0312 911 83 10
·
av.fatiharas@gmail.com
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
DANIŞMANLIK

GVK Mükerrer Madde 121 – Vergiye Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimi

GVK Mükerrer Madde 121, vergiye uyumlu mükelleflere yıllık beyanname üzerinden hesaplanan verginin %5’ini doğrudan ödenecek vergiden indirebilme imkânı tanıyan istisnai bir düzenlemedir. Hem gelir vergisi hem de kurumlar vergisi mükelleflerini kapsayan bu teşvik mekanizması, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren verilecek beyannamelerde uygulanmak üzere 12.000.000 TL’ye yükseltilen tavan tutarıyla vergi planlamasında büyük önem taşımaktadır.

GVK Mükerrer Madde 121 – Vergiye Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimi

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun Mükerrer Madde 121‘inin güncel metni (28/3/2007 tarihinde mülga edilmiş, 23/2/2017 tarihli 6824 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmiş; 7194, 7338 sayılı kanunlarla değiştirilmiştir) şu şekildedir:

Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükelleflerinden (finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere), bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’i, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirilir. Şu kadar ki hesaplanan indirim tutarı, her hâl ve takdirde 1 milyon Türk lirasından fazla olamaz. İndirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutar, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebilir. Bu süre içinde mahsup edilemeyen tutarlar red ve iade edilmez. Gelir vergisi mükelleflerinin yararlanacağı indirim tutarı, ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle beyan edilen kazançların toplam gelir vergisi matrahı içerisindeki oranı dikkate alınmak suretiyle hesaplanan gelir vergisi esas alınarak tespit edilir.

Söz konusu indirimden faydalanabilmek için;

1. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.) olması,

2. (1) numaralı bentte belirtilen süre içerisinde kesinleşmiş olması koşuluyla vergi beyannamelerindeki vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması (Kesinleşen tarhiyatların, indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl için geçerli olan, birinci fıkradaki indirim tutar sınırının %1’ini aşmaması durumunda bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.),

3. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla, (1) numaralı bent kapsamındaki vergi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergilerin ödenmiş olması (…), ayrıca, vergi aslı (vergi cezaları ile ferî alacaklar dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması, şarttır.

İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki dört takvim yılında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinde sayılan fiilleri işlediği tespit edilenler, bu madde hükümlerinden yararlanamazlar.

Bu madde kapsamında vergi indiriminden yararlanan mükelleflerin, öngörülen şartları taşımadığının sonradan tespiti hâlinde ilgili vergilendirme döneminde indirim uygulaması dolayısıyla ödenmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın tarh edilir.

GVK Mükerrer Madde 121 Hakkında Genel Açıklama

Kimler Yararlanabilir?

GVK Mükerrer Madde 121 kapsamındaki indirimden ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükellefleri yararlanabilir. Ancak finans ve bankacılık sektöründe faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları bu indirimden yararlanamaz. Ücret geliri elde edenler de kapsam dışında kalmaktadır; düzenleme yalnızca beyan üzerine tarh edilen vergilere uygulanır.

Üç Temel Şart

1. Beyanname Verme Şartı: İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait tüm vergi beyannameleri (yıllık gelir/kurumlar vergisi, geçici vergi, muhtasar ve prim hizmet, KDV, ÖTV beyannameleri) kanuni süresi içinde verilmiş olmalıdır. Pişmanlıkla veya düzeltme amacıyla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.

2. Tarhiyat Bulunmaması Şartı: Aynı üç yıllık dönemde vergi beyannamelerindeki herhangi bir vergi türü itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış kesinleşmiş bir tarhiyat bulunmamalıdır. 2021 yılında 7338 sayılı Kanun’la yapılan mükellef lehine değişiklikle, kesinleşen tarhiyatların indirim tutar sınırının %1’ini aşmaması durumunda bu şartın ihlal edilmiş sayılmayacağı kabul edilmiştir. Bu düzenleme, küçük ve ihtilafsız tarhiyatların mükellefin tüm indirim hakkını yitirmesine yol açmasının önüne geçmektedir.

3. Borç Bulunmaması Şartı: İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla, son üç yıla ait beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödenmiş olması ve vergi aslı (vergi cezaları ile fer’i alacaklar dahil) 1.000 TL’nin üzerinde vadesi geçmiş borcun bulunmaması gerekir.

%5 İndirim Nasıl Hesaplanır?

Yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan verginin %5’i, doğrudan ödenmesi gereken vergiden indirilir. Gelir vergisi mükelleflerinde indirim tutarı, ticari/zirai/mesleki kazançların toplam gelir vergisi matrahı içindeki oranı dikkate alınarak belirlenir; bu düzenleme sayesinde yalnızca ticari faaliyet kaynaklı vergi kısmı esas alınmaktadır.

İndirim tutarının 2026 yılı beyannamesinde uygulanabilecek azami sınırı 12.000.000 TL‘dir. Bu rakam, 332 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği (RG: 31.12.2025/33124) ile 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren verilecek yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere belirlenmiştir. Bir önceki yıl (2025 beyannameleri) için uygulanan sınır 329 Seri No’lu GVT ile 9.900.000 TL olarak tespit edilmişti; kanun lafzındaki 1.000.000 TL tutarı yeniden değerleme oranıyla her yıl güncellenmektedir.

İndirim Tutarının Artana Mahsubu

Hesaplanan indirim tutarı, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden fazla olursa kalan tutar iade edilmez; ancak beyannamenin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilere mahsup edilebilir. Bu bir yıllık süreyi aşan mahsup taleplerini vergi dairesi reddeder. Dolayısıyla yıllık beyannamede mahsup ve iade süreçlerinin zamanında takip edilmesi büyük önem taşır.

VUK 359 Kısıtı

İndirimin hesaplanacağı yıl ile önceki dört takvim yılında VUK m. 359 kapsamındaki vergi kaçakçılığı fiillerini (sahte belge düzenleme veya kullanma, muhasebe hileleri vb.) işlediği tespit edilen mükellefler bu indirimden yararlanamaz. VUK m. 359 suçu vergi kaçırma kastı içerdiğinden bu kısıt, düzenlemenin amacıyla doğrudan örtüşmektedir.

Sonradan Tespit Halinde Cezasız Tarh

İndirimi uygulayan bir mükellefin şartları taşımadığının sonradan anlaşılması halinde ödenmeyen vergi, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın tarh edilir. Bu önemli bir güvencedir; mükellef iyi niyetli başvurmuş ve idarenin sonradan tespiti söz konusu olmuşsa cezasız tarhiyat yoluyla sadece asıl vergi tahsil edilmektedir. Söz konusu tarhiyat gecikme faizine tabi olmaya devam eder.

GVK m. 94 kapsamında tevkifata tabi kazançlar beyan yoluyla telafi edildiğinden, stopaj yüklü serbest meslek erbabı veya kira geliri sahibi gelir vergisi mükelleflerinin GVK Mükerrer Madde 121 hesabını doğru yapması gerekir. GVK m. 103 vergi tarifesi gereğince üst dilimlerden vergilendirilen mükelleflerde %5 indirim, mutlak tutar olarak son derece ciddi bir yük hafiflemesine yol açmaktadır.

GVK Mükerrer Madde 121 ile İlgili Danıştay Kararları

Danıştay 3. Daire, E:2021/4031, K:2022/2916 (13.06.2022) — İhraç Kayıtlı Teslimde Mükellef Lehine Karar

Bir çimento şirketinin 2019 hesap dönemi kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden GVK Mükerrer Madde 121 uyarınca talep ettiği 287.249,29 TL’lik indirim, vergi dairesince KDV gecikme zammı ödenmesi gerekçesiyle reddedilmişti. Şirket, 3065 sayılı KDV Kanunu m. 11/1-c kapsamında gerçekleştirdiği ihraç kayıtlı teslimlerde ihracatçının ihracatı gerçekleştirememesi nedeniyle tecil edilen KDV’yi gecikme zammıyla birlikte ödemek zorunda kalmıştı.

Danıştay bu davada şu sonuca varmıştır:

“3065 sayılı Kanun’un 11. maddesinin (c) bendi uyarınca, tahakkuk edip tecil edildikten sonra ihracatın gerçekleşmesi halinde terkin edilecek olan katma değer vergisinin öngörülen koşulun gerçekleşmemesi nedeniyle gecikme zammıyla birlikte ödenmesi davacıya atfedilebilecek bir kusurdan kaynaklanmayıp tamamen değinilen yasal düzenlemelerin gereğinin yerine getirilmesi ile olup bu durum aleyhe sonuç doğuracak şekilde yorumlanarak davacının vergiye uyumlu mükellef sayılamayacağı sonucuna ulaşılamayacaktır.”

Karar, mükellefte kusur olmaksızın mevzuat gereği gerçekleşen gecikme zammı ödemelerinin “tahakkuk eden verginin kanuni süresinde ödenmemesi” şartının ihlali sayılamayacağını açıkça ortaya koymuştur. Aynı içtihat aynı şirketin 2018 dönemi için açtığı davada da E:2021/3, K:2022/2915 sayılı kararla teyit edilmiştir.

Danıştay 3. Daire, E:2024/6482, K:2025/1723 (08.04.2025) — Haksız Red ve Mahsup Hakkı

Bir şirket, 2021 hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden GVK Mükerrer Madde 121 uyarınca hesaplanan 2.000.000 TL’lik indirim tutarının vergi borçlarına mahsuben iadesi talebini vergi dairesine yapmış; bu talep 2018 dönemine ait bir tarhiyatın varlığı gerekçesiyle reddedilmişti. Ancak söz konusu tarhiyat, Danıştay’ın önceki bozma kararı üzerine mahkemece iptal edilmişti.

Danıştay 3. Daire, vergi mahkemesinin ret işlemini iptal eden kararını onamış ve şu tespitte bulunmuştur:

“…davacı adına yapılan tarhiyatın hukuki dayanağının kalmadığı ve davalı idarece başka bir sebep de ileri sürülmediğinden, vergi indiriminden yararlanma şartlarını taşıdığı anlaşılan davacı şirketin, mükerrer 121. maddesi gereğince hesaplanan %5 indirimi olan 2.000.000,00-TL tutarın vergi borçlarına mahsuben iadesi isteminin reddine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı…”

Karar, mahsup talebinin reddi üzerine borcun harici olarak ödenmiş olması halinde VUK m. 112/4 kapsamında tecil faizine hak kazanılabileceğini, ancak bunun için ödemenin ispatlanması gerektiğini de ortaya koymuştur. Ticari kazanç elde eden ve vergi yükü yüksek olan şirketler açısından bu içtihat, indirim hakkının haksız reddine karşı yargıya başvurmanın etkin bir çözüm yolu olduğunu göstermektedir.

GVK Mükerrer Madde 121 ile İlgili Mükellef Lehine GİB Özelgeleri

Özelge 1 — 6183 Sayılı Kanun Kapsamında Vadeden Önce Tecil: İndirim Hakkı Korunur

İstanbul Defterdarlığı, E-64597866-125-, 01.07.2025

Bir şirket, Aralık 2023 dönemine ait KDV borcunu vade tarihi olan 29 Ocak 2024’ten önce vergi dairesine başvurarak 6183 sayılı Kanun kapsamında tecil ve taksitlendirme talebinde bulunmuş; borcu 4 taksite bölünmüş ve taksitler vade tarihlerinde ödenmiştir. İdare, bu durumun GVK Mükerrer Madde 121’deki ödeme şartını karşılayıp karşılamadığını değerlendirmiştir.

Özelge’nin sonuç bölümünde şu açıklama yer almaktadır: Taksitlerin tamamı, kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarih itibarıyla ödenmiş ise indirimden yararlanılabilir; beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vadesi gelmeyen taksitler henüz ödenmiş sayılmayacağından bu şart ihlal edilmiş sayılır ve indirimden yararlanılamaz. Dolayısıyla beyanname verilmeden önce tüm taksitler kapatılmışsa indirim hakkı korunmaktadır.

Özelge 2 — Erken Verilen Beyannamede Ödeme Vadesi Öne Çekilmez

Erzurum Vergi Dairesi Başkanlığı, E-30094508-120-18318, 11.06.2024

Mükellef, 2023 takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesini 12 Mart 2024’te (yasal sürenin bitiminden önce) vermiş ve tahakkuk eden ilk taksit ile damga vergisini kanuni vade tarihi olan 25 Mart 2024’te ödemiştir. İdarenin değerlendirmesi şu yöndedir:

Beyanname verme süresinden önce beyanname veren mükellefler, tahakkuk eden vergilerini yasal vade tarihinde (gerektiğinde uzatılmış sürede) ödemeleri halinde indirimden yararlanabilirler. Beyannamenin erken verilmesi, vergi ödeme vadesini öne çekmez. Bu özelge sayesinde beyanname tarihini öne alan mükelleflerin indirim hakkını yitirmeyeceği netlik kazanmıştır.

Özelge 3 — 7440 Sayılı Yapılandırma Kapsamındaki Borçlarda Taksit Ödemeleri Sürerken İndirim Uygulanamaz

Samsun Defterdarlığı, E-13649056-120[2025-ÖZE-45]-, 25.06.2025

Vadesi geçmiş vergi borçları 7440 sayılı Kanun’un 2. maddesi kapsamında 48 ay vadeli olarak yapılandırılan ve ödemeleri devam eden bir şirket, 2024 hesap dönemine ait kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden GVK Mükerrer Madde 121 indiriminden yararlanmak istemiştir. İdare, özelgede şu sonuca varmıştır:

Yapılandırılan ve taksit ödemeleri devam eden vergi borçları, beyannamenin verildiği tarih itibarıyla “ödenmiş” sayılmaz. Bu nedenle, 2024 hesap dönemine ait kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarih itibarıyla ödemeleri devam eden yapılandırılmış borçlar nedeniyle %5’lik vergi indirimi uygulamasından yararlanmak mümkün değildir. Mükelleflerin yapılandırma süreçlerini GVK Mükerrer Madde 121 değerlendirmeleriyle birlikte takip etmesi büyük önem taşımaktadır.

İlgili Madde Makalelerimiz

Sık Sorulan Sorular

GVK Mükerrer Madde 121 kapsamında 2026 yılı için maksimum indirim tutarı ne kadardır?

1 Ocak 2026 tarihinden itibaren verilecek yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere 332 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği (RG: 31.12.2025/33124) ile maksimum indirim tutarı 12.000.000 TL olarak belirlenmiştir. Bu tutar her yıl yeniden değerleme oranıyla artırılmaktadır.

Küçük bir tarhiyat yapılmışsa GVK Mükerrer Madde 121 indirimini kaybeder miyim?

2021 yılında 7338 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, kesinleşen tarhiyatın indirim tutar sınırının yüzde 1’ini aşmaması halinde tarhiyat şartı ihlal edilmiş sayılmaz. 2026 beyannamesinde bu sınır 12.000.000 TL’nin yüzde 1’i olan 120.000 TL’dir. Kesinleşmiş tarhiyat bu tutarın altındaysa indirim hakkı korunmaktadır.

Pişmanlıkla verilen beyanname GVK Mükerrer Madde 121 indirimini etkiler mi?

Kanun hükmü açıkça pişmanlıkla veya düzeltme amacıyla verilen beyannamelerin bu şartın ihlali sayılmayacağını düzenlemektedir. Dolayısıyla kanuni süresinde verilen bir beyannameyi daha sonra pişmanlıkla düzelten mükellef, indirim hakkını yitirmez.

İndirim tutarı ödenmesi gereken vergiden fazlaysa ne olur?

İndirim tutarının ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden fazla olması halinde kalan tutar iade edilmez. Ancak yıllık beyannamenin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerden mahsup edilebilir. Bu süre içinde mahsup edilemeyen tutar tamamen düşer, geri alınamaz.

Yapılandırılmış (taksitlendirilmiş) vergi borcu olan mükellef GVK Mükerrer Madde 121 indiriminden yararlanabilir mi?

7440 sayılı Kanun veya benzeri yapılandırma kanunları kapsamında taksitlendirilen borçlar, kurumlar ya da gelir vergisi beyannamesinin verildiği tarih itibarıyla henüz tamamen ödenmemişse ödeme şartı ihlal edilmiş sayılır ve indirimden yararlanılamaz. Samsun Defterdarlığı’nın 25.06.2025 tarihli özelgesi bu görüşü teyit etmektedir.

Sonuç

GVK Mükerrer Madde 121, vergisel yükümlülüklerini düzenli ve eksiksiz yerine getiren ticari, zirai ve mesleki gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükelleflerine yıllık vergilerinin %5’ini doğrudan indirebilme imkânı sunmaktadır. 2026 yılı beyannameleri için 12.000.000 TL’ye yükselen tavan tutar, özellikle büyük ölçekli kurumlar için ciddi vergi tasarrufu anlamına gelmektedir. Danıştay 3. Daire’nin yerleşik içtihadı, kusursuz gecikmelerin ve haksız idarî redlerin mükellef aleyhine kullanılamayacağını güçlü biçimde ortaya koymuştur. Öte yandan yapılandırma kapsamındaki borçların beyanname tarihinden önce tamamen kapatılması, pişmanlık beyannamesi tercihinin zamanında yapılması ve tarhiyatların kesinleşip kesinleşmediğinin yıllık beyannameye kadar izlenmesi, indirim hakkının korunmasında belirleyici rol oynamaktadır.

Aras Hukuk

Related Posts

Leave a Reply

Call Now Button