0312 911 83 10
·
av.fatiharas@gmail.com
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
DANIŞMANLIK

2 Nolu İhbarname: Ödeme Süresi, Dava Hakkı ve Danıştay Kararları

2 Nolu İhbarname: Ödeme Süresi, Dava Hakkı ve Danıştay Kararları

Özetle: 2 nolu ihbarname, vergi mahkemesinin verdiği karar üzerine vergi dairesince düzenlenen ve o karara göre ödenmesi gereken vergi, ceza, gecikme faizi ile yargı harcı tutarlarını mükellefe bildiren belgedir. Dayanağı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinin 5. fıkrasıdır. Yeni bir tarh işlemi değildir; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin 3. fıkrası uyarınca tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekir ve yargısal denetimi, tutarların mahkeme kararına uygunluğu ile maddi hatalarla sınırlıdır.

Uygulamada mükellefin karşılaştığı tablo şudur: tarhiyata karşı açılan dava kısmen ya da tamamen reddedilmiştir, henüz istinaf yoluna başvurulmuştur, buna rağmen posta kutusuna yeni bir ihbarname düşmüştür. Bu belge davanın yeniden açılmasını sağlamaz, ancak hesaplanan tutar mahkemenin hükmüyle örtüşmüyorsa dava konusu edilebilir. Aşağıda bu ayrımın sınırları, süreler ve son beş yılda verilmiş Danıştay kararları ele alınmaktadır.

2 Nolu İhbarname Nedir?

2 nolu ihbarnamenin kanuni dayanağı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28. maddesinin 5. fıkrasıdır. Anılan fıkraya göre “Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının idareye tebliğinden sonra bu kararlara göre tespit edilecek vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezaların miktarı ilgili idarece mükellefe bildirilir.” Kanun metninde “2 nolu ihbarname” ifadesi geçmez; bu ad, vergi dairelerinin yargı kararlarını uygularken düzenlediği belge için uygulamada yerleşmiş bir adlandırmadır.

Danıştay Dokuzuncu Dairesi, 13.03.2024 tarihli kararında bu belgenin ne olduğunu ve içeriğini açıkça tarif etmiştir:

Danıştay 9. Daire, E.2023/520, K.2024/1237, 13.03.2024
“…verginin ödenmesi için mahkeme kararı üzerine, vergi dairesince bir ihbarname düzenlenerek ilgiliye tebliğ edilmesi şart olup, bu şekilde düzenlenen ihbarnameye (2) nolu ihbarname adı verildiği ve ödemenin bu ihbarnamenin tebliğinden itibaren bir ay içinde yapılması gerektiği, uygulamada (2) nolu ihbarnameler üzerinde, mahkeme kararına göre hesaplanan gecikme faizi ve karar harcı ile ihbarnamenin en sonunda hangi mahkemenin kararı olduğu mahkemenin mercii, kararın tarihi, esas veya karar numaraları ayrı ayrı gösterildiği ve mükellefe tebliğ edildiği…” (karar metni)

Bu tanımdan çıkan üç sonuç vardır. Birincisi, 2 nolu ihbarname tebliğ edilmeden mükelleften mahkeme kararına dayalı bir ödeme istenemez. İkincisi, belgenin üzerinde dayanak mahkeme kararının mercii, tarihi ve esas/karar numarası yer alır; bu bilgiler ihbarnamedeki tutarın doğruluğunu denetlemenin ilk adımıdır. Üçüncüsü, gecikme faizi ve karar harcı bu belgeyle birlikte istenir.

1 Nolu İhbarname ile 2 Nolu İhbarname Arasındaki Fark Nedir?

1 nolu ihbarname bir tarh işlemidir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 34. maddesindeki ihbarname esası uyarınca ikmalen ve re’sen tarh edilen vergiler, muhteviyatı aynı Kanun’un 35. maddesinde gösterilen ihbarname ile ilgiliye tebliğ olunur; anılan maddenin son fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve re’sen takdiri gerektiren inceleme raporunun birer sureti ihbarnameye eklenir. Bu belgeye karşı 30 gün içinde dava açılabildiği gibi, cezalar bakımından tarhiyat sonrası uzlaşma ve cezada indirim yolları da açıktır; 28.07.2024 tarihli 7524 sayılı Kanun’la vergi aslı uzlaşma kapsamından çıkarılmıştır. Ayrıntısı için vergi ceza ihbarnamesi yazımıza bakılabilir.

2 nolu ihbarname ise yeni bir tarh işlemi değildir. Danıştay Dördüncü Dairesinin 02.02.2022 tarihli kararına ekli karşı oyda bu nitelik şöyle ifade edilmiştir:

Danıştay 4. Daire, E.2018/6228, K.2022/491, 02.02.2022 (karşı oy)
“2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinin 5. fıkrası uyarınca düzenlenen (2) nolu ihbarnameler, 213 sayılı Kanunun 34 ve 35. maddelerinde belirtilen şekilde usulüne uygun ve yeniden vergi tarh veya ceza kesilmesi niteliğinde olmayıp, mahkeme kararına göre tespit edilen vergi ve ceza yükümlülüğünün bildirilmesinden ibarettir. Mahkeme kararının yerine getirilmesi amacıyla düzenlenen bildirim niteliğinde bir işlem olan 2 nolu ihbarnamenin hukukilik denetlemesi, sadece hesaplanan gecikme faizi miktarıyla ya da mükellefte hata yapılıp yapılmadığı veya benzer şekildeki maddi hatalarla sınırlı bulunmaktadır.” (karar metni)

Bu görüş yalnızca bir karşı oyla sınırlı kalmamış, aynı ölçüt daire kararlarıyla onanan ilk derece hükümlerinde de benimsenmiştir. Pratik sonucu şudur: 1 nolu ihbarname aşamasında tartışılabilecek olan matrah, sahte belge kullanımı, randıman veya kasa farkı gibi esasa ilişkin iddialar, 2 nolu ihbarname aşamasında yeniden ileri sürülemez. Bu aşamada tartışılabilecek olan, mahkemenin ne hükmettiği ile idarenin ne hesapladığı arasındaki farktır.

2 Nolu İhbarname Kaç Günde Ödenir, Gecikme Faizi Nasıl Hesaplanır?

Ödeme süresi 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenmiştir. Anılan fıkra uyarınca, vergi mahkemesinde dava açılması nedeniyle tahsili duran vergilerden taksit süreleri geçmiş olanlar, “vergi mahkemesi kararına göre hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde” ödenir. Buradaki ihbarname, 2 nolu ihbarnamedir. Bir aylık süre içinde ödeme yapılmazsa alacak cebri takip aşamasına geçer ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 55. maddesi uyarınca, borcun 15 gün içinde ödenmesi veya mal bildiriminde bulunulması gerektiğini bildiren ödeme emri tebliğ edilir.

Gecikme faizi de aynı fıkrada düzenlenmiştir. Dava konusu yapılan vergilerin ödenmemiş kısmına, tarhiyatın ilgili olduğu döneme ait normal vade tarihinden başlayarak yargı organı kararının tebliğ tarihine kadar geçen süre için, 6183 sayılı Kanun’a göre tespit edilen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanır. Faiz de vergiyle aynı bir aylık süre içinde ödenir ve hesaplamada ay kesirleri dikkate alınmaz. Bu son kural, faizi elde hesaplarken en sık yapılan hatanın kaynağıdır: gün esaslı düz bir faiz hesabı, kanunun öngördüğü sonucu vermez.

2 nolu ihbarnameyle istenebilecek kalemler yalnızca vergi aslı, ceza ve gecikme faiziyle sınırlı değildir. Danıştay Üçüncü Dairesi, mahkemece hükmedilen karar harcının da aynı ihbarnameyle talep edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığına karar veren mahkeme hükmünü onamıştır (E.2017/4586, K.2021/3522, 01.07.2021 — karar metni). Benzer biçimde, ödeme emrine karşı açılan davanın reddi üzerine 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca istenen haksız çıkma zammının 2 nolu ihbarname ile bildirilmesi de Danıştay Yedinci Dairesince hukuka uygun bulunmuştur (E.2016/4085, K.2020/5269, 25.12.2020 — karar metni).

2 Nolu İhbarnameye Karşı Dava Açılabilir mi?

Açılabilir; ancak denetimin kapsamı dardır. Dava süresi, 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca vergi mahkemesinde 30 gündür ve süre tebliği izleyen günden işlemeye başlar. Danıştay Dokuzuncu Dairesinin oybirliğiyle onadığı bir vergi mahkemesi kararı, denetimin sınırlarını şöyle çizmektedir:

Danıştay 9. Daire, E.2022/3413, K.2023/4667, 16.11.2023 (onama)
“2 no’lu ihbarnamenin, tarh edilen herhangi bir vergi ve cezaya ait olmayıp, mahkeme kararının yerine getirilmesi aşamasında tebliğ edilen bir bildirim niteliğinde olduğu, bu nedenle 2 no’lu ihbarnamenin hukuka uygunluk denetiminin sadece vergi aslının ve ferilerinin mahkeme kararına uygunluğu, gecikme faizinin hesaplanmasında ya da mükellefte hata yapılıp yapılmadığı gibi maddi hatalarla sınırlı olduğu ve mahkeme kararına istinaden düzenlenen bildirim niteliğindeki 2 no’lu ihbarnamelerin tanzim ve tebliği için mahkeme kararının kesinleşmesinin de gerekmediği…” (karar metni)

Bu ölçüt istikrar kazanmıştır. Danıştay Üçüncü Dairesi de 26.12.2024 tarihli kararıyla, ihbarnamelerin usule aykırı düzenlendiği, cezanın gerekçesinin açıklanmadığı ve dayanak kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği yolundaki temyiz iddialarını reddederek, ihbarnamelerin mahkeme kararına uygun düzenlendiği gerekçesiyle davayı reddeden hükmü onamıştır (E.2024/4603, K.2024/7550 — karar metni).

Dayanak Kararın Kesinleşmesi Beklenmeden 2 Nolu İhbarname Düzenlenebilir mi?

Düzenlenebilir. Mükelleflerin en sık ileri sürdüğü iddia, “kararı istinafa götürdüm, henüz kesinleşmedi” argümanıdır; ancak bu argüman yargıda karşılık bulmamaktadır. Bunun sebebi 2577 sayılı Kanun’un 52. maddesinin 1. fıkrasıdır: “Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, hakim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz.” Aynı fıkra, kararların teminat karşılığında yürütülmesinin durdurulmasına karar verilebileceğini de öngörür. Yani tahsilatı durduran şey kanun yoluna başvurmak değil, yürütmenin durdurulması kararı almaktır.

Bu noktada Danıştay Üçüncü Dairesinin 2025 tarihli kararı doğrudan yol göstericidir. Olayda vergi mahkemesi, 2 nolu ihbarnameye karşı açılan dava derdest olduğu için alacağın kesinleşmediği gerekçesiyle ödeme emrini iptal etmiş; bölge idare mahkemesi ise bu hükmü kaldırmıştır:

Danıştay 3. Daire, E.2023/336, K.2025/1302, 17.03.2025 (onama)
“Dava konusu ödeme emrinin dayanağı (2) nolu ihbarnameye karşı dava açıldığı ve açılan bu davada yürütmenin durdurulması veya iptal kararı verilmediği, salt (2) nolu ihbarnameye karşı dava açılmasının tek başına tahsilat işlemlerini durdurmayacağı dolayısıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı…” (karar metni)

Buna karşılık madalyonun diğer yüzü de vardır. 2577 sayılı Kanun’un 52. maddesinin 5. fıkrasına göre “Kararın bozulması, kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur.” Dayanak karar bozulur ya da istinafta kaldırılırsa, o karara göre düzenlenen 2 nolu ihbarname dayanaksız kalır. Nitekim Danıştay Dokuzuncu Dairesi, dayanak vergi mahkemesi kararının redde ilişkin hüküm fıkrası bölge idare mahkemesince kaldırıldığı için 2 nolu ihbarnamenin dayanaksız kaldığı, dolayısıyla ona bağlı ödeme emrinin de hukuka aykırı olduğu yolundaki hükmü onamıştır (E.2023/5515, K.2024/1012, 29.02.2024 — karar metni).

2 Nolu İhbarname Konusunda Hangi Uyuşmazlıklar Çıkıyor?

Büroya yansıyan dosyalarda ve yayımlanan Danıştay kararlarında tekrar eden uyuşmazlık başlıkları aşağıdaki gibidir. Bu başlıklar aynı zamanda 2 nolu ihbarname eline geçen mükellefin kontrol listesidir.

Kısmen kabul kararının tam tutar üzerinden uygulanması

Mahkeme tarhiyatın bir kısmını kaldırdığı hâlde ihbarname eski tutarla düzenlenmişse, işlem mahkeme kararına aykırıdır. Danıştay Dördüncü Dairesinin incelediği bir dosyada vergi mahkemesi, ihbarnamelerdeki katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezası tutarlarının, kısmen kaldırma hükmü doğrultusunda hesaplanmayıp cezalı tarhiyatların tamamı üzerinden düzenlendiğini saptayarak ihbarnameleri iptal etmiştir (E.2021/8925, K.2022/27, 10.01.2022 — karar metni). Bu, 2 nolu ihbarnamenin dar denetiminde en çok kazanılan iddia türüdür.

Kaldırılan verginin ihbarnamede yaşamaya devam etmesi

Yukarıda anılan Danıştay Dokuzuncu Daire kararına konu olayda mahkeme, geçici vergi aslı ile vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmını kaldırmış; buna rağmen düzenlenen ihbarnamede yalnızca tekerrür kaldırılmış, geçici vergi aslı ayakta bırakılmış ve üzerinden gecikme faizi hesaplanmıştır. Terkin edilmiş bir vergi aslının 2 nolu ihbarname ve ardından ödeme emri yoluyla takibe konulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Tutar değiştiği hâlde yeni ihbarname düzenlenmemesi

Asıl borçlu şirket adına yapılan tarhiyatın bir kısmı yargı kararıyla kaldırıldığında, idarenin yeni tutar üzerinden yeniden 2 nolu ihbarname düzenlemesi gerekir. Danıştay Dokuzuncu Dairesi, bu işlem yapılmadan şirket ortağı adına ödeme emri düzenlenemeyeceği yolundaki bölge idare mahkemesi kararını onamıştır (E.2021/3469, K.2023/4661, 16.11.2023 — karar metni). Kanuni temsilci ve ortak takibi dosyalarında bu eksiklik sık görülür.

Gecikme faizinin ihbarnameyle bildirilip bildirilmediği

Bu başlıkta içtihat henüz tek yönlü değildir. Bazı vergi mahkemeleri, 2 nolu ihbarnamede yer alan gecikme faizinin ilk kez o belgeyle doğduğu, dolayısıyla faiz bakımından belgenin aslında bir tarh işlemi olduğu ve tebliğ edilmeden ödeme emri düzenlenemeyeceği görüşündedir. Danıştay Dokuzuncu Dairesi ise 13.03.2024 tarihli kararında, dayanak davaların esastan değil süre aşımından reddedildiği somut olayda bu yaklaşımı benimsememiş ve “Kanunda gecikme faizi istenebilmesi için ödeme emrinden önce (…) nolu ihbarname düzenlenme şartı aranmamıştır” gerekçesiyle kararın gecikme faizine ilişkin kısmını bozmuştur. Aynı kararda, dava esasa girilmeden süre aşımından reddedilmişse 2 nolu ihbarname düzenlenmesinin gerekmediği de belirtilmiştir. Dolayısıyla ayrım, mahkemenin ret kararının esasa mı yoksa usule mi dayandığında düğümlenmektedir.

Ödenmiş ya da yapılandırılmış borç için ihbarname düzenlenmesi

Borç yapılandırma kanunu kapsamında ödenmiş olmasına rağmen yargılamanın sürmesi nedeniyle yeniden 2 nolu ihbarname düzenlenen bir olayda Danıştay Üçüncü Dairesi, hukuki güvenlik ilkesine dayanarak “idarenin sonrasında tesis ettiği işlemlerde vergi hatası bulunduğu açık olduğundan” gerekçesiyle aksi yöndeki kararı bozmuştur (E.2022/2833, K.2022/4389, 10.11.2022 — karar metni). Ödenmiş bir borcun yeniden istenmesi, düzeltme yolunun açık olduğu tipik hâllerdendir.

2 Nolu İhbarnamede Vergi Hatası Varsa Düzeltme-Şikayet Yolu İşler mi?

İşler, fakat dar bir alanda. Vergi Usul Kanunu’nun 116. maddesi vergi hatasını, vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi ya da alınması olarak tanımlar; hesap hataları 117., vergilendirme hataları 118. maddede sayılmıştır. 122. maddeye göre mükellef düzeltmeyi vergi dairesinden yazıyla ister; 124. maddeye göre dava açma süresi geçtikten sonra düzeltme talebi reddedilenler şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına, bugünkü teşkilat yapısında Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesindeki Gelir İdaresi Başkanlığına müracaat edebilir.

Yargı, düzeltme yolunun ancak açık ve mutlak hatalar için işlediğini vurgular: hukuki yorum gerektiren, tartışmalı bir mesele düzeltme kapsamına girmez. Mükerrer istenen vergi, yanlış mükellef adına düzenlenmiş ihbarname, ödenmiş borcun yeniden istenmesi ya da mahkeme kararında yer almayan bir kalemin ihbarnameye eklenmesi bu kapsamdadır. Buna karşılık tarhiyatın esasına yönelik itirazlar, 2 nolu ihbarname aşamasında düzeltme yoluyla da gündeme getirilemez.

2 Nolu İhbarname Geldiğinde Ne Yapılmalı?

İlk iş, ihbarnamedeki tutarları dayanak mahkeme kararının hüküm fıkrasıyla kalem kalem karşılaştırmaktır. İhbarnamenin üzerinde dayanak kararın mercii, tarihi ve esas/karar numarası yazılıdır; karşılaştırma bu bilgiyle yapılır. Bundan sonraki seçenekler şunlardır.

Tutarlar karara uygunsa: ödeme ya da kanun yolundan vazgeçme

Bir aylık süre içinde ödeme yapılabilir. Alternatif olarak, kanun yoluna başvuru süresi içinde Vergi Usul Kanunu’nun 379. maddesindeki kanun yolundan vazgeçme imkânı değerlendirilebilir. Anılan maddeye göre vergi mahkemesinin istinaf yolu açık kararlarında ve bölge idare mahkemesinin temyiz yolu açık kararlarında (Danıştayın bozma kararı üzerine verilen kararlar hariç), kaldırılan vergi tutarının %60’ı, tasdik edilen vergi tutarının tamamı ile tasdik edilen vergiye ilişkin vergi ziyaı cezasının %75’i tahakkuk eder. Bağlı olduğu vergi aslı dava konusu yapılmayan veya 359. maddede yazılı fiillere iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında ise kaldırılan tutarın %25’i, tasdik edilen tutarın %75’i tahakkuk eder. Bu tutarların bir ay içinde ödenmesi hâlinde ayrıca %20 indirim uygulanır; ancak tasdik edilerek tahakkuk eden vergi tutarında indirim yapılmaz. Bu yol seçildiğinde idare de ihtilafı sürdürmez.

Kanun yoluna devam edilecekse: yürütmenin durdurulması istenmelidir

İstinaf veya temyiz başvurusu tek başına tahsilatı durdurmaz. Tahsilatın durması isteniyorsa, 2577 sayılı Kanun’un 52. maddesi uyarınca teminat karşılığında yürütmenin durdurulması talep edilmelidir. Davanın reddine ilişkin kararlarda yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi, aynı Kanun’un 27. maddesindeki koşulun varlığına bağlıdır. Bu adım atlanırsa, süreç 2 nolu ihbarname ve ardından ödeme emri, e-haciz ve banka bloke aşamasına ilerleyebilir.

Tutarlar karara uygun değilse: 30 gün içinde dava

Mahkeme kararıyla ihbarname arasında fark varsa 30 gün içinde iptal davası açılır. Dilekçede tartışılması gereken şey tarhiyatın esası değil, hükmün nasıl yanlış uygulandığıdır: kaldırılan kalemin ihbarnamede yer alması, oran veya kat farkı, gecikme faizinin başlangıç ya da bitiş tarihinin yanlış alınması, mükellefin şahsında hata gibi. İddianın hesapla desteklenmesi, bu dar denetimde sonucu belirler.

Dava lehe sonuçlanırsa: iade ve faiz

Ödeme yapıldıktan sonra alacak yargı kararıyla ortadan kalkarsa, Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca fazla veya yersiz tahsil edilen vergiler, tahsil tarihinden düzeltme fişinin tebliğ edildiği tarihe kadar 6183 sayılı Kanun’a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faizle birlikte red ve iade edilir. Ayrıca 2577 sayılı Kanun’un 28. maddesinin 6. fıkrası, vergi davalarında mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre için idarece tecil faizi oranında faiz ödeneceğini öngörür; şu kadar ki kararın davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasındaki süre için faiz işlemez. Hesap numarasının vakit kaybetmeden bildirilmesi bu nedenle önemlidir.

2 nolu ihbarname ve vergi davası süreci

Sık Sorulan Sorular

2 nolu ihbarname kaç günde ödenir?

2 nolu ihbarname, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin 3. fıkrası uyarınca tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu süre içinde ödenmezse 6183 sayılı Kanun’un 55. maddesi uyarınca ödeme emri düzenlenir ve borçluya 15 gün içinde ödeme veya mal bildirimi yükümlülüğü getirilir.

2 nolu ihbarnameye karşı dava açma süresi kaç gündür?

Vergi mahkemesinde dava açma süresi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca 30 gündür ve süre tebliği izleyen günden başlar. Ancak dava, tarhiyatın esasını yeniden tartışmaya açmaz; denetim, ihbarnamedeki tutarların mahkeme kararına uygunluğu ile gecikme faizi hesabı ve mükellefte hata gibi maddi hatalarla sınırlıdır.

2 nolu ihbarname düzenlenmesi için mahkeme kararının kesinleşmesi gerekir mi?

Hayır. Danıştay, dayanak mahkeme kararı istinaf veya temyiz aşamasında olsa dahi 2 nolu ihbarname düzenlenip tebliğ edilebileceğini kabul etmektedir. 2577 sayılı Kanun’un 52. maddesinin 1. fıkrasına göre istinaf veya temyiz yoluna başvurulmuş olması kararın yürütülmesini durdurmaz; durdurma için ayrıca yürütmenin durdurulması kararı gerekir.

1 nolu ihbarname ile 2 nolu ihbarname arasındaki fark nedir?

1 nolu ihbarname, Vergi Usul Kanunu’nun 34 ve 35. maddeleri uyarınca ikmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyatı ve kesilen cezayı mükellefe tebliğ eden tarh işlemidir; ekinde inceleme raporu veya takdir komisyonu kararı bulunur. 2 nolu ihbarname ise yeni bir tarhiyat değil, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinin 5. fıkrası uyarınca mahkeme kararına göre hesaplanan tutarın bildirilmesidir.

2 nolu ihbarnameye dava açmak tahsilatı durdurur mu?

Durdurmaz. Vergi davası açılmasının tahsilatı kendiliğinden durdurması kuralı, tarh işlemine karşı açılan ilk davaya ilişkindir. Danıştay Üçüncü Dairesi 17.03.2025 tarihli kararında, 2 nolu ihbarnameye karşı dava açılmasının tek başına tahsilat işlemlerini durdurmayacağına, yürütmenin durdurulması veya iptal kararı bulunmadıkça ödeme emri düzenlenebileceğine hükmetmiştir.

Sonuç

2 nolu ihbarname, vergi uyuşmazlığında yeni bir cephe açan bir tarh işlemi değil, kazanılmış ya da kaybedilmiş bir davanın parasal sonucunun bildirilmesidir. Bu nedenle ona karşı yürütülecek hukuki mücadele dar bir alanda, mahkeme kararı ile idarenin hesabı arasındaki uyum üzerinde yoğunlaşır. Uygulamadaki tecrübelerimiz ışığında söylenebilir ki, 2 nolu ihbarname eline geçen mükellefin ilk ve en verimli işi, hüküm fıkrasıyla ihbarname kalemlerini yan yana koymaktır; iptal kararlarının önemli bölümü bu karşılaştırmadan çıkan farklara dayanmaktadır.

Sürelerin kısalığı da gözden kaçmamalıdır: ödeme için bir ay, dava için 30 gün, kanun yolundan vazgeçme için kanun yoluna başvuru süresi aynı anda işlemeye başlar ve istinaf başvurusu tahsilatı kendiliğinden durdurmaz. İlgili düzenlemelerin güncel metnine 213 sayılı Vergi Usul Kanunu üzerinden ulaşılabilir.

Aras Hukuk ve Danışmanlık

Related Posts

Leave a Reply

Call Now Button