İçerik Başlıkları
- 1 GVK Madde 119 Metni Neyi Düzenliyor?
- 2 Tevkif Edilen Vergi Hangi Tarihe Kadar Yatırılır?
- 3 Beyan Süresi ile Ödeme Süresi Neden Aynı Gün Değildir?
- 4 GVK Madde 119 Zaman İçinde Nasıl Değişti?
- 5 On ve Daha Az Hizmet Erbabı Çalıştıranlar İçin Ödeme Zamanı Farklı Belirlenebilir mi?
- 6 Tevkifat Süresinde Yatırılmazsa Ne Olur?
- 7 Vergiyi Yatırmayan Sorumlu Karşısında Gerçek Mükellefin Durumu Nedir?
- 8 Uygulamada Nelere Dikkat Edilmelidir?
- 9 Sık Sorulan Sorular
- 9.1 GVK Madde 119’a göre tevkifat ne zaman vergi dairesine yatırılır?
- 9.2 Beyanname verildiği hâlde vergi ödenmezse vergi ziyaı cezası kesilir mi?
- 9.3 Üç ayda bir beyanname verenler vergiyi hangi tarihte öder?
- 9.4 İdare ödeme zamanını farklı belirleyebilir mi?
- 9.5 Ödemenin son günü resmî tatile rastlarsa süre uzar mı?
- 10 Sonuç
GVK Madde 119, 94 üncü madde gereğince yapılan vergi tevkifatının hangi süre içinde ve nereye ödeneceğini düzenleyen hükümdür. Maddeye göre kesilen vergi, kesintiyi yapanlar tarafından beyanname verecekleri ayın yirmialtıncı günü akşamına kadar bağlı bulundukları vergi dairesine yatırılır. Böylece stopaj yoluyla alınan verginin beyanı 98 inci maddede, hazineye intikali ise ayrı bir maddede düzenlenmiş olur.
GVK Madde 119 Metni Neyi Düzenliyor?
Gelir vergisinde tevkifat usulü, verginin kaynağında kesilerek toplanması esasına dayanır. Kesintiyi yapan kişi ya da işletme kendi vergisini değil, ödeme yaptığı kişinin vergisini keser ve vergi sorumlusu sıfatıyla vergi dairesine öder. Bu zincirin son halkası, kesilen verginin fiilen yatırılmasıdır. Maddenin yürürlükteki metni şöyledir:
“Madde 119 – 94 üncü madde gereğince yapılan vergi tevkifatı, vergi kesenler tarafından beyanname verecekleri ayın yirmialtıncı günü akşamına kadar bağlı bulundukları vergi dairesine yatırılır. (…) Maliye Bakanlığı, 94 üncü maddeye göre tevkifat yapacaklardan on ve daha az hizmet erbabı çalıştıranlar ile hizmet erbabı çalıştırmayanlara ilişkin olarak beyanname verme süresinden itibaren üç ayı geçmeyecek şekilde, ödeme zamanı belirlemeye yetkilidir.”
Hüküm iki katmanlıdır. Birinci fıkra herkes için geçerli genel ödeme süresini belirler; sonradan eklenen fıkra ise sınırlı bir mükellef grubu bakımından idareye ödeme zamanını farklı belirleme yetkisi tanır. Metinde tevkifatın kapsamı yeniden tanımlanmaz; kapsam 94 üncü maddeye bırakılmıştır.
Tevkif Edilen Vergi Hangi Tarihe Kadar Yatırılır?
Maddenin lafzı ödeme gününü doğrudan gösterir: beyanname verecekleri ayın yirmialtıncı günü akşamı. Buradaki ölçüt, beyannamenin fiilen verildiği gün değil, beyannamenin verileceği aydır. Aylık beyanname veren kesinti sorumluları bakımından bu ay, kesintiye konu ödemenin veya tahakkukun yapıldığı ayı izleyen aydır. Üç ayda bir beyanname verme imkânından yararlananlar bakımından ise beyannamenin verileceği ay Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim’dir; ödeme de bu ayların yirmialtıncı günü akşamına kadar yapılır.
Verginin yatırılacağı yer, kesintiyi yapanın bağlı bulunduğu vergi dairesidir. Ödemenin ilgili dönem ve vergi türü doğru seçilerek yapılması, tahakkukun kapanması bakımından önem taşır; yanlış döneme yapılan ödeme, ilgili dönem borcunu ortadan kaldırmadığı için gecikme zammı işlemeye devam eder. Maddenin dayandığı kesinti yükümlülüğünün kapsamı ve oranları için 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu metnine bakılması gerekir.
Sürenin son gününün resmî tatile rastlaması hâlinde süre, tatili izleyen ilk iş gününün tatil saatinde sona erer. Yirmialtıncı günün hafta sonuna denk geldiği aylarda ödemenin izleyen ilk iş gününde yapılması bu nedenle süresinde sayılır.
Beyan Süresi ile Ödeme Süresi Neden Aynı Gün Değildir?
Kanun, beyan ile ödemeyi bilinçli olarak ayrı maddelerde düzenlemiştir. Muhtasar beyannamenin verilme süresi 98 inci maddede, ödeme süresi ise bu maddede yer alır. Kanuni beyan günü ile ödeme günü arasında birkaç günlük bir aralık bırakılmış, sorumluya beyandan sonra ödeme hazırlığı için süre tanınmıştır.
Uygulamada bu iki tarih çoğu dönemde çakışmaktadır. Bakanlık, beyanname verme süresini yayımladığı sirkülerlerle uzattığından beyan ve ödeme fiilen aynı günde toplanmaktadır. Ancak bu bir idari uzatma tasarrufudur; uzatma yapılmadığı takdirde kanuni süreler ayrı ayrı işler. Muhtasar beyanname ile aylık prim ve hizmet belgesinin birleştirilmesiyle oluşan muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde de vergi kesintilerine ilişkin ödeme yükümlülüğü aynı esasa tabidir; beyannamenin elektronik ortamda verildiği ayın yirmialtıncı günü akşamı hem beyan hem de ödeme bakımından son gün olarak uygulanmaktadır.
GVK Madde 119 Zaman İçinde Nasıl Değişti?
Maddenin bugünkü hâli birkaç aşamada oluşmuştur. Hüküm önce 25/5/1995 tarihli ve 4108 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiş, ardından 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanunla maddenin ikinci cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır. Ödeme süresinin bugünkü hâlini alması ise 25/12/2003 tarihli ve 5035 sayılı Kanunla gerçekleşmiştir: maddede yer alan “beyanname verecekleri süre içinde” ibaresi, “beyanname verecekleri ayın yirmialtıncı günü akşamına kadar” şeklinde değiştirilmiştir. Son olarak 18/2/2009 tarihli ve 5838 sayılı Kanunla maddeye, idareye ödeme zamanı belirleme yetkisi veren fıkra eklenmiştir.
Bu değişiklik seyri, hükmün yönünü de gösterir. Başlangıçta ödeme süresi beyan süresine bağlanmışken, sonradan takvime bağlı sabit bir güne çevrilmiştir. Sabit gün esası, sürenin hesabındaki tartışmaları büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır.
On ve Daha Az Hizmet Erbabı Çalıştıranlar İçin Ödeme Zamanı Farklı Belirlenebilir mi?
Maddeye eklenen fıkra, 94 üncü maddeye göre tevkifat yapacaklardan on ve daha az hizmet erbabı çalıştıranlar ile hiç hizmet erbabı çalıştırmayanlar bakımından idareye özel bir yetki tanır. Bu yetki sınırsız değildir: belirlenecek ödeme zamanı, beyanname verme süresinden itibaren üç ayı geçemez. Yetkinin çerçevesi hem kişi bakımından (küçük ölçekli kesinti sorumluları) hem de süre bakımından (azami üç ay) kanunla çizilmiştir.
Bu yetki kullanılmadığı sürece genel kural uygulanır; yani ilgili mükellef grubu için de ödeme günü beyannamenin verileceği ayın yirmialtıncı günü akşamıdır. Küçük işletmelerde ödeme takviminin farklı olduğu yönündeki genel kabuller, yürürlükteki bir idari düzenlemeye dayanmadıkça sürenin uzadığı anlamına gelmez.
Tevkifat Süresinde Yatırılmazsa Ne Olur?
Sonuçlar, kesintinin beyan edilip edilmediğine göre ayrışır. Kesinti usulüne uygun beyan edilmiş ancak ödenmemişse verginin tahakkuku gerçekleşmiştir; bu durumda vergi ziyaı söz konusu olmaz. İdare, vadesinde ödenmeyen alacağı gecikme zammıyla birlikte hesaplar, ödeme emri düzenleyerek cebren takibe geçer.
Buna karşılık kesinti hiç beyan edilmemiş veya eksik beyan edilmişse verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi sonucu doğar ve vergi ziyaı cezası gündeme gelir; verginin geç tahakkuku nedeniyle ayrıca gecikme faizi hesaplanır. Beyanname hiç verilmemiş ve matrah defter, kayıt ve belgelerden sağlıklı biçimde tespit edilememişse idare re’sen vergi tarhı yoluna gidebilir. Kesilen cezalarda uzlaşma dışında bir yol arayan sorumlular için vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında indirim imkânı bulunur; kesinleşen cezaların ne zaman ödeneceği ise vergi cezalarının ödenme zamanı hükmüne göre belirlenir.
Beyan edilmemiş bir kesinti idarece tespit edilmeden önce kendiliğinden bildirilecekse pişmanlık hükümlerinden yararlanılması mümkündür. Bu yolda, verginin pişmanlık zammıyla birlikte kanunda öngörülen süre içinde ödenmesi şarttır; ödeme yapılmazsa pişmanlık talebi hükümsüz kalır.
Vergiyi Yatırmayan Sorumlu Karşısında Gerçek Mükellefin Durumu Nedir?
Tevkifatta iki ayrı kişi vardır: vergisi kesilen gerçek mükellef ile kesintiyi yapıp yatırmakla yükümlü vergi sorumlusu. Sorumlu, ödevlerini yerine getirmemesi hâlinde vergi bakımından mükellef gibi takip edilir. Bu nedenle kesilen verginin süresinde yatırılmaması hâlinde idarenin muhatabı, ödemeyi yapan ve kesintiyi gerçekleştiren sorumludur.
Vergisi kaynakta kesilen kişi bakımından ise yerleşik yargı yaklaşımı, kesintinin yapıldığını belgeleyen mükellefin mahsup hakkının korunması yönündedir. Kendisinden vergi kesilen kişinin, sorumlunun yatırma ödevini yerine getirip getirmediğini denetleme imkânı bulunmadığından, verginin hazineye intikal etmemiş olması tek başına mahsubu engelleyen bir sebep olarak görülmemektedir. İdarenin bu hâlde başvuracağı yol, alacağı sorumludan takip etmektir. Bununla birlikte, kesintinin hiç yapılmadığı veya belgelendirilemediği durumlar bu değerlendirmenin dışındadır.
Uygulamada Nelere Dikkat Edilmelidir?
Uygulamadaki tecrübelerimiz ışığında en sık karşılaşılan sorun, kesintinin hangi döneme ait olduğunun yanlış belirlenmesidir. Tevkifat, ödemenin ya da gider tahakkukunun gerçekleştiği döneme aittir; ay sonuna sarkan ödemelerde dönemin bir ay kaydırılması, hem gecikme zammı hem de ceza riski doğurur.
İkinci sorun, beyanname onaylandığı anda ödemenin de yapılmış sayıldığı varsayımıdır. Beyan ile ödeme ayrı işlemlerdir; esas alınacak tarih, tahakkuk fişinde gösterilen vadedir. Üçüncü olarak, düzeltme beyannamesiyle ortaya çıkan ek tahakkukun vadesi ayrıca izlenmelidir. Son olarak, hizmet erbabı çalıştırılmayan dönemlerde dahi beyanname verme ödevinin devam edip etmediği kontrol edilmeli, ödevin bulunduğu hâllerde beyannamenin verilmemesi nedeniyle usulsüzlük yaptırımıyla karşılaşılmamalıdır.
Sık Sorulan Sorular
GVK Madde 119’a göre tevkifat ne zaman vergi dairesine yatırılır?
GVK Madde 119 uyarınca 94 üncü madde kapsamında kesilen vergi, kesintiyi yapanlar tarafından beyanname verecekleri ayın yirmialtıncı günü akşamına kadar bağlı bulundukları vergi dairesine yatırılır. Ölçüt, beyannamenin fiilen verildiği gün değil, beyannamenin verileceği aydır.
Beyanname verildiği hâlde vergi ödenmezse vergi ziyaı cezası kesilir mi?
Kesinti usulüne uygun beyan edilmiş ancak ödenmemişse verginin tahakkuku gerçekleştiği için vergi ziyaından söz edilmez; alacak gecikme zammıyla birlikte ödeme emri düzenlenerek cebren takip edilir. Kesinti hiç beyan edilmemiş veya eksik beyan edilmişse vergi ziyaı doğar ve ceza kesilir.
Üç ayda bir beyanname verenler vergiyi hangi tarihte öder?
Üç ayda bir beyanname verme imkânından yararlananlar, beyannameyi verecekleri Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarının yirmialtıncı günü akşamına kadar vergiyi vergi dairesine yatırır.
İdare ödeme zamanını farklı belirleyebilir mi?
5838 sayılı Kanunla eklenen fıkra uyarınca idare, 94 üncü maddeye göre tevkifat yapacaklardan on ve daha az hizmet erbabı çalıştıranlar ile hizmet erbabı çalıştırmayanlar için beyanname verme süresinden itibaren üç ayı geçmeyecek şekilde ödeme zamanı belirlemeye yetkilidir. Bu yetki kullanılmadığı sürece genel kural uygulanır.
Ödemenin son günü resmî tatile rastlarsa süre uzar mı?
Sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre, tatili izleyen ilk iş gününün tatil saatinde sona erer. Yirmialtıncı günün hafta sonuna veya resmî tatile denk geldiği aylarda ödeme, izleyen ilk iş gününde yapıldığında süresinde sayılır.
Sonuç
GVK Madde 119, kaynakta kesilen verginin hazineye intikal etmesini takvime bağlayan kısa ama sonuçları ağır bir hükümdür. Ödeme günü beyannamenin verileceği ayın yirmialtıncı günü akşamıdır; yatırılacak yer kesintiyi yapanın bağlı bulunduğu vergi dairesidir. Sürenin kaçırılması hâlinde karşılaşılacak sonuç, kesintinin beyan edilip edilmediğine göre değişir: beyan varsa gecikme zammı ve cebri takip, beyan yoksa vergi ziyaı ve ceza gündeme gelir. Kesinti dönemlerinin doğru belirlenmesi, tahakkuk fişindeki vadenin izlenmesi ve düzeltme beyannameleriyle doğan ek tahakkukların takibi, bu maddeden kaynaklanan uyuşmazlıkların büyük bölümünü baştan önler.









