İçerik Başlıkları
- 1 GVK Madde 47 – Basit Usule Tabi Olmanın Genel Şartları
- 2 GVK Madde 47 Hakkında Genel Açıklama
- 3 GVK Madde 47 ile İlgili Danıştay Kararları
- 4 GVK Madde 47 ile İlgili GİB Özelgeleri
- 4.1 HÜKÜMLÜLÜK NEDENİYLE OĞLUNU ŞOFÖR ÇALIŞTIRAN MÜKELLEF – ŞART BOZULMAZ (16.07.2024 tarih ve E-49327596-120[GVK.ÖZ.2024.63]-194849 sayılı özelge)
- 4.2 İŞİ TÜMÜYLE ŞOFÖR ARACILIĞIYLA YÜRÜTMEK – ŞART İHLALİ (24.03.2023 tarih ve E-93767041-120-43219 sayılı özelge)
- 4.3 MUHTARLIK YANINDA İŞÇİ İLE YOLCU TAŞIMACILIĞI – ŞART İHLALİ (22.12.2023 tarih ve E-84098128-120.01.01.02[46-2023/2]-619336 sayılı özelge)
- 5 İlgili Madde Makalelerimiz
- 6 Sık Sorulan Sorular
- 6.1 Basit usule tabi olmanın genel şartları nelerdir?
- 6.2 Basit usul şartları 2026 yılında kira bedeli açısından nedir?
- 6.3 Kendi işinde bilfiil çalışmayan mükellef basit usulden yararlanabilir mi?
- 6.4 Basit usulde tespit edilen ticari kazanç gelir vergisinden istisna mıdır?
- 6.5 Basit usulden gerçek usule ne zaman geçilir?
- 7 Sonuç
Basit usul şartları, Gelir Vergisi Kanunu’nun 47. maddesinde düzenlenen ve bir ticari kazanç mükellefinin basit usulde vergilendirilebilmesi için topluca taşıması gereken üç genel şarttır: (1) kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak, (2) işyeri kira ya da emsal kira bedelinin kanuni haddi aşmaması ve (3) başka bir ticari, zirai veya mesleki faaliyet dolayısıyla gerçek usulde gelir vergisine tabi olmamak. Bu üç şart, maddenin 48. maddedeki özel şartlarla birlikte değerlendirilmesini gerektirir; şartlardan birinin ihlali basit usulden gerçek usule geçişe yol açar. Önemli bir güncel bilgi olarak, basit usule tabi mükelleflerin ticari kazançları 7338 sayılı Kanunla eklenen mükerrer 20/A maddesi uyarınca gelir vergisinden istisnadır ve bu mükellefler artık yıllık beyanname vermez. Bu yazıda basit usule tabi olmanın genel şartlarını, 2026 yılı kira hadlerini, gerçek usule geçiş hallerini ve konuya ilişkin Danıştay kararları ile Gelir İdaresi özelgelerini ele alıyoruz.
GVK Madde 47 – Basit Usule Tabi Olmanın Genel Şartları
Madde 47 – (Değişik: 24/12/1980-2361/34 md.)
Basit usule tabi olmanın genel şartları şunlardır:
1. Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak (işinde yardımcı işçi ve çırak kullanmak, seyahat, hastalık, ihtiyarlık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak bilfiil işinin başında bulunmamak bu şartı bozmaz. Ölüm halinde iş sahibinin dul eşi veya küçük çocuklar, namına işe devam olunduğu takdirde, bunların bilfiil işin başında bulunup bulunmamalarına bakılmaz).
2. (Değişik: 22/7/1998-4369/32 md.) İşyeri mülkiyetinin iş sahibine ait olması halinde emsal kira bedeli, kiralanmış olması halinde yıllık kira bedeli toplamı büyükşehir belediye sınırları içinde 2.300.000.000 lirayı (99.000 TL), diğer yerlerde 1.700.000.000 lirayı (60.000 TL) aşmamak.
3. Ticari, zirai veya mesleki faaliyetler dolayısıyla gerçek usulde Gelir Vergisine tabi olmamak.
2 ve 3 numaralı bent hükümleri öteden beri işe devam edenlerde takvim yılı başındaki, yeniden işe başlayanlarda ise işe başlama tarihindeki duruma göre uygulanır.
GVK Madde 47 Hakkında Genel Açıklama
Gelir Vergisi Kanunu, ticari kazancın tespitinde iki yöntem öngörür: gerçek usul (bilanço veya işletme hesabı esası) ve basit usul. Kanun’un 46. maddesi, 47 ve 48. maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançlarının basit usulde tespit edileceğini hükme bağlar. 47. madde işte bu iki basamaklı denetimin ilk basamağını, yani genel şartları düzenler; 48. madde ise alış-satış tutarları ve hasılat gibi özel şartları belirler. Genel şartlardan yalnızca birinin dahi bulunmaması, özel şartlar sağlansa bile mükellefi basit usulün dışında bırakır. Bu yönüyle basit usul şartları, mükellefin hangi vergilendirme rejimine gireceğini belirleyen ilk süzgeçtir.
Birinci genel şart olan kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak, basit usulün “küçük esnafı koruma” amacının özüdür. Yasa koyucu, işini bizzat yürüten, emek yoğun ve mütevazı ölçekli mükellefe basit bir vergilendirme rejimi tanımak istemiştir. Bu nedenle işini tümüyle başkalarına gördürüp kendisi işin başında bulunmayan kişi, bu koruyucu rejimden yararlanamaz. Buna karşılık madde metni, hayatın olağan akışından kaynaklanan durumları özenle istisna tutmuştur: yardımcı işçi ve çırak kullanmak, seyahat, hastalık, ihtiyarlık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar bu şartı bozmaz. Ayrıca iş sahibinin ölümü halinde dul eşi veya küçük çocukları namına işe devam edilirse, bunların fiilen işin başında olup olmadığına bakılmaz.
İkinci genel şart, işyeri kira bedeli haddidir. İşyeri mükellefin kendi mülkü ise emsal kira bedeli, kiralanmış ise yıllık kira toplamı esas alınır ve kanunda belirlenen haddi aşmamalıdır. Bu had her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir. 2026 takvim yılı için (31/12/2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 332 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile belirlenen tutarlar), yıllık kira bedeli toplamının büyükşehir belediye sınırları içinde 99.000 TL’yi, diğer yerlerde 60.000 TL’yi aşmaması gerekir. Madde metninde parantez içinde yer alan eski Türk Lirası tutarları güncel değildir; uygulamada dikkate alınması gereken değerler her yıl ilan edilen bu güncel hadlerdir.
Üçüncü genel şart, mükellefin başka bir ticari, zirai veya mesleki faaliyet dolayısıyla gerçek usulde gelir vergisine tabi olmamasıdır. Örneğin gerçek usulde vergilendirilen bir serbest meslek erbabı ya da bilanço esasına tabi bir tacir, ayrı bir küçük işletme açsa dahi bu işletme için basit usulden yararlanamaz. 2 ve 3 numaralı bentlerdeki şartların hangi tarih itibarıyla değerlendirileceği de maddede açıktır: öteden beri işe devam edenlerde takvim yılı başındaki, yeniden işe başlayanlarda ise işe başlama tarihindeki durum esas alınır.
Genel şartların yanında, 47 ve 48. maddedeki şartları taşısalar bile Kanun’un 51. maddesinde sayılan bazı meslek grupları ve faaliyetler (örneğin her türlü ilan ve reklam işiyle uğraşanlar, gayrimenkul ve gemi alım-satımıyla uğraşanlar, kanunda sayılan bazı imalat ve toptancılık faaliyetleri) hiçbir şekilde basit usulden yararlanamaz. Bu nedenle basit usul değerlendirmesi yapılırken 47, 48 ve 51. maddelerin birlikte okunması gerekir. Basit usule tabi olanların ticari kazancının nasıl hesaplandığı ise basit usulde ticari kazancın tespiti konulu 46. maddede düzenlenmiştir; bu kazanç, hasılattan giderler ve satılan malların alış bedeli düşülerek bulunur.
Uygulamada en çok gözden kaçan güncel gelişme, basit usulün vergisel sonucudur. 7338 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen ve 1/1/2021 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanan mükerrer 20/A maddesi ile, basit usule tabi mükelleflerin 46. maddeye göre tespit edilen ticari kazançları gelir vergisinden istisna edilmiştir. Bunun pratik sonucu şudur: basit usule tabi bir mükellef, kazancı için yıllık gelir vergisi beyannamesi vermez ve bu kazanç üzerinden gelir vergisi ödemez. Ancak istisna, yalnızca ticari kazancın basit usulde tespitine bağlıdır; genel şartlardan birinin ihlaliyle mükellef gerçek usule geçtiğinde bu istisnadan da yararlanamaz hale gelir. Dolayısıyla basit usul şartları, sadece bir usul tercihi değil, doğrudan verginin ödenip ödenmeyeceğini belirleyen bir eşiktir. Gelir Vergisi Kanunu’nun güncel metnine Resmî Gazete metni üzerinden ulaşılabilir.
GVK Madde 47 ile İlgili Danıştay Kararları
Basit usule tabi mükelleflerin ticari kazançlarının artık gelir vergisinden istisna olması nedeniyle, doğrudan basit usul kazancının vergilendirilmesine ilişkin uyuşmazlıklar azalmıştır. Bununla birlikte idarenin, bir mükellefi basit usul şartlarını taşımadığı gerekçesiyle re’sen gerçek usule geçirmesi, uygulamada yargıya taşınan en yaygın uyuşmazlık türüdür. Aşağıdaki kararlar bu geçişin hukuki çerçevesini göstermektedir.
Danıştay 3. Daire, E:2021/906, K:2024/1918 (04/04/2024) – Gerçek Usule Geçişte Somut Tespit Zorunluluğu
Karara konu olayda, şehirlerarası yolcu taşımacılığı faaliyeti nedeniyle basit usulde vergilendirilen mükellef, basit usul şartlarını taşımadığı gerekçesiyle re’sen gerçek usule geçirilmiş ve takdir komisyonu kararına dayanılarak adına cezalı gelir vergisi, geçici vergi ve katma değer vergisi tarhiyatı yapılmıştır. Vergi Mahkemesi mükellefiyet türünün değiştirilmesi işlemini hukuka uygun bulmuş; ancak takdir komisyonunca esnaf odası başkanının ifadesine dayanılarak, başkaca inceleme ve araştırma yapılmaksızın belirlenen matrah üzerinden yapılan tarhiyatı kaldırmıştır. Danıştay 3. Dairesi bu kararı onamıştır. Karar, gerçek usule geçiş işleminin ayakta kalabilmesi için dahi matrahın somut verilere dayanması gerektiğini ortaya koyar.
“…başkaca herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın somut tespit ve veriler olmaksızın varsayım ve kanaate dayalı olarak takdir edilen matrah üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği…”
Danıştay 4. Daire, E:2022/2207, K:2022/3839 (09/06/2022) – Süreklilik Arz Eden Araç Alım-Satımı
Bu kararda, koltuk döşeme tamiri faaliyeti nedeniyle basit usulde vergilendirilen mükellef, 2008 ila 2014 yılları arasında yaptığı motorlu araç alım-satımları nedeniyle re’sen gerçek usulde ticari kazanç mükellefiyetine geçirilmiştir. Mükellef, araçları kâr amacı olmaksızın, problemli oldukları için satmak zorunda kaldığını ileri sürmüş; ancak yıllar boyu süren ve tekrar eden alım-satımların ticari mahiyet taşıdığı, aksi yöndeki iddiayı ispat yükünün mükellefe düştüğü kabul edilmiştir. Danıştay 4. Dairesi, mükellefiyet değişikliğinde hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetmiştir. Karar, süreklilik ve organizasyon içeren bir faaliyetin basit usulün sınırlarını aştığını göstermesi bakımından önemlidir.
“…araç alım satım faaliyetinin ticari mahiyette olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”
GVK Madde 47 ile İlgili GİB Özelgeleri
Gelir İdaresi Başkanlığı, özellikle birinci genel şart olan “kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak” ölçütünün sınırlarına ilişkin çok sayıda özelge vermiştir. Aşağıdaki üç özelge, aynı ölçütün mükellef lehine ve aleyhine sonuç doğurduğu hallerin sınırını net biçimde çizmektedir.
HÜKÜMLÜLÜK NEDENİYLE OĞLUNU ŞOFÖR ÇALIŞTIRAN MÜKELLEF – ŞART BOZULMAZ (16.07.2024 tarih ve E-49327596-120[GVK.ÖZ.2024.63]-194849 sayılı özelge)
Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı, ticari taksi işletmeciliği yapan ve cezaevinde tutuklu bulunduğu için faaliyetini sigortalı şoför olarak çalıştırdığı oğlu aracılığıyla sürdüren mükellefe, hükümlülüğün maddede sayılan zaruri ayrılma hallerinden olduğunu ve bu durumun bilfiil çalışma şartını bozmayacağını bildirmiştir. Bu özelge mükellef lehinedir.
“…geçici olarak bilfiil işinizin başında bulunmaksızın sigortalı işçi olarak çalıştırdığınız oğlunuz aracılığıyla gerçekleştirmeniz … kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak şartının ihlali sayılmayacağından diğer şartları da topluca taşımanız kaydıyla kazancınızın basit usulde tespit edilmesi mümkün bulunmaktadır.”
İŞİ TÜMÜYLE ŞOFÖR ARACILIĞIYLA YÜRÜTMEK – ŞART İHLALİ (24.03.2023 tarih ve E-93767041-120-43219 sayılı özelge)
Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı, taksi işletmeciliğini yanında çalıştırdığı sigortalı şoför aracılığıyla yürüten ve yoklamada fiilen taksi şoförlüğü yapmadığı tespit edilen mükellefe, bu durumun bilfiil çalışma şartının ihlali olduğunu ve basit usulden yararlanamayacağını bildirmiştir. Önceki özelgeyle arasındaki fark belirleyicidir: zaruri bir ayrılma söz konusu değildir; mükellef işini sürekli olarak başkasına gördürmektedir.
“…taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinizi kendinizin değil yanınızda çalıştırdığınız işçiniz aracılığıyla gerçekleştirmeniz, Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinde yazılı ‘kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak’ şartının ihlali anlamına geleceğinden kazancınızın basit usulde tespit edilmesi mümkün bulunmamaktadır.”
MUHTARLIK YANINDA İŞÇİ İLE YOLCU TAŞIMACILIĞI – ŞART İHLALİ (22.12.2023 tarih ve E-84098128-120.01.01.02[46-2023/2]-619336 sayılı özelge)
İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı, mahalle muhtarlığı yapmakla birlikte minibüs ile yolcu taşımacılığı faaliyetini sigortalı çalışan oğlu aracılığıyla yürüten mükellefe, aracı bizzat sevk ve idare etmediği için bilfiil çalışma şartını ihlal ettiğini ve kazancının basit usulde tespit edilemeyeceğini bildirmiştir. Aynı özelge, basit usul kazancının mükerrer 20/A ile gelir vergisinden istisna edildiğini de teyit etmektedir.
“…mahalle muhtarlığı yanında sigortalı işçi vasıtasıyla yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunmanız … ‘kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak’ şartının ihlali anlamına geleceğinden, kazancınızın basit usulde tespit edilmesi mümkün bulunmamaktadır.”
İlgili Madde Makalelerimiz
Basit usul ve ticari kazanç konularını bütünüyle değerlendirmek isteyen okuyucular için ilgili madde makalelerimiz:
- GVK Madde 46 – Basit Usulde Ticari Kazancın Tespiti
- GVK Madde 48 – Basit Usule Tabi Olmanın Özel Şartları
- GVK Madde 37 – Ticari Kazancın Tarifi
- GVK Madde 9 – Vergiden Muaf Esnaf
- GVK Madde 92 – Yıllık Beyannamenin Verilme Zamanı
Sık Sorulan Sorular
Basit usule tabi olmanın genel şartları nelerdir?
Gelir Vergisi Kanunu’nun 47. maddesine göre üç genel şart topluca aranır: kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak; işyeri kira veya emsal kira bedelinin kanuni haddi aşmaması; ve başka bir ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle gerçek usulde gelir vergisine tabi olmamak. Bu şartlar 48. maddedeki özel şartlarla birlikte değerlendirilir; birinin ihlali basit usulü sona erdirir.
Basit usul şartları 2026 yılında kira bedeli açısından nedir?
2026 takvim yılı için (31/12/2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 332 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği) yıllık kira bedeli toplamı büyükşehir belediye sınırları içinde 99.000 TL’yi, diğer yerlerde 60.000 TL’yi aşmamalıdır. İşyeri mükellefin kendi mülkü ise emsal kira bedeli esas alınır.
Kendi işinde bilfiil çalışmayan mükellef basit usulden yararlanabilir mi?
Kural olarak hayır. İşini tümüyle çalıştırdığı işçi veya şoför aracılığıyla yürüten ve kendisi işin başında bulunmayan mükellef bu şartı ihlal eder. Ancak seyahat, hastalık, ihtiyarlık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar ile yardımcı işçi ve çırak kullanmak bu şartı bozmaz. Ölüm halinde dul eş veya küçük çocuklar namına işe devam edilirse bilfiil çalışma aranmaz.
Basit usulde tespit edilen ticari kazanç gelir vergisinden istisna mıdır?
Evet. 7338 sayılı Kanunla eklenen ve 1/1/2021 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanan mükerrer 20/A maddesi uyarınca, basit usule tabi mükelleflerin 46. maddeye göre tespit edilen ticari kazançları gelir vergisinden istisnadır. Bu mükellefler kazançları için yıllık gelir vergisi beyannamesi vermez.
Basit usulden gerçek usule ne zaman geçilir?
47. maddedeki genel şartlardan veya 48. maddedeki özel şartlardan birinin ihlal edilmesi ya da 51. maddede sayılan faaliyetlerden birinin yapılması halinde gerçek usule geçilir. Örneğin işyeri kira haddinin aşılması, işin bizzat yürütülmemesi veya süreklilik arz eden başka bir ticari faaliyette bulunulması gerçek usule geçişi gerektirir.
Sonuç
Basit usule tabi olmanın genel şartları, küçük ölçekli ve emeğiyle iş gören ticari kazanç mükellefini korumaya yönelik üç ölçütten oluşur: işi bizzat yürütmek, işyeri kira bedelinin haddi aşmaması ve başka bir faaliyet nedeniyle gerçek usulde vergilendirilmemek. Bu şartlar topluca aranır; birinin ihlali, özel şartlar sağlansa bile mükellefi gerçek usule taşır. 2026 yılı için kira haddi büyükşehirde 99.000 TL, diğer yerlerde 60.000 TL olarak uygulanmaktadır. Kısaca basit usul şartları, hem uygulanacak usulü hem de kazancın vergiden istisna olup olmayacağını belirleyen bütünlüklü bir ölçüttür.
Uygulamadaki tecrübelerimiz ışığında, en sık uyuşmazlık “kendi işinde bilfiil çalışma” şartı çevresinde doğmaktadır. Danıştay ve Gelir İdaresi, hükümlülük gibi zaruri ayrılmalarda mükellefi korurken, işin sürekli olarak başkasına gördürülmesini basit usulün amacına aykırı bulmaktadır. Ayrıca basit usul kazancının mükerrer 20/A ile gelir vergisinden istisna edilmiş olması, bu statünün korunmasını mükellef açısından çok daha değerli kılmaktadır. Basit usulden gerçek usule geçiş, mükellefiyet türü ve ticari kazancın tespiti bakımından ciddi sonuçlar doğurduğundan, tereddüt edilen hallerde profesyonel destek alınması yerinde olur. Konuya ilişkin sorularınız için iletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.









