İçerik Başlıkları
- 1 Raporlu günler için işçiye ücret ödenir mi?
- 2 SGK rapor parasını hangi günden itibaren öder?
- 3 İlk iki günün ücretini kim öder?
- 4 Yargıtay raporlu günler için yapılan kesintiye nasıl bakıyor?
- 5 Raporlu günler için yapılan kesinti ücret kesme cezası sayılır mı?
- 6 Raporlu günler hafta tatili ücretini etkiler mi?
- 7 Kesinti yapan işverene hangi idari para cezası verilir?
- 8 Sık rapor alan işçiye karşı işveren ne yapabilir?
- 9 İlgili Yargıtay kararları
- 9.1 Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2016/10974, K.2019/22392: Raporlu günler için tek taraflı kesinti yapılamaz
- 9.2 Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/29357, K.2016/1971: SGK ödeneği ücret alacağından mahsup edilir
- 9.3 Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/12233, K.2015/24710: Raporlu son iki ay için sözleşme yoksa ücrete hükmedilmesi hatalıdır
- 9.4 Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/35191, K.2015/6017: Sık rapor geçerli fesih sebebi olabilir
- 10 Sık Sorulan Sorular
- 11 Sonuç
Özetle: Aylık ücretle çalışan işçinin raporlu günler için ücretinden kesinti yapılamaz. İş Kanunu, işverene yalnızca SGK’nın o günler için ödediği geçici iş göremezlik ödeneğini ücretten düşme imkanı tanır. SGK hastalık ödeneğini iş göremezliğin üçüncü gününden itibaren ödediği için bir ve iki günlük raporlarda düşülecek bir tutar yoktur; ücret tam ödenir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de aylık maktu ücretli işçinin raporlu günleri için işverenin tek taraflı kesinti yapmasının yasal dayanağı bulunmadığına karar vermiştir. Kesinti yapan işverene 2026 yılı için her işçi ve her ay başına 2.734 TL idari para cezası verilebilir.
Uygulamada bazı işyerlerinde bir veya iki günlük sağlık raporu alan çalışanın maaşından, raporlu gün sayısı kadar kesinti yapıldığı görülmektedir. Bu yazıda raporlu günler için ücret ödenip ödenmeyeceği, SGK’nın karşılamadığı ilk iki günün ücretini kimin üstlendiği, kesintinin ücret kesme cezası sayılıp sayılmayacağı ve iş müfettişi denetiminde verilebilecek idari para cezaları ele alınmaktadır.
Raporlu günler için işçiye ücret ödenir mi?
Ücret, kural olarak bir iş karşılığında ödenir. Bu nedenle çalışılmayan gün için ücret doğmayacağı düşünülebilir. Ancak aylık ücretle çalışan işçiler bakımından İş Kanunu hastalık haline özel bir kural içerir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 48. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
“Hastalık nedeni ile çalışılmayan günlerde Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği aylık ücretli işçilerin ücretlerinden mahsup edilir.”
Hüküm, aylık ücretli işçinin raporlu olduğu ayda da aylığını aldığını, işverenin yalnızca SGK’nın o günler için ödediği ödeneği ücretten düşebileceğini kabul etmektedir. Mahsup, ancak SGK bir ödeme yapmışsa ve ödenen tutar kadar mümkündür; raporlu gün sayısı kadar tam günlük ücretin düşülmesi mahsup değil, kesintidir. Burada aylık ücretli işçiden kastedilen, ücreti ay olarak sabit (maktu) belirlenen işçidir. Ücreti günlük veya saatlik belirlenip yalnızca ayda bir ödenen işçi için durum, aşağıda günlük ücretlilere ilişkin açıklamalara tabidir. Maddenin birinci fıkrası ise geçici iş göremezlik süresine rastlayan ulusal bayram, genel tatil ve hafta tatillerinin, ödeme yapan kurum tarafından geçici iş göremezlik ölçüsü üzerinden ödeneceğini düzenler.
Aynı Kanun’un 49. maddesinin dördüncü fıkrası, aylık ücretli işçiyi hastalık halinde de aylığı tam ödenen işçi olarak tanımlar:
“Hasta, izinli veya sair sebeplerle mazeretli olduğu hallerde dahi aylığı tam olarak ödenen aylık ücretli işçilere 46, 47 ve 48 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri uygulanmaz. Ancak bunlardan ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışanlara ayrıca çalıştığı her gün için bir günlük ücreti ödenir.”
Hükmün 48. maddenin yalnızca birinci fıkrasını dışarıda bıraktığına dikkat edilmelidir. Aylık ücretli işçide SGK ödeneğinin ücretten mahsubuna ilişkin ikinci fıkra uygulanmaya devam eder; hafta tatili ve genel tatil ücretleri ise aylığın içinde kalır.
SGK rapor parasını hangi günden itibaren öder?
Halk arasında “rapor parası” denilen geçici iş göremezlik ödeneği, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 18. maddesinde düzenlenmiştir. Madde, ödeneğin Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla verileceğini belirtir. Hastalığa ilişkin (b) bendi şöyledir:
“4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci madde kapsamındaki sigortalılardan hastalık sigortasına tabi olanların hastalık sebebiyle iş göremezliğe uğraması halinde, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla geçici iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için,”
Buna göre hastalık halinde ödenek iş göremezliğin üçüncü gününden başlar. Bir veya iki günlük raporlarda SGK hiçbir ödeme yapmaz; aylık ücretli işçinin ücretinden mahsup edilecek bir tutar da doğmaz. Rapor uzun olsa bile, rapordan önceki bir yıl içinde doksan günlük prim şartı sağlanmamışsa hastalık ödeneği ödenmez ve yine mahsup edilecek bir tutar bulunmaz. İş kazası, meslek hastalığı ve analık hallerindeki ödenek kuralları farklıdır ve bu yazının konusu dışındadır.
İlk iki günün ücretini kim öder?
SGK’nın karşılamadığı ilk iki gün bakımından Türk Borçlar Kanunu’nun 409. maddesi de önem taşır:
“Uzun süreli bir hizmet ilişkisinde işçi, hastalık, askerlik veya kanundan doğan çalışma ve benzeri sebeplerle kusuru olmaksızın, iş gördüğü süreye oranla kısa bir süre için işgörme edimini ifa edemezse işveren, başka bir yolla karşılanmadığı takdirde, o süre için işçiye hakkaniyete uygun bir ücret ödemekle yükümlüdür.”
Bir veya iki günlük rapor, hükümdeki “kısa bir süre” kavramına girer. SGK bu günleri karşılamadığı için “başka bir yolla karşılanmadığı” koşulu da gerçekleşir. Hükmün uygulanması için hizmet ilişkisinin uzun süreli olması ve işçinin iş görememesinde kusurunun bulunmaması gerekir; işveren bu durumda hakkaniyete uygun bir ücret öder. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünün işverenlere yönelik eğitim rehberinde de bu maddeden, iki güne kadar rapor alan işçinin bu günlere ait ücretinin işveren tarafından ödenmesinin zorunlu hale geldiği sonucu çıkarılmaktadır (İşveren ve İşveren Vekilinin İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim Rehberi, 2020, revizyon 2024, s.11).
Konu günlük ücretle çalışan işçiler bakımından daha tartışmalıdır. İş Kanunu’nun 48. maddesinin ikinci fıkrası aylık ücretlilere ilişkindir; günlük ücretli işçi için kanunda aynı açıklıkta bir düzenleme yoktur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, son iki ay raporlu olup SGK’dan ödenek alabilecek bir işçi hakkında, raporlu işçiye ücret ödeneceğine dair bir sözleşme bulunmadığı için ücret alacağına hükmedilmesini hatalı bularak kararı bozmuştur. Ancak o olayda işçi son iki ay raporluydu ve Daire, işçinin bu dönem için SGK’dan geçici iş göremezlik ödeneği alabileceğini belirtmişti. SGK’nın hiç ödeme yapmadığı bir ve iki günlük raporlarda Türk Borçlar Kanunu’nun 409. maddesi ücretin türünden bağımsız olarak gündeme gelir.
Yargıtay raporlu günler için yapılan kesintiye nasıl bakıyor?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, aylık maktu ücretle çalışan bir işçinin üç günlük raporu nedeniyle ücretinden kesinti yapılan uyuşmazlıkta şu tespiti yapmıştır: “aylık maktu ücretle çalıştığı anlaşılan davacının istirahatli olduğu 3 günlük süre karşılığı ücretinden işverence tek taraflı kesinti yapılmasının yasal dayanağı bulunmamaktadır.” Daire, SGK’nın o üç gün için ödenek ödeyip ödemediğinin araştırılmasını, ödeme yapılmışsa bu tutarın üç günlük ücretten mahsup edilmesini, yapılmamışsa üç günlük ücretin tamamının işverenden tahsil edilmesini isteyerek talebi reddeden kararı bozmuştur.
Daire başka bir kararında da İş Kanunu’nun 48. maddesinin ikinci fıkrasını uygulayarak SGK’nın raporlu dönem için yaptığı ödemenin, o dönem için hesaplanan ücret alacağından mahsup edilmesi gerektiğini belirtmiş ve mahsubun eksik yapılmasını bozma sebeplerinden biri saymıştır. Her iki karar da aylık ücretli işçide kesinti değil, yalnızca SGK ödeneğinin mahsubu yapılabileceğini göstermektedir.
Raporlu günler için yapılan kesinti ücret kesme cezası sayılır mı?
Kesinti yalnızca kısa süreli raporlara uygulanıyorsa, kısa raporları caydırmaya yönelik bir yaptırım niteliği kazanabilir. Bu durumda İş Kanunu’nun 38. maddesi devreye girer:
“İşveren toplu sözleşme veya iş sözleşmelerinde gösterilmiş olan sebepler dışında işçiye ücret kesme cezası veremez. İşçi ücretlerinden ceza olarak yapılacak kesintilerin işçiye derhal sebepleriyle beraber bildirilmesi gerekir. İşçi ücretlerinden bu yolda yapılacak kesintiler bir ayda iki gündelikten veya parça başına yahut yapılan iş miktarına göre verilen ücretlerde işçinin iki günlük kazancından fazla olamaz.”
Maddenin devamına göre ceza olarak kesilen paralar işverende kalmaz; işçilerin eğitimi ve sosyal hizmetleri için kullanılmak üzere, kesildiği tarihten itibaren bir ay içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hesabına Bakanlıkça belirtilecek bir bankaya yatırılır ve her işveren bu paraların ayrı bir hesabını tutar. Birikmiş ceza paralarının nerelere verileceğine Bakanın başkanlığındaki bir kurul karar verir. Sözleşmede rapor nedeniyle ücret kesme cezası öngörülmemişse, kesinti sebebiyle birlikte işçiye bildirilmemişse ya da kesilen tutar işverende kalıyorsa uygulama bu maddeye aykırıdır.
Raporlu günler hafta tatili ücretini etkiler mi?
İş Kanunu’nun 46. maddesine göre hafta tatiline hak kazanmak için tatil gününden önceki iş günlerinde çalışılmış olması gerekir ve çalışılmayan hafta tatili günü için o günün ücreti tam olarak ödenir. Maddenin üçüncü fıkrası, bazı günleri çalışılmış gün sayar. (c) bendi şöyledir:
“Bir haftalık süre içinde kalmak üzere işveren tarafından verilen diğer izinlerle hekim raporuyla verilen hastalık ve dinlenme izinleri,”
Bu günler de fıkranın sonunda belirtildiği gibi çalışılmış günler gibi hesaba katılır. Bir veya iki günlük hekim raporu bir haftalık süre içinde kaldığından, bu günler hafta tatili hakkını ortadan kaldırmaz; raporlu gün nedeniyle o haftanın hafta tatili ücreti kesilemez. Aylık ücretli işçide hafta tatili ücreti zaten aylığın içindedir. Maddede konaklama tesisleri için öngörülen hafta tatilini sonraki günlerde kullandırma imkanı ve zorlayıcı sebeplerle işin tatiline ilişkin kurallar bu yazının konusu dışındadır.
Kesinti yapan işverene hangi idari para cezası verilir?
İş müfettişi denetimde raporlu günler için sistemli bir kesinti yapıldığını tespit ederse İş Kanunu’nun 102. maddesi uygulanır. Maddenin (a) ve (b) bentleri şöyledir:
“32 nci maddesinde belirtilen ücret ile işçinin bu Kanundan veya toplu iş sözleşmesinden veya iş sözleşmesinden doğan ücret ödemelerini süresi içinde kasden ödemeyen veya eksik ödeyen, 39 uncu maddesinde belirtilen komisyonun belirlediği asgari ücreti işçiye ödemeyen veya noksan ödeyen, ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını zorunlu tutulduğu halde özel olarak açılan banka hesabına ödemeyen işveren, işveren vekili ve üçüncü kişiye bu durumda olan her işçi ve her ay için yüzyirmibeş Türk Lirası idari para cezası”
“37 nci maddesine aykırı olarak ücrete ilişkin hesap pusulası düzenlemeyen veya işçi ücretlerinden 38 inci maddeye aykırı olarak ücret kesme cezası veren veya yaptığı ücret kesintisinin sebebini ve hesabını bildirmeyen 52 nci maddedeki belgeyi vermeyen işveren veya işveren vekiline dörtyüzelli Türk Lirası idari para cezası”
Kanunda yazılı tutarlar her yıl güncellenmektedir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2026 yılı tablosuna göre uygulanacak tutarlar şunlardır:
| Hüküm | Fiil | 2026 tutarı |
|---|---|---|
| İş Kanunu m.102/a | Ücreti kasten ödememek veya eksik ödemek | 2.734 TL (her işçi ve her ay için) |
| İş Kanunu m.102/b | Kanuna aykırı ücret kesme cezası vermek veya kesintinin sebep ve hesabını bildirmemek | 9.943 TL |
(a) bendindeki ceza, ücreti eksik ödenen her işçi ve her ay için ayrı ayrı uygulanır. Örneğin altı ay boyunca on işçinin ücretinden rapor kesintisi yapılmışsa ceza 60 × 2.734 TL = 164.040 TL olur. Bent, ücretin “kasden” eksik ödenmesini aradığından, bir kural olarak sürdürülen kesinti uygulamasında bu unsurun tespiti güçleşmez. (c) bendindeki fazla çalışmaya ilişkin ceza bu yazının konusu dışındadır.
Cezadan ayrı olarak kesilen tutarlar işçinin ücret alacağıdır. İş Kanunu’nun 32. maddesinin son fıkrasına göre “Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.” Geçmişe dönük kesintiler bu süre içinde işçi tarafından istenebilir. Sürelerin işleyişi için iş davalarında zamanaşımı yazımıza bakılabilir. Kesintinin işçiye sözleşmeyi feshetme imkanı verip vermeyeceği ayrı bir konudur; bu konuda ücretin zamanında ödenmemesi ve haklı nedenle fesih yazımız incelenebilir.
Sık rapor alan işçiye karşı işveren ne yapabilir?
Raporlu günler için ücret kesintisi, sık rapor sorununa karşı hukuka uygun bir araç değildir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, sık sık hastalanarak rapor almanın işçinin yeterliliğinden kaynaklanan geçerli bir fesih sebebi olabileceğini kabul etmekte ve bunu şöyle açıklamaktadır: “Sık sık hastalanan ve rapor alan işçinin, bu nedenle devamsızlığının işyerinde olumsuzluklara yol açacağı açık bir olgudur.” Daire, savunması alındıktan sonra da rapor almaya devam eden ve iş akışını olumsuz etkileyen işçinin sözleşmesinin feshini geçerli saymış, işe iade kararını bozarak davayı reddetmiştir. Bu yol, raporların işyerinde olumsuzluk yarattığının somut olarak ortaya konmasını gerektirir; fesih usulünün ayrıntıları bu yazının konusu dışındadır. Feshin geçersiz sayılması halinde işçinin başvuracağı yol için işe iade davası, hastalığın uzun sürmesi halinde gündeme gelen fesih için iş sözleşmesinin sağlık nedeniyle feshi yazılarımıza bakılabilir.
İlgili Yargıtay kararları
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2016/10974, K.2019/22392: Raporlu günler için tek taraflı kesinti yapılamaz
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · 16.12.2019 · Karar metni
ÖZET: Aylık maktu ücretle çalışan davacının istirahatli olduğu üç günlük süre karşılığı ücretinden işverence tek taraflı kesinti yapılmasının yasal dayanağı bulunmadığı belirtilmiştir. Daire, İş Kanunu’nun 48. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca SGK o günler için geçici iş göremezlik ödeneği ödemişse bu tutarın ücretten mahsup edilmesini, ödeme yapılmamışsa üç günlük ücretin tamamının işverenden tahsilini isteyerek, bu talebi reddeden kararı eksik inceleme gerekçesiyle bozmuştur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/29357, K.2016/1971: SGK ödeneği ücret alacağından mahsup edilir
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · 26.01.2016 · Karar metni
ÖZET: Daire, İş Kanunu’nun 48. maddesini aktararak hastalık nedeniyle çalışılmayan günlerde SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin aylık ücretli işçilerin ücretlerinden mahsup edileceğini hatırlatmıştır. Raporlu dönemlerden yalnızca biri için yapılan ödemenin mahsup edilip diğer rapor dönemleri için SGK’nın yaptığı ödemenin hesaplanan ücret alacağından düşülmemesini hatalı bulmuş ve bunu bozma sebeplerinden biri saymıştır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/12233, K.2015/24710: Raporlu son iki ay için sözleşme yoksa ücrete hükmedilmesi hatalıdır
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · 07.09.2015 · Karar metni
ÖZET: Daire, davacının son iki ay raporlu olup çalışmadığı için SGK’dan geçici iş göremezlik ödeneği alabileceğini belirtmiş; “Bunun dışında raporlu işçiye ücret ödeneceğine dair bir sözleşmeye de dosyada rastlanmamıştır.” tespitiyle bu dönem için ücret alacağına hükmedilmesini hatalı bulmuş ve kararı diğer bozma sebepleriyle birlikte bozmuştur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/35191, K.2015/6017: Sık rapor geçerli fesih sebebi olabilir
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · 12.02.2015 · Karar metni
ÖZET: Altı ay içinde farklı branşlardan toplam 35 gün rapor kullanan, rapor alması nedeniyle savunması alındıktan sonra da rapor almaya devam eden ve iş akışını olumsuz etkileyen işçinin iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayandığı kabul edilmiş; işe iade kararı bozularak davanın reddine karar verilmiştir.
Sık Sorulan Sorular
Raporlu günler maaştan kesilir mi?
Aylık ücretle çalışan işçinin raporlu günleri için ücretinden kesinti yapılamaz. İş Kanunu’nun 48. maddesine göre işveren yalnızca SGK’nın o günler için ödediği geçici iş göremezlik ödeneğini ücretten düşebilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de aylık maktu ücretli işçinin raporlu günleri için tek taraflı kesinti yapılmasının yasal dayanağı bulunmadığına karar vermiştir.
SGK rapor parasını kaçıncı günden itibaren öder?
Hastalık halinde geçici iş göremezlik ödeneği, iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için ödenir. Bunun için Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulundan istirahat raporu alınmış olması ve iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması gerekir.
İki günlük raporun ücretini kim öder?
SGK bir ve iki günlük raporlarda ödenek ödemez. Aylık ücretli işçide bu günlerin ücreti aylıkla birlikte işverence ödenir ve ücretten düşülecek bir ödenek de yoktur. Türk Borçlar Kanunu’nun 409. maddesi de uzun süreli hizmet ilişkisinde, başka bir yolla karşılanmayan kısa süreli hastalık için işverenin hakkaniyete uygun bir ücret ödemesini öngörür.
Raporlu günler için kesinti yapan işverene ne ceza verilir?
Ücreti kasten eksik ödeyen işverene İş Kanunu’nun 102. maddesinin (a) bendine göre 2026 yılı için her işçi ve her ay başına 2.734 TL idari para cezası verilir. Kesinti ücret kesme cezası niteliğindeyse ve İş Kanunu’nun 38. maddesine aykırıysa (b) bendine göre 9.943 TL idari para cezası gündeme gelir. Kesilen tutarlar ayrıca işçiye ödenmelidir.
Sonuç
Aylık ücretli işçinin raporlu günler için ücretinden kesinti yapılamaz; işveren yalnızca SGK’nın ödediği geçici iş göremezlik ödeneğini mahsup edebilir. SGK hastalık ödeneğini üçüncü günden itibaren ödediği için bir ve iki günlük raporlarda ücret tam ödenmelidir. Kısa raporlara yönelik kesinti, ücret kesme cezası olarak da değerlendirilebilir ve İş Kanunu’nun 38. maddesindeki koşulları karşılamaz. Kesinti uygulayan işveren, iş müfettişi denetiminde her işçi ve her ay için idari para cezasıyla ve beş yıl geriye giden ücret alacaklarıyla karşılaşabilir. Sık rapor sorunu ücret kesintisiyle değil, savunma alınarak ve işyerindeki olumsuz etkisi belgelenerek değerlendirilmelidir. Mevzuat metnine 4857 sayılı İş Kanunu üzerinden ulaşılabilir.









