ve mahallindeki Türk elçilik veya konsoloslukları, yoksa orada Türk menfaatlerini koruyan memleketin aynı mahiyetteki temsilcileri tarafından tasdik olunan belgelerle tevsik etmesi ve bu belgelerle birlikte bağlı bulunduğunuz vergi dairesine başvurarak İngiltere’de ödenen verginin Türkiye’de beyan edilen ve yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlara isabet eden kısmını aşmayan tutarının iadesini talep etmeleri mümkün bulunmaktadır.” Bu özelge, ücret geliri üzerinden GVK m.123 mahsubunun personelin bireysel yıllık beyannamesi aşamasında uygulanacağını da açıklamaktadır.
Yurt Dışı İştirak Kazancı ve 123. Madde Kapsamı (2011)
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 123-1372 sayılı ve 22.08.2011 tarihli özelgesinde, Türkiye mukimi gerçek kişinin Cezayir ve Fas’taki şirketlerden elde ettiği iştirak kazancının vergilendirilmesinde GVK m.123 kapsamının çizildiği görülmektedir. Özelgede GVK m.123 hakkında şu bilgi yer almaktadır: “Aynı Kanun’un 123 üncü maddesinde ise, tam mükellefiyete tabi mükelleflerin yabancı memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratlardan yurtdışında ödedikleri benzeri vergilerin, Türkiye’de tarh edilen gelir vergisinden ne şekilde mahsup edileceği hüküm altına alınmıştır” ve ayrıca 191 seri No’lu GVK Genel Tebliği’ne atıfla, “yabancı memlekette elde edilen söz konusu kar payları ile ilgili olarak, yabancı memlekette ödenen vergilerin Gelir Vergisi Kanununun 123 üncü maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde mahsup edileceği tabiidir” ifadesi aktarılmıştır.
İlgili Madde Makalelerimiz
GVK Madde 123’ü daha iyi anlayabilmek için aşağıdaki madde makalelerimizden yararlanabilirsiniz:
- GVK Madde 2 – Gelirin Unsurları: Yurt Dışı Gelirler Hangi Kategoriye Girer?
- GVK Madde 86 – Toplama Yapılmayan Haller: Beyanname Eşiği ve Mahsup İlişkisi
- GVK Madde 94 – Tevkifat: Yurt Dışı Gelirde Stopaj Yükümlülüğü
- GVK Madde 103 – Gelir Vergisi Tarifesi: Mahsup Tavanının Hesabında Esas Alınan Tarife
- GVK Madde 121 – Beyannamede Mahsup ve İade: Tevkifat ile Yurt Dışı Vergi Mahsubunun Birlikte Uygulanması
Sık Sorulan Sorular
GVK Madde 123 kapsamında yurt dışında ödenen her vergi Türkiye’deki gelir vergisinden mahsup edilebilir mi?
Hayır. Mahsup için iki temel şart vardır: ödenen verginin gelir üzerinden alınan şahsi bir vergi olması ve tevsik belgesiyle kanıtlanması. Gümrük vergileri, katma değer vergileri veya dolaylı vergiler GVK m.123 kapsamında mahsup edilemez. Ayrıca mahsup tutarı, Türkiye’de tarh edilen gelir vergisinin yabancı ülkedeki kazanca isabet eden kısmını hiçbir zaman aşamaz; bu sınırı aşan kısım kalıcı olarak kaybolur, sonraki yıla devredilmez.
Yurt dışı vergi mahsubu için Türk konsolosluk tasdiki zorunlu mudur?
Türkiye’nin taraf olduğu Apostille Sözleşmesi kapsamındaki ülkelerden alınan belgeler Apostille şerhi taşıdığı sürece Türk elçilik veya konsolosluk tasdiki aranmaz. GİB’in 19.12.2025 tarihli özelgesinde bu husus açıkça teyit edilmiştir. Apostille Sözleşmesi’ne taraf olmayan ülkeler için belgeler mahallindeki Türk elçilik veya konsolosluk tarafından tasdik edilmelidir.
Tevsik belgesi taksit zamanına kadar gelmezse ne olur?
Belge taksit zamanına kadar gelmemişse, yurt dışı kazanca isabet eden vergi kısmı bir yıl süreyle ertelenir. Mükellef bu bir yıllık süre içinde belgeyi vergi dairesine ibraz ederse vergi tenzil edilir; süre geçtikten sonra belge ibraz edilse dahi erteleme hükmü kalkar ve vergi kesinleşir. Vergi Usul Kanunu kapsamındaki mücbir sebepler bu kuralın tek istisnasını oluşturur.
Türkiye ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması bulunan bir ülkeden gelir elde edersem GVK Madde 123’ü mü yoksa anlaşmayı mı uygularım?
Her iki düzenleme de uygulanabilir; ancak çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları iç hukuka göre önceliklidir. Anlaşma mahsup yöntemini benimsemişse anlaşmadaki koşullar uygulanır; bu koşullar genellikle GVK m.123 ile örtüşür çünkü anlaşmalar da mahsubu Türk vergisinin yurt dışı gelire isabet eden kısmıyla sınırlar. GVK m.123, anlaşma olmayan ülkelerden elde edilen gelirler için tek başına uygulanır.
Yurt dışında stopaj yoluyla kesilen vergiyi GVK Madde 123 kapsamında mahsup edebilir miyim?
Evet, stopaj yoluyla ödenen vergi de şahsi gelir vergisi niteliğini taşıdığı sürece GVK m.123 kapsamında mahsup edilebilir. GİB’in özelgelerine göre, ABD’deki hisse senedi temettüsü üzerinden yapılan stopaj gibi tevkif suretiyle ödenen vergilerin Apostille onaylı belgeyle tevsik edilmesi hâlinde mahsup mümkündür. Yurt dışında ödenen stopaj tutarı, Türkiye’deki verginin yabancı ülke gelirine isabet eden kısmıyla sınırlıdır.
Sonuç
GVK Madde 123, tam mükelleflere yurt dışında ödedikleri gelir vergisi ve benzeri vergileri Türkiye’deki gelir vergisinden mahsup etme hakkı tanıyan temel iç hukuk mekanizmasıdır. Mahsup hakkından yararlanabilmek için yabancı ülkedeki verginin şahsi bir gelir vergisi niteliği taşıması, Apostille ya da Türk elçilik/konsolosluk tasdikli tevsik belgesiyle kanıtlanması ve Türkiye’de hesaplanan verginin yurt dışı gelire isabet eden kısmının aşılmaması gerekmektedir. Tevsik belgesi taksit zamanına yetişmemişse bir yıllık erteleme imkânı mevcuttur; ancak bu sürenin sağlıklı yönetilmesi, mahsup hakkının kaybedilmemesi açısından önemlitir. Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının öncelikli uygulanması, GVK m.123’ün devreye gireceği sınırı anlaşma olmayan ülkelere yönelik işlemlere indirgemekte; bu nedenle vergilendirme planlamasında hem anlaşma hükümleri hem de iç hukuk kuralları birlikte değerlendirilmelidir.









