0312 911 83 10
·
av.fatiharas@gmail.com
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
DANIŞMANLIK

Kanun Yolundan Vazgeçme (VUK 379): İndirim Oranları, Süre ve Şartlar

Kanun Yolundan Vazgeçme (VUK 379): İndirim Oranları, Süre ve Şartlar

Özetle: Kanun yolundan vazgeçme, vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan davada verilen kararın ardından mükellefin istinaf veya temyize gitmekten vazgeçerek uyuşmazlığı indirimli tutarla kapatmasıdır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 379. maddesinde düzenlenmiştir. Başvuru, kararın mükellefe tebliğinden itibaren otuz gün içinde ihbarnameyi düzenleyen vergi dairesine yapılır; dilekçenin verildiği tarihte vergi ve cezalar indirimli olarak tahakkuk eder ve bir ay içinde ödenir.

Sayısal karşılığı şudur: kararla kaldırılan verginin %60’ı, tasdik edilen verginin tamamı, tasdik edilen vergiye bağlı vergi ziyaı cezasının %75’i tahakkuk eder. Tahakkuk eden tutarların %80’i gecikme faiziyle birlikte süresinde ödenirse ayrıca %20 indirim uygulanır; ancak tasdik edilen vergi tutarında bu ek indirim yapılmaz. Bu, davayı sürdürmenin belirsizliği ile bugünden kesinleşecek indirim arasında yapılan bir tercihtir.

Kanun Yolundan Vazgeçme Nedir?

Müessese, 7194 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle Vergi Usul Kanunu’nun 379. maddesi başlığıyla birlikte yeniden düzenlenerek 1.1.2020 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Uygulama usul ve esasları 20.02.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 517 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile belirlenmiştir. Tebliğin amaç bölümünde müessesenin gerekçesi şöyle ifade edilmiştir:

“…yargılama sürecinin sonuçlanmasını beklemeksizin tarhiyat ve cezalara ilişkin uyuşmazlıkların yargılama aşamasında da çözümlenmesini ve böylece İdare ile mükellefler arasında tarhiyat ve cezalara ilişkin çözüm ve uyumu her aşamaya yaymayı sağlayacak bir müesseseye ihtiyaç duyulmuştur.”
— 517 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği, Amaç ve Kapsam bölümü

Uzlaşma ve cezada indirim, dava açılmadan önce işleyen idari mekanizmalardır. Kanun yolundan vazgeçme ise dava açıldıktan ve ilk karar alındıktan sonra devreye girer. Mükellef açısından anlamı nettir: elinde bir mahkeme kararı vardır, o kararın sonucunu kabul eder ve karşılığında indirim alır. İdare de kanun yolundan vazgeçilmesi hâlinde ihtilafı sürdürmez; bu, tek taraflı bir feragat değil karşılıklı sonlandırmadır.

Hangi Kararlar Kanun Yolundan Vazgeçme Kapsamındadır?

Bir kararın kanun yolundan vazgeçme kapsamına girmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir. Birincisi, kararın vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan bir dava sonucunda verilmiş olması. İkincisi, vergi mahkemesi kararına karşı istinaf yolunun ya da bölge idare mahkemesi kararına karşı temyiz yolunun açık olması. Üçüncüsü, kararın Danıştayın bozma kararı üzerine verilmemiş olması.

Üçüncü şart uygulamada en çok gözden kaçandır: dosya bir kez Danıştaydan dönmüşse kanun yolundan vazgeçme imkânı kapanır. Aynı şekilde, kararın kesin olması da kapıyı kapatır; bu nedenle istinaf başvurusu yapılabilecek bir karar olup olmadığının parasal sınır bakımından önceden hesaplanması gerekir.

517 Sıra No.lu Tebliğ, kapsam dışında kalan kararları örnekleyerek saymıştır. Aşağıdaki kararlar kanun yolundan vazgeçme kapsamında değildir.

Davanın süre aşımı gerekçesiyle reddine ilişkin kararlar. İhbarnameye süresinde dava açılmamışsa müesseseden yararlanılamaz; Tebliğ bunu ayrı bir örnekle de göstermiştir.

Davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kararlar ile idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle verilen ret kararları.

Vergi mahkemesince verilip istinaf yolu açık olmayan kesin nitelikli kararlar ile bölge idare mahkemesince verilip temyiz yolu açık olmayan kesin nitelikli kararlar.

Danıştayın bozma kararı üzerine verilen kararlar.

Vergi/ceza ihbarnamesine karşı açılmamış davalarda verilen kararlar ile beyanname verilmesi üzerine tahakkuk fişi esasına göre yapılan tarhiyatlara açılan davalarda verilen kararlar.

Vergi Usul Kanunu kapsamında yapılan şikâyet yoluyla müracaatın reddi üzerine açılan davalarda verilen kararlar.

Ödeme emri tebliği, haciz gibi takip ve tahsilat işlemlerine karşı açılan davalarda verilen kararlar. Yani müessese tarh aşamasına özgüdür; tahsilat aşamasındaki uyuşmazlıklara uygulanmaz.

Kanun Yolundan Vazgeçmede İndirim Oranları Nelerdir?

Vergi Usul Kanunu’nun 379. maddesi tahakkuk edecek tutarları iki grup hâlinde belirlemiştir. Hesaplamada, istinaf veya temyiz yolu kullanılmayan yargı kararı esas alınır; başka bir deyişle dosyada bölge idare mahkemesi kararı varsa vergi mahkemesi kararı değil bölge idare mahkemesi kararı dikkate alınır.

Vergi aslı ve buna bağlı vergi ziyaı cezası

Karar vergiyi kaldırmışsa verginin %60’ı tahakkuk eder, kalan %40’ı terkin edilir; vergiye bağlı vergi ziyaı cezasının ise tamamı terkin edilir. Karar vergiyi tasdik etmişse verginin tamamı ve vergi ziyaı cezasının %75’i tahakkuk eder, cezanın kalan %25’i terkin edilir. Kısmen tasdik kısmen kaldırma hâlinde her kısım kendi oranına tabidir.

Aslı dava konusu yapılmayan cezalar, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları

Bağlı olduğu vergi aslı dava konusu yapılmayan veya Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde yazılı fiillere iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında oranlar farklıdır: kaldırılan tutarın %25’i, tasdik edilen tutarın %75’i tahakkuk eder. Dikkat edilmesi gereken nokta, bu grupta kararın mükellef lehine olması hâlinde bile cezanın dörtte birinin ödenecek olmasıdır.

Kanun Yolundan Vazgeçme Hesabı: Sayısal Örnek

517 Sıra No.lu Tebliğ’de yer alan üçüncü örnek, kısmen tasdik kısmen kaldırma hâlini göstermektedir. Mükellef adına 100.000 TL katma değer vergisi tarh edilmiş ve 100.000 TL vergi ziyaı cezası kesilmiştir. Vergi mahkemesi, verginin 50.000 TL’lik kısmı ile buna bağlı 50.000 TL cezayı tasdik etmiş, kalan kısımları kaldırmıştır. Mükellef istinaf süresi içinde kanun yolundan vazgeçme dilekçesi vermiştir.

Tahakkuk eden: tasdik edilen 50.000 TL verginin tamamı + kaldırılan 50.000 TL verginin %60’ı olan 30.000 TL + tasdik edilen 50.000 TL cezanın %75’i olan 37.500 TL = 117.500 TL.
Terkin edilen: 20.000 TL vergi + 62.500 TL vergi ziyaı cezası = 82.500 TL.
Süresinde ödemeye bağlı ek indirim: kaldırılan vergiye ilişkin 30.000 TL’nin %20’si olan 6.000 TL ile cezanın %20’si olan 7.500 TL, toplam 13.500 TL daha indirilir. Tasdik edilen 50.000 TL vergide indirim yapılmaz.
Kaynak: 517 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği, Örnek 3.

Örnekten çıkan pratik sonuç şudur: kanun yolundan vazgeçme, kararın mükellef lehine olan kısmında bile bir bedel içerir (kaldırılan verginin %60’ı ödenir), buna karşılık aleyhe olan kısımda cezanın dörtte birini ve süresinde ödeme hâlinde ek olarak %20’sini kurtarır. Tercih, bu iki büyüklüğün dosyaya özgü karşılaştırmasıyla yapılmalıdır.

Kanun Yolundan Vazgeçme Başvurusu Nasıl Yapılır?

Başvuru, dava konusu edilen vergi/ceza ihbarnamesini düzenleyen vergi dairesine hitaben yazılan ve Tebliğ ekinde yer alan dilekçe ile yapılır. Dilekçeye, kanun yolundan vazgeçilen kararın mükellefe tebliğ edildiği tarihi gösteren belge ile karar örneği eklenir. Dilekçede dava konusu vergi ve cezaların tümü için vazgeçildiğinin beyan edilmesi zorunludur; her karar için ayrı dilekçe verilir.

Süre, mükellef için geçerli olan istinaf veya temyiz başvuru süresidir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca bu süre kararın tebliğinden itibaren otuz gündür ve mükellefe tebliğ tarihinden işler. Tebliğ’de yer alan örnekte karar idareye 25.09.2020, mükellefe 06.10.2020 tarihinde tebliğ edilmiş ve sürenin mükellefe tebliğ tarihinden başladığı belirtilmiştir.

Başvurunun taahhütlü posta veya APS ile gönderilmesi hâlinde postaya verildiği tarih, adi posta ile gönderilmesi veya özel dağıtım şirketiyle iletilmesi hâlinde ise vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarih başvuru tarihi sayılır. Bu ayrım, sürenin son gününde yapılan başvurularda sonucu değiştirir.

Dilekçe vergi dairesince ilgili yargı merciine gönderilir ve dilekçenin vergi dairesine verildiği tarih kanun yolundan vazgeçme tarihi kabul edilir. Vazgeçilmesine rağmen istinaf veya temyiz yoluna başvurulursa bu başvurular incelenmez. Ayrıca vazgeçilen davaya ilişkin kararlarda hükmedilen yargılama giderleri, avukatlık ücretleri ve fer’ileri karşılıklı olarak talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz.

Ödeme Süresi, Gecikme Faizi ve %20 Ek İndirim

Tahakkuk eden tutarlar, tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Gecikme faizi ise Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi uyarınca hesaplanır: tarhiyatın ilgili olduğu döneme ait normal vade tarihinden, kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarihe kadar. Bu bent, 7194 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle özel olarak eklenmiştir; dolayısıyla faizin bitiş tarihi yargı kararının tebliği değil dilekçenin verildiği tarihtir.

Ek indirimin şartı katıdır. Tahakkuk eden vergi ve cezaların %80’inin, hesaplanacak gecikme faiziyle birlikte ve tamamen bir ay içinde ödenmesi gerekir; bu durumda %20 indirim uygulanır ve gecikme faizi de verginin indirimden sonra kalan %80’lik kısmı üzerinden hesaplanır. Tasdik edilerek tahakkuk eden vergi tutarında indirim yapılmaz. Tebliğ, ödemenin süresinde yapılmaması ya da tutarın bir kısmının ödenmesi hâlinde indirimden yararlanılamayacağını açıkça belirtmiştir.

Buna karşılık vadesinde ödeme yapılmaması, kanun yolundan vazgeçilmediği anlamına gelmez. Vazgeçme geçerliliğini korur, yalnızca ek indirim hakkı kaybedilir ve ödenmeyen tutarlar için 6183 sayılı Kanun hükümleri işlemeye başlar. Ayrıca tahakkuktan önce ödenmiş gecikme faizi ve gecikme zammı dâhil tutarlar ödenecek tutara mahsup edilir; mahsup sonrası iadesi gereken bir tutar çıkarsa ret ve iade işlemi yapılır. Dava sürerken 2 nolu ihbarname üzerine ödeme yapmış mükellefler bakımından bu mahsup kuralı önem taşır.

Kanun Yolundan Vazgeçme mi, Uzlaşma mı, Cezada İndirim mi?

Bu üç yol aynı anda değil, sırayla gündeme gelir ve ikisinin kapsamı 2024’te daraldı.

Tarhiyat sonrası uzlaşma ve tarhiyat öncesi uzlaşma, dava açılmadan önceki aşamaya aittir. 28.07.2024 tarihli 7524 sayılı Kanun’la vergi aslı uzlaşma kapsamından çıkarılmıştır; uzlaşma artık esas olarak cezaları kapsar. Bu, vergi aslına itirazı olan mükellef için dava yolunu tek seçenek hâline getirmiştir.

Cezada indirim (Vergi Usul Kanunu m.376), vergi ceza ihbarnamesi tebliğinden itibaren otuz gün içinde başvurularak cezanın yarısının indirilmesini sağlar; ancak maddenin ikinci bendi de 7524 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırılmıştır. Bu yoldan yararlanan mükellef dava açamaz: madde, ödeyeceğini bildirdiği tutarı süresinde ödemeyen veya dava konusu yapan mükellefin hükümden faydalandırılmayacağını açıkça belirtir.

Kanun yolundan vazgeçme ise bu iki yolun kapandığı noktadan sonra, ilk yargı kararı elde edildiğinde devreye girer. Dolayısıyla üçü arasında bir “seçim” değil, bir zaman çizgisi vardır: ihbarname aşamasında uzlaşma veya cezada indirim, dava sonrası ilk kararda kanun yolundan vazgeçme.

Uygulamada Hangi Noktalarda Sorun Çıkıyor?

Kısmi başvuru yapılması

Tebliğ’e göre dava konusu edilen vergi ve cezaların bir kısmı için, ya da birden fazla ihbarnamenin tek davaya konu olduğu hâllerde ihbarnamelerin biri veya bir kısmı için başvuru yapılırsa madde hükmünden yararlanılamaz. Mükellefin “lehime olan kısmı temyiz edeyim, aleyhime olanı kapatayım” biçiminde bir tercihi yoktur; kanun yolundan vazgeçme bütün hâlinde işler.

Sürenin idareye tebliğ tarihinden hesaplanması

Karar çoğu zaman idareye ve mükellefe farklı tarihlerde tebliğ edilir. Süre mükellefe tebliğ tarihinden işler; idareye tebliğ tarihi esas alınarak yapılan hesap, başvurunun süresinde olmadığı sonucunu doğurabilir. Tebliğ’de vergi dairesinin başvuruyu süre yönünden inceleyeceği ayrıca belirtilmiştir.

Kapsam dışı bir karar için başvurulması

Davası süre aşımından reddedilen mükellefin kanun yolundan vazgeçme başvurusu sonuç doğurmaz; Tebliğ bunu beşinci örnekte açıkça göstermiştir. Aynı durum ehliyet ret kararları, kesin nitelikli kararlar ve ödeme emrine karşı açılan davalarda verilen kararlar için de geçerlidir. Bu hâllerde başvuru yapılırken istinaf süresi de tüketilmiş olacağından çift kayıp doğar.

Tasdik edilen vergide %20 indirim beklenmesi

Ek indirim, tasdik edilerek tahakkuk eden vergi tutarına uygulanmaz. Hesap yapılırken bu kalem indirimli varsayılırsa ödenecek tutar eksik hesaplanır; eksik ödeme ise indirimin tamamen kaybına yol açar çünkü şart, tutarın tamamının süresinde ödenmesidir.

Danıştay bozması sonrasında başvurulması

Dosya Danıştaydan bozularak dönmüşse, bozma üzerine verilen karar kapsam dışıdır. Uzun süren dosyalarda bu sınır gözden kaçmakta ve indirim beklentisiyle kanun yolundan vazgeçme dilekçesi verilirken temyiz süresi kaçırılabilmektedir.

Kanun yolundan vazgeçme başvurusu ve indirim hesabı

Sık Sorulan Sorular

Kanun yolundan vazgeçme başvurusu ne kadar sürede yapılmalıdır?

Mükellef için geçerli olan istinaf veya temyiz başvuru süresi içinde, yani kararın mükellefe tebliğinden itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır. Süre, kararın idareye tebliğ edildiği tarihe göre değil mükellefe tebliğ edildiği tarihe göre işler. Bu süre geçtikten sonra yapılan başvurularda 213 sayılı Kanun’un 379. maddesi uygulanmaz.

Kanun yolundan vazgeçmede indirim oranları nedir?

Karara göre kaldırılan vergi tutarının %60’ı, tasdik edilen vergi tutarının tamamı ve tasdik edilen vergiye ilişkin vergi ziyaı cezasının %75’i tahakkuk eder. Bağlı olduğu vergi aslı dava konusu yapılmayan veya Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesindeki fiillere iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında ise kaldırılan tutarın %25’i, tasdik edilen tutarın %75’i tahakkuk eder.

Kanun yolundan vazgeçmede ayrıca %20 indirim nasıl uygulanır?

Tahakkuk eden tutarların %80’inin, hesaplanacak gecikme faiziyle birlikte tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde tamamen ödenmesi şartıyla vergi ve ceza tutarından %20 indirim yapılır. Ancak mahkeme kararında tasdik edilerek tahakkuk eden vergi tutarında bu indirim uygulanmaz. Ödemenin süresinde yapılmaması veya tutarın bir kısmının ödenmesi hâlinde indirimden yararlanılamaz.

Dava konusu vergi ve cezaların sadece bir kısmı için kanun yolundan vazgeçilebilir mi?

Hayır. 517 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’ne göre dava konusu edilen vergi ve/veya cezaların bir kısmı için ya da birden fazla ihbarnamenin tek davaya konu olması durumunda ihbarnamelerin biri veya bir kısmı için başvuru yapılması hâlinde madde hükmünden yararlanılamaz. Dilekçede dava konusu vergi ve cezaların tümü için vazgeçildiğinin beyan edilmesi gerekir.

Danıştayın bozma kararı üzerine verilen kararlarda kanun yolundan vazgeçilebilir mi?

Hayır. 213 sayılı Kanun’un 379. maddesi, Danıştayın bozma kararı üzerine verilen kararları açıkça kapsam dışında bırakmıştır. Aynı şekilde davanın süre aşımı veya ehliyet yönünden reddine ilişkin kararlar, kesin nitelikli kararlar ile ödeme emri ve haciz gibi takip işlemlerine karşı açılan davalarda verilen kararlar da kapsam dışındadır.

Sonuç

Kanun yolundan vazgeçme, vergi uyuşmazlığını ilk yargı kararı aşamasında ve indirimli tutarla kapatma imkânı verir. Kararın mükellef lehine olduğu kısımda dahi verginin %60’ının ödenecek olması bu yolun bedelidir; buna karşılık tasdik edilen cezalarda dörtte birlik terkin ve süresinde ödeme hâlinde ek %20 indirim, uzun sürecek bir istinaf ve temyiz yolculuğunun belirsizliğine karşı somut bir kazanımdır.

Uygulamadaki tecrübelerimiz ışığında en çok dikkat edilmesi gereken nokta sürenin niteliğidir: kanun yolundan vazgeçme için tanınan süre, istinaf süresiyle aynı otuz gündür ve ikisi birlikte tükenir. Bu nedenle karar tebliğ alındığında hesabın hemen yapılması, kararın kapsamda olup olmadığının (özellikle kesinlik sınırı ve Danıştay bozması bakımından) önce kontrol edilmesi gerekir. İlgili hükümlerin güncel metnine 213 sayılı Vergi Usul Kanunu üzerinden ulaşılabilir.

Aras Hukuk ve Danışmanlık

Related Posts

Leave a Reply

Call Now Button