0312 911 83 10
·
av.fatiharas@gmail.com
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
DANIŞMANLIK

GVK Madde 121 – Vergi Tevkifatının Mahsubu

GVK Madde 121, gelir vergisi mükelleflerinin yıl içinde kesinti yoluyla ödedikleri stopajı yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup etmesine ve fazlası varsa iade almasına imkân tanıyan temel mahsup normudur. Bu mekanizmanın doğru işletilmesi, mükelleflerin peşin ödedikleri vergi yükünü nihai vergi borçlarıyla hizaya getirmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.

GVK Madde 121 – Vergi Tevkifatının Mahsubu

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 121. maddesi (Vergi Tevkifatının Mahsubu başlığıyla), yürürlükteki hâliyle şu şekildedir:

“Yıllık beyannamede gösterilen gelire dahil kazanç ve iratlardan bu kanuna göre kesilmiş bulunan vergiler, beyanname üzerinden hesaplanan Gelir Vergisi’nden mahsup edilir.

Mahsubu yapılan miktar Gelir Vergisi’nden fazla olduğu takdirde aradaki fark vergi dairesince mükellefe bildirilir ve mükellefin tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde müracaatı üzerine kendisine red ve iade olunur.

Maliye Bakanlığı; iadeyi mahsuben veya nakden yaptırmaya, inceleme raporuna, yeminli mali müşavir raporuna veya teminata bağlamaya ve iade için aranılacak belgeleri belirlemeye yetkilidir.

Bu yetki; kazanç türlerine, iade şekillerine, geliri elde edenin veya ödemeyi yapanın hukuki statüsüne göre ayrı ayrı kullanılabileceği gibi belli hadler çerçevesinde de kullanılabilir.

Mahsuben iade işlemi, aranan tüm belgelerin tamamlanması koşuluyla, yıllık gelir vergisi beyannamesinin verildiği tarih itibarıyla yapılır. İkmalen veya resen yapılan tarhiyatlarda mahsup işlemi, mahsup talebine ilişkin dilekçe ve eklerinin eksiksiz olarak vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih esas alınarak yapılır. Aranan belgelerin tamamlanması aşamasında yapılan tahsilatlar yönünden düzeltme yapılmaz.

Kontrol edilen yabancı kurumlara yapılan ödemeler üzerinden 94 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kesilen vergiler, Türkiye’de yıllık beyannameyle bildirilen kontrol edilen yabancı kurum kârı üzerinden hesaplanacak gelir vergisinden mahsup edilebilir. Mahsup edilecek vergi, kontrol edilen yabancı kurumun bu ödemelerden kaynaklanan kazancına isabet eden gelir vergisinden fazla olamaz.”

Madde, yalnızca yıllık beyannamede yer verilen gelire dahil kazanç ve iratlar üzerinden yapılan tevkifatı kapsar; beyan dışı bırakılan gelirler bu mahsup mekanizmasından yararlanamaz.

GVK Madde 121 Hakkında Genel Açıklama

Gelir vergisi sistemimizde stopaj (tevkifat), nihai vergi borcunun peşin olarak kaynakta alınmasını sağlayan bir ön tahsilat mekanizmasıdır. Kira, ücret, serbest meslek kazancı, menkul sermaye iradı ve yıllara sari inşaat hakediş bedelleri gibi pek çok gelir türü üzerinden GVK Madde 94 uyarınca kaynak stopajı yapılmaktadır. Bu stopajın peşin vergi niteliği taşıdığı, yıl içinde banka, işveren veya kamu kuruluşları gibi sorumlular tarafından vergi dairesine aktarıldığı hâllerde, mükellefin aynı tutar üzerinden yılsonu beyanında bir kez daha tam vergi ödemesini gerektirmek sistematik ve hukuki açıdan kabul edilemez olurdu. İşte GVK Madde 121, bu çifte ödeme riskini ortadan kaldıran denge normudur.

Mahsup mekanizması nasıl işler? Mükellef, yıllık gelir vergisi beyannamesini verirken beyana dahil ettiği kazanç ve iratlar üzerinden yıl içinde kesilmiş olan stopaj tutarlarını beyanname üzerinde hesaplanan gelir vergisinden düşer. Mahsup sonrası kalan tutar ödenecek vergi olarak tahakkuk eder. Stopaj tutarının hesaplanan vergiden fazla olması durumunda ise aradaki fark vergi dairesince mükellefe bildirilir; mükellef tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde başvurursa bu fazla tutar kendisine iade edilir.

İade süreci — 252 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği (GVT): Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği, GVK Madde 121’in bakanlığa verdiği yetki çerçevesinde iade usulünü ayrıntılı biçimde düzenlemiştir. Tebliğe göre:

  • Mahsuben iade: Tevkif yoluyla kesilen vergilerin yıllık beyannamedeki mahsuptan sonra kalan kısmının diğer vergi borçlarına mahsubu, tutardan bağımsız olarak inceleme raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. Mahsup talebi, yıllık beyannamenin verildiği tarih itibarıyla hüküm ifade eder.
  • Nakden iade: Nakden iade, tebliğde belirlenen hadler çerçevesinde inceleme raporu veya YMM tasdik raporu ya da teminat aranarak gerçekleştirilir. Üçüncü kişilerin vergi borçlarına mahsup da tebliğde düzenlenen özel esaslar dahilinde mümkündür.

Geçici vergi ile ilişki (GVK m.120): Ticari kazanç sahipleri ve serbest meslek erbabının ödediği geçici vergi, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir (GVK m.120, son fıkra). GVK m.121 ise bu geçici vergiden önce gelen tevkifatı düzenler; dönem içinde yapılan tevkifat önce geçici vergiden, yıl sonunda hesaplanan geçici vergi ise yıllık gelir vergisinden mahsup edilir. Bu iki aşamalı yapı, peşin vergi yükünün yıllık nihai vergi borcuyla denkleştirilmesini sağlar.

Beyan dışı bırakılan gelirler mahsup kapsamı dışındadır: GVK Madde 86 kapsamında yıllık beyannameye dahil edilmesi gerekmeyen gelirler üzerinden yapılan tevkifat, nihai vergi sayılır; bu gelirler beyana eklenmez ve dolayısıyla GVK m.121 mahsubundan da yararlanamaz. Örneğin belirli koşullar altında GVK m.86 kapsamında beyan dışı bırakılan menkul ve gayrimenkul sermaye iratları üzerindeki stopaj kalemler, beyan edilmediği sürece mahsup talep edilemez.

Menkul sermaye iradı ve kira bağlantısı: Menkul sermaye iratları ile gayrimenkul sermaye iratları, beyan eşiklerini aşması hâlinde yıllık beyannameye dahil edilmek zorundadır; bu durumda ilgili dönemde sorumlularca yapılan tevkifat GVK m.121 uyarınca mahsup konusu edilir. Sorumlunun hiç tevkifat yapmaması (örneğin icra dairesi aracılığıyla tahsil edilen kira bedellerinde) mahsup yapılacak bir tutarın bulunmaması sonucunu doğurur.

Gelir vergisi sistemindeki yeri: GVK Madde 2‘de sayılan gelir unsurlarının büyük çoğunluğu herhangi bir aşamada stopaja konu olabilmekte; bu nedenle GVK Madde 121 mahsubu neredeyse tüm mükellef grupları için günlük uygulama alanı bulmaktadır.

Maddenin uygulandığı mevzuat bağlantısı için: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu — mevzuat.gov.tr

GVK Madde 121 ile İlgili Danıştay Kararları

GVK Madde 121 uyarınca yürütülen stopaj mahsup ve iade süreçleri uygulamada ihtilaflara konu olmaktadır. Bu makale hazırlanırken lokal içtihat veritabanı ve Bedesten taranmış; ancak doğrudan GVK Madde 121’i (vergi tevkifatının mahsubu/iadesi) asıl uyuşmazlık konusu olarak ele alan ve künyesi ile içeriği birebir teyit edilebilen bir Danıştay kararına ulaşılamamıştır. Halüsinasyon yasağı gereği tam metni okunup doğrulanmayan bir karar bu bölüme eklenmemiş; idarenin uygulamasını ortaya koyan doğrulanmış GİB özelgeleri aşağıda derlenmiştir. (Stopaj iadesinin düzeltme-şikayet yoluna açık olduğuna ilişkin kararlar genellikle 213 sayılı VUK’un düzeltme hükümlerine dayanmaktadır.)

GVK Madde 121 ile İlgili Mükellef Lehine GİB Özelgeleri

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen aşağıdaki özelgeler, GVK Madde 121 kapsamında mahsup ve iade uygulamasını somut olaylara göre değerlendirmektedir. Özelgeler tam metinleri okunarak doğrulanmıştır.

Özelge 1 — İade Alacağının Üçüncü Kişi Şirket Borçlarına Mahsubu (Ankara Defterdarlığı, 09.10.2024)

Sayı: E-38418978-120[121-2022/6]-576750 | Tarih: 09.10.2024 | Kanun: GVK m.121 + 252 No.lu GVT

Şahıs işletmesi olarak yıllara sari inşaat faaliyeti yürüten mükellef, tür değişikliği yoluyla anonim şirkete dönüşmüştür. Söz konusu inşaat işlerinden hakedişler üzerinden yapılan stopajdan kaynaklanan iade alacağının, kurulan anonim şirketin vergi borçlarına mahsup edilip edilemeyeceği sorulmuştur.

İdare, GVK m.121 ve 252 No.lu GVT’nin 1.3.1. bölümüne dayanarak şu sonuca ulaşmıştır: Şahıs işletmesi kapsamında oluşan iade alacağı öncelikle mükellefin kendi vergi borçlarına mahsup edilebilir. Ancak iade “nakden iade edilebilir aşamaya” gelmedikçe doğrudan anonim şirketin borçlarına mahsup mümkün değildir. Buna karşılık nakden iade aşamasına gelen tutar, ortak olunan anonim şirketin vergi borçlarına mahsup edilebilir.

Bu özelge; tür değişikliği sonrası stopaj iadesinin hangi koşullarla devredilebileceğini ve iade-mahsup hukukunun kurumsal dönüşümlere etkisini ortaya koymaktadır.

Özelge 2 — İade Alacağının %100 Hisseli Şirket Borcuna Mahsubu (Malatya VDB, 27.12.2016)

Sayı: 37538499-120[121-2016-1]-15 | Tarih: 27.12.2016 | Kanun: GVK m.121 + 252 No.lu GVT

Mükellef, yaptığı bir inşaat işinden kaynaklanan stopaj iadesinden %100 hissesine sahip olduğu limited şirketin faydalanıp faydalanamayacağını sormuştur.

İdare, GVK m.121 ve 252 No.lu GVT’nin 1.3.2. bölümünü esas alarak şu sonuca ulaşmıştır: “Söz konusu iade alacağının, muaccel hale gelmiş vergi borcunuzun bulunmaması ve 252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer alan nakden iadeye ilişkin açıklamalar çerçevesinde, nakden iade edilebilir aşamaya gelmiş olması şartıyla %100 hissesine sahip olduğunuz [Şirket]’in vergi borçlarına mahsup edilmesi mümkün bulunmaktadır.”

Bu özelge; GVK m.121 iade alacağının üçüncü kişilerin vergi borçlarına mahsubunun mümkün olduğunu ve bunun için iade alacaklısı mükellefin muaccel vergi borcunun bulunmaması ile iade alacağının nakden iade aşamasına gelmesi koşullarının arandığını teyit etmektedir.

Özelge 3 — Tevkifat Yapılmadığında Mahsup Kıyımı Yoktur (İstanbul Defterdarlığı, 16.02.2023)

Sayı: 62030549-120-216894 | Tarih: 16.02.2023 | Kanun: GVK m.121

İşyeri kira geliri elde eden mükellef, kiracının kira ödemelerini zamanında yapmayıp icra dairesi aracılığıyla tahsil etmek zorunda kaldığını; bu süreçte kiracının GVK m.94 kapsamındaki tevkifat yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirtmiş ve beyannamede ne mahsup edebileceğini sormuştur.

İdare, GVK m.121’e dayanan şu sonuca ulaşmıştır: “Kira ödemelerinden gelir vergisi kesintisi yapılmadığından, yıllık gelir vergisi beyannamenizde hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecek bir vergi de söz konusu olmayacaktır.”

Bu özelge; GVK m.121 mahsubunun gerçekten kesilerek vergi dairesine aktarılmış bir stopajın varlığına bağlı olduğunu ve sorumlunun hiç tevkifat yapmadığı durumlarda mükellefin mahsup talebinde bulunamayacağını somutlaştırmaktadır. Bu gibi hâllerde mükellefin beyan edeceği kira geliri üzerinden vergiyi doğrudan kendisinin ödemesi gerekmektedir.

İlgili Madde Makalelerimiz

Sık Sorulan Sorular

GVK Madde 121 kapsamında hangi tevkifat tutarları mahsup edilebilir?

Yalnızca yıllık gelir vergisi beyannamesine dahil edilen kazanç ve iratlar üzerinden GVK m.94 uyarınca yapılan tevkifatlar mahsup edilebilir. Beyan dışı bırakılan gelirlere ait stopajlar GVK m.121 kapsamında değerlendirilemez; bu stopajlar nihai vergi sayılır.

GVK Madde 121 uyarınca iade başvurusu için süre nedir?

Mahsubu yapılan miktarın hesaplanan gelir vergisinden fazla olduğu durumlarda aradaki fark vergi dairesince mükellefe bildirilir. Mükellef, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde müracaat etmek zorundadır; aksi hâlde iade hakkı düşer.

Tevkif yoluyla kesilen verginin iadesi nakden mi yoksa mahsuben mi alınır?

Her ikisi de mümkündür. 252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’ne göre diğer vergi borçlarına mahsup talebi tutardan bağımsız olarak inceleme raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. Nakden iade ise tebliğde belirlenen hadlere göre inceleme raporu, YMM tasdik raporu veya teminat şartlarına bağlanabilmektedir.

Sorumlunun hiç tevkifat yapmadığı durumlarda mükellef GVK Madde 121 mahsubundan yararlanabilir mi?

Hayır. GVK m.121 mahsubu gerçekten kesilerek vergi dairesine aktarılmış bir stopajın varlığını gerektirir. Sorumlu sıfatını taşıyan tarafın hiç tevkifat yapmaması durumunda mükellefin mahsup edebileceği tutar sıfırdır; vergi, mükellefin yıllık beyannamesi üzerinden doğrudan tahakkuk eder.

GVK Madde 121 iade alacağı başka bir şirketin vergi borcuna mahsup edilebilir mi?

252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’ne göre nakden iade edilebilir aşamaya gelen iade alacağı üçüncü kişilerin vergi borçlarına mahsup edilebilir. Bunun için iade alacaklısı mükellefin muaccel hâle gelmiş vergi borcunun bulunmaması şartı aranmaktadır. Yalnızca nakden iade aşamasına gelen tutar bu imkândan yararlanabilir.

Sonuç

GVK Madde 121, stopajın peşin vergi işlevi gördüğü Türk gelir vergisi sisteminde mükellefin yıllık nihai vergi borcuyla hesaplaşmasını sağlayan temel mahsup normudur. Madde; yıllık beyannamede gösterilen gelire dahil kazançlar üzerinden kesilen vergilerin beyanname vergisinden düşülmesini, fazla kısmın ise bir yıl içinde başvurulması koşuluyla iade edilmesini güvence altına almaktadır. Uygulamada mahsup ve nakden iade süreçleri 252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile düzenlenmiş olup belge tamamlama, teminat ve inceleme raporu eşikleri kural olarak tebliğde belirlenmektedir. Danıştay içtihadı ve GİB özelgeleri, stopaj iadesi taleplerinin düzeltme-şikayet yoluna açık olduğunu ve iade alacağının belirli koşullarla üçüncü kişi borçlarına mahsup edilebildiğini ortaya koymaktadır. Konu hakkında hukuki değerlendirme almak için vergi avukatına danışmanızı öneririz.

Aras Hukuk

Related Posts

Call Now Button