0312 911 83 10
·
av.fatiharas@gmail.com
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
DANIŞMANLIK

Şirket Tasfiyesi 2026: LTD & AŞ Süreci, Süre, Maliyet

Şirket Tasfiyesi 2026: LTD & AŞ Süreci, Süre, Maliyet

Şirket tasfiyesi, bir şirketin hukuki varlığına son verme sürecidir. TTK 543/2 uyarınca son alacaklı çağrısından sonra 3 aylık zorunlu bekleme süresi bulunur. Bu süreç, uygulamada asgari 5-6 ay sürebilmektedir. Anonim Şirketler için 31.12.2026’ya kadar 250.000 TL asgari sermaye uyumu zorunluluğu, uyumsuzluk halinde zorunlu tasfiyeyi başlatır.

Şirket Tasfiyesi

Tüzel kişiliklerde, genel kurul kararıyla başlayan ve şirket unvanının ticaret sicilinden çıkarılmasına kadar devam eden bir dizi işlemi içeren tasfiye süreci, çeşitli nedenlerle başlatılabilir. Bu nedenler arasında, bir şirketin işletme konusunun artık sürdürülemez hale gelmesi, belirlenen sürenin sona ermesiyle birlikte fiilen faaliyet göstermemesi, yasal organlarının tamamlanamaması, genel kurul toplantısı yapılamaması gibi çeşitli sebepler yer alabilir. Bu süreç başladıktan sonra temel amaç, şirketin tasfiyesine yönelik işlemlerin gerçekleştirilmesi ve şirket alacaklarının tahsil edilerek borçların ödenmesi suretiyle şirketin iç ve dış ilişkilerinin uygun şekilde sonlandırılmasıdır. Bu süreç, şirketin hissedarları veya ortaklarıyla olan iç ilişkilerini ve dış ilişkilerini kayıtlara uygun bir şekilde sonlandırmayı amaçlar.

Tasfiye Öncesi Hazırlık

Şirket tasfiyesi öncesi yapılacak işlemler, şirketin özelliklerine ve durumuna bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bazı durumlarda borç ve alacakların mümkün olduğunca kapatılması gerekebilirken, diğer durumlarda bu işlemlerin tasfiyeye bırakılması daha uygun olabilir. Demirbaşların satılması veya muhafaza edilmesi gereken durumlar olabilir. Ardından, tasfiye giriş bilançosu hazırlanır ve tasfiye memurunun kim olacağına ilişkin karar verilir.

Tüm bu adımlar, şirketin özel koşullarına göre değişiklik gösterebilir. Tasfiye sürecine girmeden önce bir avukattan destek almak, daha sağlıklı sonuçlar elde etmenize yardımcı olabilir.

Şirket Tasfiyesi Nasıl Olur?

Limited şirketin tasfiyesi, tüm hesapların kapatılması ve şirket faaliyetlerinin sonlandırılması sürecini içerir. Bu sürecin başlangıcı, ilgili ticaret sicil müdürlüğüne bildirim yapılmasıyla gerçekleşir. Ancak, şirket tasfiyesi öncesinde bazı hazırlık işlemlerinin yapılması faydalı olabilir.

Tasfiye süreci, bir şirketin faaliyetlerinin sona ermesiyle başlar. Bu sürecin başlangıcı, ticaret siciline yapılan resmi bildirimle gerçekleşir. Ancak, şirket tasfiyesi öncesinde hazırlık işlemleri yapılabilir.

Tasfiye Sürecinin Başlangıcı

Tasfiye sürecinde, tasfiye memurlarının rolü oldukça önemlidir. Tasfiyenin başlamasıyla birlikte, tasfiye memurları şirketin durumunu inceler ve gerektiğinde uzmanlardan yardım alarak şirket varlıklarının değerini belirler. Şirketin malvarlığı ve finansal durumuyla ilgili envanter ve bilanço hazırlanır ve genel kurula sunulur. Genel kurulun onayının ardından, tüm şirket varlıklarına ve kayıtlara tasfiye memurları tarafından el konulur.

Şirket Alacaklılarına Bildirim

Tasfiye memuru, şirketin defterlerini ve yasal diğer belgelerini inceledikten sonra şirketin alacaklılarını tespit eder. Ardından, şirketin alacaklılarına tasfiye sürecine girdiğini ve alacaklarını tasfiye memuruna bildirmeleri gerektiğini içeren taahhütlü mektuplar gönderilir.

Tasfiye memuru tarafından tespit edilen alacaklılara yapılan bildirimin yanı sıra, tasfiye memuru, şirketin tüm alacaklılarını üç ay içinde alacaklarını tasfiye memurlarına bildirmeleri için davet eden genel beyanı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan eder. İlgili duyuru, bir hafta arayla üç kez yayımlanacaktır.

Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan son ilanın ardından, pay sahipleri, tasfiye sürecinin tamamlanmasından önce en az üç ay beklemelidir. Üç aylık bekleme süresi uzatılabilir, ancak kısaltılamaz.

Alacaklılardan cevap gelmemesi durumunda, bilinen alacaklar Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenen bir banka hesabına depo edilir. Çekişmeli veya muaccel olmayan borçlar ise noter aracılığıyla depo edilir. Ancak, teminat gösterilen veya varlığın paylaşımıyla ilgili anlaşmalar yapılmışsa, notere depo etmeye gerek kalmaz.

şirket avukatı

Şirketin İşlemleri ve Borçların Ödenmesi

Tasfiye memurları, şirketin devam eden işlerini tamamlar, ödenmemiş pay bedellerini tahsil eder ve varlıkları paraya çevirir. Şirketin borçları, ilk bilançoya ve davet sonuçlarına göre ödenmelidir. Ancak, her durumda bu işlemlerin yapılması gerekmez ve somut duruma bağlıdır.

Tasfiyenin Devamı ve Sonuçları

Şirket tasfiyesi sürecinde, şirketin tüzel kişiliği devam eder ancak “tasfiye halinde” ibaresi eklenir. Organların yetkileri sınırlı hale gelir ve sadece tasfiye işlemleriyle ilgili işlemleri yapabilirler. Şirketin başlamış ancak bitmemiş hukuki işlemleri tamamlanır, alacaklar toplanır ve borçlar ödenir. Şirket varlıkları ortaklara dağıtılır ve borçlar ödendikten sonra kalan aktifler belirli oranlarda dağıtılır.

Şirket Varlıklarının Satılması

Şirket tasfiyesi sürecinde, şirketin taşınır ve taşınmaz varlıkları tasfiye memurları tarafından pazarlık usulüyle satılabilir. Ancak, büyük miktarda malların toptan satılabilmesi için genel kurulun bu konuda bir karar alması gerekmektedir. Bu karar, genel kurul tarafından oybirliği ile alınmalıdır.

Tasfiye Sonunda Dağıtım

Tasfiye sürecinin tamamlanmasının ardından, şirketin tüm borçları ödendiğinde ve pay sahiplerine ait sermayeler geri ödendiğinde olumlu bir bakiye kalmış olabilir. Bu durumda, tasfiye bakiyesinin dağıtımı gündeme gelecektir. Kanuna göre, bu kalan tasfiye bakiyesi, esas sözleşmede aksi belirtilmedikçe, pay sahipleri arasında ödedikleri sermayeler ve sahip oldukları imtiyaz hakları oranında dağıtılacaktır (TTK md. 543/1). Eğer esas sözleşmede tasfiye payında imtiyaz tanımlayan bir hüküm bulunuyorsa, bu hüküm uygulanacaktır.

Önceki Ticaret Kanunu’nda ise, tasfiye bakiyesinin dağıtımı için farklı bir sıralama öngörülmüştü. Eski kanuna göre, şirket borçları ödendikten sonra kalan varlık, esas sözleşmede farklı bir hüküm yoksa, pay sahipleri arasında ödedikleri sermayelere ve imtiyaz haklarına göre dağıtılacaktı. Bu nedenle, pay bedellerinin ödenmesine öncelik verilmiyordu (6762 sayılı Kanun md. 447). Yeni kanunla birlikte, şirket pay bedelleri ve dış borçlar eşit kabul edilmiş ve borçların ödenmesinden sonra pay bedellerinin geri verilmesi şartı getirilmiştir. Bu nedenle, tasfiye artığı ancak pay bedellerinin geri ödenmesinden sonra dağıtılabilir hale gelmiştir. Bu düzenleme, “kanuna aykırı imtiyazlar oluşturabilecek bir dağıtımın, pay bedelleri iade edilmeden yapılmasının” önüne geçmek amacıyla yapılmıştır.

Tasfiye bakiyesinin dağıtılabilmesi için bir diğer önemli şart da, alacaklılara yapılan üçüncü çağrıdan itibaren 3 aylık bekleme süresinin tamamlanmasıdır (TTK md. 543/2 — 6102 sayılı Kanun’un ilk halinde 1 yıl olan bu süre, 2016’da 6 aya, 6 Kasım 2021 tarihli 7341 sayılı Kanun ile de 3 aya indirilmiştir). Ancak, alacaklılar için bir tehlike söz konusu değilse, mahkeme bu süreyi beklemeksizin dağıtıma izin verebilir (TTK md. 543/2).

Dağıtımın nakit mi yoksa malî mi yapılacağı da önemli bir husustur. Kanun, bu konuda kararı esas sözleşmeye ve genel kurul kararlarına bırakmaktadır. Dolayısıyla, esas sözleşme ve genel kurul kararlarında farklı bir hüküm bulunmadıkça, dağıtım nakit olarak gerçekleştirilecektir (TTK md. 543/3).

Şirket Tasfiyesi Sonunda Yapılması Gerekenler

Tasfiye sürecinin başarıyla tamamlanması, tasfiye memurlarının görevlerinin sona erdiği anlamına gelmez. Tam aksine, tasfiye sonucunda şirketin defterleri ve tüm belgeleri, sağlam bir şekilde muhafaza edilmelidir (TTK md. 544). Tasfiye edilen şirkete ait ticari defterler, son kaydın yapıldığı tarihten itibaren on yıl boyunca sulh hukuk mahkemesince korunacaktır. Bu süreçte, envanter, bilanço, yıl sonu veya konsolide finansal tablolar gibi diğer belgeler de aynı süre boyunca saklanacaktır (TTK md. 82).

MAKALE: TASFİYE MEMURLARININ SORUMLULUKLARI

Şirket tasfiye sürecinin son aşaması, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdirilmesidir (TTK md. 355). Tasfiye memurlarının talebi üzerine, şirket unvanı ilgili sicil müdürlüğü tarafından sicilden silinir ve durum ilan edilir (TTK md. 545). Bu adımın tamamlanmasıyla birlikte, şirketin tüzel kişiliği resmen sona erer ve tasfiye süreci kesin olarak sona ermiş olur.

Şirket Tasfiyesi Ne Kadar Sürer

Şirket tasfiyesi süresi, 3 aylık bekleme süresi (TTK 543/2, 7341 SK) ve vergi/SGK kapanış işlemleri dahil en az 5-6 ay alır; karmaşık dosyalarda 6-12 ay sürebilir. Ancak, çeşitli faktörler nedeniyle bu süre uzayabilir veya kısalabilir.

Tasfiye sürecinin uzunluğu, tasfiye memurları ile pay sahipleri arasındaki iletişim ve koordinasyon, şirketin malvarlığının hukuki durumu, borçların durumu gibi birçok faktöre bağlıdır. Tecrübeli bir şirketler hukuku avukatından yardım almak, sürecin daha hızlı ve verimli ilerlemesini sağlayabilir.

Şirket Tasfiyesinde Gerekli Evraklar

Şirketin tasfiyesi için ticaret odalarına yapılan başvurularda gerekli evraklar genellikle şunlardır:

  1. Oda Sicil Müdürlüğüne hitaben hazırlanmış ve yetkililer tarafından imzalanan dilekçe.
  2. Noter onaylı ortaklar genel kurulu kararının fotokopisi.
  3. Tasfiye memurlarının “Tasfiye Halinde” ibaresi ile başlayan şirket unvanı altında düzenlenmiş imza beyannamesi.
  4. Hazır bulunanlar listesi (Tek ortaklı ise gerek yoktur).
  5. Gündem (ilanlı genel kurul ise).
  6. Limited şirket tasfiye işlemlerinde Anonim Şirket hükümleri geçerlidir.

Bu belgeler, şirketin tasfiye sürecinin Oda Sicil Müdürlüğü nezdindeki resmi işlemlerini başlatmak için gereklidir.

Limited şirket tasfiye işlemlerinde  anonim şirket hükümleri geçerlidir.

ticaret hukuku avukatı

Şirketlerde Ek Tasfiye

Ek tasfiyenin gerçekleşebilmesi için öncelikle tamamlanmış bir tasfiye sürecinin ve şirket unvanının ticaret sicilinden silinmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle, eğer bu süreç henüz tamamlanmamışsa, ek tasfiye gerektiren bir durum söz konusu olmayacaktır. Ancak, yasada belirtilen koşullar oluşmuşsa, tasfiyeden dönülmesi uygulamasına başvurulabilir (TTK md. 548).

Yasada ek tasfiyenin zorunlu haller nedeniyle başvurulacak bir uygulama olduğu belirtilmiştir, ancak bu zorunluluk halleri tanımlanmamıştır (TTK md. 547/1). Düzenleme gerekçesinde ise, bu nedenlere bazı somut örnekler verilmiş ve ek tasfiyenin, örneğin şirkete ait bazı varlıkların dağıtımı sırasında dikkate alınmamış olmaları, anlaşmazlık konusu olan ve bu nedenle özel hükümlere tabi tutulan bir borcun çözümlenmesi, şirket malvarlığının dağıtımında ilgili kanunî hükümlere uyulmaması gibi durumlar nedeniyle gerekebileceği vurgulanmıştır.

Yargıtay’ın verdiği kararlara bakıldığında, ek tasfiye nedenlerinin yukarıda belirtilen durumlar dışında, örneğin tasfiyesi tamamlanmış bir şirketin eski çalışanının geçirdiği iş kazası nedeniyle açtığı davanın sonuçlanması veya şirketten alacaklı bir kişinin şirket aleyhine açtığı alacak davasının tasfiye sonrasında kesinleşmesi gibi durumlara dayanabileceği anlaşılmaktadır.

Normal tasfiye sürecinde tasfiye kararı, genel kurul kararı gibi iradi veya iflas, kanuni zorunluluk veya esas sözleşmedeki sebeplerden kaynaklanabilir. Ancak, ek tasfiye kararı mahkeme tarafından verilebilir. Ancak burada mahkeme tarafından re’sen harekete geçilmesi mümkün değildir. Ek tasfiye davası açılabilmek için son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurmalıdır (TTK md. 547/1). Limited şirketlerde müdür veya müdürler, şirketin sona ermesi sırasında ek tasfiye davası açılmasını talep edebilirler. Ancak, ticaret sicil müdürlüklerine bu davayı açma hakkı tanınmamıştır.

Ek tasfiye davasını açabilecek kişilerin sınırlı sayıda olduğu belirtilmiş olup, son tasfiye memurları ve yönetim kurulu üyelerinin adları belirtilmiştir (TTK md. 547/1). Bu ifadeden hareketle, tasfiye sürecine katılmış olmasına rağmen son tasfiye memuru olmayan bir kişinin bu davayı açması mümkün görünmemektedir. Ancak, şirkette herhangi bir dönemde görev yapmış tüm yöneticilerin bu davayı açabileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Ancak, bu durumun ek tasfiyenin amacına uygun olmadığı ve uygulamada anlamsız sonuçlar doğurabileceği belirtilmiştir. Bunun yanı sıra, ticaret sicil müdürlüğü de ek tasfiye davasında yasal bir taraf olarak kabul edilir.

Ek tasfiye davasında davalıların ismi belirtilmemiştir. Ancak, son tasfiye memurları veya son yönetim kurulu üyelerine karşı açılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu davada ticaret sicil müdürlüğü de yasal bir taraf olarak kabul edilir.

Ek Tasfiye Davası Nasıl Açılır?

Ek tasfiye davası, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açılmalıdır. Mahkeme, ek tasfiye talebinin yerinde olduğuna kanaat getirdiği takdirde, şirketin yeniden tesciline karar verecek ve bu işlemleri yapması için tasfiye memuru atayacaktır (TTK md. 547/2). Mahkeme, ek tasfiye işlemleri için son tasfiye memurunu atayabileceği gibi, böyle bir görevi üstlenmemiş yeni bir veya birkaç kişiyi de belirleyebilir.

Bu nedenle, mahkeme tarafından ek tasfiye kararı verildiği anda, bu işlemleri yürütecek tasfiye memurlarının da belirlenmesi gerekmektedir. Ancak, bu yönün bazen yerel mahkemeler tarafından göz ardı edildiği ve bu tür kararların Yargıtay tarafından kısmen bozulduğu ve yerel mahkemelere bu işlemleri yürütecek tasfiye memurlarını açıkça belirtmedikleri gerekçesiyle geri gönderildiği görülmektedir.

Kanun’daki ifadeden, ek tasfiyeyi yürütecek kimselerin tescil ve ilan ettirileceği belirtilmiştir, ancak düzenlemenin gerekçesinden bu işlemin ek tasfiyeyi yürütecek tasfiye memuru tarafından gerçekleştirileceği anlaşılmaktadır. Ek tasfiyede, şirket yeniden canlandırılsa da bu tescil belirli bir amaca yöneliktir ve sadece ek tasfiyeyi zorunlu kılan ihtiyacın giderilmesine odaklanmalıdır. Yani, ek tasfiye halindeki bir şirket yine tasfiye şirketi olup, şirket organlarının yeniden faaliyet göstermesi veya ticaret yapması mümkün değildir.

Ek tasfiyenin tescili üzerine, şirketin ek tasfiyeye girdiği, tescil edilen unvana “Tasfiye Halinde” ibaresinin eklenmesi, ek tasfiye işlemlerini yürütecek tasfiye memurlarının adı, soyadı, kimlik numarası ve yerleşim yeri, ek tasfiye işlemlerinin yürütüleceği adres gibi bilgiler tescil edilir. Şirket organları, ek tasfiyenin tesciliyle yeniden çalışmaya başlar, ancak bu durumun ayrıca tesciline gerek yoktur.

Sonuç

Yazımızda şirket tasfiyesiyle ilgili önemli detaylara değindik. Sürecin genel hatlarıyla anlatıldığı bu bilgiler, her durumun kendine özgü olduğunu ve detayların somut olaya göre değişebileceğini vurgulamaktadır. Bu nedenle, sürecin doğru bir şekilde takip edilmesi ve işlemlerin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için bir avukattan destek almak önemlidir.

Tüzel kişiliği olan şirketlerin tasfiyesi, şirket faaliyetlerinin sona ermesinden önce gerçekleşen bir dizi işlemi içeren bir süreçtir. Bu sürecin nasıl yürütüleceği, kanunda düzenlenmiştir. Ticaret siciline kaydedilerek tüzel kişilik kazanan şirketler, unvanlarının sicilden silinmesiyle tüzel kişiliklerini kaybederler. Bu nedenle, şirketin hukuki kimliğinin sona ermesinden önceki tasfiye aşamasının düzgün bir şekilde yürütülmesi, hem şirket hissedarları hem de şirketle ilişkisi olan üçüncü kişiler için son derece önemlidir.

2026 Güncel Mevzuat ve Kritik Tarihler

TTK 543/2 Bekleme Süresi Değişikliği

Türk Ticaret Kanunu (6102 SK) ilk halinde tasfiyede bekleme süresi 1 yıl iken, 6728 Sayılı Kanun (2016) ile 6 aya indirilmiştir. Son olarak, 7341 Sayılı Kanun (6.11.2021) ile bu süre 3 aya düşürülmüştür. 6 Kasım 2021 öncesi başlamış tasfiyelerde, geçiş hükümleri uyarınca eski süreler geçerli olabilir, bu nedenle güncel mevzuatın dikkatle incelenmesi önemlidir.

AŞ Asgari Sermaye 250.000 TL ve 31.12.2026 Deadline

7511 Sayılı Kanun ile anonim şirketler için asgari sermaye tutarı 250.000 TL’ye yükseltilmiş ve mevcut anonim şirketlere bu uyumu sağlamaları için 31.12.2026 tarihine kadar süre tanınmıştır. Bu tarihe kadar sermayesini uyumlu hale getirmeyen anonim şirketler kendiliğinden infisah eder ve zorunlu tasfiyeye girer. Limited şirketler için ise asgari sermaye tutarı geçici olmayan bir düzenleme ile 50.000 TL olarak belirlenmiştir.

MERSIS Dijital Tasfiye Başvurusu

14.04.2025 tarihi itibarıyla şirket tasfiyesi süreçleri dijitalleşmektedir. Tasfiyeye giriş, tasfiyeden dönme ve sicilden terkin işlemleri MERSİS (Merkezi Sicil Kayıt Sistemi) üzerinden elektronik ortamda yapılabilmektedir. Bu işlemler için e-imza zorunluluğu getirilmiştir. Bu sayede, işlemler daha hızlı ve bürokratik süreçler azalmış bir şekilde yürütülebilecektir.

Vergi ve SGK Yükümlülük Takvimi

Şirket tasfiyesi sürecinde vergi ve SGK yükümlülüklerinin takibi büyük önem taşır. Kurumlar Vergisi Kanunu (KVK) md.17 uyarınca tasfiyeye giriş tarihinden itibaren kıst kurumlar vergisi beyanı verilmelidir. Vergi Usul Kanunu (VUK) md.161-163 gereği işi bırakma bildirimi 1 ay içinde yapılmalıdır. Ayrıca, çalışanların işten çıkış bildirgeleri Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) 10 gün içinde bildirilmelidir.

Tasfiye Aşama ve Süre Tablosu

Şirket tasfiyesi süreci, yasal zorunluluklar ve idari işlemler nedeniyle belirli bir takvime bağlıdır. Aşağıdaki tabloda, tasfiye aşamaları ve bu aşamalar için öngörülen asgari süreler yer almaktadır. Uygulamada bu süreler, şirketin büyüklüğüne, borçluluk durumuna ve tasfiye memurunun işlem hızına göre değişiklik gösterebilir ancak asgari 5-6 aylık bir süre öngörülmelidir.

AşamaSüreMevzuat
Genel Kurul / Ortaklar Kurulu kararı + Ticaret Sicil tescili1-2 haftaTTK 541
Üç alacaklı çağrısı (birer hafta arayla TTSG)3 haftaTTK 541/1
Son çağrıdan itibaren zorunlu bekleme3 ayTTK 543/2 (7341 SK, 6.11.2021)
Kıst kurumlar vergisi beyanı4. ay sonuKVK 17
SGK işten çıkış + işyeri kapanış bildirgeleri10 gün5510 SK
Kapanış bilançosu + sicilden terkin1-2 ayTTK 542
Toplam asgari5-6 ay

2026 Tasfiye Maliyetleri

Şirket tasfiyesi, çeşitli resmi harçlar, tescil ücretleri ve profesyonel hizmet bedelleri gibi maliyetleri beraberinde getirir. Aşağıdaki tablo, 2026 yılı için tasfiye sürecinde karşılaşılabilecek başlıca maliyet kalemlerini ve yaklaşık tutarlarını göstermektedir. Bu tutarlar, şirketin yapısına ve işlem hacmine göre farklılık gösterebilir.

Kalem2026 Tutar (yaklaşık)
Noter onayı (Genel Kurul kararı)2.500 – 3.000 TL
Ticaret Sicil tescili (tasfiyeye giriş)4.500 – 5.000 TL
TTSG üç ilan2.500 – 3.000 TL
Kapanış tescili3.000 – 3.500 TL
Tasfiye memuru + SMMM ücretiSerbest (5.000 TL+)
Resmi harç+tescil toplamı10.500 – 12.000 TL

Güncel tutarlar için Türkiye Noterler Birliği ve Ticaret Sicil Müdürlüğü tarifesi esas alınır.

Limited mi Anonim mi? — Tasfiye Açısından Farklar

Limited şirketler ile anonim şirketlerin tasfiye süreçleri, Türk Ticaret Kanunu’nun farklı maddelerinde düzenlenmiş olup, bazı temel farklılıklar içermektedir. Özellikle karar alma organları, sermaye gereksinimleri ve tasfiye sonrası ortak sorumluluğu açısından önemli ayrımlar bulunmaktadır. Aşağıdaki tablo, bu iki şirket türü arasındaki tasfiye odaklı farkları özetlemektedir.

KriterLimited ŞirketAnonim Şirket
Tasfiye kararı organıOrtaklar Kurulu (2/3 çoğunluk)Genel Kurul (esas sermayenin 2/3 oyu)
Temel düzenlemeTTK 636 vd.TTK 529-548
Asgari sermaye (2026)50.000 TL250.000 TL (31.12.2026’ya kadar uyum zorunlu)
Ortak sorumluluğu (tasfiye sonrası)Vergi/SGK amme borçlarında ortaklar sorumlu (6183 md.35)Kural olarak pay sahipleri sorumlu değil; yönetim kurulu üyesi sorumluluğu doğabilir

Sıkça Sorulan Sorular

S: Şirket bir günde kapatılır mı?

C: Hayır, şirket tasfiyesi yasal olarak belirlenmiş aşamaları olan bir süreçtir. Türk Ticaret Kanunu’na göre alacaklılara çağrı yapılması ve son çağrıdan sonra en az 3 ay beklenmesi zorunludur. Bu yasal bekleme süresi ve diğer idari işlemler nedeniyle, bir şirketin tasfiye süreci asgari 5-6 ay sürmektedir. Bir günde kapatılması mümkün değildir.

S: Vergi borcu olan şirket tasfiye edilebilir mi?

C: Evet, vergi borcu olan bir şirket tasfiye edilebilir. Ancak tasfiye sürecinde şirketin tüm borçları, alacakları tahsil edilerek ve varlıkları paraya çevrilerek ödenmelidir. Şirketin malvarlığı borçlarını karşılamaya yetmezse, tasfiye memuru durumu mahkemeye bildirerek iflas sürecinin başlatılmasını talep edebilir. Tasfiye sonrası ödenmeyen vergi borçlarından limited şirket ortakları sorumlu olabilir.

S: Tasfiye sırasında fatura kesilebilir mi?

C: Evet, tasfiye halindeki bir şirket, tasfiye amacına uygun olmak kaydıyla fatura kesebilir. Tasfiye süreci, şirketin ticari faaliyetlerini tamamen durdurduğu anlamına gelmez; aksine, mevcut varlıklarını paraya çevirme, alacaklarını tahsil etme ve borçlarını ödeme gibi işlemleri yürütür. Bu işlemler sırasında mal ve hizmet satışı gerekebilir ve bu durumda fatura düzenlenmesi zorunludur.

S: Tasfiyede çalışanların kıdem ve ihbar tazminatı nasıl ödenir?

C: Tasfiye kararı, işveren tarafından yapılan bir fesih nedeni sayılır. Bu durumda, işçilerin kıdem ve ihbar tazminatları yasalara uygun olarak ödenmelidir. Tasfiye memuru, şirketin varlıklarından öncelikle işçi alacaklarını karşılamakla yükümlüdür. Ödenemeyen alacaklar için İşsizlik Sigortası Fonu’ndan ücret garanti fonu devreye girebilir veya şirket ortaklarının sorumluluğu gündeme gelebilir.

S: Tasfiye kararından dönülebilir mi? (TTK 548)

C: Evet, Türk Ticaret Kanunu’nun 548. maddesi uyarınca tasfiye kararından dönülebilir. Ancak bunun için şirketin tüm alacaklılarının rızası veya alacaklarının teminat altına alınması gerekir. Ayrıca, tasfiyeden dönme kararının genel kurul tarafından alınması ve ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi zorunludur. Bu işlem, tasfiye sürecinin belirli bir aşamasında mümkündür.

S: Ek tasfiye davası nedir? (TTK 547)

C: Ek tasfiye davası, Türk Ticaret Kanunu’nun 547. maddesine göre, tasfiyesi tamamlanıp ticaret sicilinden terkin edilmiş bir şirketin, sonradan ortaya çıkan bir malvarlığı, alacağı veya borcu nedeniyle yeniden tasfiye işlemlerinin yürütülmesi gerektiğinde açılan bir davadır. Bu dava ile şirketin hukuki varlığı sınırlı olarak yeniden canlandırılarak eksik kalan tasfiye işlemleri tamamlanır.

S: Tasfiye memurunun sorumluluğu nedir?

C: Tasfiye memuru, şirketin tasfiye sürecini yasalara uygun olarak yürütmekle görevli ve sorumludur. Görevleri arasında şirketin varlıklarını paraya çevirmek, alacaklarını tahsil etmek, borçlarını ödemek ve tasfiye sonu bilançosunu hazırlamak bulunur. Tasfiye memuru, görevini özenle yerine getirmediği takdirde, şirkete, alacaklılara veya ortaklara verdiği zararlardan dolayı sorumlu tutulabilir.

S: Şirketin borcu malvarlığından fazlaysa ne yapılır?

C: Şirketin borçları malvarlığından fazlaysa, yani şirket borca batık durumdaysa, tasfiye memuru durumu derhal ticaret mahkemesine bildirmekle yükümlüdür. Bu durumda mahkeme, şirketin iflasına karar verebilir. İflas süreci, tasfiye sürecinden farklı olup, alacaklıların alacaklarını yasal sıraya göre tahsil etmelerini sağlayan özel bir hukuki prosedürdür.

S: AŞ 250.000 TL sermaye uyum deadline’ını kaçırırsam ne olur?

C: Anonim şirketler için 31.12.2026 tarihine kadar asgari sermayeyi 250.000 TL’ye tamamlama zorunluluğu bulunmaktadır. Bu süreye kadar sermaye artırımı yapmayan anonim şirketler, Türk Ticaret Kanunu uyarınca kendiliğinden infisah etmiş sayılır ve zorunlu tasfiyeye girerler. Bu durum, şirketin faaliyetlerini durdurup tasfiye sürecine girmesi anlamına gelir.

S: MERSIS’ten tasfiye başvurusu nasıl yapılır?

C: 14.04.2025 tarihinden itibaren tasfiyeye giriş, tasfiyeden dönme ve sicilden terkin işlemleri MERSİS üzerinden elektronik ortamda yapılabilmektedir. Başvuru için e-imza zorunluluğu bulunmaktadır. Şirket yetkilileri veya tasfiye memuru, MERSİS sistemine giriş yaparak ilgili tasfiye işlemlerini başlatabilir, gerekli belgeleri yükleyebilir ve başvuruyu elektronik olarak tamamlayabilirler.

İlgili Makaleler

fatih aras

Related Posts

Call Now Button