İçerik Başlıkları
- 1 GVK Madde 39 (İşletme Hesabı Esasında Ticari Kazancın Tespiti)
- 2 GVK Madde 39 Hakkında Genel Açıklama
- 3 GVK Madde 39 Konusunda Yargı Tutumu
- 4 GVK Madde 39 ile İlgili Mükellef Lehine GİB Özelgeleri
- 5 İlgili Madde Makalelerimiz
- 6 Sık Sorulan Sorular
- 6.1 GVK Madde 39'a göre işletme hesabı esasında ticari kazanç nasıl hesaplanır?
- 6.2 İşletme hesabı esası ile bilanço esası arasındaki temel fark nedir?
- 6.3 Hangi tüccarlar işletme hesabı esasına tabidir?
- 6.4 Emtia mevcudu hesabı işletme hesabı esasında nasıl uygulanır?
- 6.5 İşletme hesabı esasından bilanço esasına geçiş nasıl gerçekleşir?
- 7 Sonuç
GVK Madde 39, işletme hesabı esasına göre defter tutan II. sınıf ticaret erbabının yıllık kazancını hasılat ile gider arasındaki müspet fark formülüyle tespit eden ve emtia alım-satımıyla uğraşanlar bakımından dönem başı/sonu emtia mevcudu ayarlamasını öngören temel hükümdür. Aşağıda GVK Madde 39‘un tam metni, işletme hesabı esasının genel çerçevesi, bilanço esasıyla karşılaştırma ve uygulamada en sık karşılaşılan sorularda GİB özelgeleri bir arada sunulmaktadır.
GVK Madde 39 (İşletme Hesabı Esasında Ticari Kazancın Tespiti)
Madde 39
İşletme hesabı esasına göre ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler arasındaki müspet farktır.
(Elde edilen hasılat, tahsil olunan paralarla tahakkuk eden alacakları; giderler ise, tediye olunan ve borçlanılan meblağları ifade eder.)
Emtia alım ve satımı ile uğraşanlarda ticari kazancın bulunması için hesap dönemi sonundaki emtia mevcudunun değeri hasılata, dönem başındaki emtia mevcudunun değeri ise giderlere ilave olunur.
Ticari kazancın bu suretle tesbit edilmesi sırasında Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur.
GVK Madde 39 Hakkında Genel Açıklama
GVK Madde 39, işletme hesabı esasında ticari kazancın yalın bir tek formülle tespitini düzenler: dönem hasılatı ile gider arasındaki müspet fark. Maddenin parantez içindeki hayati tanımı, vergi hukukunda tahakkuk esasının somut anlamını verir: hasılat tahsil olunan paralar ve tahakkuk eden alacakların; giderler ise tediye olunan ve borçlanılan meblağların toplamıdır. Bu sayede tahsil edilmemiş satış geliri ve henüz ödenmemiş ama borçlanılmış gider, gerçekleşme dönemine yansıtılır.
Emtia alım-satımıyla uğraşan mükellefler bakımından maddenin ikinci fıkrası, kazancın doğru ölçülebilmesi için dönem başı emtia mevcudunun değerinin giderlere, dönem sonu emtia mevcudunun değerinin hasılata ilave edilmesini emreder. Böylece satışı gerçekleştirilmiş emtianın maliyeti gider olarak indirilirken; satılmamış mevcut sonraki dönem için korunur. Üçüncü fıkrada ise, tıpkı GVK Madde 38‘deki bilanço esasında olduğu gibi, kazancın tespitinde VUK’un değerlemeye ait hükümleri ile GVK m.40 (indirilecek giderler) ve m.41 (gider kabul edilmeyen ödemeler) birlikte uygulanır.
Maddenin öz sermaye karşılaştırması yerine hasılat-gider farkı formülünü kullanması, işletme hesabı esasına tabi mükellef için kayıt yükünü hafifletir; tek defter (işletme defteri) ile takip yeterlidir. Buna karşılık VUK m.176-180 uyarınca yıllık alım veya satış tutarı belirlenen hadleri aşan II. sınıf tüccar otomatik olarak I. sınıfa geçer ve GVK Madde 38‘deki bilanço esasına tabi olur. Bu nedenle GVK Madde 39‘a tabi mükellefler, alım-satım hacimleri büyürken sınıf değişimi şartlarını yakından izlemelidir.
GVK Madde 39 Konusunda Yargı Tutumu
GVK Madde 39, ticari kazancın hasılat-gider farkı yöntemiyle tespitine ilişkin omurga niteliği taşıdığından, doğrudan bu maddenin yorumu üzerinden gelişen mükellef lehine istikrarlı bir Danıştay içtihat çizgisi sınırlıdır. Yargı uyuşmazlıkları genellikle bağlı yan hükümler — özellikle GVK m.40 (indirilecek giderler), GVK m.41 (gider kabul edilmeyen ödemeler), VUK değerleme, götürü gider indirimi, emtia değerlemesi ve sahte belge kullanımı — üzerinden gelişir. İşletme hesabı esasına tabi mükelleflerin somut sorunlarında doğrudan Madde 39 ekseninde verilmiş ana içtihat yerine bu yan hükümlere ve aşağıda yer alan GİB özelgelerine başvurulmasında pratik fayda vardır.
GVK Madde 39 ile İlgili Mükellef Lehine GİB Özelgeleri
Aşağıda iki farklı kategoriden — işletme hesabı esasında işveren yemek masrafının giderleştirilmesi ve internet üzerinden takipçi/beğeni satışı gibi dijital ticari faaliyetlerde işletme hesabı esası kapsamı — GVK Madde 39‘un pratik uygulamasında mükellef lehine yön gösteren iki güncel GİB özelgesi sunulmaktadır.
Sakarya VDB | Sayı: E-41931384-120[2021-7]-6597 | Tarih: 31/01/2022
ÖZET: İŞVEREN TARAFINDAN ÖDENEN YEMEK MASRAFININ İŞLETME HESABI ESASINDA GİDERLEŞTİRİLMESİ
İşletme hesabı esasına göre defter tutan işverenin mesai saatleri içinde fatura ile belgelenen yemek masraflarını gider olarak yazıp yazamayacağı sorulmuştur. İdare, GVK Madde 39‘un giderleri ‘tediye olunan ve borçlanılan meblağlar’ olarak tanımlamasından hareketle, söz konusu harcamaların GVK m.40’taki kazancın elde edilmesi ve idamesi illiyet bağı kapsamında giderleştirilebileceğini; ayrıca m.40’ın (2) numaralı bendindeki yemek bedeli istisnasının da uygulanabileceğini mükellef lehine kabul etmiştir.
“İşletme hesabı esasına göre ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler arasındaki müspet farktır. (Elde edilen hasılat, tahsil olunan paralarla tahakkuk eden alacakları; giderler ise, tediye olunan ve borçlanılan meblağları ifade eder.)”
Sivas Defterdarlığı | Sayı: E-67630374-120[2023]-11665 | Tarih: 10/05/2024
ÖZET: İNTERNET ÜZERİNDEN TAKİPÇİ-BEĞENİ SATIŞ FAALİYETİNDE İŞLETME HESABI ESASI ZORUNLULUĞU
İnternet üzerinden takipçi ve beğeni satma faaliyetinden elde edilen gelirin basit usulde vergilendirilip vergilendirilemeyeceği sorulmuştur. İdare; faaliyetin reklam ve aracılık iş kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle GVK m.51’in (6) ve (8) numaralı bentleri uyarınca basit usulün dışında kaldığını; kazancın GVK Madde 38 (bilanço esası) ya da Madde 39 (işletme hesabı esası) uyarınca tespit edilmesi ve yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerektiğini açıkça belirtmiştir. Dijital içerik üretimi ve satışı yapan mükellefler için pratik bir referans niteliğindedir.
“İnternet üzerinden takipçi ve beğeni satma faaliyeti neticesinde elde edilen kazancın Gelir Vergisi Kanununun ticari kazançlara ilişkin hükümleri çerçevesinde vergiye tabi tutulması gerekmektedir. Diğer taraftan, … söz konusu faaliyetin reklam ve aracılık işi kapsamında olması nedeniyle … basit usulde vergilendirilmesi mümkün bulunmamakta olup, kazancın bilanço esası veya işletme hesabı esasına göre tespit edilmesi ve yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir.”
İlgili Madde Makalelerimiz
Bu maddeyle bağlantılı diğer Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine ilişkin analizlerimiz için aşağıdaki makalelere göz atabilirsiniz:
- GVK Madde 37 — Ticari Kazancın Tarifi
- GVK Madde 38 — Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti
- GVK Madde 40 — İndirilecek Giderler
- GVK Madde 41 — Gider Kabul Edilmeyen Ödemeler
Sık Sorulan Sorular
GVK Madde 39'a göre işletme hesabı esasında ticari kazanç nasıl hesaplanır?
GVK Madde 39 uyarınca işletme hesabı esasına göre ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler arasındaki müspet farktır. Hasılat; tahsil olunan paralarla tahakkuk eden alacakları, giderler ise tediye olunan ve borçlanılan meblağları ifade eder. Emtia alım-satımıyla uğraşanlarda hesap dönemi sonundaki emtia mevcudunun değeri hasılata, dönem başındaki emtia mevcudunun değeri ise giderlere ilave olunur. Kazancın tespitinde VUK değerleme hükümleri ile GVK m.40-41 birlikte uygulanır.
İşletme hesabı esası ile bilanço esası arasındaki temel fark nedir?
GVK Madde 38‘deki bilanço esası kazancı ‘öz sermayenin dönem sonu ve başı farkı’ formülüyle hesaplar; GVK Madde 39‘daki işletme hesabı esası ise ‘hasılat – gider’ farkı formülünü kullanır. Bilanço esasında çift taraflı kayıt (yevmiye+defter-i kebir+envanter+bilanço+kar-zarar) tutulurken; işletme hesabı esasında tek defter (işletme defteri) tutulur. VUK m.176-177 uyarınca I. sınıf tüccarlar bilanço esasına, II. sınıf tüccarlar ise işletme hesabı esasına tabidir.
Hangi tüccarlar işletme hesabı esasına tabidir?
VUK m.178 uyarınca II. sınıf tüccarlar işletme hesabı esasına göre defter tutar. Buna; satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımları veya satışlarından her ikisi de VUK’da güncellenen hadlerin altında kalan ticaret erbabı; serbest meslek erbabı olmayan ve I. sınıfa girmeyen diğer tacirler ile basit usule tabi olmayanlar dahildir. İşletme hesabı esasına tabi olan tacirler, dilerlerse bilanço esasını seçebilirler.
Emtia mevcudu hesabı işletme hesabı esasında nasıl uygulanır?
Emtia alım-satımı yapan işletmelerde dönem başı stok değeri kazancın hesabında gider tarafına; dönem sonu stok değeri ise hasılat tarafına eklenir. Böylece satışı yapılmış emtianın maliyeti gider olarak indirilmiş; satılmamış mevcudun değeri ise sonraki dönem için korunmuş olur. Emtianın değerlemesi VUK m.274 (maliyet bedeli) ve gerektiğinde m.275 (alış bedeli) uyarınca yapılır. Bu mekanizma, satışların gerçekleştiği dönemde net kazancın doğru ölçülmesini sağlar.
İşletme hesabı esasından bilanço esasına geçiş nasıl gerçekleşir?
VUK m.180 uyarınca II. sınıf tüccarın yıllık alım veya satış tutarları iki yıl üst üste hadleri aştığında otomatik olarak I. sınıfa geçer ve bilanço esasına tabi olur. Geçişte mevcut emtia, demirbaş ve alacak/borç hesapları VUK değerleme hükümlerine göre yeniden tespit edilir; öz sermaye bilançonun açılışında belirlenir. Mükellef talepte bulunarak hadler aşılmasa dahi I. sınıfa geçebilir.
Sonuç
GVK Madde 39, II. sınıf tüccarın yıllık ticari kazancını hasılat-gider farkı formülüyle tespit eden ve emtia ticaretinde dönem stoklarının ayarlanmasını öngören temel bir hükümdür. Bilanço esasına göre daha sade bir kayıt yükü öngörmesi mükellef için uygulama kolaylığı sağlar; buna karşılık alım-satım hacminin büyümesi ve sınıf değişikliği şartlarının oluşması halinde otomatik olarak GVK Madde 38 kapsamındaki bilanço esasına geçiş kaçınılmaz olur. Tahakkuk esasının doğru uygulanması, emtia mevcudunun envanter sayımıyla doğru tespit edilmesi ve VUK değerleme hükümlerinin gözetilmesi, kazancın gerçekçi ölçülmesi bakımından kritik öneme sahiptir.
İşletme hesabı esasına tabi mükelleflerin sınıf değişikliği, dijital faaliyetlerin vergisel nitelendirilmesi, basit usulden geçiş ve emtia değerlemesi konularında — özellikle yeni doğan iş modelleri ve internet üzerinden gelir elde edenlerde — bir vergi avukatından profesyonel destek alınması; doğru beyan, sınıflandırma hatasından kaçınma ve hatalı cezalı tarhiyata karşı zamanında dava açma bakımından kritik bir adımdır.








