İçerik Başlıkları
- 1 7394 Sayılı Kanunla Yapılan Değişiklikler (15.4.2022)
- 2 Vergi Kaçakçılığı Nedir?
- 3 Vergi Kaçakçılık suçları ve cezaları
- 4 Vergi kaçakçılığı örnekleri
- 5 Vergi kaçakçılığı kaç yıldan başlar?
- 6 Vergi kaçakçılığı etkin pişmanlık
- 7 Vergi kaçakçılığı affı
- 8 Vergi kaçakçılığı ihbar
- 9 Vergi Kaçakçılığı Yargıtay Kararları
- 10 Vergi Kaçakçılığında En Sık Karşılaşılan Suç Tipi: Sahte Fatura (VUK 359/b)
- 11 Vergi Kaçakçılığı Suçunda Savunma Stratejileri
- 12 Vergi Kaçakçılığı Davasında Yargılama Süreci
- 13 Sıkça Sorulan Sorular
- 14 İlgili Makaleler
Vergi kaçakçılığı suçu, Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde düzenlenen ve vergi matrahının eksik beyan edilmesi veya hiç beyan edilmemesi amacıyla yapılan hileli fiilleri kapsar. Bu suçlar VUK 359/a, b ve c fıkralarında farklı ceza süreleriyle tanımlanmıştır. Özellikle 7394 sayılı Kanun ile 2022 yılında yapılan değişikliklerle sahte belge cezaları artırılmış ve etkin pişmanlık müessesesi getirilmiştir. Yargılamalar Asliye Ceza Mahkemelerinde yapılır.
7394 Sayılı Kanunla Yapılan Değişiklikler (15.4.2022)
VUK 359/b Sahte Belge Cezasının Artırılması
7394 sayılı Kanun ile 15 Nisan 2022 tarihinde yapılan düzenlemeyle, Vergi Usul Kanunu’nun 359/b maddesinde yer alan sahte belge düzenleme veya kullanma suçunun cezası önemli ölçüde artırılmıştır. Bu tarihten önce 18 ay ile 5 yıl arasında değişen hapis cezası, yapılan değişiklikle 3 yıldan 8 yıla çıkarılmıştır. Ancak, 15 Nisan 2022 tarihinden önce işlenen fiiller için Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesindeki lehe kanun ilkesi gereği eski (daha hafif) ceza hükümleri uygulanmaya devam etmektedir.
Etkin Pişmanlık Düzenlemesinin Getirilmesi (VUK 359 Son Fıkra)
7394 sayılı Kanun, VUK 359. maddesine eklenen son fıkra ile vergi kaçakçılığı suçlarında etkin pişmanlık müessesesini getirmiştir. Buna göre, soruşturma evresinde tarh edilen vergi, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezasının tamamının ödenmesi halinde hapis cezası yarı oranında indirilir. Eğer ödeme kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar yapılırsa, hapis cezası üçte bir oranında indirilir. Bu düzenlemeden yararlanmanın ön şartı, vergi mahkemesinde dava açılmaması veya açılmış davadan feragat edilmesidir. Bu yeni etkin pişmanlık hükümleri, 15 Nisan 2022 sonrası işlenen fiiller için geçerlidir.
İştirak ve Zincirleme Suç (VUK 360 + TCK 43)
Vergi Usul Kanunu’nun 360. maddesi, vergi kaçakçılığı suçuna iştirak edenlerin durumunu düzenler. Buna göre, suça iştirak eden kişilerin menfaat temin etmemesi halinde, haklarında verilecek ceza yarı oranında indirilir. Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri ise vergi kaçakçılığı suçları için de uygulanır. Aynı karar alma kapsamında birden fazla vergi kaçakçılığı fiilinin işlenmesi durumunda, kişi tek bir suçtan cezalandırılır ancak verilecek ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bu durum, her fiil için ayrı ayrı ceza verilmesinin önüne geçer.
Vergi Kaçakçılığı Nedir?
Vergi kaçakçılığı, bir şahıs veya şirketin yasal yükümlülüklerine uygun olarak vergi ödememek veya vergi ödeme yükümlülüğünü azaltmak amacıyla çeşitli yollarla vergi sistemini manipüle etmesi veya kötüye kullanmasıdır. Vergi kaçakçılığı suçları Vergi Usul Kanunu’nun 359’uncu (VUK 359) maddesinde düzenlenmiştir.
Vergi Kaçakçılık suçları ve cezaları
Vergi kaçakçılığı suçunda muhafaza ve ibraz zorunlulukları olan defter, kayıt ve belgelerle ilgili sekiz ayrı suç fiili bulunmaktadır. Bu fiiller şöylece sıralanabilir:
1- Hesap ve muhasebe hileleri yapılması,
2- Gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açılması,
3- Vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedilmesi (çift defter kullanılması),
4- Defter, kayıt ve belgelerin tahrif edilmesi veya gizlenmesi (varlığı noter kayıtları ile belli olan defter ve belgelerin inceleme elemanına ibraz edilmemesi gizleme hükmündedir)
5- Muhteviyatı yanıltıcı belge (gerçek bir muamele ve duruma dayanmakla birlikte, bunu gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belgedir) düzenlenmesi ve kullanılması
6- Defter, kayıt ve belgelerin yok edilmesi,
7- Belgelerin asıl veya suretlerinin tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlenmesi veya bu belgelerin kullanılması,
8- Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basılması veya bilerek kullanılması.
Bu fiillerden ilk üçü (hesap ve muhasebe hilesi yapmak, gerçek olmayan kişiler adına hesap açmak ve çift defter kullanmak) muhasebe tekniği ve uygulamaları ile ilgili olup bir tür muhasebe suçu oluşturmaktadır. Buna karşın defter kayıt ve belgeleri tahrif, gizleme, sahte ve muhteviyatı yanıltıcı belge düzenleme ve kullanma, defter ve belgeleri yok etme fiilleri ise kamu güveni aleyhine ve topluma karşı işlenmiş suç fiilleri olarak kabul edilebilir. Maliye Bakanlığı ile anlaşmalı olmayan matbaalarda belgelerin basılması ve bilerek kullanılması fiili ise iki grup suç kapsamına da girmemektedir
Bu fiillerden vergi ziyaı ile ilişkilendirilen tek suç çift defter kullanmaktır. Vergi ziyaına yol açılması halinde VUK’un 344. maddesi uyarınca üç kat vergi ziyaı cezası kesilir.
Vergi kaçakçılığı suç fiillerinde de manevi unsur olarak kasıt aranması gerekir. VUK’un 371. maddesinde öngörülen pişmanlık şartlarına uygun olarak bir başka deyimle vergi kaçakçılığı suç fiillerini ilgili makamlara bildirenler kişiler hakkında kaçakçılık cezası uygulanmaz.
Vergi kaçakçılığı örnekleri
Vergi kaçakçılığı kaç yıldan başlar?
Tablo: Kaçakçılık Suçları ve Cezaları
| Suçun Dayanağı | Öngörülen Ceza | |
| 1 | Birinci gruba giren kaçakçılık suçları (359/a) | 18 aydan beş yıla kadar hapis cezası |
| 2 | İkinci gruba giren kaçakçılık suçları (359/b) | Üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası |
| 3 | Üçüncü gruba giren kaçakçılık suçları (359/c) | İki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası |
| 4 | Dördüncü gruba giren kaçakçılık suçları (359/ç) | Üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası |
Vergi kaçakçılığı etkin pişmanlık
Vergi kaçakçılığı nedeniyle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi hâlinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Tablo: Kaçakçılık Suçlarında Etkin Pişmanlık ve Sonuçları
| Etkin Pişmanlık Evreleri | Vergi, ceza ve fer’ilerinde ödeme şartları | Kaçakçılık adli cezalarında indirim |
| *Soruşturma Evresi | (Vergi+GF+GZ)+ (VZC/2+GZ) | 1/2 |
| Vergi ve VZC sı yoksa | 1/2 | |
| *Kovuşturma Evresi | (Vergi+GF+GZ)+(VZC/2+GZ) | 1/3 |
| Vergi ve VCZ sı yoksa | 1/2 | |
| * Ön Şartlar | Vergi mahkemesinde dava açılmaması, açılmışsa feragat edilmesi, kanun yollarına başvurulmaması veya başvurulmuşsa vazgeçilmesi. | |
- GZ: Gecikme zammı, GF: Gecikme Faizi, VZC: Vergi Ziyaı cezası
Vergi kaçakçılığı affı
2023 yılı itibariyle vergi kaçakçılığıyla ilgili getirilmiş bir ceza affı bulunmamaktadır. Ancak, ceza alan kişilerin daha az süreyle hapiste kalması için infaz düzenlemeleri yapılmıştır.
Vergi kaçakçılığı ihbar
Vergi kaçakçılığı ihbarı üzerine yapılan vergi incelemesi yapılması mümkün olabilmektedir. İhbar dilekçeleri, Anayasanın 74. maddesinde siyasi hak olarak yer alan “Dilekçe Hakkı”nın kullanma biçimi olan 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun hükümlerine göre verilmekte ve değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. İhbarda bulunan kişinin talebi olması durumunda ise 1905 sayılı Kanun hükümlerine göre muhbirlere ikramiye ödenmektedir.
İhbara dayalı olarak yapılan aramalı incelemelerde ihbarın yersiz çıkması üzerine muhbirin kimlik bilgileri istemesi durumunda mükellefe bildirilmektedir. Bu, hem vergi idaresinin görevi hem de mükellef hakkıdır. İncelemenin aramalı yapılmadığı durumlarda mükellefin muhbiri öğrenme hakkının olup olmadığı konusunda açıklayıcı bir düzenleme yapılmamıştır. Mükellefin incelemenin dayanağının bir ihbar olup olmadığını ve ihbarın yersiz olması nedeniyle incelemenin tarhiyat önerisi olmaksızın sonuçlanması durumunda da muhbirin adını öğrenmek istemesi durumunda vergi idaresinin bu isteği “Mükellef Hakları”, “Bilgi Edinme Hakkı” ve “Memurun ve İdarenin Sorumluluğu” nedenleriyle yerine getirmelidir.
Vergi ihbar hattı için tıklayınız.
Vergi Kaçakçılığı Yargıtay Kararları
Defter ve Belgeleri Gizleme Suçu Yargıtay Kararları
“Defter ve belgeleri gizlemek suçunun oluşabilmesi için, varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit” olan defter ve belgelerin, saklama zorunluluğu olan 5 yıllık süre içerisinde usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen vergi incelemesi için yetkili memura ibraz edilmemesinin yeterli olduğu, 31.12.2004 tarihinde faaliyetini sona erdirdiği anlaşılan ve 2003-2004 yıllarına ait yasal defter ve belgelerin usule uygun tebligatla ibrazı istenen sanığın, 31.11.2004 tarihinde geçirdiği yaralanma olayında iki ayağının da kırıldığı bu nedenle işlerini yürütemediğini ve işyerini kapattığını, bir yıla yakın yürüyemediği ve bu nedenle ibraz edemediğine ilişkin savunması defter ve belgelerin saklama ve ibraz etme zorunluluğunu ortadan kaldırmayacağından atılı suçun unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden mahkûmiyeti yerine kastının bulunmadığından bahisle yazılı şekilde beraatına karar verilmesi yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı bozulmasına, 27.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.”(Yrg. 11. Ceza Dairesi’nin, E. 2007/7847, K. 2010/4817 sayılı Kararı.)
“Ceza Genel Kurulu’nun 22.05.2001 tarih ve 99/104 sayılı kararında açıklandığı üzere; defter ve belgelerin gizlenmesi halinde, sağlıklı bir vergi incelemesi yapılamayacağı açıktır. Vergi denetimi olanağını kaldıran bu halde artık somut bir vergi ziyaının tespiti olanağı da ortadan kalkmaktadır. O halde, mükellefin sorumluluğunu kaldıracak olan ve 213 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde düzenlenen durumlarda veya kastı ortadan kaldıran diğer hallerin kanıtlanması dışında, vergi ziyaının varlığının kabulü de zorunludur. Bir başka anlatımla yukarıda değinilen haller dışında mefruz (soyut) vergi ziyaı bulunduğu kabul edilmeli, müspet (somut) vergi ziyaının varlığı aranmamalıdır. Kaldı ki, 29.07.1998 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 4369 sayılı yasa ile 213 sayılı Yasa’da yapılan değişiklikler ile vergi kaçakçılığı suçlarında” “vergi ziyaının varlığı” suçun unsuru olmaktan çıkarılmış ve defter ve belgeleri gizleme halinde, suçun oluştuğu hükme bağlanmıştır.”(Yrg. 11. Ceza Dairesi’nin, E. 2011/5028, K. 2011/4033 sayılı Kararı)
“2003 yılına ait defter ve belgelerini vergi incelemesi amacıyla ibrazı istenen sanığın, bir kısım defterleri ibraz ettiği ancak, envanter defteri ile gelir ve gider belgelerini ibrazdan kaçındığının iddia olunmasına, sanığın ise defter ve belgelerinin 29.07.2004 tarihinde işyerine girenler tarafından çalındığını, bu nedenle ibraz edemediğini, keza bu suçun faillerinin Üsküdar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/622-764 esas ve karar sayılı dosyasında yargılandıklarını savunmasına karşın, anılan dosya içerisindeki müracaat tutanağı, olay yeri inceleme tespit tutanağı, üst arama tutanakları, yakalama ve zapt etme tutanağı ile şikayetçi beyanları ile sanık savunmalarının incelenmesinde; şikayet ve savunmalarda suça konu defter ve belgelerden söz edilmediği, defter ve belgelerin çalındığı veya yok edildiğine dair bir tespite yer verilmediği gibi sanığın bu süreçte ilgili vergi dairesine başvuruda bulunduğuna dair bir bulgunun da mevcut olmadığı, ……. defter ve belgeleri ibraz etmeyerek gizlemesi şeklinde oluşan eylemi ile vergi kaybına sebebiyet verdiğinin kabulü ile mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, isabetsiz gerekçelerle beraat kararı verilmesi yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı bozulmasına, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.”(Yrg. 11. Ceza Dairesi’nin, E. 2012/612, K. 2012/3585 sayılı Kararı.)

Sahte Fatura Düzenleme Ve Kullanma Suçu Yargıtay Kararları
“…Faturasız yapılan satın almanın, bir başka mükellefin faturası ile belgelendirilmesi halinde, faturayı düzenleyen ile alan arasında, gerçek bir mal ve hizmet alımı bulunmaması nedeniyle faturanın sahte olduğunun kabulü gerektiği, sanığın başka mükelleflerden aldığı mal ve hizmetlere karşılık Ö.. ticaretten temin ettiği faturaları kullandığının anlaşıldığı, sanığın faturalar konusu mal ve hizmeti … firmasından almaması nedeniyle “faturaların sahte olduğunu bilmiyordum” şeklindeki savunmasının kabule şayan olmadığı, esasen fatura konusu mal ve hizmetin başka mükelleflerden alındığı mahkemece de kabul edildiği, tüm dosya kapsamı ile sanığa atılı suçun tüm unsurları itibariyle oluştuğu Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.03.2002 tarih ve 28/179 sayılı Kararı’nda da açıklandığı üzere, bir takvim yılında her vergilendirme dönemindeki kullanmaların teselsül hükmünün uygulanmasını da gerektirdiği gözetilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, suç kastı bulunmadığından bahisle beraatına karar verilmesi, kanuna aykırı ve müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi CMUK’un 321. maddesi uyarınca bozulmasına, 24.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.” (Yrg. 11. Ceza Dairesi’nin, E. 2008/1841, K. 2010/159 sayılı Kararı)
“Belgelerin sahte olduğuna eksik soruşturma nedeniyle karar verilmesini ise hukuka aykırı bulunmuştur. “… Sanığın kullandığı ve sahte olduğu iddia olunan faturaları düzenleyen şirketler hakkında tanzim olunan vergi tekniği raporlarının aslı veya onaylı örnekleri getirtilerek, anılan raporlarla ilgili olarak şirket yetkilileri hakkında dava açılmış olup olmadığının ilgili vergi dairelerinden araştırılması, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları celp ile incelenerek özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, bedelinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun, kanıtlama yeterliliği olan şirket banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler ve faturaları düzenleyene yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığı da dikkate alınarak faturaları düzenleyenler ile sanığın ticari defter ve belgeleri üzerinde yeniden karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması ve toplanan deliller bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı bozulmasına 04.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.” (Yrg. 11. Ceza Dairesi’nin E. 2008/1324, K. 2010/12244 sayılı Kararı.)
“Sahte belge düzenlemede vergi ziyaı suçun unsuru olarak kabul edilmemiştir. “213 sayılı Kanun’un 359. maddesinde 4369 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile vergi kaçakçılığı suçunda vergi ziyaının suçun unsuru olmaktan çıkarıldığı, gerçek bir mal satışı karşılığında düzenlenmesi gereken faturanın alıcı yerine bir başkası adına yasal şekline uygun olarak düzenlenmesiyle suçun tamamlanacağı; somut olayda sanığın özel gider indiriminden faydalanmalarını sağlamak için suça konu sahte faturaları düzenleyip aralarında ticari ilişki olmayan kamu görevlilerine verdiğinin anlaşılması karşısında, 213 sayılı Yasan’ın 359/b-1. maddesindeki sahte fatura düzenlemek suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu gözetilmeden, faturaların gerçek olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi yasaya aykırı, sanık ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı bozulmasına, 28.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi” (Yrg. 11. Ceza Dairesi’nin, E. 2010/2879, K. 2012/2403 sayılı Kararı)

Vergi Kaçakçılığında En Sık Karşılaşılan Suç Tipi: Sahte Fatura (VUK 359/b)
Vergi Usul Kanunu’nun 359/b maddesi, vergi kaçakçılığı suçları arasında en sık karşılaşılan ve en ağır cezaları öngören fiillerden biri olan sahte belge düzenleme veya kullanma suçunu düzenler. Bu suçun cezası 7394 sayılı Kanun ile 3 yıldan 8 yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir. Sahte belge düzenleyenler ile bu belgeleri kullananlar farklı pozisyonlarda olsalar da, her iki fiil de aynı madde kapsamında değerlendirilerek cezalandırılır.
Sahte Fatura Düzenleme Suçu
Sahte fatura düzenleme suçu, gerçek bir ticari işlem veya hizmet karşılığı olmaksızın fatura veya benzeri belge düzenlenmesi anlamına gelir. Bu fiili gerçekleştirenler genellikle paravan şirketler kuran veya sahte fatura komisyonculuğu yapan kişilerdir. Sahte fatura düzenleyenler, vergi sistemini yanıltarak haksız kazanç elde etmeyi amaçlarlar. Bu suç hakkında daha detaylı bilgi için Sahte Fatura Düzenleme Suçu makalemizi inceleyebilirsiniz.
Sahte Fatura Kullanma Suçu
Sahte fatura kullanma suçu, gerçekte var olmayan bir gider veya maliyeti varmış gibi göstermek amacıyla sahte olarak düzenlenmiş bir belgeyi defter kayıtlarına işlemek suretiyle vergi matrahını azaltmayı hedefleyen mükellefler tarafından işlenir. Mükelleflerin bu belgeleri bilmeden kullandıklarına dair savunmaları yargılamada önem taşır. Sahte fatura kullanma suçu ve hukuki süreçleri hakkında ayrıntılı bilgiye Sahte Fatura Kullanma Suçu sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Vergi Kaçakçılığı Suçunda Savunma Stratejileri
Vergi kaçakçılığı suçuyla suçlanan mükelleflerin savunmasında temel yaklaşımımız, Vergi Tekniği Raporu’nun ve vergi inceleme raporunun detaylı analiziyle başlar. Pratikte karşılaştığımız vakalarda, raporlardaki tespitlerin delil zinciriyle desteklenmediği durumlar az değildir.
Vergi kaçakçılığı suçunda kasıt unsuru esastır. Sahte fatura kullanma iddiasında, mükellefin faturayı bilerek ve isteyerek kullandığının ispat yükü iddia makamındadır. Mesleki gözlemlerimize göre, muhasebe müşavirinin hatası veya ticari ilişkinin gerçekliği gibi savunmalar beraat kararlarına yol açabilmektedir.
Vergi kaçakçılığı suçunda başlıca savunma araçları şunlardır:
- Kast yokluğu: Mükellefin sahte belgeyi bilmeden kullandığının ortaya konması.
- Delil yetersizliği: Vergi Tekniği Raporu’ndaki tespitlerin somut delille desteklenmemesi.
- İş akışı ve ticari ilişki delilleri: Mal tesliminin veya hizmetin gerçekten yapıldığını gösteren sevk irsaliyesi, nakliye faturası, banka havalesi gibi belgeler.
- Bilirkişi raporu talebi: Muhasebe kayıtlarının ayrıntılı incelenmesi.
Vergi Kaçakçılığı Davasında Yargılama Süreci
Vergi kaçakçılığı suçunun yargılaması asliye ceza mahkemesinde yapılır. Süreç şu şekilde işler:
- Vergi Denetim Kurulu tarafından vergi inceleme raporu ve Vergi Tekniği Raporu düzenlenir.
- Rapor, Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusu olarak gönderilir.
- Savcılık soruşturma başlatır; yeterli delil varsa iddianame düzenler.
- Asliye ceza mahkemesinde kovuşturma başlar. Duruşmalar yapılır.
- Mahkeme kararına karşı istinaf (Bölge Adliye Mahkemesi) ve temyiz (Yargıtay 11. Ceza Dairesi) yolları açıktır.
Vergi mahkemesindeki idari dava ile ceza mahkemesindeki ceza davası birbirinden bağımsızdır. Ancak vergi mahkemesinin tarhiyatı iptal eden kararı, ceza mahkemesinde güçlü bir savunma delili oluşturur. Büroya yansıyan davalarda, vergi mahkemesi iptal kararının ardından ceza mahkemesinden beraat kararı verildiği durumları sıklıkla görmekteyiz.
Vergi kaçakçılığı suçuna iştirak ve defter gizleme suçu hakkında da ayrıntılı makalelerimize bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
S: Vergi kaçakçılığı suçu nedir?
C: Vergi kaçakçılığı suçu, Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde tanımlanan, vergi matrahının eksik beyan edilmesi veya hiç beyan edilmemesi amacıyla defter ve belgelerde hileli işlemler yapma, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma gibi fiillerdir. Bu suçlar, devletin vergi gelirlerini azaltmaya yönelik kasıtlı eylemleri kapsar.
S: VUK 359/a, b, c arasındaki ceza farkı nedir?
C: VUK 359/a (defter/belge yok etme/değiştirme/tahrif/gizleme, hesap hilesi) için 18 ay – 5 yıl hapis cezası öngörülür. VUK 359/b (sahte belge düzenleme veya kullanma) için 3 – 8 yıl hapis cezası uygulanır. VUK 359/c (yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma) için ise 18 ay – 5 yıl hapis cezası belirlenmiştir. En ağır ceza sahte belge fiilleri için öngörülmüştür.
S: 7394 sayılı Kanun ile vergi kaçakçılığı suçunda ne değişti?
C: 7394 sayılı Kanun (15.4.2022 RG) ile VUK 359/b maddesindeki sahte belge düzenleme veya kullanma suçunun cezası 18 ay-5 yıldan 3-8 yıla çıkarıldı. Ayrıca, VUK 359. maddesine eklenen son fıkra ile vergi kaçakçılığı suçlarında etkin pişmanlık düzenlemesi getirildi. Bu değişiklikler, vergi kaçakçılığı ile mücadelede daha caydırıcı ve uzlaşmacı bir yaklaşım sunmaktadır.
S: Vergi kaçakçılığı suçunda etkin pişmanlık nasıl uygulanır?
C: Etkin pişmanlık, 7394 sayılı Kanun ile VUK 359’a eklenen son fıkra ile düzenlenmiştir. Soruşturma evresinde tarh edilen vergi, gecikme faizi ve cezanın ödenmesi halinde hapis cezası yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise üçte bir oranında indirilir. Ön şart, vergi mahkemesinde dava açılmaması veya açılan davadan feragat edilmesidir.
S: Vergi kaçakçılığı suçunda hangi mahkeme yargılama yapar?
C: Vergi kaçakçılığı suçları, Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca Asliye Ceza Mahkemelerinde yargılanır. Bu mahkemeler, vergi suçu raporu ve mütalaa şartı gibi özel usul kurallarına dikkat ederek yargılamayı yürütür ve karara bağlar. Temyiz mercii ise Yargıtay 11. Ceza Dairesi’dir.
S: Vergi mahkemesi davası ile ceza davası birbirine bağlı mıdır?
C: Vergi mahkemesi davası (vergi tarhiyatına ve cezasının iptaline yönelik) ile ceza davası (vergi kaçakçılığı suçuna yönelik) birbirinden bağımsızdır. Ancak, ceza davasında verilen beraat kararı, vergi mahkemesi davasını etkileyebilir. Etkin pişmanlık hükmünden yararlanmak için ise vergi mahkemesinde dava açılmaması veya açılmış davadan feragat edilmesi şartı aranır.
S: Sahte fatura kullanma ile düzenleme suçu farkı nedir?
C: Sahte fatura düzenleme suçu, gerçek bir işlem olmaksızın fatura oluşturmayı ifade eder ve genellikle paravan şirketler veya komisyoncular tarafından işlenir. Sahte fatura kullanma suçu ise, düzenlenmiş olan bu sahte faturayı kendi defter kayıtlarına işleyerek vergi matrahını azaltmayı amaçlayan mükellefler tarafından işlenir. Her ikisi de VUK 359/b kapsamındadır.
S: Vergi kaçakçılığı suçunda HAGB mümkün müdür?
C: Vergi kaçakçılığı suçlarında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi mümkündür. Ancak, HAGB kararı için belirli şartların (daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmama, zararı giderme vb.) sağlanması gerekir. Özellikle 7394 sayılı Kanun ile getirilen etkin pişmanlık düzenlemesi, HAGB’ye alternatif bir yol sunmaktadır.
S: Bilmeden sahte fatura kullanmak suç mudur?
C: Vergi kaçakçılığı suçları, kasıtlı olarak işlenebilen suçlardır. Bu nedenle, bir mükellefin sahte faturayı bilmeden, yani iyi niyetle kullandığını ispat etmesi durumunda cezai sorumluluğu ortadan kalkabilir. Ancak, bu durumun yargılama sürecinde somut delillerle ve güçlü savunmalarla ortaya konulması büyük önem taşır. Yargıtay kararları bu konuda yol göstericidir.
S: Vergi kaçakçılığı suçunda zamanaşımı süresi nedir?
C: Vergi kaçakçılığı suçlarında zamanaşımı süresi, Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümlerine tabidir. VUK 359/a ve c maddelerindeki suçlar için 8 yıl, VUK 359/b maddesindeki sahte belge düzenleme veya kullanma suçu için ise 15 yıl (7394 sayılı Kanun sonrası) olarak uygulanır. Zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar ve bu süre içinde dava açılmaz veya sonuçlanmazsa ceza davası düşer.








